Ana Sayfa » Yaşam » En iyi 10 orgazm gerekçesi

En iyi 10 orgazm gerekçesi

Biz Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi, seks hakkında konuşmama hastalığına tutulmuşuz, konuşmuyoruz. Ama Melek Özman ve ekibi 'klitoris filmi'ni yapmışlar!

 
 
En iyi 10 orgazm gerekçesi

 

 

HÜRRİYET Ayşe ARMAN / Fotoğraflar: Emre YUNUSOĞLU24 Ağustos 2014

 

Her şey, o sarı zarftan çıkan kare kitapla başladı.
Beyaz, insanın içini açan bir kapak, üzerinde minik kırmızı bir kalp ve siyah dana gibi harflerle ‘Yaşasın Orgazm’ yazıyordu.
Altında da, ‘Kadınlar İçin Sıradışı Bir Orgazm Rehberi!’
Gülümsedim.
Ve Aganta Kitap’tan çıkan bu faydalı esere birkaç günümü ayırdım.
Resmen çalıştım.
Yazarı, Dorion Solot ve Marshall Miller.
Orgazm konusunda tanınmış, uzman Amerikalı seks eğitmeni onlar. Üniversitelerde kadın orgazmı, sağlıklı cinsellik, güvenli seks gibi konularda konferanslar ve seminerler veriyorlar.
Konuya hâkim iki arkadaş anlayacağınız.
Ben kitabı gerçekten sevdim ve içindeki bazı bilgileri sizinle de paylaşmak istedim, bugün de kitaptan bazı bölümler okuyacaksınız…
Kitap aslında, “Orgazm saplantınız olmasın! Seksin temel meselesi orgazm değildir. Sadece orgazma takılırsanız başka birçok şeyden mahrum kalırsınız…” diyor.
Ama tabii ki orgazm olursanız da ne âlâ!
Olmazsanız gülüp geçin ya da iç çekin!
Esas olarak, “Kurtul bütün o toplumsal baskılardan, öğretilerden, ayıplardan, yasaklardan, bedenine kulak ver, rahatla ve keyfine bak!” diyor.
Kadın orgazmının ne olduğundan başlıyor, bugüne kadar literatüre geçmiş seks araştırmacılarının (Kinsey, Masters and Johnson vs.) orgazmı nasıl tanımladığından devam ediyor, işte o sırada klitorise tosluyoruz!
Sen nelere kadirsin klitoris!
Ve ‘vajinal orgazm efsanesi’ni yerle bir ediyor. Tek bir kadın orgazmı olduğunun kanıtlandığını söylüyor. Bütün orgazmlardan, cinsel ilişkiyle olanlardan bile klitoris sorumluymuş. Vajina kasları ancak orgazm başladığı andan itibaren devreye giriyormuş.
‘The organ’ klitoris yani!
Evet, biliyorduk.
Ama Türkçeye böyle faydalı bir eser çevrilmemişti bugüne kadar!
Bir sürü ayrıntı var, kolay okunuyor, eğitici, öğretici ve eğlenceli. 
Biz Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi, seks hakkında konuşmama hastalığına tutulmuşuz, konuşmuyoruz.
Çünkü her şey ayıp, yasak! Düzgün otur, bacağını kapat, gülme, itaat et, mastürbasyon yapma, kendine zevk verme, bedenini keşfetme…
Ben işte bir itiraz duygusuyla bu habere giriştim.
Sonra karşıma Filmmor’cu kadınlar çıktı.
Onlar da bir ‘klitoris filmi’ yapmışlardı.
Gittim filmin yönetmeni Melek Özman’la da konuştum.
Sonra hızımı alamadım…
Psikolog Rana Şen’e ulaştım, sorularımı sordum.
Derken Profesör Arşaluys Kayır’a…
İkisi de çok çarpıcı şeyler anlattılar.
Önümüzdeki günlerde okuyacaksınız.
Bu arada pek çok çiftle cinsel hayatlarını da konuştum.
Aaa bir baktım, bir dosya oldu elimde…
Bugün başlıyoruz, Allah ne verdiyse gidiyoruuuz…

Klitoris filmi yapmak nereden aklınıza geldi?

-Küçük bir grubumuz vardı, bedenimizle ilgili keşfedebildiklerimizi konuşuyorduk. O kadar yabancıydık ki bedenlerimize. Sanki bir ‘kıta’ keşfediyor gibiydik. Bazılarımızın ailesi yasak koymamıştı. Onlar daha iyi tanıyordu bedenlerini. Dokunabiliyorlardı filan. Bazılarımız tamamen cinsel organlarımızı unutmuştuk. Çünkü hep ayıp, hep yasak! Hep baskı altındaydık. Benim kuşağımın 30’lu yaşları, ergenlikleri boyunca yasaklanan şeyleri yeniden keşfetmeye çalışmakla geçti. Bu anlamıyla kayıp bir kuşağız.

Yani sizin meseleniz olduğu için mi yaptınız o filmi?

-Elbette! “Hadi ilginç bir film yapalım!” diye olmuyor o işler. Kendi keşfettiklerinin, kendi dertlerinin, kendi meselelerinin üzerine gidiyorsun. Daha önce yapılmamış olması da durumun vehametini gösteriyor! Filmmor’un çektiği filmlerden biri bu. Film-mor, 2001’de kadınlar tarafından kuruldu. Hepimiz yakın arkadaşız, feministiz...

İnsanların klitoris hakkındaki bilgisini neden ölçmek istediniz?

-Amacımız bilgi ölçmek değildi aslında. Sürekli yasaklanarak, tabu haline getirilmiş bir cinsellikten değil, gerçekten insani olan cinsellikten söz etmek istedik. Hepimizin ihtiyacı olan, hepimizin hayatında yer tutan cinsellikten. Yedi dakikalık bir film bu, sokakta insanları durdurup, “Klitoris nedir? Ne işe yarar?” diye sorduk. Ve ilginç yanıtlar aldık. Bilenler de vardı, bilmeyenler de, hayatında hiç klitorisi duymamış olanlar da... Mesela biri, “Ben yıllardır Avrupa’da yaşıyorum, hiç duymadım!” dedi. Bir başkası, “Turizmle ilgili bir şey mi?” diye sordu...

Peki siz bu filmden ne öğrendiniz?

-Beni çok şaşırtan bir şey öğrendim. Biz böyle kentli, eğitimli, orta sınıf ve üstü kadınlar, cinselliği en çok biz biliriz zannediyoruz. Fena halde yanılıyoruz! Bu filmde ezberim yerle bir oldu. Gölcük’e, İzmit’e gittim, geleneksel kadınlarla konuştum. “Klitoris nedir?” diye sordum, “Bilmiyoruz evladım!” diyeceklerini zannederken, gözleri parladı, “Ha bızırı kastediyorsun!” dediler. Gayet iyi biliyorlardı ve nimetlerinden yararlanıyorlardı. Meğer eski kadınlar arasında çoktan keşfedilmiş ama sır gibi yaşanan bir şeymiş. Biz yabancılaşmışız. Bir de şöyle bir tespitim oldu: Oralarda bir kocaya karşı görev olarak yapılan cinsellik var. O keyifli değil, bir vazife, çocukları büyütmek gibi. Bir de kendi serüvenleri var, ‘bızır’larıyla! Bunu öğrenmek bana çok iyi geldi. Çünkü ben hep kadınların kendi içlerinde bir kadınlık bilgisi taşıdıklarına inanırdım, doğrulanmış oldu.

Sonra filmin yabancı versiyonları da yapıldı...

-Evet ya. Çok sevindik ve şaşırdık. Aslında biz tantana yapmadık, festivallere filan göndermedik. Underground şekilde tüm dünyaya yayıldı. Bir sürü yere davet edildik. Derken izin istediler, Viyana versiyonunu yaptılar. Sonra da Slovenya ve Kolombiya versiyonunu...

Sizin çıkardığınız sonuçlara göre, klitoris bu ülkede kullanılan, işe yarayan ve sevilen bir organ mı?

-Bilen, farkında olan kadınlar tarafından sevildiği kesin! Ama hâlâ kadınların bir kısmı bilmiyor. Cinsel cehalet yaygın. Erkeklerin pek aklının basmadığı bir organ.

Filmde genç bir kadın, “Ben keşfettim ama karşımdakinin haberi yok, o zaman da bir işe yaramıyor!” diyor...

-Evet ne yazık ki bilgisizlik had safhada. Erkekler için cinsellik penetrasyon merkezli bir şey. Kadınların hazzına çok yer yok maalesef. O yüzden klitorisi tehlikeli buluyorlar. Çünkü kadını özgürleştiren bir şey. Ve erkek gereksinimini ortadan kaldıran bir şey! Ama tabii ki neticede klitoris de bir sembol, çünkü cinsellik ne bir organdan ne de sadece hazdan ibaret. Haz önemli ama cinsellik başka bir sürü doyumla da ilgili. Yani “Klitorisi keşfettik, cinsellikle ilgili sorunlar bitti!” değil. Ama konuşulmuyor, üstü örtülüyor, utanılıyor, pratikte kullanılmıyor, kadın mastürbasyonuna hoş bakılmıyor! Bu da kadınları sadece üreme aracı düzeyine çekiyor.

BEDENİMİZİ KEŞFETMEKTEN KORKMAMALIYIZ


Artık hiçbir şeyi normal yaşayamıyoruz. Bir şey söylüyorlar mesela, hemen cevabı yapıştırıyorum: “Hayır efendim öyle değil!” Refleksif bir toplum olduk. Hepimiz. İyi de, her saniye, onların her yasakladığına laf yetiştirecek halim yok ki! Bununla mı uğraşacağım? Bu refleksler yüzünden konuşacağımız şeyi de konuşamaz olduk. Biz yasaklar yerine, hazdan, yaşam sevincinden, cinsellikten söz edelim.


Peki bu filmden sonra bu ülkedeki orgazm seviyesi hakkında bir sonuca vardınız mı?

- Bir kadın anlatmıştı: Evliliğin ilk dönemlerinde bir gün sevişirken aktif olduğunu, duruma biraz katıldığını ve kocasının kadına, “Aaa sen bu o...pulukları nereden öğrendin!” dediğini. O günden sonra da bunu yapmadığını çünkü terslendiğini, küçümsendiğini, azarlandığını söyledi. Genel olarak, kadınların cinsel istekli ve aktif olması hoş karşılanmıyor. E buradan orgazm seviyesi hakkında bir fikrimiz oluyor!

Klitoris, kadınların penisi mi demek?

-Bence öyle dememek lazım. Neden her şeyi penise göre tanımlıyoruz? Klitoris, klitoristir. Kadınlara ait bir şey.

Kadınların özgürleşmesiyle klitorisin alakası var mı?

-Olmaz mı? Bedenimizden utanmamalıyız, bedenimizi keşfetmekten korkmamalıyız. Cinselliği rahatça bütün hazlarıyla yaşayabilmeliyiz. Bedensel bütünlük önemli çünkü özgürleşmek için...

‘İtaatsizlik’ olarak algıladıkları için mi bazı erkekler kadınların klitorisleriyle oynamalarını istemiyorlar?

-Korkularından aslında! Erkekliğin yerle bir olacağı alan orası, kadının gözündeki o erkeklik balonunun sönmesinden korkuyorlar. Rekabetten de korkuyorlar. Kadın mesela, niye tek adamla sevişmek zorunda ömür boyu? Kökeninde ne var? Korku! Türkiye’de şu an ‘kadın cinayetleri’ vahim bir gerçek. Bazı erkeklerin, artık ellerinde erkeklikten başka bir şey kalmadığı ve o erkekliği de kaybetmekten korktukları için bu kadar feci bir saldırı altındayız. Avrupa’da bunun adını koymuşlar: ‘erkeklik krizi.’ Cinayeti, şiddeti buna bağlıyorlar. Diyorlar ki, “Bin yıllardır süren bir şeyi sarsıyoruz ve diyoruz ki, biz eşitiz, sen öyle erkek, büyük, kocaman bir şey değilsin. O kadar iyi de değilsin!” Türkiye’deki kadın cinayetlerine bakın. Yüzde 70’i, 80’i, kadınlar boşanmak istediği için. Diyor ki, “Sen beni döven, mutsuz eden, kötü davranan bir adamsın. Ben de seni boşuyorum!” O da “Sen kimsin beni terk edecek!” deyip öldürüyor.

Kadın sünnetinin amacı da bu mu? Kadının zevk alma araçlarını yok etmek mi?

-Evet kadın cinsellikten haz aldığını keşfederse başka biriyle sevişmese bile adama diyecek ki, “Sen bana zevk vermiyorsun ki!” O noktada erkeklerin en zayıf karnı bu. Sünnet eder, haz almasını tamamen engellerse, sorun ortadan kalkmış oluyor.

Peki bunca mesele varken “Bir klitorisiniz eksikti! Hâlâ onunla uğraşıyorsunuz” diyenlere verecek cevabınız var mı?

-Ay keşke sadece biz uğraşsak! Muhafazakârlar cinsellikle bizden daha fazla uğraşıyor. Her dakika, kahkahadan, bir yerimizin açılmasından, regliye, kürtaja, doğum kontrolüne, kızlı erkekli yaşamaya, direk dansına kadar kadınların cinselliğinden söz ediyorlar. O meseleyi biz kadınlara bıraksınlar. Biz uğraşalım. Bedenimizi keşfedelim, yeni şeyler söyleyelim. Dünyanın en korkunç şeylerinden biri onlara göre kadınların haz alması. O yüzden klitorisin dünyanın en tehlikeli noktalarından biri olduğunu düşünüyorlar.

Ama o erkeklerle evli olan, onlar gibi düşünen, klitorisi yok sayan kadınlar da var...

-Evet var. Biz kadınların hayatta kalmak için çok fazla stratejisi var. Kızıyorum ama anlıyorum da. Böyle bir dünyada ‘biat etmek’ de bir hayatta kalma yolu. Var olan koşulları kabul ederseniz bir miktar huzurlu olabilirsiniz. Her an çatışmak zor...

1) Çünkü çok iyi hissettiriyor.
2) Çünkü bedava.
3) Çünkü yasal.
4) Çünkü stresi azaltıyor.
5) Çünkü kalori yakıyor.
6) Çünkü uyumanıza yardımcı oluyor.
7) Çünkü gerginliği alıyor.
8) Çünkü âdet sancılarını ve baş ağrılarını da alıyor.
9) Çünkü partneriniz olmasa da yapabiliyorsunuz.
10) Neden yapmayayım ki?

ERKEĞİN PARMAKLARI MI KADININ PARMAKLARI MI?

Klitoral uyarılma-cinsel ilişki kombinasyonu yapan çoğu çift, bu parmak işini, kadına bırakmanın daha iyi olduğunu düşünüyor. Çünkü kadın, kendine nasıl dokunulması gerektiğini haliyle daha iyi biliyor. Ama partneriyle birlikte yapmayı tercih edenler de var. “İkisi de değil!” diyen kadınlar da var. En çok neyin işe yaradığı, çiftlerin birlikte çözmeleri gereken bir konu.

KLİTORİS BÜYÜKLÜĞÜ ÖNEMLİ Mİ?

Hayır! Seks araştırmacılarının yaptığı çalışmalara göre, farklı uzunluktaki ve çaptaki klitorislerin kadının orgazmının üzerinde bir etkisi yok. Orgazmın şiddetini, klitorisin büyüklüğü etkilemiyor!

AŞKIM, BAŞIM AĞRIYOR!

Kimileri, orgazm olmanın âdet sancılarını azalttığını söylerken, kimileri de orgazm olmanın baş ağrısını tamamen geçirdiğini iddia ediyor. Kimilerine göre migreni geçirmenin en kesin yolu. Yani bazı kadınlar, “Başım ağrıyor bu akşam!” bahanesiyle seksten kaçarken, bazı kadınlar da seks yaparak baş ağrısından kurtuluyor!

CİDDİYE AL

Mastürbasyonu yabana atma... Sevdiğim biriyle yaptığım sekstir o! (‘Annie Hall’ filminden bir alıntı)

CİNSEL İSTEK... CISSSSSSS!

“Bana mastürbasyonun oğlanlara özgü bir şey olduğunu anlattılar. Bir de babam dedi ki: “Yalnızca bazı tür kızlar yapar.” Uzun yıllar asla yapmadım. Dokunmadım, ayna alıp bakmadım. Ayıptı. Yapılmazdı. Hem bu davranışlar içimdeki bir şeyi uyandırırdı. Uyanmamalıydı. Öyle kalmalıydı. Yoksa yine bazılarının deyimiyle, “Onun bunun altına yatan kızlardan” olurdum. Cinsel istek aslında kızlarda iyi bir şey değildi. Hiç. Ben böyle büyütüldüm. Ve tabii bedenimden bihaber yetiştim.”

ASLA PES ETMEYİN

İlk kez seks yaptığınızda baştan sona keyif aldınız mı? İlk kez ıspanak ya da suşi yediğinizde tadını sevdiniz mi? Mastürbasyon, zamanla edinilen bir zevk olabilir. Pratik yaptıkça, gitgide daha iyi olacaksınız. Hemen kestirip atmayın!

VAJİNAL ORGAZM EFSANESİ

Bundan 100 yıl önce Sigmund Freud, ‘vajinal orgazm’ın klitoral orgazmdan daha makbul bir şey olduğunu yazarak büyük bir hata yapmıştı. Ama tarih boyunca, insanlar pek çok konuda yanlış düşüncelere kapıldılar. Eski Yunan’da dünyanın düz olduğu düşünülüyordu. Wright Kardeşler, en başta, uçamayan uçaklar yapmıştı. Koloni döneminde, birçok insan uzanarak uyumanın ölümle sonuçlanabileceğini düşündüğünden, sırtını bir yere yaslayarak uyurmuş. Bugün bunlara ne acayip şeyler diye bakıyoruz. Ama nedendir bilinmez, vajinal orgazma dair yanlış kanı henüz yok olmuş değil. Oysa, yalnızca tek bir kadın orgazmı olduğu kanıtlandı. Kuşkusuz başka türden uyarılmalar da, orgazma yol açabilir ve farklı türden sinir uçları da işe dahil olabilir. Ama bütün orgazmlardan, cinsel ilişkiyle olanlardan bile klitoris sorumludur. Vajina kasları ancak orgazm başladığı andan itibaren devreye girer.

G NOKTASI

Kadın bedeninin dışında yer alan klitoristeki hassas bölgelerin aksine, G noktası tamamıyla vajinanın içindedir ve tırtıklı bir dokusu vardır. Birçok kadın, sevgilisini, G noktası saadetini açan anahtar olarak görür.

MASTÜRBASYON HAKKINDA DUYMUŞ OLABİLECEĞİNİZ 7 YALAN

Eğer kadın, mastürbasyon yaparsa bir partnerle birlikte olduğunda orgazm yaşayamaz!”
GERÇEK: Doğrusu tam tersi! Çalışmalar, mastürbasyonla orgazm olan kadınların, partnerli sekste, orgazm olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu ve bu orgazmların daha sık ve çoklu olduğunu göstermiştir! Bir de tabii, bir kadın kendi bedenini tanıyorsa, cinsel anlamda kendisini iyi hissettiren şeyleri bilme ihtimali de yüksektir.

“Mastürbasyon kadının cinsel organının görünüşünü değiştirir! Sonra herkes onun mastürbasyon yaptığını anlar...”
GERÇEK: Palavra! Bir düşünün, erkekler penislerini çekerek uzatabilseydi, sokaklar, gururlu ve neşeli erkeklerle dolup taşardı!

Mastürbasyon yalnız insanların işidir, partnerleri olanlar yapmaz!
GERÇEK: Ne münasebet! Sevgilisi olanlar ya da evli olanlar da yapar. Pek çok çift, birbirlerinin cinsel organını uyarır ya da seksi hikâyeler anlatarak sırayla birbirlerine ‘yardım ederler’ ve böylelikle mastürbasyon yapan partnerin daha çok uyarılmasını sağlarlar.

Mastürbasyon yaparak kendine zarar verebilir ya da vücudunu tahrip edebilirsin.
GERÇEK: Sağduyuyu bir tarafa bırakırsanız, her şey riskli! Araba kullanırken mastürbasyon yapmak tabii ki tehlikelidir, her ne kadar sıkıcı bir araba yolculuğuna renk katsa da durum böyledir.

Mastürbasyon yapan kadının bekâreti bozulur!
GERÇEK: İnsanlar, ‘bekâreti’ farklı biçimlerde tanımlasalar da, bekâretin bozulması için bir partner olması gerekir. Mastürbasyon bir partner gerektirmediğinden, kadının bekâretini kaybetmesi söz konusu değildir.

Yalnızca sürtükler, kötü kızlar mastürbasyon yapar!
GERÇEK: Hayır. Heteroseksüel kadınlar, biseksüel kadınlar, lezbiyen kadınlar, sayılan kategorilerden hiçbirine dahil olmayan kadınlar, çok seks yapan kadınlar, daha önce hiçbir partnerle sevişmemiş kadınlar, daha çok partnerli seks yapmak isteyen kadınlar, yalnız kadınlar, evli kadınlar, sevgilisi olan kadınlar, doktorlar, köpek gezdiricileri, avukatlar, öğrenciler, ev kadınları, işsiz kadınlar, CEO kadınlar. Her yaştan, her ırktan, her dinden kadınlar mastürbasyon yapar. Ateistler ve agnostikler de.

Kadınların çok mastürbasyon yapma konusunda dikkatli olmaları gerekir.
GERÇEK: Bir kadın kendine zevk vermekle fazlasıyla meşgul olduğundan derslerinden kaytarıyorsa, işe gelmiyorsa, arkadaşlarını ekiyorsa ya da önemli işlerden sakınıyorsa muhtemelen gereğinden fazla yapıyordur. Aksi takdirde bu konuda endişelenecek bir şey yok!

ON BİN DARBE!

Japoncada erkek mastürbasyonu için kullanılan kelime, ‘senzuri’dir, ‘bin darbe’ anlamına gelir. Peki ya kadın mastürbasyonuna ne diyorlar dersiniz? Manziru, ‘on bin darbe!’

TİK, TAK, TİK, BOM!

Kadının orgazm olması ortalama 20 dakika alır. Ve doğrudan klitorisin uyarılmasını gerektirir. Erkeğe ise ortalama ikiyle beş dakika yetiyor. Evet bu haksızlık! Ama yapacak bir şey yok. Aklınızda bulunsun, 20 dakika ortalama süre. Kadınların yarısınınki 30 dakikayı buluyor, daha uzun da sürebilir. Tam tersi de olabilir. Kimi kadınlar çabuk gelir. Kimi erkeklerin de çok geç gelmesi gibi. Farklı kişiler, farklı uyarılma sürelerine ihtiyaç duyar. Sekse dair her şeyde olduğu gibi, orgazmda da ‘normal’ yoktur, herkesin ‘kendi normali’ vardır.

ZİHNİMİZDE İZLEDİĞİMİZ FİLMLER GİBİSİ YOK

Yapılan araştırmalara göre, kadınların yüzde 63’ü partnerleriyle cinsel ilişkiye girdiğinde fantezi kuruyor ve yüzde 93’ü de mastürbasyon yaparken fantezi kuruyor. Fantezi demek, sizi tahrik eden ve orgazmı başlatan yüksek uyarılma seviyelerine ulaşmanızı sağlayan imaj ve hikâyelerin gücüne kendinizi teslim etmeniz demek. Bu imajları kullanmanızda utanacak bir şey yok. Kadınların çoğu bunu yapar. Çünkü aslında insanın en büyük seks organı zihindir! Zihnimizde izlediğimiz filmler gibisi yoktur!

ŞANSLI KIZLAR!

Kinsey ve Hite raporlarına göre, kadınların yüzde bir ya da ikisi genital herhangi uyarılmaya gerek duymadan yalnızca fantezi kurarak orgazm olabiliyor. Şanslı kızlar!

 

 

 

 
24 Ağustos 2014 Pazar 14:31
Okunma: 9307
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)