Ana Sayfa » Türkiye » Davutoğlu: "bir Çiçekle Bahar Gelmiyor"

Davutoğlu: "bir Çiçekle Bahar Gelmiyor"

"bizim İçin Kırmızı Çizgi Suriye Halkına Yönelik Bu Kolektif Cezalandırmanın Devam Etmesidir".

 
 
Davutoğlu: "bir Çiçekle Bahar Gelmiyor"

"(REYHANLI'DA GÖZALTINA ALINAN) 9 KİŞİ ÜZERİNDE YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALARDA BUNLARIN REJİMLE DOĞRUDAN İRTİBATLI, ESKİ BİR MARKSİST TERÖR ÖRGÜTÜNE AİT OLDUĞU TESPİTİ YAPILDI"

Berlin, 12 Mayıs 13 (T.A.K.): Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,  AB ile müzakereler konusunda konuşurken "İnşallah bir fasıl açacağız ama bir çiçekle bahar gelmiyor. Bir fasılla AB süreci tümüyle açılmıyor. Biz istiyoruz ki vizelerin serbest bırakılması, fasılların açılması ve Kıbrıs sorununun mutlaka çözülmesiyle Türk-Avrupa ilişkileri yeni bir paradigmaya taşınsın" dedi.

Davutoğlu, Suriye konusunda ise "Açık söylemek gerekirse bizim için kırmızı çizgi Suriye halkına yönelik bu kolektif cezalandırmanın devam etmesidir, sadece kimyasal silahlar kullanımı değil" dedi.

Davutoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile Berlin'de görüştü. İki bakan Türkiye ile Almanya arasında Stratejik Diyalog Mekanizması kurulmasına dair ortak bildiriyi imzaladıktan sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda Reyhanlı'da meydana gelen patlama ve Suriye kriziyle ilgili soruları yanıtlayan Davutoğlu, Suriye'deki krizin gerek Suriye halkı gerekse bölge ve komşu ülkeleri halkı üzerindeki etkisi konusunda iki yıldır uluslararası toplumu uyarmaya çalıştıklarını söyledi.

"KIRMIZI ÇİZGİMİZ SADECE KİMYASAL SİLAH KULLANIMI DEĞİL"

Türkiye olarak, önce Suriye yönetimini ikna etmek suretiyle halka yönelik baskıları engellemeye çalıştıkları gibi uluslararası toplumu da şiddet karşısında hareketlendirmeye gayret ettiklerini belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Açık söylemek gerekirse bizim için kırmızı çizgi Suriye halkına yönelik bu kolektif cezalandırmanın devam etmesidir. Sadece kimyasal silahlar kullanımı değil. Suriye halkına yönelik aynen eski Yugoslavya'da olduğu gibi toplum kıyımlar, Srebrenitsa'nın benzeri şekilde Banyas'daki kıyımlara karşı uluslararası toplumun tepki vermesi gerektiğini düşünüyoruz."

Kimyasal silahların çok ciddi tehdit oluşturduğunun altını çizen Davutoğlu, "Ama kırmızı çizgiyi sadece kimyasal silahlarla çizdiğiniz zaman onun altında, ona kadar gitmeyen katliamları sanki olabilirmiş gibi göstermek de doğru değil" diye konuştu.

REYHANLI'DA MEYDANA GELEN SALDIRININ ZAMANLAMASI

Suriye konusunda son dönemde diplomatik bir ivme kazanıldığını ifade eden Davutoğlu, gerek İstanbul'da yapılan toplantıda bölge ve müttefik ülkeler olarak önemli kararlar aldıklarını, gerekse de o toplantı zemininde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Moskova ziyaretinde görüşmeler yapıldığını anlattı.

Ahmet Davutoğlu, böyle bir ivmenin yaşandığı ortamda dün Reyhanlı'daki saldırıya dikkati çekti. Davutoğlu, saldırıyla ilgili şunları söyledi:

"Böylesi bir ivme kazandırıldığı dönemde dün Reyhanlı'da barbarca bir saldırı gerçekleştirildi. Bu barbarca saldırının failleri konusunda araştırmalarımız sürüyor. Araştırmalar neticesinde bu terörist yapının içinde olan 9 kişi gözaltına alındı. 9 kişi üzerinde yaptığımız çalışmalarda da bunların rejimle doğrudan irtibatlı, eski bir Marksist terör örgütüne ait olduğu tespiti yapıldı. Daha da ilerleyen aşamalarda bu networkün ortaya çıkarılması çalışmaları devam edecek."

ULUSLARARASI TOPLUMUN SESSİZLİĞİ

Banyas'ta bir süre önce gerçekleşen katliama değinen Davutoğlu, Banyas'taki katliamla Reyhanlı'da meydana gelen saldırı arasındaki bağlantılar üzerinde de durduklarını kaydetti. Davutoğlu, uluslararası toplumun sessizliğinden yakınarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) üzerine düşeni yapmadığından bahsetti. Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bütün bu olanlar uluslararası toplum sessiz kaldığından, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerine düşeni yapmadığından, küçük kıvılcımla başlayan bir krizin nasıl büyük bir yangına dönüşebileceğinin işaretlerini gösteriyor. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, iki yıldır Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Suriye halkının güvenliği, Türkiye'nin, Ürdün'ün, Lübnan'ın güvenliğini ve bölgesel güvenliği, hatta uluslararası güvenliği kimyasal silahlar üzerinden tehdit eden bir rejime karşı, kriz anında hiçbir tedbir almamıştır. Hiçbir karar alamamıştır. Artık Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bu konuda açık ve net tutum ortaya koyması lazım."

Davutoğlu, BMGK'nın Soğuk Savaş döneminden kalan kutuplaşmalarla kendi halkını tanklarla, toplarla, füzelerle katleden Suriye rejimine karşı takındığı sessizliğin, ateşin diğer komşu ülkelere sıçramasında sebebiyet verdiğine vurgu yaptı.

"Uluslararası barış ve güvenlik, 5 tane daimi üyenin ne zaman anlaşacağına bağlı olamaz" diyen Davutoğlu,  "Onun için Kerry'nin Moskova'ya yaptığı ziyaret sonrası oluşan ortamı olumlu buluyoruz ama biran önce bu ortam üzerinde artık netice alıcı diplomatik inisiyatif başlamalıdır, gelişmelidir. Türkiye kendini korumaya yönelik her türlü tedbirleri alacak güce sahiptir, alır. Ancak mesele sadece Türkiye'nin alacağı tedbirler değil Suriye'de gittikçe büyüyen bu yangına nasıl dur denilebileceğidir. Tekrar süreçler başlatmak, yeni isimlerle yeni süreçler başlatmak maalesef Suriye'de krizi durdurmuyor. Artık net şekilde tavır alma vakti gelmiştir" açıklamasında bulundu.

AVRUPA'DA ARTAN YABANCI DÜŞMANLIĞI

Davutoğlu, Almanya'daki Neonazi cinayetleri konusunda konuşurken de Avrupa'daki artan yabancı düşmanlığından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Davutoğlu, "Avrupa'da özellikle ekonomik krizden sonra artan bu trendi kaygıyla karşılıyoruz" dedi.

Davutoğlu, dün Berlin'de NSU'nun kurbanlarının aileleriyle görüştüğünü hatırlattı ve Almanya'nın şiddete karşı yaptığı güçlü açıklamalar nedeniyle ailelerin teşekkürünü Westerwelle'ye iletti.

Davutoğlu, "Maalesef bu örgütün son temsilcisi mahiyetindeki hanımın mahkemedeki tavırları bir suçluluk duygusundan çok bir tür kibir ve yukarıdan bakma tavrını sergileyen tutum. Bunun ailelerde doğurduğu psikolojik tepkiyi ben burada Türk kamuoyundaki tepkiyi de ifade etmek istiyorum. Bizim için sadece bir veya birkaç kişinin cezalandırılması değil, önemli olan bu networkün, sadece Türk kökenli Alman vatandaşların ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değil, Almanya'nın Türkiye'nin Avrupa'nın geleceğini tehdit eden bu networkün etkisiz hale getirilmesidir. Bu da hukuki olduğu kadar siyasal bir konudur" diye konuştu.

Bu konuda Alman makamlarında gördükleri kararlılıktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Davutoğlu, "Birlikte çalışmaya hazırız" dedi.

"BİR ÇİÇEKLE BAHAR GELMİYOR"

Davutoğlu, AB ile müzakereler konusunda ise şunları söyledi:

"İnşallah bir fasıl açacağız ama bir çiçekle bahar gelmiyor. Bir fasılla AB süreci tümüyle açılmıyor. Biz istiyoruz ki vizelerin serbest bırakılması, fasılların açılması ve Kıbrıs sorununun mutlaka çözülmesiyle Türk-Avrupa ilişkileri yeni bir paradigmaya taşınsın."

Davutoğlu, AB'nin üçüncü taraflarla yaptığı serbest ticaret anlaşmalarıyla Türkiye aleyhine oluşan eşitsizlik konusuna da değinerek, "Türkiye'nin gıyabında veya Türkiye'den habersiz olarak Türkiye ile diyalog kurulmadan AB'nin yaptığı her serbest ticaret anlaşması, Türkiye aleyhine bir eşitsiz rekabet durumu doğuruyor" dedi.

Meksika ve Güney Kore gibi ülkelerle Türkiye'nin yaşadığı sıkıntıları ABD ile yaşamak istemediklerini kaydeden Davutoğlu, Türkiye'nin transatlantik yatırım ve ticaret alanında mutlaka AB ile yer alması gerektiğini söyledi ve "Bu bizim için hayati önem taşıyor" dedi.

Davutoğlu, Türkiye ile Almanya arasındaki Stratejik Diyalog Mekanizması kurulması hakkında da "Bu, Türkiye, Almanya arasında yeni bir sayfadır, atılan ilk adımdır. Eminim bu adımla Türkiye ile Almanya arasındaki stratejik işbirliği sadece iki ülkenin geleceğini değil, Avrupa'nın geleceğini de uluslararası güven, istikrar ve barışı da olumlu yönde etkileyecek son derece tarihi bir adımdır" diye konuştu.

(AA/HA)

 
12 Mayıs 2013 Pazar 17:30
Okunma: 757
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)