Ana Sayfa » Kıbrıs » Erdoğan Törende Halka Hitap Etti

Erdoğan Törende Halka Hitap Etti

Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, Kıbrıs Türkleri İle Türkiye'nin Dayanışma Ruhunun İlk Günkü Gibi Taze Olduğunu Ve Bunun Sonsuza Kadar Devam Edeceği Vurguladı. dr. Fazıl Küçük Bulvarında Düzenlenen Törende Konuşan Erdoğan, Barış Ve Özgürlük Bayramında, Türkiye'nin, Kıbrıs Türk Halkının Hak Ve Hukukunu Korumaya Devam Edeceğini Dünyaya İlan Ettiğini Söyledi..

 
 
Erdoğan Törende Halka Hitap Etti
Türkiye Başbakanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 37. yıl dönümü nedeniyle Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları çerçevesinde Dr. Fazıl Küçük Bulvarında düzenlenen resmi geçit törenine katıldı.


Türkiye Başbakanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük bayramında Kıbrıs Türk halkı ile birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


61'nci Türkiye hükümetinin Başbakanı olarak ilk dış ziyaretini KKTC'ye gerçekleştirmenin mutluluk verici olduğunu kaydeden Erdoğan, "Kıbrıs Türkleri'nin her zaman gönlümüzde müstesna bir yeri var" dedi.


Türkiye halkının her zaman Kıbrıs Türkleri'nin sevincini paylaştığını ifade ederek, Anavatan Türkiye'nin selam ve sevgilerini getirdiğini belirtti.


Şehit ve gazilerin aziz hatıralarını saygı ve minnetle yad eden Erdoğan, Kıbrıs Türküne emanet bırakılan toprakları korumanın boyun borcu olduğunu vurguladı.


Erdoğan, Kıbrıs Türkleri ile Türkiye'nin dayanışma ruhunun ilk günkü gibi taze olduğunu dünyanın bilmesi gerektiğini kaydederek, bunun sonsuza kadar devam edeceğine işaret etti.


"Barış Harekatı, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleri'nin eşitlik özgürlük ve var olma mücadelesini anavatanın her zihinde destekleyeceğini tüm dünyaya göstermiştir" diyen Erdoğan, barış ve özgürlük bayramında, yaşanan acılar ve ödenen bedeller unutmadan, Türkiye'nin, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu korumaya devam edeceğini dünyaya ilan ettiğini söyledi.


Erdoğan, Kıbrıs Türkü'nün, Mücahitlerden devraldığı kararlılıkla, hür yaşama iradesini ortaya koyarak, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerler üzerinde yükselerek dünya sahnesindeki onurlu yerini aldığını vurguladı.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Hükümetiyle, Meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla, çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak bir konuma yükseldiğini kaydeden Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti siyasi ve ekonomik alanlarda bugüne kadar kat ettiği mesafeyi misliyle aşabilecek birikimi ve donanımıyla bizim için de iftihar kaynağıdır. Kıbrıs Türk halkı bu günlere, birlik ve beraberlik içinde milli değerlerine sahip çıkarak gelmiştir" şeklinde konuştu.


Erdoğan, gönül birliği, dayanışma ruhu ve bu asil milli davaya olan inancın muhafaza edildiği sürece
aşılamayacak engel olmadığını vurguladı.


Türkiye Başbakanı Erdoğan, "Türkiye nasıl ki gücünü birleştirerek, omuz omuza vererek yüzyılın en büyük refah ve kalkınma hamlesini, başardıysa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin vatandaşları da tarih sahnesindeki izzetli yerini alacaktır, yeter ki, arızi sorunlara takılıp kalmayalım, yeter ki dönemsel sorunları aşabilmek için büyük fotoğraftan, milli davamızdan gözümüzü bir an ayırmayalım'' diye konuştu.


''Bizim arzumuz; Kıbrıs'ta yeşerecek barış ortamının, bölgesinin çok daha ötesinde, çok daha büyük ve kapsamlı bir barışın, kalkınmanın, işbirliğinin yolunu açmasıdır. Ancak, mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağı herkes tarafından artık idrak edilmelidir'' diyen Erdoğan,  her zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkeleri istikametinde bölgede güvenlik ve refahı hedeflediklerini, barış için, adalet için ellerini herkese uzattıklarını söyledi.
Erdoğan, Bu hedefe ancak hukuk, adalet ve eşitlik çerçevesinde ulaşacaklarına inandıklarını dile getirdi.

''Anavatan ve garantör bir ülke olarak, gelecek vizyonumuzu, Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir çözümle sona ermesinin sadece Ada'da değil, Doğu
Akdeniz'de de güvenlik, istikrar, işbirliği ve refaha katkıda bulunacağından, yeni bir dönemi başlatacağından hareketle şekillendirdik" diyen Erdoğan,  Kıbrıs Türk tarafıyla, ortak milli dava etrafında tam bir fikir ve gönül birliği içinde ve samimiyetle çözüm için çaba sarf edildiğini vurguladı.

Erdoğan, Kıbrıs meselesinin, yarım asırdır BM Teşkilatının gündeminde olduğunu ve bu süreçte sorunun çözümüne ilişkin parametrelerin ortaya çıktığını ve yerleştiğini anlattı.

Erdoğan, Kıbrıs sorununda geçmişte de bugün de güçlü çözüm iradesi gösteren tarafın, Kıbrıs Türk halkı ile garantör Türkiye olduğunu belirterek,  Kıbrıs
Türk halkının, tüm güçlükleri göze alarak ve fedakarlıkla 2004 yılında yapılması istenen referandumda barış ve uzlaşmaya yüzde 65'le 'evet', Güney Kıbrıs'ın ise yüzde 75'le 'hayır' dediğini anımsattı.

Uzlaşmaya ve barışa yüzde 75 ile 'hayır' diyen Güney Kıbrıs'ın ödüllendirildiğini 'evet' diyen Türk halkının ise cezalandırıldığını kaydeden Erdoğan, hala bu sürecin devam ettiğini ve bunu kabul etmenin mümkün olmadığını söyleyerek, "Onun için bugün biz daha güçlüyüz" dedi.


Erdoğan, Kıbrıs Türkü'ne hiçbir meşru temeli olmadan maruz kaldığı kısıtlamaların ortadan kaldırılacağı sözü verildiğini, ancak bu sözlerin tutulmadığını kaydetti ve bütün bu haksızlıklara, adaletsizliklere rağmen Kıbrıs Türkünün barış ve çözüm için çaba göstermeye devam ettiğini ifade etti.

Türkiye Başbakanı, "Biz, çözüm hedefine samimiyetle inanıyoruz. Fakat şunu da unutmayalım, artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu yolda üzerimize düşeni yaptık, yapmaya da hazırız. Diğer tüm ilgili tarafları da barışa destek vermeye ve bu yolda adım atmaya davet ediyoruz. Hazırlık dönemiyle beraber üç yılı aşan mevcut görüşme sürecinde nihai aşamaya gelinmiştir'' ifadelerini kullandı.

Görüşmelerden netice alınması beklentisi içinde olduklarını anlatan Erdoğan, çözüm yolunda tüm tarafların sorumluluğu bulunduğuna ve elden gelenin en iyisinin yapılması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Erdoğan, ''Şunda hiç bir tereddüt yoktur ki BM parametreleri çerçevesindeki çözüm, mevcut müzakere sürecinde liderlerin Ortak Açıklamalarındaki mutabakatlarına uygun biçimde bulunacaktır. Bu çerçevede yeni ortaklık, 'iki kesimli, iki toplumlu ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde bir federasyon olacak, bu ortaklığın, tek uluslararası kimliğe sahip bir Federal Hükümetinin yanı sıra, eşit statüye sahip bir Kıbrıs Türk

Kurucu Devleti ve bir Kıbrıs Rum Kurucu Devleti bulunacaktır'. Bu çözüm çerçevesi ve Kıbrıs Türk tarafının yeni nesillere huzurlu ve güvenli bir geleceğin miras bırakılmasına yönelik içten ve yapıcı çabaları tam desteğimizi vermeye hazırız. Aksi istikamette zorlamalar içine girmek ise çözüm iradesini sabote etmekten başka bir işe yaramayacaktır" dedi.

Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için daima yapıcı ve dinamik açılımlar ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafının maruz kaldığı haksızlıkların artık tahammül sınırlarını zorladığını ve vicdanları sızlattığını kaydeden Erdoğan, "AB açısından da mevcut çarpık durumun giderilmesi ve kapsamlı çözümle Kıbrıs'ta kurulacak yeni ortaklığın 2012'nin ikinci yarısında dönem başkanlığını deruhte etmesi de mümkün olabilecektir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, bu hedefe ulaşılabilmesi için kapsamlı çözüm anlaşmasının referandumlara sunulması ve onay süreçlerinin de tamamlanarak, yeni ortaklık devletinin dönem başkanlığı sırasında hayata geçirilmiş olması gerektiğini vurguladı.

Bunun ise ancak yıl sonuna kadar mevcut süreçte anlaşmanın sağlanmasıyla mümkün olabileceğini kaydeden Erdoğan, ''2012'nin ikinci yarısında Kıbrıs
Türkleri'nin de yer alacağı ve bunun sonucunda Türkiye'nin de muhatap kabul edeceği bir dönem başkanlığı sadece Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir olumlu ivme yakalanmasına değil, Avrupa'nın siyasi ve stratejik açılardan daha etkin bir konuma yükselmesine de katkıda bulunabilir" dedi.

Erdoğan, Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafının 2012'de AB Dönem başkanlığını üstlenmesi halinde, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin tamamen donacağını belirtti.

"6 aylık Güney Kıbrıs Rum yönetiminin dönem başkanlığında bizim AB ile herhangi bir görüşme yapmamız söz konusu olmayacaktır" şeklinde konuşan Erdoğan, Rum tarafıyla aynı masaya oturulmasını hiç kimsenin beklememesini istedi.

Kıbrıs diye bir devlet olmadığını, KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olduğunu yineleyen Erdoğan, AB'nin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.


 
20 Temmuz 2011 Çarşamba 15:53
Okunma: 595
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)