Ana Sayfa » Türkiye » Erdoğan: Hukuksuzluk Ve Katliam Karşısında Susmadık

Erdoğan: Hukuksuzluk Ve Katliam Karşısında Susmadık

Ak Parti Genel Başkanı Ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in, Mavi Marmara'ya Yapılan Saldırının Ardından Belki Farklı Hesapları Olabileceğini Belirterek, ''o Zamana Kadar Kan Döktüğü Birçok Vahim Olay Gibi Bunun Da Belki Unutulacağını, Yaptığı Tüm Hukuksuzluklar Gibi Belki Bunun Da Üzerinin Örtüleceğini Zannediyorlardı. Ancak İsrail, Bu Sefer Farklı Bir Anlayış, Yapıyla Karşılaştı. Ak Parti Hükümeti Olarak, Bu Hukuksuzluk, Bu Saldırganlık, Katliam Karşısında Biz Susmadık'' Dedi..

 
 
Erdoğan: Hukuksuzluk Ve Katliam Karşısında Susmadık
Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmaya, vefatının 4. yılında BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu anarak başladı. Erdoğan, Yazıcıoğlu'nu rahmet ve hasretle andığını ifade ederek, Türk siyasi hayatının inancıyla, dava adamlığıyla, ilkeleriyle, duruşu, üslubuyla, çilekeş, örnek şahsiyetlerinden biri olarak gördüğü Yazıcıoğlu'nun eksikliğinin, bu günlerde çok daha derin şekilde hissedildiğini kaydetti.


Grup konuşmasında Erdoğan, geçen hafta yurt içi ve yurt dışında yaptığı temaslar hakkında da bilgi verdi.


Erdoğan, geçen haftaki grup toplantısından sonra, bakanlar, milletvekilleri, gazeteci ve işadamlarının bulunduğu geniş heyetle, resmi ziyaret için Danimarka'ya gittiğini anımsattı.


Danimarka'dan sonra Hollanda'ya geçtiğini ifade eden Erdoğan, Danimarka ve Hollanda'da kraliçe ve başbakanlar ile görüştüğünü, iş formlarına katıldığını anlattı. Erdoğan, Hollanda'nın, 17 milyar dolarlık bir yatırımla Türkiye'de olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin ise Hollanda'da, soydaşların yatırımıyla birlikte 8,5 milyar dolarlık bir yatırıma sahip olduğunu belirtti.


İki ülkedeki görüşmelerin verimli geçtiğini dile getiren Erdoğan, siyasi konuları, AB'yi, bölgesel, küresel sorunları ele almanın yanı sıra ülkeler arasında ticaret ve yatırımları artırmak için istişareler gerçekleştirdiklerini kaydetti.


MAVİ MARMARA SALDIRISI


Başbakan Erdoğan, geçen hafta içinde, Türkiye, millet, özellikle de içinde bulundukları bölge açısından iki önemli olay yaşandığını vurguladı. Erdoğan, bunlardan birinin baharın başlangıcı kabul edilen, bölgede coşkuyla kutlanan nevruz ve devam eden çözüm süreci olduğunu vurguladı.


Erdoğan, 22 Mayıs 2010'da Gazze'ye insanı yardım ulaştırmak için yola çıkan, abluka altındaki Gazze'ye bu yardım malzemesini ulaştırma niyetinde olan Mavi Marmara gemisinin, içindeki sivil insani yardım görevlileriyle Türkiye'den yola çıktığını anımsattı.


Bu gemide sadece Türklerin değil, 36 ayrı ülkeden kişilerin bulunduğunu belirten Erdoğan, farklı ülkelerden de insani yardım götürebilme arzusuyla bu yardımseverlerin, gönüllüler ordusunun bu işin içinde olduğunu kaydeden Erdoğan, bu yardım gemisinin Akdeniz'de, uluslararası sularda, 31 Mayıs'ta İsrail devletinin güvenlik birimlerinin saldırısına uğradığını kaydetti. Erdoğan, silahsız olmasına rağmen 9 kişinin burada şehit olduğunu vurgulayarak, ''Bunlardan bir diğeri de Uğur kardeşimiz, bitkisel hayatta, neredeyse 3 yıldır bu şekilde yaşamını sürdürüyor. Rabbimden kendisine şifa diliyoruz. Böyle bir tablo var'' dedi.


Bu olaylar yaşandığında, kalabalık heyetle Şili'de bulunduklarına dile getiren Erdoğan, temasları derhal keserek, Türkiye'ye döndüklerini, olayla ilgili inceleme yaptıklarını, olayı tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini anlattı. Erdoğan, ''Danışmanım Nabi Bey'e, süratle oluşturan ekiple İstanbul'a gidiyorsunuz dedik. Oradan STK'larla birlikte Tel-Aviv'e gidecek, hastanelerde, cezaevinde, gözaltında kim varsa, bunları süratle, en kısa zamanda, 24 saatte hemen alıp, buraya dönmesini sağlayacaksınız. Arkadaşlarımız İsrail'e gittiler, yoğun temaslar sonucunda süratle yaralılarımızı, hepsini ambülans uçaklarla, diğer şekilde alarak Türkiye'ye ulaştırdık, süreci burada devam ettirdik. Ellerindeki gemimizi ve alıkoydukları yolcuları, süratle bırakma noktasında o süreç başladı'' diye konuştu.


''HUKUKTAN ASLA TAVİZ VERMEDİK'


Başbakan Erdoğan, uluslararası hukuk, uluslararası kuruluşlar nezdinde, olayı tam bir kararlılıkla takip ettiklerini bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Mavi Marmara'ya yapılan saldırının ardından İsrail'in belki farklı hesapları vardı onu bilemem. O zamana kadar kan döktüğü bir çok vahim olay gibi bunun da belki unutulacağını zannediyorlardı. Yaptığı tüm hukuksuzluklar gibi belki bunun da üzerinin örtüleceğini zannediyorlardı. Ancak İsrail, bu sefer farklı bir anlayış, yapıyla karşılaştı. AK Parti Hükümeti olarak, bu hukuksuzluk, bu saldırganlık, katliam karşısında biz susmadık. Bir çok devlet başkanları, hükümet başkanları, dışişleri bakanları, gerek şahsımda, gerek Dışişleri Bakanımızla bir çok görüşmeler yaptılar.


Nasıl bir normalleşme sağlayabiliriz, arayı nasıl düzeltebiliriz gibi. Bizler 'üç şart yerine gelmediği sürece bu konuda bizden olumlu adım asla beklemeyin. Çünkü bu devlet onurludur, gururludur, bu milletin evlatları şahsiyetlidir, onurludur, onların kılına gelen bir zararın hesabını biz sormak, bu hesabın sorumluluğu altında süreci takip etmek zorundayız' dedik. Ricacı olarak gelen devlet, hükümet başkanları, dışişleri bakanları, hiçbir itirazi cümle kullanmadan geri döndüler.


"KESİNLİKLE ÖZÜR"


Bu konuda geri adım atmıyorduk, atmamakta kararlıydık, asla vazgeçmedik, takipten yorulmadık, haklarımızdan, beklentilerimizden, olması gerekenin olmasından, yani hukuktan asla taviz vermedik. Bu olayın ardından İsrail'e bu üç şartı sürekli olarak tekrar ettik. Onların da çok ileri gelenleri oldu, onları da devreye soktular. Kendilerine bir şey söyledik, bir özür, iki tazminat, üç Filistin'e ambargonun kaldırılması. Özür kelimesi yerine, yani 'apology' kelimesi yerine bunlar ısrarla, 'üzüntü duyduk, üzüntü verici, bunu kullansak olmaz mı?' Hayır. Kesinlikle özür. Bu olmadığı takdirde olmaz. 'Tazminatı kabul edelim, onda mutabıkız ama diğer ikisi olmasa' Kesinlikle olmaz, üçte üç olacak; özür dilenecek, tazminat ödenecek, Filistin'e uygulanan ambargo kalkacak. Bu üç şart yerine getirilmediği sürece, ilişkilerin farklı noktaya gelmeyeceğini, iyileşmek bir yana bunun değerlendirmeye dahil alınamayacağını, uluslararası her platformda dile getirdik. BM Genel Kurulu'nda yaptığım konuşmada da aynen ifade ettim.


ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama, İsrail'e yaptığı bu resmi temaslar öncesinde de Dışişleri Bakanı bize geldi. Dışişleri Bakanı Sayın Kerry ile gerek konutunda yaptığımız görüşmede, gerekse benden sonra Dışişleri Bakanımız ile uzun uzadıya görüşmelerde, bu konunun etraflıca ele alarak değerlendirmesini yaptık. Ne gibi bir çerçeve oluşturalım ki bu işi çözelim, çerçeveyi ortaya koyduk, 'şöyle şöyle olursa' detaylarına varıncaya kadar bir süreç başlayabilir. Sayın Obama'nın Ortadoğu'ya gelişinde, önümüze yine bir metin geldi, o metinde tabii kabul edemeyeceğimiz bazı şeyler vardı. Dedik 'hayır, biz burada sadece şehitlerimiz değil, Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukukunu da böyle bir görüşmede bir kenara koyamayız, onun da bu anlaşmaya dercedilmesi lazım. O da aynı şekilde buraya girdiği gibi.


Bunun yanında Filistin-İsrail ihtilafında İsrail'in Türkiye ile işbirliği yapması da burada kayıt altına alındı.''


(AA/TUĞ/GÜL)


 
26 Mart 2013 Salı 14:30
Okunma: 757
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)