Ana Sayfa » Kıbrıs » Diker davası devam ediyor

Diker davası devam ediyor

Öz oğlu Mustafa Diker’e tecavüz edip, kimseye söylememesi için döve döve öldüren Erol Diker’in, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde görüşülen tahkikat duruşmasının üçüncü oturumunda komşuları tanık olarak dinlendi.

 
 
Diker davası devam ediyor
Suna ERDEN / STARKIBRIS

Erol Diker ile aynı sitede kalan Serap Gezer ile Tayfun Gezer çifti, Mustafa Diker’in yaşadığı acılı anları mahkemeye anlattı. Komşuları, Mustafa’nın kemerle dayak yediğini, sürekli vücudunda morluklarla gezdiğini söyledi.

KOMUŞLARI OLANLARI ANLATTI: Lefkoşa Kaza Mahkemesi kıdemli yargıcı Fügen Ulutekin’in huzurunda görüşülen dünkü oturumda iddia makamı Başsavcılık adına Savcı Aliye Özçınar ve sanık Erol Diker şahsen hazır bulundu. Lefkoşa Cürümleri Önleme Şubesi (CÖŞ) Amiri ve meselenin tahkikat subayı olan Müfettiş Aslan Coşkun’un ifadesi okundu ve Coşkun tarafından imzalandı. İddia makamı Coşkun’un ardından tanık kürsüsüne Erol Diker’in komşuları Serap Gezer, Tayfun Gezer ve Mustafa’nın cesedini Taşkent çöplüğünde bulan Orman Dairesi çalışanı Mustafa Çandar’ı tanık kürsüsüne çıkardı.

SAÇLARI PARLAK, GÜZEL BİR ÇOCUKTU: İlk olarak kürsüye çıkan Serap Sezer, Mustafa’nın kaybolduğu güne kadar olan süreci ve sonrasını anlattı: “Biri 4, biri 8 yaşında iki çocuk annesiyim. Haspolat’ta Erol Diker’in yaşadığı Tüfekçi Yaşam Sitesi’ne kalıyoruz. Mustafa Diker’i Şubat ayında tanıdım. Mustafa Diker, benim çocuklarımla oyun oynardı. Parlak saçları olan güzel kıpır kıpır bir çocuktu. Çocuklarımla oyun oynar yemek yerdi. Mustafa’nın yüzünde ve sırtında morluklar görüyordum. Özellikle sırtında kemer izleri vardı.”

ÖZLEM DİKER“İSTERSEN EVLATLIK AL”: “Özlem Diker ile konuştum. Çocuğun yüzünde neden morluklar var diye sordum. Özlem bana, “Yere düştü. Çok istiyorsan evlatlık al” dedi. Bir keresinde Mustafa’ya sordum. Bana, “Babam beni kemerle dövüyor” şeklinde cevap verdi. Son zamanlarda yürüyüşü de değişmişti. Oturup kalkmakta güçlük çekiyordu. İçine kapanık bir çocuk haline gelmişti. Çocuğun bu halini görünce Erol Diker’i uyardık, o günden sonra Mustafa bize gelmemeye başladı. Sordum, “Babam kızıyor, izin vermiyor” dedi.”

EROL DİKER ÇOK RAHATTI: “Bir keresinde Özlem Diker ile konuşmuştuk. Eşi Erol Diker’in kendisini aldattığını, bu nedenle yataklarını ayırdığını söylemişti. Mustafa’yı en son 6 Nisan 2012 tarihinde mahallede görmüştüm. Ertesi gün babası geldi. Ben ve eşim bahçede çalışıyorduk. Bize, “Mustafa yine evden kaçtı” dedi. Ben de “Eğer Mustafa’yı bize gelmesin diye tembih etmeseydin kaybolduğunda bizde bulurdun” dedim. Babası, Mustafa’ya öyle bir şey söylemediğini, yalan konuştuğunu söyledi. Akşam saatlerinde Erol Diker’in evine gittik. Mustafa’yı arama teklifinde bulunduk. Erol Diker kanepede uzanmış gayet rahat bir şekilde televizyon izliyordu.”

ÖLDÜĞÜNÜ TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM: Özlem Diker, eşim Tayfun, oğlum ve kızım hep birlikte Mustafa’yı aramaya çıktılar. Ben Özlem’in küçük oğlu uyuduğu için evde bekledim. Daha sonra geldiler, biz de gittik. Mustafa’nın öldüğünü televizyondan öğrendim.”

“BABASINI UYARDIM”: Serap Gezer’in ardından eşi Tayfun Gezer, tanık kürsüsüne çıkarak bildiklerini aktardı. Tayfun Gezer, Mustafa’nın öldüğünü televizyondan öğrendiklerini, eşinin ağlamaktan psikolojisinin bozulduğunu belirterek şunları anlattı: “Mustafa’nın gözünde ve kulağının arkasında morluklar görüyordum. Bir gün babası Erol Diker ile yolda karşılaştık. Ona, “Çocuk öyle dövülmez” dedim. Erol Diker ise, “yaramazlık yapıyor” cevabını verdi. O günden itibaren Mustafa daha az bize gelmeye başladı. Bir iki kere evden kaçtığını duydum. Mustafa’yı en son 6 Nisan’da mahallemizde gördüm.”

ÖZLEM DİKER DE ARAMA YAPTI: “Ertesi gün babası bize gelip, “Çocuğum kayboldu. Gördünüz mü” diye sordu. O akşam Erol Diker’in evine gittik. Çocuğu aramak için teklifte bulunduk. Özlem Diker, oğlum, kızım ve ben Mustafa’yı aramaya gittik. Oğlumla oyun oynadığı için gidebileceği yerleri bilebileceğini düşündüm. Stadyuma gittik. Araçtan indik, Mustafa diye seslenerek arama yapıyorduk. Özlem Diker de Mustafa’nın adını bağırarak arama yapıyordu. Hayatım boyunca gördüğüm en büyük terbiyesizlik, Allah ıslah etsin.”

“İNSAN DEĞİL, VİTRİN MANKENİ SANDIM”: Gezer çiftinin ardından tanık kürsüsüne Orman Dairesi çalışanı Mustafa Çandar çıktı. Çandar 13 Nisan 2012 tarihinde devriyeye çıktığını, Taşkent’teki Ali Baba Tepesi’ne gittiğini belirterek, “Yığınların altında iki tane ayak gördüm. İnsan olup olmadığına ilk etapta karar veremedim. Giyinik olduğu için vitrin mankeni sandım. Biraz yaklaştım. Çocuğun kafasını görünce insan olduğunu anladım. Rafın altında üzerinde kırmızı eşofman, etrafında uçuşan sinekler olan çocuk cesedini görünce hemen polisi aradım.
Tahkikat duruşması tanıkların dinlenmesi için 31 Ağustos 2012 tarihine ertelendi.
 
28 Ağustos 2012 Salı 09:11
Okunma: 1176
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)