Ana Sayfa » Kıbrıs » Downer: "müzakereler ilânihaye devam edemez"

Downer: "müzakereler ilânihaye devam edemez"

Downer'den tehdit kokan sözler : "Hiçbir şey yapmadan çıkmazın sonsuza kadar devam etmesine izin vermeyeceğiz. Buraya o kadar para harcayıp, sonuç çıkmamasına müsaade etmeyeceğiz."

 
 
Downer:
Aleksander Downer, Alithia'ya verdiği mülakatta, çıkmazın, hiçbir şey yapmadan ilânihaye sürmesine; bunca zamandır onca para harcamışken hiçbir sonuç çıkmamasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Genel Sekreter'in Özel Danışmanı; çıkmaz olması halinde grubunun Ada'dan ayrılabileceği imasında da bulundu.


Liderlerin BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la 7 Temmuz'da Cenevre'de yapacakları üçlü görüşmeye Cumhurbaşkanı Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın hazır olduğuna inanıp inanmadığı sorulan Downer, iki tarafın da 7 Temmuz'da Genel Sekreter'in önüne daha çok görüş birliği koymaya odaklandığını belirterek şunları ekledi:


"Şunu söylemeliyim, boğucu takvimler yok ama müzakereler ilânihaye devam edemez. Kıbrıs 2012'nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralacağı ve ardından da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacağı için prosedürü çok daha önce tamamlamamız gerek. Kıbrıs ve Türkiye'deki genel seçimler nedeniyle çok zaman kaybettik. Ancak seçimler bitti, başka haklı gerekçe yok ve kimse bana; şimdi de yerel seçimlerimiz var diyemez. Aksi halde (prosedürü) tamamlayamayacağız."


"BAN CENEVRE'DE BÜTÜN BAŞLIKLARI İNCELEMEK İSTİYOR"


Downer'a üçlü görüşmenin gündeminin yapılıp yapılmadığı ve görüşmede hangi konuların ele alınacağı soruldu. Aleksander Downer, BM Genel Sekreteri'nin; hangi başlıklarda görüş birlikleri olduğunu saptamak ve geriye kalan konularda görüş birliklerine ulaşma yöntemlerini belirlemek için ana müzakere başlıklarının tamamını incelemek istediğini söyledi. Downer "Liderlerin, önümüzdeki ayların yönetimine dair önerilerle geleceklerine inanıyorum. Aksi halde prosedür büyük darbe alacak" dedi.


Bir pazarlığın başlayacağını mı kastettiği sorulduğunda Downer, "Her nasıl adlandırırsanız. Biz, açık kalan bütün ana meseleleri liderlerin çözmesini istiyoruz" şeklinde konuştu ve şunları söyledi:


"2010'DAKİ YOĞUNLAŞTIRILMIŞ MÜZAKERE METODOLOJİSİNE GERİ DÖNÜLMELİ"


"Bütün detayları halletmelerini beklemiyoruz. 'Aşağıdan yukarıya kadar' müzakere etmeye başlarsak, yani küçük anlaşmazlıklardan başlar ve yukarı; çok daha önemli konulara doğru gidersek o zaman asla bitiremeyiz, tamamlamak için bir 50 sene daha isteriz. Açık olan ana konuları yakalamalı, bunları yönetip çözme yollarını bulmalıyız. Şunu da vurgulamak isterim müzakere prosedürü yoğunlaştırılmalıdır.  Ocak 2010'da, Genel Sekreter'in Kıbrıs'ı ziyaretinden hemen önce, üçer günlük iki yoğunlaştırılmış görüşme gerçekleştirdik ve verimli oldu. Yeniden bu tip bir metodolojiye girmemiz gerektiğine inanıyorum."


Gazetenin açık konuların, başlıklar birleştirilerek mi yoksa teker teker müzakereyle mi olacağını sormasına karşılık, her ikisinin de yapılabileceğini söyleyen Downer şöyle devam etti:


"Öteki tarafa gidip, istediklerim bunlar diyerek hangilerini alabileceğine baktığın bir maksimalist yaklaşım var; bir de muhatabına 'ben bu meseleleri kabul edebilirim, senin de şu meseleleri kabul edebileceğine inanıyorum' diyerek muhatabını 'hedeflediğin' yaklaşım var. Bu köprü kurucu öneriler metodudur ve bunu söyleyebilirim. Kıbrıs sorununda maksimalist tezler ortaya koyma dönemi kesinlikle bitmiştir. Artık köprüler kurulması gerek.  Her görüşme taraflar köprü kurucu önerilerle gelmelidir."


Rum Yönetimi Başkanı'nın, müzakerelerin sonuç verebilmesi için Mülkiyet ve Toprak başlıklarının birleştirilmesi gerektiği söyleminin hatırlatılmasına karşılık Downer, istenilenin; Kıbrıs'ın iki bölgeli iki toplumlu, siyasi eşitliği, tek egemenliği, tek uluslararası temsiliyeti ve tek vatandaşlığı olan bir federasyon olarak yeniden birleşmesi olduğunu söyledi. Zorluğun iki bölgelilik ve iki toplumluluk olarak adlandırılan noktada olduğuna işaret eden Downer; "Kıbrıs'ta bir Kıbrıs Türk bölgesi olacak olması Toprağın ve Mülkiyet'in kalbine götürüyor. Çok hassas meseleler ve birleştiklerini kimse reddetmiyor" dedi.


"BM DE TOPRAK İADESİ İSTİYOR AMA BU, BAŞLIĞIN MÜZAKERE EDİLMEYECEĞİ ANLAMINA GELMEZ"


Gazetenin, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun bunu, üçlü görüşmenin ardından Ada'daki bir pazarlıkta görüşmeye niyetli görünmediği gözlemini ortaya koyması üzerine Downer, "Son tahlilde bu meseleler birlikte görüşülmelidir, mesele zamanıdır" dedi. Kıbrıslı Türkler için Toprak başlığının Kıbrıslı Rumlar için olandan çok daha hassas olduğuna işaret eden Aleksander Downer, BM'nin de toprak iadesi olmasını istediğini ancak bunun; toprak konusunun müzakere edilmeyeceği anlamına gelmediğini vurguladı.


Müzakerelerdeki pazarlık faslının ne kadar süreceğinin Cenevre'de görüşüleceğine işaret eden Downer müzakerelerin resmi bir takvimi olmadığını ancak müzakerelerin verimli olmasını isteyenlerin dikkate alması gereken kilit-zaman noktaları olduğunu dile getirdi.. Downer şu anda, bütün prosedürün Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devralmasından önce bitmesi gerektiği argümanı bulunduğuna işaret ederek Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'ın da Ada'yı ziyareti sırasında buna işaret ettiğini hatırlattı.


Downer'e Kıbrıs sorununda çok taraflı konferans düzenlenmesini gerekli görüp görmediği ve bunun ne zamana tarihlendiği soruldu. Downer, iki tarafın, çok taraflı konferansa olanak tanıyacak formülde uzlaşması gerektiğine, uzlaşmamaları halinde, konferansın da yapılmayacağına işaret etti.


"2010'DA SÖZDE KALAN MUTABAKAT YOK, BÜTÜN GÖRÜŞ BİRLİKLERİ NOT EDİLDİ"


Ocak 2010'da 2'nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığının pek çok noktasında sözlü uzlaşıya vardığı, şimdi Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun bunların çoğunu kabul etmediği şeklinde Rum basınında yer alan haberlerin hatırlatılması üzerine ise Downer şunları söyledi:


"O zaman, uzlaşılan her şeyi not etmiştik. Kıbrıslı Rumlarla böyle bir konu olmadı çünkü liderleri aynı kaldı. Şimdi Sayın Eroğlu ve grubu, kaydedilmiş olan görüş birliklerine uymaya devam edeceklerinde ısrar ediyorlar.  Ancak tam görüş birliği sağlanamayan, neredeyse görüş birlikleri de var ve bunların daha ileri görüşülmesi gerekiyor. Şahsen bundan Rumlar kadar çok endişe duymuyorum,  bu meselelerin halledileceğine inanıyorum."


Müzakerelerin başarısız olması halinde Genel Sekreter'in, Güvenlik Konseyi'nin onayı olmadan iyi niyet misyonuna son verip veremeyeceği sorusuna da muhatap olan Downer, böyle kesin ikilemlere girilmesi gerektiği inancında olmadığını söyledi. Downer  "Ancak prosedürün başarısızlığa uğradığı, görüşmelerin bir anlamı kalmadığı, müzakerelerin başarılı sonuç perspektifi olmadığı sonucuna varırsak bu; Genel Sekreter'in, o zaman hâkim olacak şartlara göre göğüslemesi gerekecek bir şeydir" dedi, şunları ekledi:


"Diğer bir deyişle, hiçbir şey yapmadan çıkmazın sonsuza kadar devam etmesine izin vermeyeceğiz. Buraya o kadar para harcayıp, sonuç çıkmamasına müsaade etmeyeceğiz. Ancak bu şu ana kadar olmadı, olmaması için çalışıyoruz."


Rum siyaset dünyasının, Hristofyas'ın dönüşümlü başkanlık, ağırlıklı oy ve TC kökenlilerle ilgili önerilerini Kıbrıslı Türklere hediye olarak gördüğüne işaret eden gazete, Downer'ın bu konudaki yorumunu sordu.


"İDEALİZME VE İDEALİSTLERE HAYRANIM AMA BAŞARILAMAYAN İDEOLOJİLERİN HİÇBİR DEĞERİ YOKTUR"


Sözlerine "İdealizme ve idealistlere hayranım ama başarılamayan ideolojilerin hiçbir değeri yoktur. Diğer bir deyişle, hiç uygulanamayacak bir politika, kötü politikadır" cümlesiyle başlayan Downer özetle şöyle devam etti:


"Şahsen, Kıbrıs'ta işleyebilecek tek çözümün iki bölgeli iki toplumlu federasyon olduğunu söylediğinde Başkan Hristofyas'a hak veriyorum. Kıbrıslı Türkler, Türkiye her ne derse desin, 1960'taki gibi üniter bir devlete geri dönüşü kabul etmelerinin asla söz konusu olmadığını söylüyorlar. Bunu anlamamız önemlidir. Kıbrıs yeniden birleştirilmek istenirse bunun başarılmasının tek bir yolu vardır. Her istediğinizi alamazsınız. Öteki tarafın isteğini de dikkate almanız gerekir. Sayın Hristofyas'ın da bunu yaptığına inanıyorum."


Geçen hafta Türkiye'ye giderek Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşen Downer'a Türkiye'deki olguları nasıl gördüğü, Türkiye'nin Kıbrıs sorununda taviz vermeye hazır olup olmadığı soruldu. Downer'a; Kıbrıs sorununun bu dönemde Türkiye'nin öncelikleri arasında olmadığı söylentileri hatırlatıldı ve yorumu soruldu.


"TÜRKİYE'YE ONLAR BENİ DAVET ETTİLER, BEN TALEP ETMEDİM"


"Türkiye dünyanın en gelişmiş 20 ülkesi kulübündeki bir ülkedir. Eşzamanlı olarak çeşitli konularla meşgul oluyor. Orada olduğum gün Davutoğlu'nun düşüncesine, ülkesinin sınırına gelen 10 binlerce Suriyeli konusu hakimdi. Türk hükümeti bu dönemde anayasa reformuyla, Kürt meselesiyle, AB ve doğal olarak Kıbrıs sorunuyla uğraşıyor. Ve size şunu söyleyim, görüşmek için beni Türkiye'ye onlar çağırdı, ben talep etmedim. Sayın Davutoğlu ile görüşmemizin iki saatini yalnız Kıbrıs sorununu görüşerek geçirdik, yarım saat da mesai arkadaşlarıyla görüştük. Bu soruna çok zaman ayırdılar. Sayın Davutoğlu şahsının ve Başbakan Erdoğan'ın meselenin çözümüyle çok ilgilendiklerini söyledi. Kendi talepleri olduğu açıktır ancak iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümüne bağlıdırlar, konfederasyon veya taksim ileri götürmüyorlar.  Kıbrıs sorunu önceliklerinden biridir, çeşitli öncelikleri var ve Kıbrıs sorunu da bunlardan biridir."


(ŞA/HA)


 
27 Haziran 2011 Pazartesi 13:40
Okunma: 581
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)