Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu Cidde'de

Eroğlu Cidde'de

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu İle İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Merkezi'nde 45 Dakikalık Bir Görüşme Yaptı. .

 
 
Eroğlu Cidde'de
Eroğlu Cidde'de
Eroğlu ve İhsanoğlu'nun görüşme sonrası düzenlediği ortak basın toplantısı, Suudi Arabistan Krallığı basını tarafından da yoğun ilgi gördü.


İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Arapça yaptığı konuşmasında, teşkilatın Kıbrıs Türkleri ile ilişkilerinin 1977 yılına dayandığını anımsatarak, her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkına ve haklı mücadelesine destek olmaya çalıştıklarını dile getirdi.


Görüşmenin çok yararlı ve verimli geçtiğini belirten İhsanoğlu, görüşmede, teşkilat zirveleri ve üye ülkelerin bakanları düzeyinde yapılan toplantılarda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgili alınan siyasi, ekonomik ve eğitim faaliyetleri kararlarının gözden geçirildiğini söyledi.


İhsanoğlu, teşkilatın 2008 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un himayelerinde devam eden görüşmeleri yakından takip ettiğini ve Kıbrıs'ta iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı iki kurucu devletin oluşturduğu federal bir çözümü desteklediklerini anlattı.


Kasım ayında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği ziyaret sırasında müzakerelerin önü açık bir süreç olmaması gerektiğini ve başarılı bir şekilde sonuçlanmasını temenni ettiklerini anımsatan İhsanoğlu, Kıbrıs'taki her iki tarafa da çözüm için çaba göstermeleri yönündeki çağrısını yineledi.


İhsanoğlu "Sayın Eroğlu bugünkü toplantımızda devam eden müzakere sürecinin Haziran ayı sonuna kadar başarılı bir şekilde sonuçlanması için elinden geleni yapacağını vurgulamıştır. 1 Temmuz tabii ki müzakere süreci açısından önemli bir tarih, çünkü Rum Tarafı bu tarihten itibaren 6 aylık bir süre için Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralacaktır. Bu dönem başkanlığı, her iki tarafça birlikte üstlenilmelidir" dedi.


Kıbrıs'ta bulunacak çözümün adil ve kalıcı olmasının önemine de işaret eden İhsanoğlu, bulunacak çözümün hem Kıbrıs Türkleri hem de Kıbrıslı Rumlar tarafından kabul edilebilir olması gerektiğini belirtti.


İhsanoğlu, Kıbrıs Türklerinin sonsuza kadar uluslar arası toplumun dışında tutulamayacağını da vurguladı.


Kıbrıslı Türk halkının adada barışçıl bir çözümden yana olduğunu gösterdiğini dile getiren İhsanoğlu, bu bağlamda Kıbrıs Türk halkı üzerinde devam eden haksız izolasyonların kaldırılması gerektiğini vurguladı.


İhsanoğlu, "Kıbrıslı Türkler üzerindeki haksız izolasyonları kaldırmak bir İslam İşbirliği Teşkilatı için öncelik olmaya devam etmektedir, teşkilata üye tüm ülkelere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda işbirliği yapması çağrısını yenilemek istiyorum" dedi.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, gelecek hafta İslam İşbirliği Teşkilatı ve İslam Kalkınma Bankası işbirliğinde yatırım alanında bir sempozyuma ev sahipliği yapacağını belirten İhsanoğlu, bu toplantının tüm üye ülkeler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Müslüman kardeşler için yeni ufuklar açacağını söyledi.


İhsanoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, teşkilat bünyesinde gözlemci statüsünde Daimi Misyon'a açılması yönünde öneride bulunduğunu, kendisinin de ilişkilerin gelişmesine yardımcı olacak bu öneriye sıcak baktığını belirterek, ev sahibi Suudi Arabistan Krallığı nezdinde çalışmaların başlatılacağını ifade etti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da, Cidde daveti için İhsanoğlu'na teşekkür ederek, ziyaretin, İhsanoğlu'nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiği ziyaretlere iade-i ziyaret niteliğinde olduğunu söyledi.


Eroğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, adada adil ve kalıcı uzlaşıya destek veren taraf olarak, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin çok taraflı görüşme için çağrı yapmasını beklediğini belirtti.


Kıbrıs Rum tarafının müzakerelerde hakem kabul etmediği için Kıbrıslıca bir çözüm arayışı içerisine girdiklerini anımsatan Eroğlu, "Ancak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu içersinde 4 yıldan beri devam eden görüşmelerde Kıbrıslıca bir çözüm bulamadık" dedi.


2004 yılında Annan Planı'nın Kıbrıslı Türkler tarafından yüzde 65 oranında kabul edilmesine karşılık, Kıbrıs Rum tarafının yüzde 75 oyu ile planı reddettiğini anımsatan Eroğlu, planı reddedenlerden biri olan Hristofyas'ın şu anda müzakere masasında olduğuna işaret etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, KKTC Meclisi'nde 1986'da onaylanan Perez de Cullear'ın anlaşma metninin dönemin Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Kiprianu tarafından kabul edilmediğini de hatırlatarak, bugüne kadar anlaşma metinlerini reddeden ve müzakerelerin önü açık şekilde devamında ısrar eden tarafın hep Rum tarafı olduğunu vurguladı.


Müzakereler devam ettiği sürece mağdur tarafın her zaman Kıbrıs Türk tarafı olacağını, müzakerelerin devamının ise Kıbrıs Rum kesiminin yararına olduğunu belirten Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafı ambargolar altında olduğu sürece, AB üyesi olan ve 1 Temmuz'da AB Dönem Başkanlığını devralacak olan Rum tarafının anlaşma için niyet ve ihtiyacı olmadığını söyledi.


İkinci Greentree toplantısında müzakerelerde son oyuna gelindiğinin Genel Sekreter tarafından vurgulanması, Rum tarafının AB Dönem Başkanlığını devralacak olması ve 2013'de Kıbrıs Rum kesiminde başkanlık seçimleri yapılacağı göz önünde bulundurarak, Genel Sekreter Ban'a mektup gönderdiğini belirten Eroğlu, Kıbrıs sorununa Kıbrıslıca çözüm bulunamadığı için, Kıbrıs Türk tarafının, garantör ülkelerin de yer alacağı çok taraflı toplantıda, "sorunlu başlıkların aşılması için esneklik gösterebileceğini" belirttiğini kaydetti.


Müzakereleri Genel Sekreter'in değerlendirme yapacağı tarihe kadar sürdürmenin anlamı olmadığını da belirten Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının, Nisan'ın ikinci yarısında açıklanması beklenen karardan sonra durum değerlendirmesi yapacağını vurguladı.


Eroğlu, "Her zaman bize destek veren ve gözlemci üye olduğumuz, İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan destek beklemekteyiz. Bu safhada vereceği destek sadece bize değil, görüşmelerde Rumları motive etmesi bakımından da yararlı olacaktır" dedi.


Ambargolar devam ettiği sürece Kıbrıs Rum tarafının bir anlaşmaya imza atmasının mümkün olmadığını vurgulayan Eroğlu, olayları başlatmayan taraf olmamasına rağmen KKTC'ye uygulanan izolasyonların dünya tarafından "hazmedilmemesi" gerektiğini ifade etti.


İslam İşbirliği Teşkilatı'nın vereceği desteğin hem diğer ülkelere örnek hem de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin himayelerinde devam eden görüşmelere yardımcı olacağını belirten Eroğlu, dost ve kardeş İslam halklarına KKTC'de yatırım yapma çağrısında bulundu.


KKTC'nin gelişmekte olan yüksek öğretim sektörüne de işaret eden Eroğlu, KKTC'deki üniversitelere de ilginin artmasını beklediklerini söyledi.


Açıklamaların ardından basın toplantısında soru cevap bölümüne geçildi.


KKTC'nin tanınması ile ilgili bir soru üzerine Eroğlu, "Müzakereler başarısızlıkla sonuçlanacak olur ve Genel Sekreter bunu ilan ederse tanınmaya çıkmaktan başka şansımız kalmayacağı da ortada, işte o noktada İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan destek bekliyoruz" dedi.


1960'da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin büyük umutlarla karşılandığını, ancak 1963'te adanın Yunanistan'a bağlanması için Kıbrıs Türklerinin Cumhuriyet'ten dışlandığını anımsatan Eroğlu, "Bizi dışlayamayacakları bir anlaşma için müzakere masasında oturduk" dedi.


Türkiye'nin Barış Harekatı'nı, 15 Temmuz'da yer alan Yunan darbesi üzerine Garanti antlaşmalarından doğan hakkını kullanarak yaptığını hatırlatan Eroğlu, Makarios'un, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, "Ülkem Yunanistan tarafından işgal ediyordu" diye nutuk atığını ancak, 1974 öncesinde Kıbrıs Türklerinin sırf Türk ve Müslüman olmaları nedeniyle öldürüldüğünü ve kaçırıldığını söyledi.


Eroğlu ayrıca, Kıbrıs olaylarının Kıbrıs Rum tarafının söylediği gibi 1974'te değil, 1950'li yıllarında başladığını da hatırlattı.


Müzakerelere ise 1960 yıllarda başladığını ve bu konuda Kıbrıs Türk tarafının mağdur durumda olduğunu ifade eden Eroğlu, "Dünyanın Kıbrıs'ta yaşanan gerçekleri görmesi, Birleşmiş Milletlerin KKTC'nin tanınmaması yöndeki kararını gözden geçirmesi zamanı geldi" dedi.


KKTC'nin destek isteyeceği tarafın İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye ülkeler olduğunu yineleyen Eroğlu, teşkilatın zirve ve toplantılarında, "zaman zaman alınan kararların süratle uygulanmasını beklemekteyiz" dedi.


AB tarafından Kıbrıs Türklerine 1994 yılından bu yana ambargo uygulandığını anımsatan Eroğlu, ambargoların kalkması için AB yetkilileri ile temasları yoğunlaştırdığını, Türkiye hükümetlerinin de ambargoların haksız olduğunu Avrupa Birliği devletlerine anlatmaya çalıştığını, ancak bu güne kadar "anlaşma olursa ambargolar zaten kalkacak" cevabından başka cevap almadıklarını söyledi.


Eroğlu, Kıbrıs Türklerine ambargoların devam ettiği ve Kıbrıslı Rumların AB üyeliği ile Birleşmiş Milletler'in KKTC için aldığı karar devam ettiği sürece Rum tarafının anlaşmaya yanaşmayacağının görüldüğünü kaydetti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Rumun anlaşmaya niyeti olmadığı için AB'nin bir tavır değişikliğine girmesi gerekir ancak bu görülmüyor" dedi.


Ambargoların sadece Avrupa Birliği ülkeleri değil diğer ülkeler tarafından da uygulandığına işaret eden Eroğlu, Türkiye dışında hiçbir ülkenin KKTC'ye direkt uçuş yapmadığını ve başta İslam ülkeleri olmak üzere, ulaşım ambargolarının kaldırılması çağrısında bulundu.


Eroğlu, "Dünyanın Kıbrıs'ta yaşanan gerçekleri görmesi, KKTC üzerinde uygulanan ambargoların kaldırılması ve BM Güvenlik konseyinin almış olduğu KKTC'nin tanınmaması yöndeki kararların gözden geçirilmesi zamanı gelmiştir diye düşünüyorum" diyerek, pek çok değişim yaşanan dünyada 300 bin Müslüman'ın cezalandırılmasının anlamını göremediğini belirtti.


Eroğlu, sondaj çalışmalarına da değinerek, Kıbrıs'ta müzakereler devam ederken doğal gaz aramanın sakıncalı olacağını Hristofyas'a anlattığını, ancak Hristofyas'ın Güney Kıbrıs'taki elektrik santralindeki patlamadan dolayı bozulan prestijini kurtarmak için Türkiye'ye cephe alarak bu yolla prestijini tamir etmeye çalıştığın kaydetti.


BM Genel Sekreterine 'doğal gaz arama çalışmalarını durdurabilirse durdurması ve doğal gaz gelirinin antlaşmadan sonra kullanılması' için komite kurulması önerisi götürdüğünü de ifade eden Eroğlu, Kıbrıs Türkünün de hakkı olan doğal gaz ve petrol rezervleri ile ilgili Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafı yerine İsrail ile işbirliği yaptığını anlattı.


Eroğlu, Rumların, Akdeniz'de İsrail ile işbirliği içinde Türkiye'yi düşman gibi göstererek, askeri tatbikatlar da yapmaya başladığını kaydetti.


Eroğlu, "Bu tabi ki Akdeniz'deki suları ısındırmaktadır, Fransa'ya da üs verdiğini ve Fransızlarla da müşterek askeri manevralarını dikkate alırsak, sular daha da ısınacağa benziyor" dedi.


Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bir taraftan arkasını Rusya'ya dayarken, diğer taraftan da İsrail ile işbirliği yaptığını belirten Eroğlu, İsrail'in Akdeniz'e indirilmesinin bazı baş ağrılarına neden olabileceği uyarısında bulundu.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, basın toplantısının ardından İslam İşbirliği Teşkilatı bağlamında siyasi, ekonomik, bilimsel ve kültürel alanda yürütülen faaliyetler hakkında teşkilat Genel Merkezi'nde düzenlenen brifinge katıldı.


Daha sonra, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Ekonomik İşlerden Sorumlu İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Hamid Opelayeru'nun heyet onuruna verdiği öğle yemeğine katıldı.


 
7 Nisan 2012 Cumartesi 17:00
Okunma: 534
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)