Ana Sayfa » Türkiye » Davutoğlu Washıngton'da Clınton'la Görüştü

Davutoğlu Washıngton'da Clınton'la Görüştü

Suriye Ağırlıklı Görüşmede Kıbrıs Da Gündemdeydi.

 
 
Davutoğlu Washıngton'da Clınton'la Görüştü

CLİNTON: "ARAP BİRLİĞİ'NİN 'SURİYE'NİN DOSTLARI' GRUBUNA KATILMAYI ARZULUYORUZ"

"'HEM DAVUTOĞLU HEM BEN, SURİYE'DEKİ KRİZE ÇÖZÜM YOLUNDA ÇOK AKTİF ROL OYNAYACAĞIZ... TÜRKİYE IRAK'TA ÇOK YAPICI BİR ROL OYNAYACAK"

DAVUTOĞLU: "SURİYE'DE GERÇEK BİR İNSANİ TRAJEDİ YAŞANMAKTA. BM GÜVENLİK KONSEYİ'NDE YAŞANAN ÇIKMAZDAN SONRA, ULUSLARARASI TOPLUM VE BÖLGESEL ORTAKLAR OLARAK 'BEKLE-GÖR' TAVRI İÇİNDE OLAMAYIZ"

''SURİYE HALKINA İNSANİ YARDIMLAR KONUSUNDA YENİ BİR GİRİŞİM GEREKTİĞİ KONUSUNDA CLİNTON'LA MUTABIK KALDIK. BU KONUDA TÜRKİYE OLARAK CENEVRE'DEKİ BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU'NDA YENİ BİR GİRİŞİM BAŞLATTIK''

"EVET, AB'NİN ÜYESİ OLMAYI İSTİYORUZ VE AB TARAFINDAN GELEN CESARET KIRICI TÜM DAVRANIŞLARA RAĞMEN, BİR GÜN AB ÜYESİ OLACAĞIMIZA DAİR HALA İYİMSERİZ"

Washington, 14 Şubat 12 (T.A.K): Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, ABD'nin başkenti Washington'daki temasları kapsamında ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile bir araya geldi.

Önce çalışma yemeğinde bir araya gelen Davutoğlu ve Clinton, ardından ikili görüşme yaptı.

Görüşmede, Suriye başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeler ile ikili konuların ele alındı; Kıbrıs konusu da gündeme geldi.

İki bakan, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

ABD Dışişleri bakanı Hillary Clinton, ''Arap Birliği'nin girişimiyle ilk toplantısını Tunus'ta yapacak olan 'Suriye'nin Dostları' grubuna ABD olarak katılmayı arzuladıklarını'' söyledi.

Sözlerine, ''Her ikimiz için önem taşıyan konularda istişarelerde bulunmak üzere dostum ve meslek arkadaşım Davutoğlu'nu ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Davutoğlu ile görüşme fırsatı bulmaktan her zaman memnuniyet duyarım'' diye başlayan Clinton, Türkiye ve ABD'nin ortak değerleri paylaştığını ve iki ülkenin, sadece kendi halkları için değil, dünyanın her yerindeki halkların barışçıl ve zengin bir geleceği için yakın çalıştıklarını söyledi.

Clinton, Türk-Amerikan ilişkilerini sadece ikili bazda değil, bu ilişkilerin bölgesel ve küresel bazda ne anlama geldiği noktasında değerlendirmek gerektiğini ifade ederek, transatlantik savunma ve istikrar için NATO müttefikleri olarak, terör örgütü PKK'dan El-Kaide'ye kadar terörizmle mücadelede bir ortak olarak, karşılıklı ticaret ve yatırım alanlarında birer ekonomik ortak olarak, çok şekillerde iki ülkenin omuz omuza durduğunu kaydetti.

"EN ÖNEMLİ GÜNDEM KONUSU SURİYE"

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki hızlı değişimler nedeniyle geçen yılın çok fazla istişarelerde bulundukları bir yıl olduğunu belirten Clinton, Suriye'deki gelişmelerin de bugünkü görüşmenin en önemli gündem maddesini oluşturduğunu bildirdi.

Clinton, Suriye'deki rejimin, masum halka karşı toplar ve tanklar kullanmak da dahil olmak üzere ülke içindeki kentlerde şiddeti artırmasının içler acısı bir durum olduğunu dile getirerek, ''Suriye halkının yanındayız ve barışçıl bir çözümün gayreti içindeyiz'' dedi.

Hillary Clinton, ABD ve Türkiye'nin, Suriye'deki rejime, ''Arap Birliği'nin son çabalarına ve uluslararası toplumun 'derhal sivil ölümlere son vermesi, yerleşim yerlerinden askeri güçlerini geri çekmesi, gazeteciler ile gözlemcilere giriş izni vermesi, siyasi mahkumları serbest bırakması, gerçek ve samimi bir demokratik değişim sürecine başlaması ve muhalefetle ciddi bir diyaloğa başlaması' yönündeki çağrılarına kulak vermesi'' çağrısında bulunduğunu kaydetti.

ABD olarak, Arap Birliği'nin Kahire'deki toplantısında alınan kararlara güçlü destek verdiklerini ifade eden Clinton, Arap Birliği'nin girişimiyle ilk toplantısını Tunus'ta yapacak olan 'Suriye'nin Dostları' grubuna katılmayı arzuladıklarını bildirdi.

Clinton, hem Davutoğlu hem kendisinin, Suriye'deki krize çözüm yolunda çok aktif rol oynayacaklarını ve rejime, şiddet kampanyasına son vermesi için diplomatik baskıları yoğunlaştıracaklarını belirtti.

Clinton, ''Özellikle de Türkiye ve diğer ortaklarımızla, Suriye'de zor durumda olan halka, giderek aciliyeti artan insani yardımların ulaştırılması konusunda birlikte çalışacağız'' ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE, LİDER ÜLKELERDEN BİRİ..."

Clinton, Tunus'taki uluslararası konferansa uzanan süreç dolayısıyla, siyasi bir sürecin desteklenmesi için Türkiye ve diğer ülkelerle yakın çalışma içinde olacaklarını ifade etti.

Suriye halkının, devlet baskısının, terörizmin ve şiddet yanlısı aşırılıkların olmadığı bir demokratik geleceği hak ettiğini ve Suriye halkının yardım çağrılarını farkında olduklarını belirten Clinton, ülkedeki yaralılara acil yardım malzemelerinin ulaştırılması için çalışmaya kararlı olduklarını kaydetti. Clinton, bu kapsamda, Kızılay ve Kızılhaç gibi uluslararası kuruluşlara sağladıkları fonları artıracaklarını, elektrik ve su gibi kaynaklara erişim imkanları olmayan halka bu yardımların ulaştırılması için çalıştıklarını dile getirdi.

Clinton, ''Türkiye liderlerden biri ve komşu olarak bu konuyla en fazla ilgili ülkeler arasında. Suriye halkının çektiği acıları anlayan bilinç sahibi bir ülke. Türkiye, acımasız Esad rejimine bir alternatif örnek oluşturuyor'' diye konuştu.

İRAN VE DİĞER KONULAR

Clinton, görüşmelerindeki bir diğer konunun da İran olduğunu belirterek, hem İran'a yaptırım hem de bu ülkeyle diyalog seçeneğini içeren çift yönlü yaklaşımlarının devam ettiğini söyledi.

İran'ın barışçıl nükleer enerji hakkını tanıdıklarını, ancak aynı zamanda bu ülkenin yerine getirmesi gereken uluslararası sorumlulukları bulunduğunu belirten Clinton, Davutoğlu ile görüşmesinde ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki yeni demokrasilere sağladığı desteği ve Türkiye'nin başarılı demokrasisinin ''gerçek bir örnek'' oluşturmasının öncelikleri olduğunu belirtti.

Clinton, Türk hükümetinin azınlık mallarının iadesi konusunda yaptığı çok önemli çalışmaya ilgi gösterdiklerini kaydederken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması arzularını da yineledi.

DAVUTOĞLU: "SURİYE'DE GERÇEK BİR İNSANİ TRAJEDİ YAŞANIYOR"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Suriye'de gerçek bir insani trajedinin yaşandığını belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'in vetosunun ardından yaşanan çıkmazdan sonra, uluslararası toplum ve bölgesel ortaklar olarak ''bekle-gör'' tavrı içinde olamayacaklarını vurguladı.

Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, bugün Türk-Amerikan ilişkilerinin, ABD Başkanı Barack Obama'nın tanımladığı gibi bir model ortaklık ilişkisi olduğunu kaydederek, bu ilişkilerin sadece güvenlik boyutlu değil, aynı zamanda ekonomik alanda da bir model ortaklık ilişkisi olmasını istediklerini kaydetti.

ABD ile NATO bünyesinde paylaştıkları birçok konunun bulunduğuna dikkati çekerek, görüşmede bu yıl Chicago'da düzenlenecek NATO zirvesinin gündemine dair yaklaşımlarını gözden geçirdiklerini belirten Davutoğlu, görüşmelerinin ana gündem maddesini ise bölgesel gelişmelerin oluşturduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Clinton ile Kuzey Afrika'daki siyasi değişimleri, Tunus, Mısır ve Libya gibi ülkelere nasıl yardım edebileceklerini ele aldıklarını, buralarda başarı sağlanması için ABD ile omuz omuza çalıştıklarını, çünkü bu ülke halklarının talep ettiği, hukukun üstünlüğü, özgürlük, demokrasi, saydamlık, hesap verebilirlik gibi değerlerin Türkiye olarak her yerde savundukları değerler olduğunu belirtti.

Şimdi Suriye halkının da bu hakları talep ettiğini ifade eden Davutoğlu, bölgedeki bu tarihi dönüşüm süreci içerisinde, kendi ülkelerinde de yeni bir demokratik siyasi kültür ve ortama sahip olmanın Suriye halkının hakkı olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, geçen yıl henüz şiddet yokken Suriye halkının bunları talep ettiğini hatırlatarak, ''Ama maalesef Suriye rejimi bu barışçıl gösterilere karşı şiddet uyguladı ve bugün önümüzde gerçek bir insani trajedi yaşanmakta'' dedi.

Türkiye'nin Suriye'deki krizin çözümü yolunda üç aşamalı bir strateji izlediğini anlatan Davutoğlu, bunlardan birincisinin ikili diyalog olduğunu, geçen yıl Suriye rejimini halkının sesine kulak vermesi yolunda ikna etmek için çok uğraştıklarını, bu sağlanamayınca da ikinci aşama olarak, Arap Birliği ile bölgesel bir girişim üzerine birlikte çalıştıklarını kaydetti.

Davutoğlu, Arap Birliği'nin tüm çabalarını takdir ettiklerini, tüm kararlarını desteklediklerini vurgularken, ama tüm bu çabalara rağmen BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Arap Birliği'nin planını vetolar yüzünden onaylayamadığını hatırlattı.

BMGK'de böyle bir çıkmaz yaşanınca, uluslararası toplum ve bölgesel ortaklar olarak ''bekle-gör'' tavrı içinde olamayacaklarını, ülkede her gün saldırıların sürdüğünü, Humus ve birçok kentte büyük baskıların uygulandığını belirten Davutoğlu, Suriye ile alakalı tüm bu gelişmeleri Clinton'la kapsamlı biçimde konuştuklarını kaydetti.

Davutoğlu, görüşmede İran konusunu da ayrıntısıyla ele aldıklarını bildirirken, ''Geçen ay Tahran'daydım. İranlılar, müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik isteklerini ortaya koydular. (AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi) Catherine Ashton ile yakın temas halindeyiz'' dedi.

KIBRIS DA GÜNDEME GELDİ

Davutoğlu, Clinton ile görüşmelerinde, Balkanlar, Kıbrıs, Kafkaslar ve diğer birçok konunun da gündeme geldiğini kaydetti.

DİPLOMATİK ADIMLAR

Davutoğlu, soruları yanıtlarken Suriye'deki krize ilişkin şu anda diplomatik ve insani adımlar üzerinde durduklarını, ancak siyasetçiler olarak, önlerindeki tüm seçenek ve senaryoları da düşünmeleri gerektiğini belirterek, ''Suriye'deki insani trajedi devam ederken sessiz kalamayız. Şu anda diplomatik ve insani adımlar üzerinde konuşuyoruz, ancak umarım diğer senaryolara yönelik planlara gerek kalmaz'' dedi.

Clinton da, yine Suriye ile ilgili bir soru üzerine, Arap Birliği'nin Kahire'deki toplantısından çıkan kararları desteklerini belirtirken, Tunus'taki uluslararası konferansa uzanan süreçte onlarla yakından çalışmayı arzuladıklarını kaydetti.

Arap Birliği'nin tüm tavsiyelerinin nasıl hayata geçirilebileceği noktasında tartışılması gereken çok zorluğun bulunduğunu ifade eden Clinton, Suriye'ye barış gücü talebinin de, anlaşma ve uzlaşının gerekeceği bir talep olduğunu belirterek, ''Suriye'yi ikna edebilecek mi bilmiyoruz. Bugün zaten bunu reddettiler'' dedi.

İRAN

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İran'ın nükleer dosyasıyla ilgili bir soru üzerine, İran'la ilgili gerginlikten zarara uğrayan ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu belirterek, bu soruna bir çözüm bulunması halinde ise Türkiye'nin bundan kazançlı çıkacak ülkeler arasında yer alacağını söyledi.

Türkiye olarak çevrelerinde nükleer askeri kapasiteye karşı olduklarını ve tüm dünyada nükleer silahsızlanmayı istediklerini vurgulayan Davutoğlu, aynı zamanda da barışçıl nükleer kapasite ve teknolojiye de sınırlama getirilmesini istemediklerini kaydetti.

Davutoğlu, bu iki prensip temelinde, bir müzakere olması gerektiğini söyleyerek, ''İran, nükleer teknolojilerinin hiçbir askeri boyutu olmayacağına dair garanti vermeli, ancak aynı zamanda da, barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakkı İran da dahil olmak üzere tüm ülkelere tanınmalı.

Türkiye tüm bu sürece katkı sağlayacak. Bunun adı ya da pozisyonu önemli değil. Bu konunun çözümü için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Geçen yıl, (İran ile P5 1 arasındaki) son toplantıya ev sahipliği yaptık. Eğer bize yine böyle bir talep gelirse, yine ev sahipliği yapmaya hazırız. Sürece katkı adına her şeyi yapmaya kararlıyız''.

IRAK BÖLGENİN İSTİKRARININ BELKEMİĞİ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak'ın bölgenin istikrarının bel kemiği olduğunu belirterek, ''Eğer Irak'ta istikrar yoksa, bölgemizde de istikrar olamaz. Türkiye'nin tek istediği, etnik ya da mezhepsel altyapılarına bakmaksızın, tüm Iraklıların refahı. Irak'a birşeyler söylediğimizde, bunun arkasında bir müdahale niyeti değil, tam tersine, yardım etme niyeti yatıyor'' dedi.

Davutoğlu, basın toplantısında, Irak'la ilgili bir soru üzerine, ''Irak, bölgenin istikrarının bel kemiği. Eğer Irak'ta istikrar yoksa, bölgemizde de istikrar olamaz. Her zaman söylüyoruz; Irak küçük bir Ortadoğu gibi. Ortadoğu'daki tüm mezhepsel ve etnik topluluklar, dini topluluklar Irak'ta da var'' diye konuştu.

 "IRAK'TAKİ SİYASİ VAZİYETTEN KAYGILIYIZ"

Clinton, Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin Türkiye'ye eleştirileri ve bu ülkedeki siyasi ortamdan duyulan kaygılara dair bir soru üzerine de, ''Irak içerisindeki siyasi vaziyetten kaygılıyız. Irak hükümetinin, tüm Iraklıların ülkenin geleceğinde söz sahibi olduğuna inandığı kapsayıcı bir hükümet olması önem taşıyor. Davutoğlu ve ben Irak konusunda, Irak'ın demokrasisini güçlendirmede, farklı gruplar arasındaki siyasi farklılıkların giderilmesine nasıl katkı sağlayabileceğimiz noktasında verimli bir görüşme yaptık. Demokrasisini geliştiren, kim olduklarına ve nerede yaşadıklarına bakmaksızın halkına hizmetler sunan birleşik bir Irak'ın ortaya çıkmasında hepimizin çok güçlü çıkarları bulunuyor'' diye konuştu.

"TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ HERKESİN ÇIKARINA"

Davutoğlu, Türkiye'nin AB süreciyle ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin AB üyeliğinin yıllardır sorulduğunu ve her seferinde de aynı cevabı verdiklerini söyleyerek, ''Evet, AB'nin üyesi olmayı istiyoruz ve AB tarafından gelen cesaret kırıcı tüm davranışlara rağmen, bir gün AB üyesi olacağımıza dair hala iyimseriz. AB'ye üyeliğimiz, AB'ye değer katacaktır ve herkes bundan kazanç sağlayacaktır. AB jeopolitik olarak daha etkili, ekonomik olarak daha dinamik ve kültürel olarak daha kapsayıcı olacaktır. Türkiye çok daha güçlü olacak ve Türkiye-AB işbirliği, ABD için de, NATO için de, küresel toplum için de büyük bir değer olacaktır'' diye konuştu.

ABD'nin, Türkiye'nin AB üyelik sürecine verdiği destekten dolayı müteşekkir olduklarını ifade eden Davutoğlu, ''Ancak tabii ki bu konudaki kararı ABD vermeyecek. Eğer karar verme şansları olsaydı, eminim ki şimdiye kadar AB'nin üyesi olurduk. Ama hala aynı desteği beklemeye devam ediyoruz. Her yıl, Bakan Clinton'ın ev sahipliğinde transatlantik akşam yemeği düzenliyoruz ve her seferinde aynı problemi yaşıyor, önce AB toplantısı, sonra bir başka toplantı. Bir gün aynı toplantıda buluşacağız, beraber olacağız'' dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton da, ABD olarak Türkiye'nin tam üyeliğine uzun süredir destek verdiklerine işaret ederek, ''Oy hakkımız yok, ama yıllar boyu bu konudaki görüşlerimizi ortaya koyduk, çünkü Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın çıkarına olduğunu düşünüyoruz'' dedi.

Clinton, Türkiye'nin AB üyeliğinin eninde sonunda gerçekleşeceğini, bunun siyasi ve ekonomik entegrasyonun çıkarlarına uygun düşeceğini düşünenlerden biri olduğunu ifade ederek, ''Kimsenin cesaretinin kırılmasını ve bu süreçten uzaklaşmasını istemiyorum, ancak her zorlu müzakerede olduğu gibi, bazen bunun da daha sonra yeniden ele almak üzere bir süreliğine bir kenarda tutulmasına ihtiyaç var ve şu anda zaten bölgede bizi meşgul eden yeteri kadar konu bulunmakta'' diye konuştu.

Türkiye ile uzun süredir sahip oldukları bağlar ve çok değer verdikleri müttefiklik ilişkisi nedeniyle ABD'nin de bu süreçte oynayabileceği rolün tabi ki bulunduğunu kaydeden Clinton, ''Türkiye'nin en başından beri çok yapıcı rol oynadığı NATO içerisinde ortak ve müttefikiz. Dolayısıyla Türkiye'nin AB üyesi olmasının herkesin çıkarına olduğuna inanmaya devam ediyoruz'' ifadesini kullandı.

(AA-GÜL/SEL) FOTOĞRAFLI

 
14 Şubat 2012 Salı 10:11
Okunma: 470
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)