Ana Sayfa » Kıbrıs » Del Monte ‘son damla’ oldu

Del Monte ‘son damla’ oldu

Kıbrıs'tan Reşat Akar yazdı: Mahkeme kayıtlarına geçmiş, Asil Nadir’le ilgili şok itiraflar. Del Monte ‘son damla’ oldu

 
 
Del Monte ‘son damla’ oldu
Dünkü yazımda İngiltere’nin görevlendirdiği ‘Dedektif müfettiş’ Michael Hawkins ile memur David Worral’ın, Güney Kıbrıs’taki görüşme tutanaklarına dayanarak, dönemin Rum Başsavcı Yardımcısı Lukas Lukaidis, Fileleftheros gazetesi Yazı İşleri Müdürü Anthos Lykavgis ve halen sözde Maraş Belediye Başkanı olan, dönemin Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Aleksis Galanos’un ifşaatlarına yer vermiştim...
Bugün bir başka isme geçiyorum...
İki toplum arasında yürütülen müzakerelerde, Rum lideri Dimitris Hristofyas’ın ‘özel danışmanı’ olarak görev yapan Yorgo Yakovu’ya...
Yakovu; Güney’deki en faşist hükümetten, en solcusuna kadar hemen her dönemde önemli görevler üstlendi...
Bilgi, görgü ve deneyimleri nedeniyle, gelmiş, geçmiş tüm Rum liderleri ona önemli sorumluluklar yükledi...
Yakovu; 22 Şubat 1993 tarihinde İngiliz dedektifle yaptığı görüşmede, Asil Nadir’le ilgili önemli itiraflarda bulundu...
Bunlar tarihe geçecek itiraflardır...
Yakovu, Asil Nadir’i çocukluk yıllarında tanıdığını itiraf ederek söze şöyle başlıyor:    
“Attica Sokak Herod’da bir evleri vardı. 10 numara... Küçüklüğümüzden beri Nadir’i tanırım. O benden biraz daha gençtir, iki yaş kadar. Her zaman bizim eve gelirlerdi.  Sünnetinde hazır bulunan tek erkek çoçuğu bendim. Pencere pervazında oturmuş ve sünneti yapan kişinin deriyi alırken onun ağzına anastesik olarak lokum sokmasını izlemiştim. Asil keman çalardı... 1960 yılında terk ettiler. Babasının bana ayrılacaklarını söylediği gün Mağusa’nın kuzeyinde bir plajda idik. Niçin diye sorduğumda o bu ülkede gelecek yok dedi.”

“Bankalara baskı uyguladık”

Yorgo Yakovu, bu giriş konuşmasından sonra, rahmetli İrfan Nadir ve Asil Nadir’le iki kez Londra’da görüştüklerini söylüyor ve 1982 yılından itibaren, ailenin yaşadığı yükselişi yakından takip ettiğini belirtiyor...
Gazetelerden, Menkul Kıymetler Borsasına girdiklerini okuduğu zaman hayret ettiğini söylüyor...
Yaşanan yükseliş karşısında İngiliz Hükümetini uyarmaya başladıklarını itiraf ederek şunları vurguluyor:
“O zaman Londra’daki Observer gazetesine bir sürü bilgi sızdırdık ama herhalde onlar bunu inkar edeceklerdir. Ticari bankalara ve Board of Trade’e (Ticaret masası) baskı uyguladık. Bir saldırı gerçekleştirdik. Bilgiyi Observer’e verdik ama o gazeteye dava açtı. Aynı zamanda her şeyi Board of Trade, Institute of Chartered Accountants, Rothschilds ve Stock Exchange’den sorumlu konseye bildirdik. 
Danışmanlarımız bize hiç bir şirketin bu kadar muhteşem bir büyüme gerçekleştiremeyeceğini söylediler. Hesapların teyit edilmesini istedik. Bir şirket taahütlerini bildirmek zorundadır. Onlar bu insanların mülk sahibi Rumlar olduklarını ve tazminat ve doğrultmak için mahkemeye gidebileceklerini söylediler. İngiltere Ticaret Komisyonuna İngiltere’nin ambargoları uygulamadığı şikayetinde bulunduk. Ayrıca yetkili hesap uzmanlarına üyelerinin yatırımcılara karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmedikleri şikayetinde bulunduk.”

Bu kampanyayı neden yürüttünüz?

İngiliz dedektif, Yorgo Yakovu’ya “bu kampanyayı neden yürüttünüz?” diye sorduğu zaman, şu yanıtı alıyor:
“Diğer tüm hükümetler gibi biz de vatandaşlarımızın çıkarlarını korumak zorundayız. Eğer mülkleri yabancı bir güç tarafından sömürülüyorsa bu önlemlere başvurur ve varlıklar dondurulur. Bizi çok endişelendiren şu idi: Bu Rum mallarını sömürmek sureti ile çözümü çok zor olan bir sorunun inanılabilir mali bir zeminini yaratıyor ve de Kıbrıslı Rumların işgal altındaki bölgelerdeki mülkleri ile ilgili iddialarını ve de onların yeniden elde etme ihtimallerini azaltıyordu. Ayrıca o kadar büyümüştü ki Denktaş rejimini ayakta tutuyor ve Ankara’daki nüfusunu çoğaltıyordu. Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünün bir çözüm şansı Nadir’in orada bulunması nedeniyle bir o kadar daha azalacaktı.”

Singapur Başbakanı Nadir’in evinde

Yorgo Yakovu, çocukluğundan tanıdığı Asil Nadir’i yok etme planlarını gizlemiyor... 
Hatta, önemli bir olayı duyduğu zaman nasıl paniklediğini açığa vurarak, konuyu Singapur Başbakanı’nın Türkiye ziyaretine getiriyor:
“Asil Nadir’in gücünü eski Singapur Başbakanı’nın (Clee Wan Hui) Türkiye’ye yaptığı ziyaret esnasında anladık. Nadir’in Boğaz’daki evinde ağırlanmıştı.
Bir diğer neden ise İngiltere’deki Muhafazakar kuruluşlara sızması idi. Hayır kuruluşlarına, Muhafazakar Parti’ye muazzam bağışlarda bulunuyordu. Ünvan almak için uğraşıyordu. Çok fazla nüfus elde edinmesinden korkuyorduk özellikle de o zamanki başbakanınınız Margaret Thatcher’in hür teşebbüse bu kadar hayranlık beslediği de gözönünde bulundurulduğunda. Onun gerçek niyetlerini gün ışığına çıkarmada çıkarı vardı.”

Son damla Del Monte

Yorgo Yakovu, Asil Nadir’e zarar verebilmek için 1982 yılından itibaren sistemli bir şekilde çalıştıklarını gizlemezken, dünyanın önde gelen kuruluşlarından Del Monte’nin satın alınması sonrasında, çok daha etkili bir saldırıya geçildiğini belirtiyor...
“Asil Nadir’e yönelik kampanyanın nedeni siyasi idi. Kampanyayı başlatmak için haklı nedenlerimiz vardı. Yardımda bulunan bir Nadir’in Muhafazakar parti hükümeti üzerinde etkisi veya nüfusu olmasını istemiyorduk. Del Monte’yi satın aldığında çok endişelendik. Bunun son damla olduğunu söyleyebilirim. Hisse senetlerini, holdingleri kontrol ettik. Bazı hisse senetlerinin Denktaş’a verildiğine dair güçlü söylentiler vardı ama bunları hiç bir zaman bulamadık ama gerçekten çok büyük nüfusu vardı.”

Bilgi sızdıran casuslar

Yorgo Yakovu, narenciye ihracatında önemli rol oynayan Sunzest şirketiyle ilgili endişelerini dile getirirken, Avrupa’ya yönelik ihracatı durdurabilmek için Avrupa Komisyonu’na defalarca başvurduklarını, hatta bir genelge yayınlattıklarını söylüyor...
“Sonunda başardık ve KKTC’den giden ürünlerin yasaklandığını duyuran bir genelge yayınlandı. Buna sadece İngiltere uymadı” diyor...
Yakovu, kendilerine Asil Nadir hakkında bilgi sızdıran casusların olduğunu, hatta bildiklerini ifşa etmekten korkan insanlarla görüşüldüğünü itiraf ederek, konuyu Maraş’a getiriyor ve şunları söylüyor:
“Arkasında var olan iki milyar sayesinde işgal altındaki Kuzeyi müreffeh kılabileceğine dair endişeler vardı. Otelleri yeniden inşa edip kendisine ait bir oyun alanına döndürebilirdi. Bunun gerçekleşme oranı arttıkça Kıbrıs sorununun çözüm şansı da azalırdı. Nadir’in altında kuzeyin ekonimisi büyüyordu ve o büyüdükçe Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesine dair rüyalarımız da zayıflıyordu. 
Bunun hakkında bu kadar güçlü hisler taşımamın bir diğer nedeni daha vardı. Ben Maxwell araştırmasında rol almıştım. O zaman da Maxwell’in çürümüş bir gündeminin var olduğu belli idi. Price Waterhouse, Oxford’da çalışıyordum. Bir çok insanı dolandırmıştı. Ve tüm kayıtlarını yakmıştı. 1970’li yılların başında yaşadığım Maxwell tecrübesinden sonra Nadir’i expose (teşhir) etmek bizim ulusal çıkarımızaydı.”

Sırf Asil Nadir için özel ofis kurdular

Yorgo Yakovu, tüyler ürpertici ifşaatlarının devamında, sırf Asil Nadir’i takip etmek ve kendisine zarar vermek için özel bir ofis kurduklarını belirtirken, İngiltere Ağır Dolandırıcılık Ofisi (SFO) ve Interpol ile de işbirliği yaptıklarını gizlemiyor.
Tarihi itiraflar şöyle devam ediyor: 
“Asil Nadir’in aktivitlerini takip eden küçük bir ofisimiz vardı. Çok yoğun idi. Londra’daki SFO ile ilke olarak Interpol aracılığı ile temas kurduk. 
1990 yılında çok endişelendik. ABD borsasında kaydı yapılacaktı. Del Monde ile bunun ne anlama geleceğini bilmiyorduk. Güç ve nüfusunu yayacaktı. Hukuki tavsiye alıyorduk. Denktaş’ın gayrı yasallığı hakkında haberlerin yayınlanması konusunda Amerika’da başarılı olduk.”

Çocukluk arkadaşlarının düellosu

Yorgo Yakovu, çocukluk arkadaşı olduğunu söylediği Asil Nadir için hazırlanan komploları başarıyla sonuçlandırmanın mutluluğunu yaşıyor...
Ve bunu şu sözlerle özetliyor:   
“İnsanlar bunun iki çocukluk arkadaşı arasındaki bir düello olduğunu söylüyorlar. Haklı olabilirler. Mağusa’da karşı karşıya oturan komşular idik. Farklı yolları tercih ettik. Ona karşı özel bir ilgim olduğu söylenebilir. Ve Türkler tarafından zorla atılan ben ve diğerleri için Mağusa özel bir yerdir. Nadir’in, Denktaş’a verdiği destek nedeniyle bizlerin oraya geri dönmeleri ihtimali bir o kadar daha azalmıştı.”
Bugünlük bu kadar...
İngiliz dedektiflerin, Yorgo Yakovu ile gerçekleştirdikleri ikinci görüşmenin tutanaklarını yarına bırakıyorum...
Tüyler ürpertici itiraflar var...
Rumlara casusluk yapmak için sıraya girenlerin 500 bin Sterlin’den başlayan rakamlarla rüşvet talep ettiklerini açıklıyor...
Yarın devam edeceğiz...

 
23 Ağustos 2012 Perşembe 11:56
Okunma: 1070
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)