Ana Sayfa » Kıbrıs » Denktaş: “2016’da çözüm olmazsa Kıbrıs Türk tarafı ‘müzakereye devam edip etmeme referandumuna gitmeli”

Denktaş: “2016’da çözüm olmazsa Kıbrıs Türk tarafı ‘müzakereye devam edip etmeme referandumuna gitmeli”

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş Kıbrıs müzakerelerinin 2016 yılı sonuna kadar çözülmemesi halinde Kıbrıs türk tarafının bir ‘müzakereye devam edip etmeme’ referandumu yapması gerektiğini söyleyerek, Kıbrıslı Türklerin 48 yıldır içinde yaşadığı belirsizliğin artık sona ermesini gerektiğini söyledi.

 
 
Denktaş: “2016’da çözüm olmazsa Kıbrıs Türk tarafı ‘müzakereye devam edip etmeme referandumuna gitmeli”

Dün akşam Kanal T’de Özdemir Tokel ve Özer Kanlı’nın hazırlayıp sunduğu İşin Özü programına katılan Denktaş gündeme ve Kıbrıs soruununa dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

Denktaş Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 2016 yılı sonunun son tarih olarak vermesini olumlu bulduğunu da ifade ederek kendisinin şahsi görüşünün müzakerelere BM’nin arabuluculuk yapacağını ve 2017 Mart-nisan ayı gibi bir referandum olabileceğini yönünde olduğunu söyledi.

“Bana göre BM hakemlik yapar, 2017’de referandum olur”

Denktaş “Benim düşüncem BM'nin bir hakemlik yapacağı ve anlaşmanın imza edileceğidir. 2017 Mart, Nisan gibi referanduma gideriz. Ancak 2016 sonuna kadar çözüm olmazsa ondan sonra biz 'bir daha asla masaya döneme' referandumu yapalım. Çünkü bizim önümüzdeki en önemli engel belirsizliktir. 48 yıldır masadan kalkmamamızın getirdiği bu belirsizlik artık bitmelidir” dedi

“Belirsizlik içinde yaşamaktan usandım. Statüko evet devam ettirilemez. Nedir bu statüko? Bana göre statüko belirsizliğin devamıdır” diyen Denktaş "Madem ki 2016 sonu son tarihtir, biz süreci berhava etmeyi asla istemeyiz. Yaptığımız eleştiriler de bir katkıdır. Eğer bizimle anlaşmak istemezlerse ta ki bizi tanıyana kadar o masaya dönmemeliyiz. Tanırlarsa işbirliği yaparız” diye konuştu.

“Sözcünün ‘garantiler tabu değildir’ lafı bir kırılma anıdır”

Müzakerelerin en tartışmalı konusu olan garantilerle ilgili de konuşan Denktaş "Garanti sistemi Kıbrıs Türk'ünü korumuştur. Bu durum çok açıktır. Yapılması gereken garanti sistemini korumaktır. Bizim garanti sistemini ileriye götürmemiz gerekirken maalesef mevcut sistemi geri götürmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Barış Burcu’nun geçen yıl yaptığı ‘garantiler tabu değildir’ sözünü de bir kırılma anı olarak niteleyen Denktaş “bizim yıllardır tartışmadığımız garanti konusu daha işin başında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü tarafından 'tabu değildir' denilerek tartışmaya açıldı. Sözcünün o açıklamasının ardından Yunanistan'ın 'ben garantiden vazgeçtim' açıklaması geldi. Ardından da İngiltere bu yönde konuştu. Halbuki bunların tartışma konusu olmaması gerekiyordu” dedi.

“Akıncı’nın ‘Türkiye sığınacak limandır’ sözü çok doğrudur”

Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin nasıl sağlanacağı noktasının en önemli konu olduğunu belirten Denktaş “büyük bir ihtimalle kuzey devletinin güvenliği Türkiye tarafından sağlanacak formülüne gelinecek. Ancak sistemin ne olacağı belirsizdir. Yani nasıl olacak da Türkiye bir olay anında müdahale edebilecek. Bunları henüz öğrenemedik. Sorunca 'merak etmeyin AB var o korur' denmektedir. Yarın bir olay olduğunda AB 'biz karışmayız sizin iç meselenizdir' derse ne olur? Bu noktada Sayın Akıncı 'Türkiye sığınacak limandır' dedi, doğru söyledi. Bunu deyince sol çevreler kendisine saldırdı. Bu tavrı anlamak mümkün değil" diye konuştu.

“Referandum olursa DP bu kez seçmeni serbest bırakmaz. Ya evet ya da hayır deriz”

2004 yılındaki referandumda Demokrat Parti’nin seçmenini serbest bıraktığı hatırlatılan Denktaş "2004'te durumu farklı idi, o zaman seçmenimizi serbest bıraktık. Şimdi bir plan çıkarsa böyle bir karar almayız” dedi.

Denktaş “2004 yılında babalar oğullara küs duruma gelmişti. Çok baskı vardı, yapacak başka bir şey yoktu, serbest bıraktık. Gerçi biz güneyden kesinlikle hayır çıkacağını biliyorduk. Papadapulos bana daha Bürgenstock'ta açıkça söylemişti. Bana 'bizden hayır çıkacak, erteleyelim' de dedi. Biz güneyde hayır deneceğini biliyorduk. Ancak şimdi plan çıkınca karar vereceğiz. Ya evet ya da hayır diyeceğiz” dedi.

Kendisinin bir referandumda güneyden yine evet çıkacağını sanmadığını ifade eden Denktaş “Bu ada üzerinde birlikte yan yana yaşamak istiyorsak, güneydeki devleti biz, kuzeydeki devleti onlar kabul edecek, bu iş olacak. Şu anda referandum için kampanya başlamış değil. Sayın Akıncı plandan sonra 3 aylık bir süre verdi. Bu ikna edilme süresidir. Yeterli mi? Değildir. Bakın işte Kolombiya'da bile barış oldu dediler. Ne olduğu ortadadır. Bu ülkede 1974'ten beri barış vardır. Gerçek budur" diye konuştu.

“Bizim bazı konularda AB’ye uyum için 5 yıla ihtiyacımız var”

Olası bir çözüm durumunda Kıbrıs Türk tarafının çok zorlanacağının aşikar olduğunu kaydeden Denktaş “Bizim bazı konularda çözüm sonrası AB'ye uyum sağlamamız için en az 5 yıla ihtiyacımız var. Mesela toprak ıslahı konusunda AB’nin kesin uygulamaları vardır. Bizim toprağımızı uygun hale getirmemiz için en az 5 yıla ihtiyacımız vardır. Bu uzmanların görüşüdür. Bunlar öyle hemen geçilecek uyulacak bir şey değildir” diye konuştu.

KKTC Devleti için sert eleştiriler yapıldığını, çeşitli yakıştırmalar yapıldığını üzülerek izlediğini kaydeden Denktaş “Bu devlete yıllarca muz cumhuriyeti diyenler sonrasında iktidara gelince bu söylemi unuttular. Bu anlayış yavaş yavaş değişecek. Bu söylemleri yapanlar bugün bu devletin hukukunda çareler aramaktadır. Kendi devletine ceberrut diyenlerin kendine saygısı yoktur zaten. Bakınız, iki toplumlu iki kesimli federasyon tezi Denktaş'ın tezidir, Türk tezidir. Buna ilk çok kızan solcular şimdi buna sarılmıştır. Şimdi de onun kurduğu KKTC’de siyaset yapmaktadırlar” dedi.

Son günlerin en popüler konusu olan Mercedes makam araçları konusunda da değinen Denktaş araçlar konusunda en çok eleştiriyi kendisinin almasının normal olduğunu çünkü önerinin sahibinin kendi olduğunun bilindiğini söyledi.

“Makam araçları devlete aittir bana değil”

Denktaş "makam araçları konusunda en fazla eleştiriyi benim almam doğal çünkü öneri benimdir. Makam aracı için talep oldu, bakanlar kurulunda sordum. Başbakan ve bir bakanlık hariç ihtiyaç var denildi. Tek tek makamları aradım ve gördüm ki ihtiyaç var. Elimde bir leasing teklifi vardı. Onu değerlendirdim. Para vermedim. Bu araçları 30 bin kilometreye geldiği anda parasız bir şekilde değiştirebiliriz. Bu arada Mercedeslerin hala daha sözleşmesi yoktur, parasını vermedim ve makam araçlarının da hepsi gelmedi” diye konuştu.

Denktaş “ben makam arabası kullanmam. Benden sonra gelecek olanlar kullansın. Bu arabalar devlete aittir, bana değil. Bakınız bu sabah Türkiye’den konuk bakan gelecekti. Benim arabam uygun değil diye Eğitim Bakanının arabasını istedim ve dediler ki 'makinisttedir.' Ben de özel bir arabaya plaka takıp gidip bakanı karşıladım. Bu mudur bu devlete vebal görülen? Eğer bana daha ucuza makam arabası tedarik edecek bir şirket varsa buyursun gelsin hemen değerlendirelim” dedi.

“Mercedesler üzerinde yapılanlar ucuz siyasettir”

"Mercedesler üzerinde yapılanlar ucuz siyasettir, halkın duyguları ile oynamaktır. Bu kaynak bütçede zaten vardı biz de harcadık” diye konuşan Denktaş "Makam araçları ile ilgili ara emri duruşması Salı günü yapılacak ve ben bizzat mahkemeye gideceğim. Kendi talebimle gidiyorum. Orada kendimi savunacağım” ifadelerini kullandı.

CTP’nin bu konuda son derece düzeysiz ve popülist bir politika izlediğini belirten “CTP kendi döneminde bu makam araçları ile ilgili bir liste yayınladıydı. Kendileri çok akıllıdır da halkı ahmak zannederler ya, orada yazılan araçlar için makam arabası denilmez ya, öyle olmaz sanırlar herhalde. CTP o listede yayınladıklarına 'makam arabası' demediği için zannederler ki makam arabası değildir. Ama öyledir” diyen Denktaş "Bana 'ihtiyacım yok' diyenlere de bu araçları göndereceğim. İsteyen kullanmasın. Toplu olarak alınan araçlarda pazarlık payım yüksektir. Bizden sonra iktidara gelecek olanlar isterlerse bu yaptığım anlaşmayı bozup araçları iade edebilirler” dedi.

“Vatandaşlar eğer makam araçlarını düğünlerde görmek istemezse o zaman düğünlerde makam görmek istemesinler”

Makam araçları ile düğünlere etkinlikle gidilmesinin sosyal medyada çok eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine Denktaş “Vatandaşlar eğer makam araçlarını düğünlerde görmek istemezse o zaman düğünlerde makam görmek istemesinler. Biz bütün borçlarımızı tamamladıktan sonra bütçede var olan bir kalemin gereğini yerine getirdik. Tartışılması bile abestir" ifadelerini kullandı.

“Maaş sıkıntısı diye bir şey söz konusu bile değil”

UBP-DP Hükümetinin göreve gelmesinden sonra maaş ödemesi diye bir sıkıntının bir daha konu bile olmadığını belirten Denktaş şunları kaydetti;

“Lütfen bir 5 ay öncesini düşünün. Tek konu maaşlar ödenecek mi ödenmeyecek mi idi. Şimdi böyle bir konu hiç yoktur. İlk geldiğimiz ay maaşlar için 60 milyon borçlandık, ödedik. Ardından ikinci ay kendi gelirlerimizle ödeyip 60 milyonu da ödedik. Piyasaya para akıttıkça devletin geliri de kendiliğinden gelmeye başlar. Öyle bir noktaya geldik ki birçok borcumuzu ödedik."

"Bu parayı tamamen devletimizin gelirlerinden elde ettik. Benden öncekiler nereye bakacaklarını bilemediler herhalde. Yıllardan beri ilk kez Ekim ayında öğretmenlerin hazırlık ödeneklerini tamamen ödedik. Buna rağmen 'neden ödediniz' diyenler oldu. Hazırlık ödeneklerini bugün sabah misafir bakan geldi diye imza edemedim, öğleden sonra imzaladım. Ödemeler pazartesi yapılacak. Bu ülkenin ekonomisini ileri götürecek iki şey su ve elektriktir. Su geldi, elektrik de gelince büyük getirisi olacak."

 
8 Ekim 2016 Cumartesi 12:36
Okunma: 383
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)