Ana Sayfa » Türkiye » Davutoğlu-venizelos Ortak Basın Toplantısı

Davutoğlu-venizelos Ortak Basın Toplantısı

Davutoğlu: "Türkiye Ve Yunanistan Olarak Sürece Katkı Verme İradesine Sahibiz".

 
 
Davutoğlu-venizelos Ortak Basın Toplantısı
"TÜRKİYE VE YUNANİSTAN, KIBRIS KONUSUNDA ORTAK BİR PERSPEKTİFE YAKLAŞTIKÇA EMİNİM BU, ADAYA DA BARIŞIN GELMESİNİ KOLAYLAŞTIRACAKTIR"


"ARTIK KIBRIS SORUNUNUN SÜRE TANIMAKLA ÇÖZÜLEMEYECEĞİNİ HERKES BİLİYOR. KIBRIS SORUNU BUNDAN SONRA SİYASİ İRADEYLE ÇÖZÜLÜR. BİZ BU İRADEYİ GÖRMEK İSTİYORUZ"


Atina, 14 Aralık 13 (T.A.K.): Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk ve Kıbrıs Rum halklarının barış sürecine katkı verme iradesinde olduğunu belirterek, "Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs konusunda ortak bir perspektife yaklaştıkça eminim bu, adaya da barışın gelmesini kolaylaştıracaktır" dedi.


Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos, dün, Atina'da ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanlığında yapılan görüşmenin ardından basının karşısına geçen iki bakan, görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir sayfanın açıldığını belirtti.


Davutoğlu, başta Kıbrıs ve Türk-Yunan ilişkilerini ele aldıklarını ifade ederek, "Yunanistan'la son yıllardaki ilişkimizi her yerde ve her uluslararası zeminde örnek bir ilişki biçimi olarak takdim ediyorum" dedi.


Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) toplantılarıyla ikili ilişkilerde ivme kazanıldığını söyleyen Davutoğlu, "87 yılda Türkiye ile Yunanistan arasında 35 anlaşma imzalanmıştı. Son 4 yılda YDİK toplantısında bu sayı 50'ye ulaştı. Bu da iki ülke yöneticileri vizyon sahibi olduklarında, ortak bir siyasi irade sergilediklerinde daha önceleri imkansız gibi görünen birçok hususun nasıl kolaylaştırılabileceğinin güzel bir işaretidir. Ve biz bu geleneği sürdüreceğiz. İki gün önce Sayın Başbakanımız, Samaras ile telefonda görüştü. YDİK toplantısının ilk hazırlıklarını bugün yaptık ama gelecek sene iki ülke siyasi takvimine bakarak seçimler sonrasında bunun gerçekleştirilmesine önem veriyoruz" diye konuştu.


"YDİK İLİŞKİLERE YENİ BİR BOYUT KAZANDIRDI"


YDİK ile gelen bu yeni ivmenin, dış ticaret ve insani ilişkilere de yeni boyut kattığını dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:


"Dış ticaretimiz son 10 yıl içerisinde nerdeyse 8-9 misli arttı ve şu anda 5 milyar dolara ulaştı. Hedefimiz 10 milyar dolar ve bunu gerçekleştirmek için daha çok işbirliği alanının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'deki Yunan yatırımları 7 milyar dolara yaklaştı ve en güzel göstergelerden biri de takriben bir milyon Türk bu yıl Yunanistan'ı ziyaret etti."


KIBRIS MÜZAKERELERİ


Kıbrıs'ta son haftalarda yoğunlaşan bir müzakere ivmesi olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Türkiye ve Yunanistan olarak, yani garantör ülkeleri olarak da Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarının güven unsurları olan iki ülke olarak da bu sürece katkı verme iradesine sahibiz. Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs konusunda ortak bir perspektife yaklaştıkça eminim bu, adaya da barışın gelmesini kolaylaştıracaktır" dedi.


Türkiye ve Yunanistan olarak Doğu Akdeniz'de barış istediklerini söyleyen Davutoğlu, Doğu Akdeniz'deki barışın en önemli kilidinin Kıbrıs'ta barış olduğunu vurguladı. Davutoğlu, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesinin iki ülkeyi Avrupa kıtası içerisinde daha güçlü kılacağını belirterek, Ege konusunda sürdürülen istikşafi görüşmeler de dahil olmak üzere barış perspektifine sahip olduklarını ifade etti.


Davutoğlu şöyle konuştu:


"Kıbrıs'ta yürütülen müzakerelerde yerleşmiş parametreler çerçevesinde iki toplumlu, iki kurucu devlete dayalı bir barış içinde bir Kıbrıs inşası konusunda bundan sonraki çabalarımızı da sürdüreceğiz. "


"YUNANİSTAN'IN AB DÖNEM BAŞKANLIĞI TÜRKİYE İÇİN FIRSAT"


KKTC'yi yarın ziyaret edeceğini ifade eden Davutoğlu, barış sürecine katkıda bulunmak için istişareleri sürdürme kararı aldıklarını aktardı. Davutoğlu, Yunanistan'ın AB dönem başkanlığını Türkiye için bir fırsat olarak telakki ettiklerini belirterek, "Son dönemde AB-Türkiye ilişkilerinde bir ivme var. Bir fasıl açtık, tabiri caizse damarlarda bir yol açtık. Önümüzdeki hafta Ankara'da imzalayacağımız vize muafiyet mutabakatıyla geri kabul anlaşmasını da imzalayarak, Yunanistan'ın AB dönem başkanlığına böyle altın tepsi ile imkan sunarak, yeni bir dönem, ivme kazandıracak yeni bir çerçeve oluşuyor " diye konuştu.


Davutoğlu, Yunanistan'ın AB dönem başkanlığında mümkün olan en fazla faslın açılması, vize müzakerelerinin bugünkü ivmeyle sürmesinin sadece iki ülkeye değil aynı zamanda AB'ye de büyük katkı sağlayacağını vurguladı.


"KIBRIS SORUNU SÜRE TANIMAKLA ÇÖZÜLEMEZ"


Kıbrıs müzakerelerinde son birkaç haftadır üzerine yoğunlaşılan açıklama metni konusunda Türkiye'nin yapıcı katkı sağlamaya gayret ettiğine değinen Davutoğlu, KKTC tarafının da birçok konuda esneklik gösterdiğine işaret etti. Davutoğlu, müzakerelerde yeni tartışmalar oluşturmaya ihtiyaç olmadığını belirterek, var olan anlaşılmış zeminde hareket ederek bir an önce müzakerelere geçilmesi gerektiğini söyledi.


Davutoğlu şöyle devam etti:


"Ama artık Kıbrıs sorununun süre tanımakla çözülemeyeceğini herkes biliyor. Kıbrıs sorunu bundan sonra siyasi iradeyle çözülür. Her şey tartışıldı, ortak bir zemin var. Biz bu iradeyi görmek istiyoruz. Ve bunun için de ben dün BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'la görüştüm, ilgili taraflarla görüşüyoruz. Yunanistan'la çok yapıcı istişareler içerisindeyiz. Önemli olan burada artık bir çözüm noktasında güçlü ve sağlam bir irade sergilemektir. Eksik olan budur. Ortada güzel bir metin vardır. Bu metin üzerinden doğrudan müzakerelere geçmenin vakti gelmiştir."


YUNANİSTAN BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI VENİZELOS


Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ise, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmelerinde iki ülkenin ortak alanına giren tüm konuların ele alındığını söyledi.


Venizelos "sevgli dostum ve mevkidaşım" diye hitap ettiği Ahmet Davutoğlu ile önce Başbakan Andonis Samaras ve daha sonra da baş başa yapılan görüşmelerde Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs konusunun ayrıntılarıyla gündeme geldiğini belirtti.


Venizelos, görüşmelerde iki ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi üçüncü toplantısının Yunanistan'da eylül ayında yapılması konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını açıkladı.


Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Venizelos, daha önceki Konsey toplantılarından zengin malzeme bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Daha önceki toplantılardan elimizde zengin malzeme bulunuyor. Birçok konvansiyonel sözleşmenin onaylanması gerekiyor. İşbirliğimizde ekonomik, ticari ve kalkınma konusunda başta enerji ve turizm konusu olmak üzere güçlü bir temel bulunuyor. Enerji konusunda, yeni doğalgaz boru hattı Türkiye'den gelerek Yunanistan ve Arnavutluktan geçen TANAP, çok önemli yeni bir veri, yeni inisiyafler üstlenmek için, sadece boru hatları konusunda değil, diğer konularda da inisiyatifler geliştirilmesi için olanak tanıyor. Akdeniz ayrıca sadece doğalgaz konusunda değil, yenilenebilir enerji konusunda işbirliğine imkan tanıyor. Türkiye'nin AB ile iade anlaşması imzalamaya hazır olması çok önemlidir. Ortak sorun olan yaşa dışı göçle mücadeleyi kolaylaştırması açısından önemli. İnsan haklarına ve mülteci statüsüne saygılı olarak."


Venizelos, öte yandan yasa dışı göçün sadece insani bir sorun değil, aynı zamanda Avrupa ülkeleri ve Türkiye için de bir güvenlik meselesi olduğunu belirterek, ayrıca terörle mücadelede çok iyi bir işbirliğinin bulunduğunu vurguladı.


Birkaç ay önce Ankara'ya yaptığı ziyarete karşılık olarak Atina'da bulunan Davutoğlu ile daha önce de New York ve Brüksel'de görüştüklerini, BM Genel Kurul toplantıs, NATO ve AB çalışmaları kapsamında bir araya geldiklerini hatırlattı.


Davutoğlu ile önce Başbakan Samaras ile ardından baş başa ve heyetled arasında yapılan görüşmelerde iki ülkenin ortak ilgi alanına giren tüm konuların ele alındığını belirten Venizelos, Davutoğlu'na Yunanistan'ın, AB dönem başkanlığındaki önceliklerini anlattığını, bu önceliklerin çoğunun Türkiye'yi de ilgilendirdiğini söyledi.


Kıbrıs'ta görüşmelerin ve müzakerelerin yeniden başlaması konusunda ise Venizelos, BM kararlarına, Kıbrıs için bir müktesebat oluşturan yüksek düzeyli anlaşmalara ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyesi olması nedeniyle AB müktesebatına saygılı yeni bir çerçeve oluşması konusunun ele alındığını söyledi. Venizelos, "Görüşmelerin ve müzakerelerin başlaması bizi ilgilendiren bir şey.. Bu, Başkan Anastasiadis'in inisiyatifleriyle bağlantılı. Bunda kritik nokta, herhangi bir anlaşmanın Kıbrıs halkı tarafından referandum aracılığıyla kabul edilmesidir. Bu, özlü ve nihai kriterdir" diye konuştu.


Kıbrıs halkı tarafından halk oyması ile kabul edilecek bir çözüm oluşmasına katkı yapmaya hazır olduklarını vurgulayan Venizelos, ayrıca ilişkilerdeki atmosferin, yanlış anlaşılmalar olmadan, yapıcı bir şekilde en yüksek düzeyde sürdürülmesi için her şeyi yapma konusunda da anlaşmaya varıldığını aktardı.


Venizelos, "Bu kapsamda, kültürel mirasların, Bizans ve Osmanlı anıtlarının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu, BM ve Unesco üyesi medeni ülkeler olarak bizi birleştiren bir unsurdur" ifadesini kullandı.


Türkiye ve Yunanistan'ın ortak geleceğiyle bağlantılı olarak Kıbrıs'ta gerekli adımların hayata geçirilip geçirilmediğine ilişkin soruya karşılık Venizelos, Yunanistan'ın bu konudaki tezinin defalarca dile getirildiğini ve bunu Davutoğlu'nun da bildiğini belirtti.


Venizelos, şöyle konuştu:


"Yunanistan, Başkan Anastasiadis'in inisiyatiflerini destekliyor. Bu inisiyatifler, Ada'daki atmosferi kökte değiştirebilecek yeni tip daha cesur, daha radikal karşılıklı güven önlemleriyle ilgili öneriler içermektedir. Bu öneriler ayrıca sadece tipik olarak değil, müzakerelerin çerçevesini oluşturan ortak açıklama konusunda anlaşmaya varılması ihtiyacını içermektedir. Sonuçta, büyük konular, kritik konuların gündeme gelmesi, görülmesi ve anlaşmaya varılması gerekir. Güvenli bir çerçeve, süratli bir müzakere süreci olması için bunların ilk başta konuşulması daha iyidir. Kıbrıs sorununun çözümü, BM kararları, AB müktesebatı çerçevesinde, kurumsal açıdan işleyebilir, iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon şeklinde olmalı. Kıbrıs'ın, BM ve AB üyesi ve aynı zamanda Avro Kuşağı üyesi bir ülke olduğu gerçeğine saygılı bir çözüme ihtiyaç var. Buna göre de uluslararası bütün bir kimliğe, tek dış egemenliğe, ve tek vatandaşlığa dayanan çözüme ihtiyacımız var. Bunlar, çözümün temel unsurlarıdır."


Karşı tarafta da iyi niyetin hakim olmasını ve ortak açıklama konusunda anlaşmaya varılarak müzakerelerin başlamasını arzu ettiklerini belirten Venizelos, Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in , Samaras'a özel bir mektup göndererek, sürecin kolaylaştırılmasını, ortak açıklama konusunda anlaşmaya varılmasının ardından müzakerelerin başlamasıyla Türkiye'de de benzer şekilde olacağı gibi Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği düzeyinde Kıbrıs Türk toplumu müzakerecisiyle görüşme yapılmasını istediğini hatırlattı.


Venizelos, "Başbakan ve ben, sürecin kolaylaştırılması, bu konudaki yapıcı ve iyi niyetimizi göstermek için Anastasiadisin bu önerisini kabul etmeye karar verdik. Burada özelikle vurgulamak istiyorum, iki müzakereci Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bugüne kadar olan şeklini belirleyen 1960 Anayasası'nda belirtildiği gibi, Kıbrıslı Türk ve Rum toplumlarını temsil etmektedir. Başka oluşumları temsil etmemektedirler ve tabii ki Yunanistan, sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımamaktadır. Bu, açıktır. Amaç, halk oylamasıyla kabul edilebilecek bir çözüm bulunmasıdır" diye konuştu.


Annan planının, halk oylamasının kabulü konusunda olumlu bir miras bıraktığını belirten Venizelos, buna göre, demokratik, anlaşmalı ve Kıbrıs halkının kararına sunulacak çözümlere ihtiyaç duyulduğuna işaret ederek "Bu konuda müzakerelerin özüne geçebilmemiz için iyi niyet göstergesi olarak ortak açıklama konusunda anlaşmaya varılmasını ümit emek istiyoruz" dedi.


AA muhabirinin, geri kabul anlaşmasının imzalanmasının ardından Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat etmesi kapsamında Türkiye ile Yunanistan arasında özel bir ilişki olup olmadığı ve Yunanistan'ın AB dönem başkanlığında Türk-Yunan ilişkilerinin ne şekilde gelişeceği sorusu üzerine Venizelos, Türkiye ile turizm alanındaki işbirliğinin iyi ve daha büyük olanaklar içerdiğini, bu konuda Akdeniz'deki diğer ülkelerden de turistlerin bölgeye çekilmesi konusunda işbirliğine giderek Türk ve Yunan ekonomilerine büyük destek sağlanabileceğini söyledi.


İki ülke arasındaki turist sayısının gittikçe arttığını ve bunu desteklemek istediklerini dile getiren Venizelos, bu konuda uygulanan pilot programın daha büyük kalkınma olanaklarının bulunduğunu gösterdiğini vurguladı.


Yunanistan'ın, AB dönem başkanlığı sırasında genişlemeyle ilgili tüm süreçleri devam ettireceğine değinen Venizelos, şunları söyledi:


"Türkiye, çok eski bir AB adayı ülke. Altı aylık dönem başkanlığı süresince, Akdeniz ve Balkanlar'da, Orta Doğu'da ve Arap ülkelerinde ortak inisiyatif üstlenilmesi konularını görüştük. Üç buçuk yıllık bir atalet süresinin ardından, her iki ülkeyi yakından ilgilendiren bölgesel politika başlıklı çok önemli bir fasılla ilgili görüşmeler başladı. Bu fasıl ile ilgili müzakerelerin Yunanistan'ın başkanlık dönemi süresi içerisinde tamamlanmasını umuyoruz. Açılabilecek başka fasıllar da var. Örneğin bizi ilgilendiren toplumsal politikalarla ilgili. Demokrasi ve hukuk devletiyle ilgili başlıklar da var. Bu başlıklar konusunda Kıbrıs sorunuyla ilgili bir tutum değişikliği bize büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Ancak kesin olan bir şey var ki Türkiye AB ilişkileri konusunda çok işimiz olacaktır. Bu ortak güvenlik ve savunma konusuyla ilgili, NATO ve AB ile olan ilişkiler bizleri yakından ilgilendiriyor. AB ve NATO ilişkilerinin bütünleşmesi, AB üyesi 28 ülkeyi de kapsayacak şekilde."


Ayasofya'nın cami olması ve Atina'da cami bulunmamasıyla ilgili soruya karşılık da Venizelos, kültürel miras olan tarihi anıtların korunmasının tüm BM ve UNESCO üyesi ülkelerin görevi olduğunu ifade etti. Venizelos, "Ayasofya'nın, ikili ya da ulusal düzeyde değil, gerçek anlamda uluslararası anlamda korunması gereken uluslararası kültürel mirasa ait olduğu belli. Anıtların kullanımında çok dikkatli olmamız gerekir. Önemli anıtların özel içerikli filmlerin gösterildiği sinemalar olarak kullanılması anlaşılır değil. Bu, geçekten kabul edilebilir bir şey değil" değerlendirmesinde bulundu.


Ancak anıtların kabul edilemez şekilde kullanımlarıyla ilgili başka fenomenlerin de bulunduğuna işaret eden Venizelos, şöyle konuştu:


"İyi niyetli bir diyalog aracılığıyla UNESCO makamları olarak mabetlerin korunması kurallarına uyum sağlamak için büyük çaba gösteriyoruz. İnsan hakları konusunda tabii ki mütekabiliyet ilkesi geçerli değil. Türkiye ve Yunanistan, sadece BM'nin değil aynı zamanda Avrupa Konseyi'nin de üyesi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne katılıyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını kabul ediyoruz. Ekümenik Türkiye'nin bir iç kurumu değil, uluslararası bir kurum. Ekümenik Patrikhane olmadan, Hristiyanlığını ekümeniklik anlamı oluşmuyor ve sadece Doğu Hristiyan değil, Batı Hristiyan kilisesi bile oluşmuyor. Çünkü bu da Doğu Kilisesiyle bağlantılı olarak oluşuyor" dedi.


Venizelos, "Yunanistan'da Trakya Müslüman azınlığıyla ilgili kutsal İslam yasası şeriat uygulandığını söylememiz önemli. Davutoğlu ile şeriatın uygulanması ve Yunanistan hukuk düzeninde müftülerin sadece din adamı olarak değil, aynı zamanda adalet dağıtan çift rollerini konuştuk. Bu konuda ayrıntılara girme fırsatımız oldu. Bu konudaki diyalog iyi niyetlidir ve insan haklarının korunmasına amacıyla uluslararası hukuk kurallarıyla belirlenmektedir" diye konuştu.


Atina'da Fethiye Camisinin restorasyonunun hangi aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Venizelos, belirli gecikmenin ardından büyük inşaat şirketlerinin cami inşası konusunda teklif sunmalarını çok önemli bulduğunu, caminin giderlerinin, Yunanistan tarafından korunan bir kurum olarak devlet bütçesinden karşılanacağını, ihaleyi üstlenen şirketlerin ciddiyetinin, restorasyonunun bir an önce ve güvenilir bir şekilde sonuçlanacağının güvencesi olduğunu söyledi.


(AA/HA)


 
14 Aralık 2013 Cumartesi 08:47
Okunma: 787
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)