Ana Sayfa » Kıbrıs » Davutoğlu: "bu Coğrafyalara Tekrar, Bölgesel Bir Düzen Getirmek Bizim Boynumuzun Borcudur"

Davutoğlu: "bu Coğrafyalara Tekrar, Bölgesel Bir Düzen Getirmek Bizim Boynumuzun Borcudur"

Tc Dışişleri Bakanı Davutoğlu: "şii-sünni, Türk-kürt, Arap-kürt, Müslüman-hristiyan Çatışması Çıkarmak İsteyenler Başarılı Olamayacak. Bu Coğrafyalara Tekrar, Bölgesel Bir Düzen Getirmek Bizim Boynumuzun Borcudur Ve Geceyi Gündüzümüze Katarak Bunu Yapmaya Çalışacağız''.

 
 
Davutoğlu:

Bursa, 3 Mart 13 (T.A.K.): TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Şii-Sünni, Türk-Kürt, Arap-Kürt, Müslüman-Hristiyan çatışması çıkarmak isteyenler başarılı olamayacak. Bu coğrafyalara tekrar, bölgesel bir düzen getirmek bizim boynumuzun borcudur ve geceyi gündüzümüze katarak bunu yapmaya çalışacağız'' dedi.

Davutoğlu, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından düzenlenen ''Bursa Teşkilat İçi Eğitim Programı''nda yaptığı konuşmada, dış politikada, özgürlükleri yayacak, sınırların hemen ötesindeki ülkelerle bütünleşecek bir politika takip edeceklerini belirti. Bu çerçevede birçok çevre ülkeyle vizeleri kaldırdıklarını hatırlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

''Bizim sınırlarımız küçülen bir imparatorluğun sonunda, ortaya konulan muhteşem bir istiklal harbiyle çizilmiş sınırlar. Fakat şunu bilin, bu sınırlara saygı gösteriyoruz, göstereceğiz. Bütün bu sınırları komşularımızın kutsaldır, ama şunu da bilmemiz lazım, bizim hiçbir sınırımız doğal değildir. Yani şuradan şu sınır geçti diye, onun ötesinde yepyeni bir dünya başlamıyor. İşte Suriye olaylarında gördük. Akçakale ile Telabya arası, Ceylanpınar ile Resulayn, aynı köy, şehir veya kasaba ortadan tren yolu geçtiği için kuzeyi Türkiye'de kalır, güneyi o zaman Fransa sömürgesinde kalır. Nasıl ayıracaksınız bu insanları. İktidara geldiğimizde düğünlerde birbirlerine mayınlı tarlalarda tel örgülerin üzerinden hediyeler atılırdı. Biz iyi ilişkiler üzerinden, bu halkların kendi kaderlerini tayin etme hakları prensibi üzerinden bu coğrafyalarla bütünleşmek durumundayız.''

Davutoğlu, Türkiye ile tarihi irtibatı olan çevre bölgelere de ilgi duyacaklarını belirterek, Balkan politikalarının esasının, o bölgelere istikrar ve refah getirmenin yanı sıra oradaki kültürel mirası korumak olduğunu vurguladı.

Dış politikada, gönülden gönüle konuşmanın önemini vurgulayan Davutoğlu, ''Bizimle bir saniye bile tarihte bir araya gelmiş, kader birliği yapmış olanlarla, tarihdaşlarımızla, gönüldaşlarımızla, kaderdaşlarımızla hep gönülden gönüle konuşacağız. Oralara, bigane kalmayacağız'' dedi. Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bizim bundan sonra gücümüzün kaynakları hem kendi vatandaşlarımızın dayandığı o güçlü aidiyet duygusudur, ama aynı zamanda bütün bu çevre bölgelerde bizimle gönül beraberliği yapmış olanların bize biçtikleri roldür. Onlarla birlikte tekrar ayağa kalkacağız. Bakın büyük devletlerin hepsi bütünleşerek yükseldiler. Amerikan iç savaşını okuyunuz, eyaletler parçalanmıştı, bütünleşerek daha sonraki küresel gücü kurdular. Almanya birliğini kurdu, yetmedi bütün Avrupa'yı da etrafından bütünleştirerek tarih sahnesine tekrar ağırlığını koydu. Bu Hint için de Çin için de diğer ülkeler için de geçerli. Bundan sonra bizim kaderimiz 3 ihtimalli değildir. İki ihtimallidir. Birisi teorik olarak ihtimal olduğu için söyleyeceğim. Bir, bütünleşeceğiz, birleşeceğiz, hem bu ülkenin fertleri, vatandaşları olarak hem de çevremizdeki halklarla, tarihdaşlar olarak bütünleşeceğiz ve büyük medeniyetlerin merkezi olmuş bu coğrafyayı, tekrar tarih sahnesinin merkezine oturtacağız. Ya da Allah muhafaza olmasını istemeyiz, olmaması için gece gündüz çalışırız, gözümüze uyku girmez ama, iç gerilimlerle bütün bu coğrafyalar parçalanacak tekrar, aynı Saraybosna'da yaşanan çatışmalar, Suriye'de olanlar gibi. Biz birleştirmeye, bütünleştirmeye geldik, bir olmaya iri olmaya diri olmaya geldik.''

Arap devrimlerine bakıştaki farklarının da buradan kaynaklandığına dikkati çeken Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

''Birileri kişilere bağlandı. 'Şu kişi bizim dostumuzdu' dediler. Hatırlarsanız, Başbakanımız o meşhur konuşmasını, Mübarek'e gitmesi gerektiğini söyleyen konuşmasını yaptığında, TBMM'den Tahrir Meydanı'na, 1,5 milyon kişi izlemişti. Ana muhalefet partisi lideri, 'Mübarek'e git diyeceğinize gidin Mübarek ile konuşun' diye, aynen şimdi Beşşar Esed için söylediklerini o zaman Mübarek için Kaddafi için de söylediler. Tarihe geçen bir kayıt olarak ifade etmek istiyorum; o konuşmadan sonra o günkü Mısır yönetimi Dışişleri Bakanı ki dostumuzdur, beraber çalıştık, meslektaşımız, bana bir mesajla, bu konuda duydukları rahatsızlıkları ifade etti. Ben de bir mektupla cevap verdim. 'Sayın Başbakanımızın ifadesi Mısır'a dönük bir ifade değildir, aksine Mısır halkına duyduğu güvenin işaretidir. Büyük medeniyetleri kurmuş olan, büyük medeniyetlerle hemhal olmuş olan Mısır halkı kendi kaderi eline verildiğinde tekrar tarih sahnesine mucizevi dönecek kapasiteye sahip bir halktır.''

''TANRI MİSAFİRİ OLARAK GELENE KAPIYI KAPATMAK KÜLTÜRÜMÜZDE YOK''

Kafkaslar, Balkanlar ve Orta Doğu'nun oluşturacakları birlikteliklerle, bir daha bu topraklarda bu halkları birbirine düşürerek, hükümran olmak isteyenlere fırsat doğmamasını istediklerini anlatan Davutoğlu, Kuzey Afrika'da bu gelişmeler olurken, Suriye'de durumun çok daha zor olacağını önceden tahmin ettiklerini söyledi. Davutoğlu, bu bölgede çok farklı etnisite, mezhepte ve dinde insanların bir arada yaşadıklarını ifade ederek, ''Şunu söylüyorlar bize; 'Suriye'deki olayları göremediniz?' O kadar iyi gördük ki olabilecek riskleri'' dedi.

Suriye yönetimini defalarca uyardıklarını anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

''Tenkit ediliyoruz, taktir edilmesi gereken bir eylem, faaliyet için hem ahlaki olarak hem de operasyonel kabiliyet bakımından taktir edilmesi gereken bir büyük faaliyet için, sizin çocuklarınızın dahi onurla anacağı bir faaliyet için tenkit ediliyoruz. Deniliyor ki; 'Niye Suriyeli mültecilere kapınızı açtınız?' Bu coğrafyaların ruhunu, Bursa'nın ruhunu bilen birisi bu soruyu bir hükümete sormaz. Eğer açmamış olsaydık, 'niye açmıyorsunuz?' diye sorulur, ama kapımıza gelene kapıyı kapatmak bizim deyişimizle tanrı misafiri olarak gelene kapıyı kapatmak bizim kültürümüzde yoktur...

Saddam'dan kaçan 500 bin Kürt kardeşimiz gelmişti, ama dağda bayırda kaldılar, yeterince ağırlayamadık. Ama hamdolsun ki şimdi yine şehirde yaşayanlarla birlikte 500 bine ulaşan bir Suriyeli mülteci sayısı var neredeyse, 185 bin kampta, 150 bin şehirlerde, ama her yerde onurlu misafirler olarak ağırlandılar. İşte devletimizin kapasitesini 20 yılda oradan buraya getirdik biz.

Bu kamplarda, son 2 yıl içinde 2 bin 904 çocuk dünyaya geldi. Bunlar bu toprakların çocuğu artık. Ve onlar diyecekler ki büyüdüklerinde 'evlerimiz yıkıldığında, ben Türkiye'de bir kampta doğdum' diyecekler ve bunların bir kısmının adı Tayyip, bir kısmının adı Recep, bir kısmının adı Fatih ve hep saydıkları Türk büyüklerinin isimleri, bu kamplarda 26 bin 735 öğrenci her gün sabah 09.00'dan akşam 17.00'a kadar aynen sizin çocuklarınız gibi eğitim alıyor.

Bu konuda eleştiri geldiğinde, başınız dik göğsünüzden gönlünüzden o sesle cevap verin; Asırlar boyu mazlumun yanında olmuş bu milletin hükümetine mazlumlara kapısını kapatmak yakışmazdı, hiçbir zaman da kapatmayacağız. Onun için Türkiye bugün uluslar arası alanda destansı bir yükseliş içinde. İnşallah Suriye'deki acılar da dinecek. İnşallah bir gün aramızdaki bütün o duvarları aşacağız. İnşallah Şii-Sünni, Türk-Kürt, Arap-Kürt, Müslüman-Hristiyan çatışması çıkarmak isteyenler başarılı olamayacak. Bu coğrafyalara tekrar, bölgesel bir düzen getirmek bizim boynumuzun borcudur ve geceyi gündüzümüze katarak bunu yapmaya çalışacağız.''

AFRİKA AÇILIMI

Davutoğlu, Afrika açılımına da değinerek, son 3 yıl içinde Afrika'da 23 tane yeni büyükelçilik açtıklarını, 2 tane daha açacaklarını bildirdi. Cumhuriyet tarihinde Afrika'da sadece 12 büyükelçilik bulunduğunu, şimdi ise bu sayının 35'e ulaştığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin Afrika'da en fazla büyükelçiliğe sahip ülkelerden birisi olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Afrika açılımının, bütün dünyanın hayretle ve taktirle, bazılarının da kıskançlıkla takip ettiği bir açılım olduğunu ifade ederek, ''2005 yılında Etiyopya'da bir tek Türk şirketi vardı, 50 milyon dolarlık yatırım vardı. Şu anda 341 şirket var, 3 milyar dolar da yatırımımız var'' diye konuştu.

Türk vatandaşlarının, artık BM Güvenlik Konseyi üyeliğinde 153 oy almış bir ülkenin vatandaşları olduğunu belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

''BM'nin gündeminde hangi konu varsa o konu Türkiye'nin de gündeminde. Suriye, Filistin, Afganistan, Afrika, Somali, Türkiye'siz konuşulabilir mi? Hayır. Balkanlar, hangi dosyayı açarsanız açın, artık özne olarak onun karşısında, o masada oturması gereken en baş aktör, Türkiye'dir... Bakan olduğumda büyükelçilere yaptığım konuşmada, bir talimat vermiştim onunla bitireyim. 'Artık hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh ise bütün vatandır' demişti, Gazi Mustafa Kemal, istiklal harbinde. 'Artık hattı diplomasi yoktur, sathı diplomasi vardır, satıh ise bütün dünyadır.' İşte küresel güç olma iddiasının arkasındaki temel hedef de budur.''

(AA/ID/KAR)

 
3 Mart 2013 Pazar 16:44
Okunma: 615
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)