Ana Sayfa » Türkiye » Erdoğan: "komşularımızla Sıkıntımız Yok, Sıkıntı Rejimle"

Erdoğan: "komşularımızla Sıkıntımız Yok, Sıkıntı Rejimle"

Ankara, 29 Aralık 12 (T.a.k.): Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Komşularının Halklarıyla Bir Sıkıntısı Olmadığını Belirterek, ''sıkıntı Rejimle. Ama Bu Rejimlerin De Dikkat Ederseniz Kendi Halklarıyla Zaten Sıkıntısı Var. Yani Onların Kendi Halklarıyla Olan Sıkıntısının Yansımasıdır Bize Olan'' Dedi..

 
 
Erdoğan:

Erdoğan, TRT 1, TRT Haber ve TRT Türk ortak yayınında, ''Enine Boyuna'' programına katılarak soruları yanıtladı. Annesinin 2012'ye girerken rahmetli olduğu, aynı zamanda bir hastalık geçirdiği ve Suriye krizi çıktığı hatırlatılarak, 2012'yi nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, ''Hayatın mukadder olan anlarını değiştirmeye hiçbirimizin gücü yetmez'' diye konuştu.

Takdir planı içerisinde ne varsa hepsinin yaşandığını dile getiren Erdoğan, ölümün de, hayatın da insanlar için olduğunu söyledi. ''Bunların hepsi bizim için birer imtihan vesilesi'' diyen Erdoğan, olanları doğal, tabii görmek suretiyle dünyadaki doğal akışı ne kadar halkın, insanların lehine değiştirebiliyor, geliştirebiliyorsa o kadar hayırla yad edilmeye vesile olacağını ifade etti.

Erdoğan, ''Biz ülkemizi ve milletimizi çok çok ileri bir seviyeye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Özellikle yola çıkarken söylediğimiz gibi, yani temel hak ve özgürlüklerden tutunuz da insanımızın yaşam standardını yükseltmeye varıncaya kadar hedeflerimiz var. Türkiye'yi dünyadaki ülkeler içerisinde tarihte olduğu gibi güçlü bir yere oturtmanın gayreti içerisindeydik ve bu gayretle de yola çıkmış bulunuyoruz'' dedi.

Erdoğan, uyumsuzluğu, geçimsizliği veya düşman ülkeler havasını ortadan kaldırmanın da gayreti içesinde olunduğunu vurgulayarak, ''Bizim komşularımızla, halklar olarak söylüyorum, hiçbirisiyle sıkıntımız yok. Halklarla ilişkilerimiz gayet iyi. Bir sıkıntı yaşamıyoruz. Sıkıntı rejimle. Ama bu rejimlerin de dikkat ederseniz kendi halklarıyla zaten sıkıntısı var. Yani onların kendi halklarıyla olan sıkıntısının yansımasıdır bize olan'' değerlendirmesinde bulundu.

SURİYE KONUSU

Suriye'den Türkiye'ye geçmek isteyen Suriye halkına ''biz sizi kabul etmiyoruz'' diyemeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, insani boyutunun yanında büyük bir çoğunluğuyla akrabalık bağları, ayrıca tarihi bağlar olduğunu dile getirdi. Erdoğan, 2011'in başında 30'a yakın anlaşmanın dışında Suriye ile tarihi bir adım da atıldığını belirterek, iki ülke için de önemli olan Asi Nehri'nde baraj yapma konusunda işbirliği sağlandığını söyledi. Türkiye'de su taşkınlarına neden olan nehre Türkiye'nin baraj yapması konusunda anlaşıldığını, temelinin de atıldığını dile getiren Erdoğan, Halep'te birçok konunun o zaman konuşulduğunu ifade etti. Erdoğan, bunun Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı son başabaş görüşme olduğunu bildirdi. Daha sonra Suriye'ye özel temsilciler gönderdiğini, en sonunda Dışişleri Bakanı'nı gönderdiğini ve 6 saat görüşme yapıldığını söyleyen Erdoğan, bunun yanında telefonla görüşmelerin de gerçekleştiğini dile getirdi. Erdoğan, ''Dedik ki bu gelişmeler iyi değil. Biz sizden farklı şeyler bekliyoruz. Anlattık, anlattık ama bunların hiçbirisi fayda etmedi. Her geçen gün orada halka olan zulüm arttı'' dedi.

Önce tankların, topların, sonrasında uçakların devreye girdiğini anlatan Erdoğan, her geçen gün muhaliflerin güçlendiğini söyledi. Erdoğan, onlar güç kazandıkça rejimin hem içeride, hem dışarıdaki itibarını da kaybettiğini dile getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye ziyareti sırasında görüştüklerini ifade eden Erdoğan, Putin'in basın toplantısında ''Biz Beşşar Esed'in avukatı değiliz'' dediğini ve bunun bir mesaj olduğunu bildirdi.

Erdoğan, ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ''Türkiye'nin tezini konuşabiliriz'' dediğini belirterek, bazı gerçeklerin ortaya çıkmaya, taşların yerine oturmaya başladığını kaydetti.

''KIŞ GELDİ... SURİYE İÇİN BİR EKMEK, BİR BATTANİYE'' KAMPANYASI

Bugüne kadar 50 bine yakın insanın hayatını kaybettiğini anlatan Erdoğan, ''Bu hakikaten katlanılabilir bir şey değil'' diye konuştu. Erdoğan, şunları söyledi:

''Sadece bizim ülkemizde, kendi imkanlarıyla evlere yerleşenleri de dahil edersek, 220-230 bine ulaştı. Sadece kamplarda kalanların sayısı şu anda 140 bini aşmış vaziyette. Ama biz açık kapı politikasıyla geleni geri çevirmiyoruz ve onları kabul ediyoruz. Hatta şimdi yeni yeni bazı kamp yerleri de hazırlama gayreti içerisindeyiz. Van'daki şu anda konteynerleri buralara nakletmeye başladık. Başbakanlık olarak sivil toplum örgütleriyle birlikte 'Kış Geldi... Suriye İçin Bir Ekmek Bir Battaniye' diye bir kampanya başlatıldı. Burada da yine 300 civarında STK bu kampanyanın içinde sağolsunlar hepsi yer aldılar. Bütün yayın organlarımız, ajanslar, hepsi bu işin içerisinde yer aldı. Öyle zannediyorum ki bu kampanyadan gelecek olan bütün imkanlar gerek kamplarda, gerek sınır ötesinde değerlendirilecek. Şu anda işte bizler bir taraftan sınır ötesine de fırınlar gönderiyoruz. Bir çok yiyecek maddesi gönderiyoruz, un gönderiyoruz, makarnaydı, yağdı, zeytindi, helvaydı, vesaire tüm bunları gönderiyoruz. Göndermeye devam edeceğiz. İlaçlar gönderiyoruz. Bütün bunlarla birlikte oradaki halkın sıkıntılarını da yoğun bir şekilde giderelim istiyoruz.''

Suriye'nin çevresindeki Ürdün, Lübnan'da da durumun aynı olduğunu, buralarda da Suriyelilerin bulunduğunu anlatan Erdoğan, oralarda şartların daha kötü olduğunu söyledi.

SURİYE'DE REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Başbakan Erdoğan, ''Suriye'de rejim değişikliği için daha ümitvar konuşabiliyor muyuz?'' sorusuna, şu cevabı verdi; ''Rejim değişikliği noktasında artık bu işin geri dönüşü yok. Yani şu anda görüyorsunuz, yani 100'ü aşkın ülke bir defa Suriye koalisyonunu zaten kabul etmiş vaziyette. Bu ne demektir 'Artık biz yeni Suriye'ye hazırlanıyoruz'. Dünya buna hazırlandığı gibi Suriye halkı da zaten şu anda buna hazırlanıyor. Bu niye hazırlandı, bu hazırlıklar niye yapılıyor? Şu anda orada Beşşar gittiği anda farklı ne olursa olsun herhangi bir boşluk olmadan anında hemen orada yeni bir hükümetin kurulabilmesi için bir geçiş döneminin aktörlerinin hazırlanması lazım. İşte bu koalisyon onun için var. Daha önce konsey vardı. Konsey bunun için vardı. Şimdi konsey yine var ama konsey şimdi aynı zamanda koalisyon içerisinde görevini ifa ediyor.''

''Siz iktidara geldiğinizde bizim sınırımızın hemen diğer tarafında, Irak'ta bir işgal süreci başlamak üzereydi. Siz gözünüzü açtığınızda iktidarda, bu süreç de başladı. O günden bu güne değerlendirdiğinizde Suriye krizine Türkiye'nin müdahil oluşunu, Türkiye'nin geldiği güç ve kapasite, birikim ve sorunlar açısından nasıl görürsünüz? Çünkü çok ciddi bir eleştiri de geldi. Altı doldurulmadı ama, 'Türkiye bu işi yapamaz, Türkiye bu işe girmemeliydi. Türkiye'nin bunlar boyunu aşan işlerdi' gibi eleştiriler de geldi. Bütün bu süreci, yani 10 yılda değerlendirdiğinizde Suriye bir dönüm noktası? Nasıl değerlendirirsiniz'' şeklindeki değerlendirme ve soru üzerine Erdoğan, Irak'la ilgili 1 Mart tezkeresini hatırlattı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Belki biraz iddialı olacak ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bakın Irak'ta 1 Mart tezkeresi olayını hatırlayın. Ben 1 Mart tezkeresini savunanlardandım. O zaman Başbakan değil, Genel Başkandım ve 1 Mart tezkeresinde yeterli oy alınamadığı için malum, Irak'a girilmedi. Onda da bir hayır var. Fakat Türkiye orada olmuş olsaydı Irak'taki durum bugünkü gibi olmazdı. Çok daha farklı olurdu. Çünkü Irak'ın kaderinde ülkenin değerlerini paylaşmayan ülkeler vardı. Irak'ın kendi değerlerini paylaşmayan ülkeler, maalesef Irak'ın geleceğini pozitif anlamda geliştiremediler. Orada her an bir yıkımla Irak halkı karşı karşıya kaldı. Şu anda gelinen noktada, bakın hala 10 yıl geçti, sıkıntı devam ediyor. Peki bize ne dediler de biz durduk. Daha sonra Başbakanlığım döneminde parlamentoda güven oyunu aldık. Tezkereyi geçirdik. Bu tezkereyi geçirdiğimiz zaman da oradaki kardeşlerimiz 'Türkiye buraya girmesin' dediler. Girmesin deyince ki Sayın Bush o zaman beni arka arkaya telefonla önce arıyordu. Meclisten bunu geçirmem için. Daha sonra da aynı Bush yine beni telefonla aradığında şunu söyledi; 'Bunu erteleyelim'. 'Niye' dedim. 'Görüyorsunuz dedi, halk dedi şu anda istemiyor. Kuzeydeki kardeşlerimiz istemiyordu aslında. Biz dedik, 'istenmediğimiz yere zorla girmeyiz'.''

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yani siz bize böyle bir şeyi, gerek Irak, gerek sizler söylediğiniz için biz bu işe girdik. Madem böyle deniliyor. Biz de 'çekiliriz, girmeyiz' dedik. Girmedik ve şimdi oradaki haklılığımız ortaya çıkıyor. Fakat Suriye ile ilgili şimdi bir şey ortaya çıkacak. Bunu çok açık net göreceğiz. Bakınız Suriye'de neticeye varalım. Neticeye vardıktan sonra inanıyorum ki Suriye, şu anda alt yapısıyla üst yapısıyla çok ciddi bir bedel ödüyor, Irak'taki imkanlar Suriye'de yok. Ama Suriye huzuru çok daha çabuk bulacak. Niye iddialı söylüyorum. Çünkü belki petrolü yok ama Suriye'nin coğrafi konumu Irak'a göre çok daha farklı ve açılım yapabileceği noktaları çok daha güçlü. Orada atılacak adımlarla çok kısa zamanda Suriye kendini toparlar ve ayağa da kalkar diyorum. Ben buna inanıyorum. Yeterki Suriye'nin içindeki Arabıyla, Kürdüyle, Hristiyanıyla, Türkmeniyle, hep beraber oradaki o dayanışma sağlansın. Suriye'nin bölünmesine fırsat verilmesin. Süratle bu işi neticeye kavuşturmak mümkün.''

(AA/GÜL)

 
29 Aralık 2012 Cumartesi 09:03
Okunma: 617
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)