Ana Sayfa » Yaşam » Erkekler Nasıl Sinir Edilir?

Erkekler Nasıl Sinir Edilir?

Bir erkekle uğraşıp onu sinir etmek istiyorsanız; erkekleri sinir edebileceğiniz birkaç ipucu.

 
 
Erkekler Nasıl Sinir Edilir?
İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.

İlk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize bağlayın. Daha sonra "Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.

Gabriel Garcia Marquez’in Kolera Zamanı Aşk’ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.

Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına (verecekseniz bile) hep geç cevap verin.

Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.

’Yanlışlıkla’ özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.

Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.

Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün.

Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.

10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.

Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.

Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.

Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.

İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.

İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini ısırın.

O evinden bir başka yere taşınırken, münasip bir biçimde tatile çıkın.

Bir başka erkek arkadaşınız olduğunu söylemeyi unutuvermiş olun.

Onu iş yerinde ziyarete gittiğinizde, amiri ya da daha iyisi memuru ile kesişin.

Arkadaşlarının yanında küçük düşürün.

Annesini eleştirin. Ebeveynini ziyerete gittiğinizde, onun hiç sevmediği elbisenizi bilhassa giyin. En yakın akrabalarının, kardeşinin falan adını unutun.

Sözüm ona size hediye aldığı ütü, ekmek kızartma makinesi, mikser gibi ev eşyalarını yılbaşında annesine hediye edin.

En sevdiği dostunu sürekli eleştirin.

Vereceği partiden önce en ilgisiz konuda kavga çıkarın ve bütün gece suratınızı asın.

Gideceğiniz partide kravat takma mecburiyeti olduğunu söylemeyin.

O arabayı sürerken sürekli karışın; arabanın orasına burasına tutunun; frene basıyormuş gibi yapın.

Siz arabayı kullanırken, kaybolsanız bile durup yön sormayı reddedin.

Film seyrederken elini tutmayın.

Esprilerine gülmeyin.

Michelle Pfeiffer`ı beğendiğinde hakarete uğramış gibi bozulun; Daniel Day-Lewis’i seyrederken kendinizden geçin, alkışlayın.

Eski kız arkadaşlarıyla dalga geçin.

Aşka hazırlık safhasında, anatomisinin aşağı kısımlarında rastgele bir şeyi tutun ve "Bu mu?!" diye sorun.

Sevişirken onun adı hariç, kendinizinki dahil herhangi bir ad haykırın.

Uyumak istediğinde, okumasanız da gece lambasını açık tutun.

Uyurken kol ve bacaklarınızla ahtapot gibi ona sarılın ki sabaha kadar bütün vücudu uyuşmuş olsun.

Çalar saatin sizin tarafınızda olmasında İsrar edin ama çaldığında, erişemeyeceğini bilerek, uyumayı sürdürün.

Her gece, o, yatağa girmenizi beklerken cilt bakımınızı son kerte yavaş yapın; çantanızı baştan düzeltin; bozuk paraları etajerin üzerine büyük bir itina ile yavaş yavaş dizin. Sonra, yosunlu maskeyle yatın.

İlişkinizi, gelecek kuşaklar için görüntüleyin; daha doğal oluyor diye hazırlıksızken fotoğrafını çekin.

Arkadaşlarınızla saatlerce telefonda konuşun; sonra o sizinle konuşmak istediğinde yorgun olduğunuzu, TV seyretmek istediğinizi söyleyin.

TV seyrederken, uzaktan kumanda ile kanalları durmaksızın değiştirerek kıvançla el maharetinizi gösterin.

Tam gazetesini, dergisini ya da kitabını okumak istediğinde TV’yi açıp sadece hanımlara hitap eden bir programı seyredin.

Ne okuduğunu görmek için elinden kitabı alın ve sayfayı kaybedin.

O tam gazete okuyacakken, ayağınızı kucağına uzatın ve ovmasını söyleyin.

TV’de heyecanla maç seyrederken odaya girip kanalı değiştirin; "Bu belgeseli kaçıramazsın" deyin.

"Meyve yemek ister misin?" diye sorun ve onun kalkıp getirmesini bekleyin.

O dışarı yemek almaya giderken aç olmadığınızı söyleyin. Sonra o yerken ağzınızın suları aksın; başınızı yana eğip, size de vermek zorunda kalıncaya kadar sessizce onu seyredin.

Sürekli ovulmak isteyin ama onu ovmak için hiç oralı olmayın.

O ilk önce ovarsa sizin de onu ovacağınıza söz verin; sonra uyuyakalın.

Evlilik lafı edildiğinde yüzünüz kireç gibi bembeyaz olsun.

Ne konuştuğunun farkında olmadığını söyleyin.

Konuşurken dinlemeyin.

Telefonda konuşurken esneyin ve o sırada uzandığınızdan rehavet çöktüğünü bahane edin.

Gününün nasıl geçtiğini sorun; sözünü kesin ve kendi gününüzü anlatın.

Gününün nasıl geçtiğini sorun; sonra öbür odaya geçin.

Gününün nasıl geçtiğini sormayın.

Arkadaşlara bir olayı tatlı tatlı anlatırken ortasında sözünü kesin ve siz bitirin.

Onun her gün biteviye yaptığı olağan bir işi siz yaptığınızda iltifat bekleyin.

Sizi sevdiğinizi söylediğinde boş gözlerle bakın.

Her fırsatta, "Ben demedim mi?" deyin.

Suratınızı asın; "Neyin var canım benim?" diye sorduğunda, "Hiç!" deyin.

Canınızın bir şeye sıkıldığını bildiğini bildiğinizi bildiğinde bile hala "Hiç!" deyin.

Nihayet, "Neyin var canım benim?" demekten vaz geçtiğinde kırılın ve artık duygularınıza eskisi kadar önem vermediği için serzenişte bulunun.

Çok büyük bir kavgadan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranın ve yapmakta olduğunuz video kliple ilgili alakasız bir soruyu sakince sorun.

Cumartesi günü hasta yatağında yatarken, arkadaşlarınızı davet edin ve iskambil oynayın.

Kilo aldığında, yerçekimsel özürlü olduğunu bilhassa belirtin.

Yeni saç traşı olduğunda aldırmayın, farkına varmayın.
 
27 Ekim 2011 Perşembe 09:07
Okunma: 1052
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)