Ana Sayfa » Seçim 2013 » Denktaş'tan geniş kapsamlı basın toplantısı

Denktaş'tan geniş kapsamlı basın toplantısı

DP Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, düzenlediği basın toplantısında seçim sürecinde yaşananları ve “Geleceğin Yol Haritası” seçim bildirgesine ek olarak “50 Soruda Geleceğin KKTC’si”, Ekonomi, Sağlık ve Milli Eğitim politikaları ve bölgesel kalkınma projelerini bugün kamuoyu ile paylaştı.

 
 
Denktaş'tan geniş kapsamlı basın toplantısı
DP Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, düzenlediği basın toplantısında seçim sürecinde yaşananları ve “Geleceğin Yol Haritası” seçim bildirgesine ek olarak “50 Soruda Geleceğin KKTC’si”, Ekonomi, Sağlık ve Milli Eğitim politikaları ve bölgesel kalkınma projelerini bugün kamuoyu ile paylaştı.



DENKTAŞ; “VATANDAŞLARIMIZI İYİ YÖNETİMLE TANIŞMAYA DAVET EDİYORUM”



DP Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş bugün yaptığı basın toplantısında şunları söyledi:



“DEĞERLİ ARKADAŞLAR



Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Seçim gündemi yoğun ve bu yoğunluk sizleri hayli yordu. Bu yorgunluğa rağmen karşımda sizleri pırıl pırıl, canlı ve enerjik görmek beni mutlu etti.



Seçim süreci başladığından beri sizlerin aracılığı ile halkımıza vizyonumuzu, sorunlara çözüm yaklaşımlarımızı anlattım, adaylarımızı tanıttım. Bu kez seçmene özel bir sesleniş yapmak üzere karşınızdayım. Bana göre KKTC, doğru değerlendirilirse tarihi bir seçim yaşayacak ve belki de ülkemizin dönüm noktası olacak bir kilometre taşına seçmen, hep birlikte imza atacak. Bu nedenle genelde seçmene, özelde ise sandığa gitmemeyi düşünen kesimimize sesleneceğim bu toplantıyı, bir seçim propagandasından çok toplumsal sorumluluk olarak görüyorum.



HAYATIN ÖZÜNDE DEĞİŞİM VAR



Hepimiz biliyoruz, değişim hayatın özünde var. Dünya sürekli değişiyor ve gelişiyor. Bu değişim ve gelişime ayak uydurabilenler yollarına devam ederken, diğerleri “çaresizliği” yaşamlarının merkezine koyarak ömürlerini tüketiyorlar.



Değerli arkadaşlar, “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” devri bitti. Siz, biz, diye bir şey yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu yüzden yapılacak yanlış bir seçimin yaratacağı sonuçlar hepimize aynı mesafede duruyor.



DEĞİŞMEZSEK İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ KISIR DÖNGÜDEKİ TUTSAKLIĞIMIZ GELECEĞİMİZİ KARARTACAKTIR



Bu değişim ortamında bizlere düşen, Dünyayı, ülkemizi sürekli olarak izlemek, terk edilmesi gereken değerlerle, bunların yerine konulması gereken değerleri doğru okumak ve kendimizi değişime uygun olarak yenilemektir. Bizi tutsak eden zincirlerden kurtulmamız için bu yaklaşım olmazsa olmazımızdır.



Aksi takdirde, içinde bulunduğumuz kısır döngüdeki tutsaklığımız geleceğimizi karartacaktır.



YENİ DÜNYA ANLAYIŞININ MERKEZİNDE İNSAN VAR



Dünya artık bir bütün ve merkezinde insan var. Merkezinde “İnsan” olan yeni Dünya Anlayışı; milli gelirin dengeli dağılımını, ülkelerin dengeli gelişimini, insan haklarının daha da iyileştirilmesini, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımının artırılmasını, bilgi ve iletişim teknolojisinin yaygınlaştırılmasını, sosyal ve kültürel altyapının güçlendirilmesini, sağlık ve eğitim hizmetlerinin tüm vatandaşlara ulaşmasını, çevre koruma bilincinin geliştirilmesini, kısaca bireyin yaşam kalitesini her yönde artıracak tüm faktörleri içine alan bir ilerleme kavramını öngörmektedir.



Biz bu öngörünün dışında kalamayız ve bu yönde değişimi acil, hiç vakit kaybetmeden, geç kalmadan sağlamak zorundayız ve bir kez daha tekrar ediyorum, 28 Temmuz Seçimi bunu sağlamak için büyük bir şans olarak karşımızdadır.



HER ŞEY DEĞİŞTİ SİYASİ ZİHNİYET HARİÇ



On yıl önceyi göz önüne aldığımızda, ülkemizde de pek çok şeyin değiştiğini rahatlıkla görebiliriz. Onca şeyin değişmesine rağmen, siyaset ortamı ve siyasi zihniyetin değişmemesi, ülkemizin karabasanı olarak karşımızda durmaktadır..



Bu nedenle, on yıl önce de kamu reformu diyorduk, seçim yasası diyorduk, popülizm son bulsun diyorduk, yine aynı şeyleri diyoruz. Artık bu yapıya son vermenin zamanı geldi. Biz buna talibiz, biz buna hazırız ve halkımızın desteğini bekliyoruz.



PARTİMİZ DEĞİŞTİ; GELİŞTİ, YENİLENDİ



Dünyada her şeyin değiştiği bir dönemde, partimizde son üç yıldır hızlı ve yapısal bir değişim süreci başlattık. Takdir edersiniz ki yapısal değişim zorlu bir süreçtir. Bu süreci başarıyla tamamladık. Ülkemizin ve halkımızın ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yapıya kavuştuk. Geldiğimiz noktanın ne denli güçlü olduğunun en önemli göstergesi, çok kısa bir sürede, tam uzlaşı ile aramıza yeni katılan milletvekili arkadaşlarımızla birlikte DPUG olarak yapılanmamızdır.



BEN DE DEĞİŞTİM



Hayat özü değişim iken değişmemek, gelişmemek ve öğrenmemek bize bahşedilen akla ve zekaya hakarettir.



Geçmişteki Serdar Denktaş’a baktığımda, onun biraz aceleci, biraz fevri, biraz da duygusal buluyorum. O zaman ki Serdar Denktaş’a kızıyor muyum? Asla, bugün beni ben yapan, sahip olduğum olgunluğa, bilgi ve tecrübeye ulaşmamı sağlayan geçmiş deneyimlerimdir ve ben o deneyimlere ancak teşekkür edebilirim.



ZİHİNLERİMİZDE DEVRİM YAPMA ZAMANI GELMİŞTİR



Matematik hayatın her alanında temel çıkış noktası. Bu nedenle, bizim attığımız her adımın arkasında ciddi bir matematik var. Bizim matematiğimizde, esas olan ülkemizin ve halkımızın ihtiyaçları. Bir konunun altını önemle çizmek isterim ki, ülkemin ve ülkemin insanlarının en önemli ihtiyacı siyasi zihniyet değişimidir. Bizi tutsak eden eski düşünce kalıplarımızı değiştirerek, zihinlerimizde devrim yapma zamanı gelmiştir.



SADECE SİYASİLER DEĞİL SEÇMEN DE ZİHNİYETİNİ DEĞİŞTİRMELİDİR



Yine hepimiz biliyoruz ki yaşadığımız her şey seçimlerimizin sonucu. Mesleğimizi, eşimizi, arkadaşlarımızı, sosyal çevremizi biz seçiyoruz. Sonrasında yaşadıklarımız da bu seçimlerin sonucu oluyor. Seçmenimiz de kendini yönetecek, temsilcilerini seçerken, bundan sonra yaşayacaklarının bu seçimin bir sonucu olacağını bilerek hareket etmelidir. Eski düşünce kalıplarıyla yapılacak bir değerlendirme sonucunda, yine vaatler yumağında gözü kamaşan insanımız, seçim sonrası kim bilir kaçıncı kez yaşayacağı hayal kırıklığına hazır olmalıdır.



SİYASET VE SİYASİLER SAYGIN KONUMA ULAŞMALIDIR



Siyasetçi denilince, vatandaşımızın aklına neler geliyor? Seçilene kadar vaat üstüne vaat eden, seçildikten sonra unutan, kolaylıkla yalan söyleyebilen, koltuğunu kaybetmemek için her türlü tavizi verebilen, yapamadığı her iş için geçmişi suçlayarak türlü mazeretler uyduran ve güven duyulmayan bir şahsiyet. Acı ama gerçek bu.



DPUG İLE SİYASİLERE DUYULAN GÜVENSİZLİK SORUNU AŞILACAK



Siyaset ve siyasiler hak ettikleri saygın konuma ulaşmalıdır. Bu noktaya gelmeyi sağlayacak olan da seçmenimizdir. Bireysel ihtiyaçlarının karşılanması yerine ülkesinin ihtiyaçlarının karşılanmasını tercih ederek seçim yapanlar, sonrasında bireysel olarak da kazanacaklardır. Bu kazanç, ahbap, çavuş ilişkisi yerine oturmuş bir sistemle yönetilen bir ülkenin vatandaşı olmaktır. Bu sayede, siyaset hak ettiği saygınlığa ulaşacak. Yetişmiş beyinlerimiz bu yapı içerisinde olmayı daha fazla talep edeceklerdir. Bugünkü yapısıyla, DPUG siyasilere duyulan güvensizlik sorununu ortadan kaldıracak bir adrestir ve bu adreste buluşmayı bekliyoruz.







BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞANLARA DUR DENİLMELİ



Yıllardan beridir bizi bölerek kamplaştırarak mevcut düzenin devamını sağlayan partiler ve bu partilerin iktidardaki varlığından nemalananlar olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu seçimlerde yine meşhur ikizler ve onların varlığından nemalananlar insanımızın arasında yönlendirmeler yapmaya çalışıyor. Kimi zaman TC kökenli-Kıbrıs kökenli diyerek,kimi zaman çözüm taraftarı-karşıtı diyerek bizi kamplaştırma çalışmaları devam ediyor.

Gelin işin gerçeğine bakalım.



KKTC vatandaşı olup burada yaşayan her fert Türkiye'ye gittiğinde kendisine "Kıbrıslı" diye bakılmakta öyle seslenilmektedir. Ve her fert Türkiye'ye gittiğinde Baflı ,Limasollu,Adanalı,Trabzonlu olduğunu bir kenara koyarak Kıbrıslı olmayı ayrıcalık olarak görmektedir. KKTC'ye döndüğümüzde ise özellikle seçim dönemlerimizde doğum yerimiz,kökenimiz kendi içimizde sorun haline getirilmektedir. Oysa gerçekçi düşünürsek hepimiz Anadolu kökenliyiz..Kimimiz Osmanlı İmparatorluğu Anadolusundan,kimimiz Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk'ün Anadolusundan geldik. Bizi kendi içimizde bölmek isteyenlerin gerçek niyetinin ne olduğunu biraz düşünürsek anlarız ki gerçek niyet statükonun değişmemesi,mevcut durumdan nemalananların güçlenmesi ve KKTC vatandaşlarının fakir kalarak muhtaç durumda kalması olduğu ortaya çıkar.Muhtaç olmalıyız ki günü geldiğinde bizi istedikleri noktaya sürükleyebilsinler. Rica ile yaşam devam etsin..Bu düzen artık son bulmalı ve 28 Temmuz bu düzenin son kullanım tarihi olarak belirlenmeli.



İŞ SÖZÜ VEREREK GELECEĞİ İPOTEK ALTINA ALIYORLAR



Seçimlerde başa oynayan üç partinin ikisi yine kapı kapı dolaşarak iş vaadlerinde bulunmaktadırlar. Gençlerimizin geleceğe yönelik ümitlerini oya devşirmeye çalışmaktadırlar. CTP ile UBP bu alanda birbirleri ile yarışmaya devam ederken,yitirilen umutların gelecekten, söz yerine gelmeyince ortaya çıkan öfkenin devletten çıkarıldığı gerçeği umurlarında olmuyor. Sizin geleceğinizle oynamak bu iki partinin ortak özelliği olarak ortaya çıkıyor.



GELECEK YENİLENECEK VE DEĞİŞECEK



Yıllar içerisinde oy kaybetmek pahasına hep doğruları paylaştığımız halkımıza bu kez yine doğruları hatırlatarak seslenmek istiyorum.

Gerek şahsıma gerekse partime yapılan saldırıların altında sizin geleceğinizin değişmemesi güdüsü yatmaktadır. Bu seçimler sadece bireylerin değil,halkımızın ve devletimizin de kader seçimidir. Geleceğe küsmek,yalana kanmak,bireysel tercihlere yenik düşmek bu seçimin sonucundan falza gelecekle ilgili beklentilerimizin sonucunu şekillendirecektir.Unutmayınız...gelecek ya hepimiz için daha güzel olacaktır,ya da sadece birileri yine güzel günler yaşarken geriye kalanlarımız da adaletsizliğe,eşitsizliğe,eğitimsizliğe ve sağlıklız bir yaşama mahkum edileceklerdir.







TÜRKİYE'YE YÜREKTEN BAĞLI,KENDİNE GÜVENEN BİR KKTC İÇİN GELECEĞİZ



Ben bir Denktaş'ım. Türkiye'ye gönül bağım sorgulanamaz.Büyüdüğüm evde soluduğum hava buna müsade etmez.Ve ben Kıbrıslı bir Türküm.KKTC'ye gönülden inanmış,kurulan bu ikinci Türk devletini geleceğimizin ve eşitlik iddiamızın en büyük teminatı olarak gören bir siyasetçiyim.

KKTC'nin her alanda güçlenmesini Türkiye'nin onuru, KKTC vatandaşlarının saygınlığının artması olarak görürüm.

Bu hedefe varmak için özveri gerekiyor olduğunun bilinciyle hareket eder,insanımızın bu özveri dönemini en sağlıklı şekilde geçirmesini bir gereklilik olarak görürüm. Kendi insanımın bugününü ve geleceğini yanlış etkileyecek bir yaklaşım gördüğümde bunu seslendirmeyi vatandaşımızın bana bahşetmiş olduğu asli görev olarak görür ve bu görevi yerine getiririm. Her konuda olduğu gibi bu konuda da düşmanca değil dostça kendi bildiğim doğruları ortaya koyar kendimi ve halkımı savunurum. Bu özelliğim bana atalarımdan gelen en büyük mirastır.Bunu böyle bilir böyle davranırım.



VATANDAŞLARIMIZI İYİ YÖNETİMLE TANIŞMAYA DAVET EDİYORUM



Dağınık olabiliriz.her tarafımız kirli de olabilir.bunun nedeni kötü yönetim ve son zamanlarda yaşadığımız yönetimsizliktir. Evimiz olarak kabul ettiğimiz KKTC'ni toparlamak da, temizlemek de hepimizin görevidir. Bir avuç insan,bir karış toprak üzerinde yaşamaktayız. Birlikte hareket eder gücümüzü doğru noktada birleştirirsek bu evi temizlemek ve tertiplemek son derece kolaydır. Herşeye rağmen ülkemizin kendine has özellikleri ve güzellikleri, yıllardan beridir Türkiye'nin yardımları ile de gerçekleşen alt yapımız ,eğer istiyorsak iyi bir yönetimle hepimizin avantajına kullanılabilir. 28 Temmuz bu anlamda önemli bir tarih. O gün, yönlendirmelere aldanmadan DPUG'nin meşalesinin altına vuracağınız mühür iyi ve dürüst bir yönetimi iş başına getirdiğinde bu güzellikleri görmemizi engelleyen perde halkımız tarafından sökülüp atıldığında varolan güzel ve iyi taraflarımızı hep birlikte yaşamak ve geliştirmek mümkün olacaktır.



HAYDİ...SON BİR GAYRET



Güzel günlere ulaşmaya çok az kaldı. Şimdi söz siz halkımızın. Yıllardan beridir söylenmekten başka birşey yapmayanlara,sözünüzü söyleme vakti geldi. Sandık ortada,güç ise halkımızın elinde. Yetki verirseniz güzel bir gelecek sizin elinizde.



28 TEMMUZ sizlere giydirilen karanlık günleri yırtıp attığınız, geleceğinizi aydınlattığınız gün olsun.Yeter artık diyorsanız DPUG meşalesinin altına mühürünüzü vurarak geleceğinizi aydın kılınız.



Sağ olun, var olun…”

Denktaş daha sonra,  “Geleceğin Yol Haritası” seçim bildirgesine ek olarak “50 Soruda Geleceğin KKTC’si”, Ekonomi, Sağlık ve Milli Eğitim politikaları ve bölgesel kalkınma projelerini anlattı.



“İktidarımızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, KKTC yenilenecek” diyen Denktaş, “DP Ulusal Güçler olarak ülkemiz için en iyisini düşünüyoruz, bu nedenle ülkemizin en iyi uzmanlarından yardım alarak programımızı hazırladık” dedi.



Denktaş KKTC’de ilk defa bu kadar geniş kapsamlı ve bölgelere göre hazırlanmış program hazırlandığına işaret ederek şöyle dedi; “Yıllarca halkımız ile iç içe olarak onların sorunlarını dinledik… Hiçbir zaman bu sorunları büyüterek bundan siyasi kazanç elde etmeye çalışmadık. Her zaman bu sorunların düzeltilmesi için mecliste savaş verdik fakat mevcut hükümetler bu sorunları çözmeye yanaşmadı. Şimdi önümüzde bir seçim var. Bizler Başbakanlık yetkisini halkımızdan alarak çözülmeyen bu sorunları çözerek ülkemizi güçlü kılmak ve halkımızın refah seviyesini yükseltmek istiyoruz. Bu nedenle vatandaşlarımızdan özel ricamız hazırladığımız programı iyi incelemeleri ve ona göre karar vermeleridir. Biz kendimizden ve ortaya koyduğumuz projelerden çok eminiz. Bu nedenle hiç şüphe yok ki halkımızın kararı DP Ulusal Güçler’den yana olacaktır” dedi.



Hazırlanan programlar hakkında da bilgi veren Denktaş, seçim bildirgeleri “Geleceğin Yol Haritası”nda yer alan Ekonomi, Sağlık ve Eğitim politikalarının genişletilmiş hallerinin yanı sıra halkın aklında yer alan sorulara yanıt niteliği taşıyan “50 Soruda KKTC’nin Geleceği” isimli kitapçığı da tanıttı.  Denktaş, “Bilindiği üzere iki yıl boyunca ülkemizin her köşesinde ‘Halk Kürsü’sünü kurmuştuk. Bu kürsülerde vatandaşlarımız sorular sormuş, sorunlarını anlatmışlardı. Raporlar haline getirilen tüm bu soru ve sorunları, yine alanında uzman ekipler tarafından cevaplarıyla birlikte bir araya getirerek “50 Soruda KKTC’nin Geleceği” kitapçığını oluşturduk. Bu kitapçık incelendiğinde DP Ulusal Güçler’in iktadara ne kadar hazır olduğu görülecektir” dedi.



KKTC’de ilk defa hazırlanan bölgesel kalkınma projelerini de anlatan Denktaş, “Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele için ayrı ayrı hazırladığımız kalkınma projelerimizi içeren kitapçıklar eminim halkımızın özlemle beklediği reformları içeriyor. DP Ulusal Güçler olarak ortaya koyduğumuz iddia, ülkemizin bir bütün halinde kalkınmasıdır. Bu iddiamızda ne kadar ciddi olduğumuzu ortaya koyan bu kitapçıklar, bizim aynı zamanda yol haritamızı oluşturmaktadır. DP Ulusal Güçler olarak bir bölge kalkınıyorken diğer bölgelerin geri kalmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle her bölge için, bölgelerin özellikleri ve nitelikleri göz önüne alınarak bu kitapçıklar hazırlanmıştır. Şimdiden tüm bölgelerimiz için bu kalkınma projelerinin hayırlı olmasını diliyoruz”



Basın toplantısının sonunda halkı 19 Temmuz’da gerçekleşecek olan Şafak Nöbetine davet eden Denktaş, partililerine seslenerek yalnız Türkiye ve KKTC bayraklarıyla bu etkinliği katılmaya çağırdı. Denktaş petrol sızıntısı ve yangın felaketlerine değinen Denktaş, umarım birdaha bunları yaşamayız dedi.



Gazetecilerinde sorularını yanıtlayan Denktaş, hazırlanan tüm programları vatandaşlara ulaştırmaya çalıştıklarını ancak programlara ulaşamayan vatandaşların aynı zamanda DP Ulusal Güçler’in resmi web sitesi www.dp-ug.com adresinden tüm projelere ulaşılabileceğini belirtti.



Bir çok köşe yazarı ve basın mensubunun katıldığı toplantı, Kıbrıs Tv, Genç Tv, Sim Tv ve Ada Tv’den canlı olarak ekranlara taşındı..



 
18 Temmuz 2013 Perşembe 12:14
Okunma: 1631
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)