Ana Sayfa » Kıbrıs » Denktaş Vefatının 40. Gününde Ankara'da Anıldı

Denktaş Vefatının 40. Gününde Ankara'da Anıldı

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Vefatının 40. Günü Dolayısıyla Ankara'da Anma Programı Gerçekleştirildi. Dünya Gençleri Dostluk Ve Dayanışma Derneği İle Kktc Ankara Büyükelçiliği'nin Katkılarıyla Düzenlenen Anma Etkinliği Kocatepe Camii'nde Denktaş İçin Okutulan Mevlid - İ Şerif İle Başladı.

 
 
Denktaş Vefatının 40. Gününde Ankara'da Anıldı
Akşam namazının ardından okutulan mevlide Denktaş'ın oğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ile UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre de katıldı. Okunan duaların ardından cemaate özel paketlerde hazırlanmış mevlid şekerleri ikram edildi.

PANEL

Mevlidin ardından TC Diyanet Vakfı Kocatepe Konferans Salonu'nda "Beşparmak Dağları'nda Bir Fidan'dan Efsane Çınar'a Rauf Denktaş" konulu panel düzenlendi.

Panelde, ömrünü Kıbrıs davasına adayan Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın verdiği büyük mücadele ve onun sadece Kıbrıslı Türklerin değil bütün dünyadaki Türklerin gözünde bir kahraman olarak görüldüğü görüşü ortaya konuldu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan panelde, Denktaş'ın yaşam öyküsünün, fotoğraflar ve görüntüler eşliğinde anlatıldığı belgesel film gösterildi.

Panelde açılış konuşmasını yapan Denktaş'ın oğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, hayatının tümünü milli bir davaya adayarak yaşayan Denktaş'ın tek başına kaldığı anlarda bile dünyaya haykırarak davasını savunan bir lider olduğunu belirtti.

"Denktaş, içeride halkına karşı müşfik bir babaydı. Sadece benim babam değil, hepimizin babasıydı. O hem Kıbrıs Türkü'nün hem Anadolu'da 'Türküm diyen' her Türk'e babacan bir yaklaşım içindeydi" diyen Serdar Denktaş, O'nun ailesine karşı çok şefkatli; dışarıda davası söz konusu olduğunda sert, dirençli, taviz vermeyen bir katılık içinde olduğunu vurguladı.

Denktaş'ın hiç bir zaman Türkiye'ye karşı kötü bir tutum içinde olmadığını ifade eden Serdar Denktaş, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Türkiye'nin çıkarlarını gözeten politikalar yürüttüğünü belirtti.

Serdar Denktaş, "Onu çok özleyeceğiz, çok arayacağız. O, başımız sıkıştığında sığınacağımız bir limandı. Derdimizi anlattığımızda çare üretmesi, insanlarla kol kola yürüyerek yola devam etmesi Ada'daki herkesin anlattığı gündelik olaylardı. Onunla anısı olmayan hiç bir Kıbrıslı Türk görmedim. Onun aleyhindeki insanlar bile ona saygı göstermişlerdir. O bu saygıyı hak etmiştir" dedi.

Babasına bir gün, "3 evladını kaybedip acıların en büyüğünü yaşadığın halde nasıl hala dava peşinde koşuyorsun?" diye sorduğunu anlatan oğul Denktaş, babasından şu cevabı aldığını söyledi:

"Allah'ın takdiridir. Bunu yaşıyorsam bir nedeni vardır. Bu topraklar vatan olsun diye evlatlarını şehit verenlerin, gazi verenlerin kanlarını hep konuşuruz ama ailelerinin yüreğine düşen o ateşi, çektiği acıyı hiç düşünmeyiz. İşte Allah bana bu acıyı yaşattı ki; bu vatana sahip çıkmamız gerektiğini anlayıp, bu toprağın önemini anlayayım."

Serdar Denktaş, "Yapmamız gereken tek şey onun yaptığı gibi anlayarak, anlatarak değil, Denktaş'ı yaşayarak yaşatmamız gerekir ki o huzurla uyuyabilsin" dedi.

LAKADAMYALI

KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Mustafa Lakadamyalı da, merhum Rauf Denktaş'ın bir dava adamı olduğunu, hayatını Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesine adayan büyük bir lider olduğunu söyledi.

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Türkiye sevdalısı bir devlet adamı olduğunu ve Türkiye'nin hak ve çıkarlarını gözeterek mücadelesini yürüttüğünü söyleyen Lakadamyalı, "Denktaş Kıbrıs Türkü'ne hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet hediye etti ve bize düşen görev merhum Cumhurbaşkanı'nı bize bıraktığı bu değerlerle yaşatmak. Onun en büyük eseri bize bıraktığı devlettir" şeklinde konuştu.

Panel yöneticiliğini AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ'ın yaptığı panele konuşmacı olarak, UBP Milletvekili Zorlu Töre, Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun ve Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ulvi Keser katıldı.

TÖRE

UBP Milletvekili Zorlu Töre, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı bir siyasetçi olarak ele almanın yanlış olduğunu söyleyerek, onun bir dava adamı ve lider olduğunu ifade etti.

Töre, "Denktaş Kıbrıs'ta bir destan yazdı, yokluk içinden bir devlet çıkardı. Çok şefkatli bir insandı ama milli davasında şahin gibiydi. Asla taviz vermezdi. Atatürk'ün ifade ettiği gibi bir Türk cihana bedeldir sözünün ta kendisiydi. Haklı olduğu yerde asla boyun eğmezdi" dedi.

KKTC'yi ortadan kaldırmak için emperyalist dünyanın büyük bir çaba içinde olduğuna işaret eden Töre, Denktaş'ın bunun farkında olduğunu ve her konuşmasında bunu hatırlattığını söyledi.

Denktaş'ın, "Canı cana, kanı kana katarak bu günlere geldik" sözünü hatırlatan Töre, merhum Denktaş'ın milli mücadelesinde en güzel ifadelerden biri olduğunu belirtti.

Atatürk'ün sözünü anımsatan Töre, "Denktaş'ın vücudu da bir gün toprak olacak ama Kıbrıs sonsuza kadar payidar kalacaktır. Biz, Denktaş'ın manevi evlatlarıyız. Denktaş'ı yaşatmak için KKTC'yi yaşatmak gerekir. Göndere çekilen bayrak bir daha oradan inmez" dedi.

KESER

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ulvi Keser de, 1955 yılından itibaren EOKA'nın Kıbrıs Adası'nı kan gölüne çevirdiği dönemde ileriyi gören Rauf Denktaş'ın kararlılıkla "mukavemet-i müselleha gerekir" yani "lafı bırakın silahlı direniş gerekir" dediğini hatırlattı.

Keser, vatan aşkıyla yanan Kıbrıs Türkleri'nin mahalli organizasyonlarla başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını gören Denktaş'ın yeraltı örgütlenmeleriyle Türk Mukavemet Teşkilatı'nı oluşturduğunu ve Türkiye'nin de desteğiyle teşkilatın faaliyetlere başladığını söyledi.

Keser, Kıbrıs Türkü olarak Denktaş'ı tanımaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyerek, kendisini rahmetle andı.

ATUN

Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ata Atun da panelde yaptığı konuşmada, 1963 - 1983 yılları arasında Kıbrıslı Türkler'in Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük öndeliğinde 1964 yılında Genel Komite'yle başlayıp 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığıyla sonuçlanan süreci anlattı.

1967'de Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi'nin ilan edildiğini anımsatan Atun, 4 maddelik Anayasa'nın 3. maddesinde "Her toplumun yönetimi altına girecek topraklar, ekonomik, yaşanabilirlik ve mülkiyet ışığında tartışılacaktır" ibaresini Denktaş'ın öngörülülüğü olarak değerlendirdi. Atun, müzakerelerin de bu çerçevede yürütüldüğünün altını çizdi.

Panelin ardından konuşmacılara katılım plaketleri takdim edildi.

(ESİN/SEL) FOTOĞRAFLI


TAK
 
23 Şubat 2012 Perşembe 10:07
Okunma: 437
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)