Ana Sayfa » Türkiye » Erdoğan'dan Cezaevlerindeki Açlık Grevi Değerlendirmesi

Erdoğan'dan Cezaevlerindeki Açlık Grevi Değerlendirmesi

Erdoğan: ''terör Örgütünün Başkasının Ölümü Üzerinden Rant Sağlama Eylemidir''.

 
 
Erdoğan'dan Cezaevlerindeki Açlık Grevi Değerlendirmesi

TBMM, 13 Kasım 12 (T.A.K.): AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şu anda cezaevlerinde ortaya konan eylemin, terör örgütünün kendi mensuplarını ölüme sürükleme, terör örgütünün başkasının ölümü üzerinden rant sağlama eylemi olduğunu belirterek, ''BDP'ye bir kez 'yazıklar olsun' diyorum. Hiç bir zaman çözümün tarafında olmadılar'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Suriye konusunda CHP'nin tutumunu eleştirdi. Erdoğan, ''CHP Genel Başkanı hiç kusura bakmasın, biz meseleye dar çerçevede, ufuk yoksulluğu içinde bakmıyoruz. Biz meseleye kardeşlik hukuku çerçevesinde, tamamen insani perspektiften bakıyoruz. Türkiye'nin ulusal ve bölgesel çıkarlarını gözetecek şekilde bakıyoruz'' diye konuştu.

''Biz kardeşimiz olan bir milletin huzur, refah ve barış içinde yaşaması için bu meseleyle ilgileniyoruz'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Şunu da buradan CHP Genel Başkanı'na tekraren hatırlatıyorum; Türkiye, küçük hesaplar yapmayacak kadar büyük bir devlettir. Türkiye, birilerinin ısrarla çekmeye çalıştığı tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devlettir. Suriye'den sınır köylerimize, ilçelerimize yapılan saldırılara gereken en sert karşılığı veriyoruz. Çok daha sert şekilde de gereken cevabı vermekten kaçınmayacağız.

Herkes aklını başına almalı, kimse ateşle oynamamalı. Kimse Türkiye'nin sabrını, kararlılığını ve cesaretini test etmeye kalkmamalı. Biz son raddeye kadar sabırla, sağduyuyla, soğukkanlılıkla hareket etmeye, daha fazla kan dökülmeden bu meselesin çözümüne çalışıyoruz.

Suriye muhalefetinin yeniden yapılandırılmasını, daha etkili daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını Türkiye olarak destekledik, destekliyoruz. Bu yeni yapısıyla Suriye muhalefetinin, çok daha etkin olacağına, sorunun çözümünü daha da hızlandıracağına inanıyoruz. Daha fazla acı haber almadan, bölgeyi ateşe vermeye yönelik, daha fazla tahrikle karşılaşmadan, bu sürecin artık sona ermesi, Esed'in bir an önce çekilmesi, Suriye'nin refah, huzur ve barışa kavuşması için Türkiye olarak girişimlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.''

Başbakan Erdoğan, terör ve Suriye meselesi paralelinde son haftalarda Türkiye'de gerilim atmosferi oluşturmaya yönelik girişimleri çok ama çok dikkatle takip ettiklerini söyledi.

Geride kalan 10 yıl boyunca, Türkiye'de bu türden ameliyat girişimlerine, provokatif hesaplara sıkça şahit olduklarını belirten Erdoğan, bazı hadiselerin içeriden ve dışarıdan verilen desteklerle, istikrarı, huzur ve güven ortamını sarsmaya yönelik kampanyalara dönüştürüldüğünü defalarca tecrübe ettiklerini kaydetti.

Erdoğan, Hükümeti yıpratmaya, istikrarı bozmaya, huzur ve güven ortamını zedelemeye çalışan girişimlerde, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu, kimlerle kimlerle ittifak yaptığını gördüklerini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bir arada bulunmaları, bir araya gelmeleri, tahayyül dahi edilemeyen en uçların, sinsi planlar ve hedefler çerçevesinde nasıl yol arkadaşlığı yaptıklarını da bu süreçte gördük, yaşadık. Sinsi hedefler çerçevesinde sinsi bir takım ittifakların yapıldığını, ortak kampanyalar yürütüldüğünü görüyoruz. İki ay önce 12 Eylül'de çeşitli cezaevlerinde, bazı tutuklu ve hükümlüler açlık grevi adı altında eylem başlattılar. Kandil'den gelen talimatla başlatılan eylem, önce BDP'nin teşvikleri, ardından da yurtiçi ve yurtdışından verilen desteklerle yaygılaştırıldı. Hukuki ve siyasi mücadeleyle gündeme getirilen konular, vicdanları kanatan böyle bir eylem türüyle gündeme taşınmaya, şantaj unsuru olarak devlete dayatılmaya çalışıldı. Can, kan üzerinden, başkalarının hayatı üzerinden hesap yapmaya alışmış olan terör baronlarının tezgahları içinde yine insanlar kaldı, kalmaya devam ediyor.

Kandil'e laf söyleyemeyenler, eylemcilere çağrı yapamayanlar, yine Hükümeti köşeye sıkıştırmanın, zora düşürmenin gayreti içine giriyorlar. Bu eylemlerle gündeme getirilen konuların bazılarını, biz zaten eylemlerden önce ve bunlardan bağımsız olarak gündemimize almış, gereken çalışmaları başlatmıştık.AK Parti'nin gerçekleştirdiği demokratik reformlardan rahatsız duyan bu çevreler, atılan adımları kendilerine mal etmek için, sanki Hükümet taviz veriyormuş görüntüsü oluşturmak amacıyla, bu tür eylemlerden medet umuyorlar. Bugüne kadar halkımız, Kürt kardeşlerimiz için hangi adımı attıysak, bunların karşısına dikildiler, engellemeye uğraştılar, yaptığımız reformları küçümsemeye çalıştılar. Şimdi de genel kongremizde açıkladığım reformları, sanki kendi mücadelelerinin sonucuymuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Ucuz hesapların içine giriyorlar. Bizim bu şark kurnazlığımıza karnımız tok.''

Başbakan Erdoğan, siyasi konuların zemininin siyaset olduğunu, siyaset yapamayanların başka yollara tevessül ettiğini söyledi.

Erdoğan, ''Siyasetçinin işi açlık grevi yapmak, açlık grevi yapanlara arka çıkmak değildir. Siyasetçi için böyle bir yönteme tevessül etmek acziyettir, iş bilmezliğini, yetersizliğini ikrar etmektir. Bunlar bugüne kadar çıkmak sokaklara girmeye, bataklıkta gezinmeye alıştılar. Şimdi yine yanlış hesapların içine giriyorlar. Sonra da Hükümet, millet gelsin, bunlara el atsın, düştükleri kuyudan çıkarsın istiyorlar. Kalkmışlar 'inkar ve asimilasyon son bulsun' diyorlar'' dedi.

Türkiye'de inkar, red ve asimilasyon politikalarının sona erdiğini belirterek, ''AK Parti iktidarının böyle bir sorunu yoktur, bunları bitirmiştir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ana dilde savunma diyorlardı. En son 30 Eylül'de büyük kongremizde, kişinin kendisini daha iyi ifade edebileceği dilde savunma hakkını getireceğimizi Türkiye'ye ve dünyaya duyurduk, orada onu söyledik. 'Operasyonlar son bulsun' diyorlardı. Güvenlik güçlerimin silah bırakmasının komik bir talep olduğunu, topraklarımıza yönelik tehdide karşı her türlü operasyonu yapacağımızı yine defalarca ifade ettik. Kusura bakmasınlar, onlar silah bırakmadıkça, - silahlar sussun demiyorum - operasyonlar bitmez. Kimse bizim güvenlik güçlerimizden silah bırakmasını, operasyonları durdurmasını beklemesin. Çünkü güvenlik gücünün görevi nedir? Budur. Silah güvenlik gücünün enstrümanıdır. Güvenlik gücü nerede olursa olsun, görevini yerine getirmekle mükelleftir.

Erdoğan, daha kuruldukları andan itibaren, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye yaptığı, ''İnsanı yaşat ki devlet yaşasın'' nasihatini kendilerine rehber edindiklerini söyledi.

''Ama bunların böyle bir derdi yok ki. Bunların insanı yaşatmak gibi bir derdi yok ki'' ifadesini kullanan Erdoğan, ''Türk değil, Kürt değil; Laz, Çerkez, Gürcü, Boşnak, Arap, Rum, aklınıza ne gelirse, insanı yaşat ki devlet yaşasın. İşte onun için Yunus Emre'nin sözlerini her zaman ışığımız, rehberimiz olarak kabul ettik, 'Yaratılanı yarandan ötürü severiz' dedik ve yolumuza böyle devam ettik'' dedi.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Benim Mehmetçiğim, dağda yakaladığı teröriste üşümesin diye parkasını uzatacak kadar ali cenaptır. Benim Mehmetçiğim, mağaradaki teröristi, 'senin annene götüreceğiz' diyerek, mağaradan sağ çıkması için saatlerce dil dökecek ve ikna etmeye çalışacak kadar yüreklidir. Elbette her ölüm acıdır, her ölüm ayrılıktır, burukluktur. 10 yıldır en fazla yoğunlaştığımız konu, gençlerin ölümünü durdurabilmek oldu. 10 yıldır kayıpların son bulması, akan kanın ve gözyaşının durdurulması için çok samimi ve kararlı şekilde mücadele verdik. Ama biz ölümleri durdurmaya çalıştıkça, birileri daha fazla öldürmek için mücadele verdi. Biz yaşatmak için mücadele verirken, birileri öldürmek için teşvik etti."

(AA/FEZ/KAR) FOTOĞRAFLI

 
13 Kasım 2012 Salı 14:48
Okunma: 576
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)