Ana Sayfa » Kıbrıs » Elektriği tekrar kesebiliriz

Elektriği tekrar kesebiliriz

El-Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu’dan Haberdar’a çarpıcı açıklama:

 
 
Elektriği tekrar kesebiliriz
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Başkanı Tuluy Kalyoncu, Başbakan İrsen Küçük’ten talep ettikleri yeni randevu için henüz bir yanıt alamadıklarını ve KIB-TEK’in özerkleştirilmesi sözüne yönelik “Başbakan’ın samimiyetini sınadıkları”nı ifade etti. Sendika olarak kendi aralarında Başbakan’a bir süre tanıdıklarını ve bu sürenin dolmak üzere olduğunu kaydeden Kalyoncu, hükümetle uzlaşamazlarsa borçlu kamu kuruluşlarından başlamak üzere tekrar üretimden gelen güçlerini kullanarak, eyleme girişebileceklerini belirtti. Kalyoncu, grev ve eylem sonrasında Başbakan İrsen Küçük’le yaptıkları toplantıda, Başbakan’dan KIB-TEK’in özerkleştirilmesine ilişkin yasa hazırlanırken, geçiş süreci için 5-6 aylığına Kurum’un başına ekonomist Ünal Akifler’in ve Akifler’in oluşturacağı ekibin getirilmesini ve bağımsız bir yönetim kurulu oluşturulmasını talep ettiklerini açıkladı.Mevcut KIB-TEK Yönetim Kurulu ile 5-6 ayda KIB-TEK’in geri dönülmez bir noktaya geleceğini iddia eden EL-SEN Başkanı, YK Asbaşkanı ve diğer YK üyelerinin topluma mal olmuş herhangi bir başarıları olmadığını ileri sürdü. Kalyoncu, Kurum’da tam gün mesai yapan YK üyelerinin ayda 12-13 TL. gibi bir ücretle hayatlarını nasıl kazandıklarının bir soru işareti doğurduğunu sözlerine ekledi.

 

“Yeni bir kaos yaratılıyor”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un Elektrik Kurumu’nun tahsilat bölümü için dışardan özel hizmet alımı yapılmasını düşündüklerini söylemesine tepki gösterdiniz...

Tuluy Kalyoncu: Tahsilattaki sorun KIB-TEK çalışanlarından kaynaklanmıyor. Siyasi otoritenin kamusal alanda tüketilen elektriğin borçlarını KIB-TEK’e ödememesinden kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra atadıkları yöneticiler vasıtasıyla diğer tahsilatlara da müdahale ediyorlar. Hal böyle olunca kendi eksikliklerinden kaynaklanan sorunları örtmek için başka bir sorun yaratacak şekilde tahsilatın hizmet alımı yöntemiyle özelleştirilmesini savunuyorlar.


KIB-TEK’in mali ve idari açıdan özerkleştirilmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının altında Sayın Bakan Atun’un da imzası var ve imzanın daha mürekkebi kurumudan böyle bir açıklama yaptı. Bakan Atun’un daha önce kendisinin hazırlattığı bir yasa tasarısı vardı. ‘KIB-TEK’in Ayrıştırılması ve Yeniden Yapılandırılması Yasa Tasarısı’ adındaki bu tasarıda yeni bir KIB-TEK oluşturuluyor ve sadece iletim dışarıda bırakılıyordu. 2 Şubat’ta yayınlanan Sayıştay raporunda bizim bugüne dek söylediğimiz her şey var. Kamunun nasıl zarara sokulduğu ve vatandaşların AKSA uygulamasından dolayı nasıl pahalı elektrik satın almak zorunda bırakıldıkları bu raporda var. KIB-TEK’e yeni yatırım yapılmasını öneriyor rapor, fakat Sayın Bakan ve KIB-TEK Yönetim Kurulu Sayıştay raporunu bypass edecek projeler üzerinde çalışıyor. Tabii ki bu yeni bir kaos demektir. Sayın Sunat Atun size verdiği röportajda bir otelin elektrik borcuna ilişkin yapılan düzeltmenin Sayıştay raporuna dayanarak yapıldığını söylüyor. Ama Sayıştay’ın böyle bir raporu yok. Üstelik Yönetim Kurulu kararı alınmaksızın, KIB-TEK’in iki müdür muavini otelin borcuna yönelik bir düzenleme yapmıştır.


Düzenlemede geçici ve kalıcı akım arasındaki fiyat farkını düzenliyordu. Müdür muavinlerinden biri Sayıştay’a başvurdu ancak henüz rapor hazırlanmadan bu düzeltilme yapıldı.


Oysa biz biliyoruz ki, son düzeltmeyle otel lehine 15 günlük bir süre için elektrik ücreti alınmamış oldu.

 

“Geçiş sürecinde bağımsız YK oluşturulsun ve…”

Hükümetin özerkleşme ile ilgili çalışmalara başladığı söylendi. Hükümetin sizinle herhangi bir teması oldu mu?

Tuluy Kalyoncu: Hükümetin özerkleşme ile ilgili bir çalışması yok. Bizim eylemimizi sonlandırmamıza neden olan Bakanlar Kurulu kararından sonra geçen hafta Sayın Başbakan’la görüşmemiz oldu. Ve görüşmemizde yasa tasarısı önerimizi Sayın Başbakan’a sunduk. Ve bir de kendi hukukçuları ile bizim hukukçularımızdan oluşan, bizim de içinde olduğumuz bir çalışma grubu kurulmasını isteyerek bu işin bir an önce sonuçlandırılmasını talep ettik. Sayın Başbakan biz bu tasarıyı inceleyelim deyince bizde bu sürecin hızlı sonuçlanması gerektiğini söyledik. Birkaç gün süre istedi Sayın Başbakan. Ancak görüşmemizin üzerinden 10 gün geçti ve 3-4 gündür Sayın Başbakan’dan randevu almaya çalışıyoruz. Hükümetin kendi tasarılarının yasalaşması bile Meclis’te en az 5-6 ay alıyor. KIB-TEK’in 5-6 ay daha bu şekilde devam etmesi toplumumuzun aleyhine. Borç yükseliyor çünkü. Bu nedenle geçiş sürecinde bağımsız bir yönetim kurulu atanması gerektiğini kendilerine ilettik.



Nasıl bir bağımsız yönetim kurulu olacak bu?

Tuluy Kalyoncu: Ülkemizde son derece değerli ekonomistler var. Geçis sürecinde hükümetin de kabul edebileceği toplumun da güven duyabileceği, hükümetin yetki alanı bırakabileceği bir YK belirlenmesini istedik. Şu anki Yönetim Kurulu’nun Kurum’u ileriye taşıyabilmek için hiçbir şey yapamayacağı ortada. Şu anda Yönetim Kurulu eyleme katılanları baskı altına almaya çalışıyor. Bir yandan da AKSA’ya yeni alım garantisi verilmesi için raporlar üzerinde çalışıyor.



KIB-TEK Yönetim Kurulu üyelerinin yeterli birikime ve tecrübeye sahip olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Tuluy Kalyoncu: Aynen öyle düşünüyorum. Aynı zamanda kendi işletmelerini de batırmış kişilerden oluşuyor.



Kimi kastediyorsunuz?

Tuluy Kalyoncu: Yönetim Kurulu Asbaşkanı bildiğim kadarıyla kendi işletmesinde de başarılı olamamış bir kişi. Asbaşkan neredeyse tam gün mesaisini Kurum’da harcıyor ve eyleme katılanların baskı altına alınması için büyük bir çaba gösteriyor.



Diğer YK üyelerini de mi başarısız addediyorsunuz?

Tuluy Kalyoncu: Topluma mal olmuş bir başarılarını biz görmedik. Kendi alanlarında otorite oldukları söylenemez. Bu sadece bu Yönetim Kurulu üyeleri için geçerli değil. Daha önceki Yönetim Kurulu üyelerinin de nitelik yönünden yeterli olmadığını gördük.


KKTC bütçesinin 7’de 1 gibi bir bütçeye sahip olan bir kuruluşa bir Yönetim Kurulu atıyorsunuz ve bu Yönetim Kurulu üyeleri 12 TL-13 TL gibi bir ücretle bu görevi yürütecek. Aylık 12 TL ücret alan bir YK üyesi tüm mesailerini de burada harcadıklarına göre nereden para kazandıklarını ben bilmiyorum.

 

“Affedilen borçları devlet KIB-TEK’e ödemeli”

Sendikanızın hükümetle uzlaşamaması durumunda ne olacak?

Tuluy Kalyoncu: Bunu hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz. Biz yaptığımız öneriyle, siyasiler gölge etmesin başka bir ihsan istemeyiz dedik aslında. KIB-TEK’in, tüketen her kesimin borcunu ödeyerek, özerkleştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Maliye Bakanı hala daha geçmişten gelen boçların ödenmesini sanki kaynak aktarımı yapmış gibi gösteriyor ve şu anki borçları ödemiyor. Ve BRT gibi kurumların borçlarının da Maliye Bakanlığı tarafından KIB-TEK’e ödenmesi gerektiği ortadadır. Aynı şekilde Din İşleri Dairesi var. Ve tabii belediyeler var. Belediyelerin takside bağlanan borçları sadece binaları ve kuruluşlarını kapsıyor. Bunun yanı sıra belediyelerin kuyulardan su çeken su motorları da var ki, su motorlarını enerji sarfiyatı yüksektir. Ayrıca sokak aydınlatmaları ve su arıtma tesislerinde tükettikleri elektriğin borçları var. KIB-TEK’i belediyeden asıl alacakları, takside bağlanmamış bu borçlardır. 163 milyon TL’lik borcun yaklaşık 10 milyon TL’si belediye binalarının tükettiği elektrik borcudur.  Belediyelerin toplam borcunun sadece 1/16’sı yeniden yapılandırılmıştır. Ve yapılandırılma yapılırken binalara ait borçların % 70’i affedilmiştir. Ve affedilen tutar yaklaşık 2.5 milyon TL. Hükümet iletim dışında KIB-TEK’in tamamen özelleştirilmesini düşünüyor.

 


Peki bu durumda özel şirketin tahsil edeceği bu borçları nasıl affedecekler? Meclis’ten bu tür yasalar mı çıkaracaklar yoksa özel şirkete borçları ödemek mi zorunda kalacaklar?


KIB-TEK’in kaybettiği bu paranın devlet tarafından KIB-TEK’e ödenmesi gerekirdi. KIB-TEK’in bankalara borç ve faizleri devam ediyor.

 


Peki bunlar için devletin bir yükümlülük altına girmesi mümkün mü?

Hayır, değil.

 

“…KIB-TEK, 5-6 ay içinde geri dönülmez noktaya gelecek”

Bağımsız Yönetim Kurulu üyeleri için oluşturduğunuz bir liste var mı?

Tuluy Kalyoncu: Toplum gibi hükümetin de saygı duyduğumuz bir hocamız var. Ünal Akifler kabul ederse böyle bir görevi geçiş sürecinde Yönetim Kurulu Başkanı olabilir. Ve kendi ekibini oluşturmasına hükümet olanak sağlarsa biz de destekleriz. Böylelikle 5-6 aylık geçiş sürecinde kurum toparlanabilir ve geri dönülmez bir noktaya gelmekten kurtarılmış olur.



KIB-TEK’in 6 ay içinde geri dönülmez bir noktaya geleceğini neye dayanarak savunuyorsunuz?
Tuluy Kalyoncu: Bu konuda yapılan bir araştırma var. Henüz sonuçlanmadan bu konuda bir açıklama yapamam. KIB-TEK’in bir an önce kamu kuruluşlarından ve özel kişi ve kuruluşlarında alacaklarını alabilmesi lazım. Bu şu andaki Yönetim Kurulu yapısında mümkün değil.



“Başbakan’ın samimiyetini sınıyoruz...”

Hükümet sizinle masaya oturmazsa ve kendi düşündüğü biçimiyle tahsilatta hizmet alımını yaparsa sendikanın buna karşılık bir eylemi olacak mı?


Tuluy Kalyoncu: Hükümetin kendi hazırladığı özelleştirme yasa tasarısında hizmet alımı özelleştirme olarak tanımlanıyor. Sayın Bakan Sunat Atun kelime oyunları yaparak, tahsilatın özelleştirilmesini savunuyor.


Biz bunu kabul etmeyeceğimizi söylemiştik. Daha önce üretimden gelen gücümüzü nasıl kullandıysak, gene kullanmaktan çekinmeyiz.


Kamusal alandaki tüketicilerin elektriklerini kesme eylemini tekrarlamayı düşünüyoruz. Başbakandan randevu talebimiz var.


Açıkçası biz kendi aramızda Başbakan’a bir süre tanıdık.


Bu sürenin ne kadar olduğunu açıklayamam ama bu sayede Başbakan’ın samimiyeti sınanıyor. Samimi olmadığını, alınmış olan kararların arkasında durmadığını hissedersek ki, bu süre dolmak üzeredir; eylemlerimize devam edeceğiz.


Yurt dışından 7 profesyonel Kıbrıslı Türk’ün7 kuruluş tarafından aday olarak önerilmesi şeklindeki öneriye nasıl yaklaşıyorsunuz?


Tuluy Kalyoncu: Düşünülebilir. Bu kişiler yurt dışından gelecekleri için kurumlarla ilişki konusunda tıkınma yaşayabilirler.


7 kuruluştan biri yurt dışından uygun aday bulamazsa, bu sefer hükümetin atayacağı aday sayısı çoğalabilir ki, bu siyasetin yine Kurum’a karışması demektir.


 
25 Şubat 2012 Cumartesi 13:00
Okunma: 655
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)