Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu Harran Üniversitesi'nde Konferans Verdi

Eroğlu Harran Üniversitesi'nde Konferans Verdi

Eroğlu: "bu Ambargolar Altında Müzakerelerin Devamı Haksızlıktır. Bu Güne Kadar Bm İyi Niyet Misyonu İle Bu Sorun Çözülemediyse Demek Ki Bir Yanlışlık Var. Masayı Gözden Geçirmemiz Gerekir".

 
 
Eroğlu Harran Üniversitesi'nde Konferans Verdi

"SON ŞANSLARINI KULLANDILAR. BİR ŞANS DAHA ANCAK YENİ BİR DÖNEM YENİ BİR MÜZAKERE MASASINDA VERİLEBİLİR"

"DOWNER 27 NİSANDA RANDEVU TALEP ETTİ"

"BİZİ BELKİ MÜZAKERE MASASINA ÇEKMEYE ÇALIŞACAK VEYA BENDEN GÜNAH GİTTİ BU ŞARTLARDA RAPORU GÜVENLİK KONSEYİNE GÖNDERİYORUZ GİBİ CEVAPLAR VERECEK HERHALDE"

Şanlıurfa, 19 Nisan 12 (T.A.K. - İbrahim Diran): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, müzakerelerin askıya alınması teklifi geldiği takdirde verilecek olan cevabın, "Bu ambargolar altında müzakerelerin devamı haksızlıktır. Bu güne kadar BM iyi niyet misyonu ile bu sorun çözülemediyse demek ki bir yanlışlık var. Masayı gözden geçirmemiz gerekir" olacağını kaydetti.

Eroğlu, Şanlıurfa'da bulunan Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesinde düzenlenen "Dünden Bugüne Kıbrıs'ta Müzakereler" konulu konferansa katıldı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında, siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, KKTC'nin tanıtılması için yaptığı çalışmalardan ötürü, "Uluslararası İlişkiler" alanında fahri doktora verildi.

Törende Eroğlu'na Harran'da bulunan dünyanın en eski üniversitesini simgeleyen hediye de takdim edildi.

Konferansa, Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu, Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Abdullah Öztoprak da katıldı.

EROĞLU

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, konuşmasının başında dünyada ekonomilerin birleştirilmesi yönünde hareketler olduğunu, ülkelerin serbest ticaretin önündeki engelleri kaldırma yönünde hareket ettiğini ancak, bir yandan serbest ticaret ve refah arayışları sürerken, diğer taraftan da mikro milliyetçilik ve korumacılığın hortladığını belirtti.

Bu çerçevede Arap Baharına da işaret eden Eroğlu, "Talepleri; demokrasi ve şeffaflıktır, serbest piyasa ekonomisi şartları içinde yaşamaktır" dedi.

Suriye'deki olaylara dikkat çeken Eroğlu, "Kendi halkına karşı şiddet uygulamak zorunda kalan bir iktidarın bana göre yasallığı kalmamıştır... Suriye'de akan kardeş kanıdır. Bunun behemehal engellenmesi en büyük dileğimizdir" dedi.  Eroğlu, şiddetin durulması için Kofi Annan'ın Suriye için hazırladığı planın büyük önem taşıdığını kaydetti.

KIBRIS KONUSU

Kofi Annan'ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olduğu dönemde Kıbrıs sorununun çözümü için hazırlanan planın, 2004'te referanduma sunulduğunda, planda yetersizlikler bulunduğundan, UBP olarak planın reddedilmesi için harekete geçtiklerini anlatan Eroğlu, ilk kez 2002'de ortaya çıkan dokuz bin sayfalık Annan Planının, içeriğinin tam olarak bilinmemsine rağmen, sırf bir anlaşma uğruna Kıbrıs Türk tarafınca kabul edildiğini belirtti.

Söz konusu anlaşmada adadaki Türk askerinin 650'ye indirgenmesini ve pek çok Rum'un kuzeye yerleşmesini öngördüğünü anlatan Eroğlu,  "Ya ülkeyi terk edecek ya Rum'a boyun eğecektik" dedi. Eroğlu, plana bu nedenlerden dolayı ret kampanyası başlattığını anlattı.

Kıbrıs Rum tarafının amacının çözüm bulmak olmadığını anlatan Eroğlu, "Rumlar müzakere masasında Türk tarafını tutmak için oturuyor. Başka bir niyeti yoktur" dedi.

Müzakerelere 4 yıl önce başlandığını ancak pek çok konuda Rum tarafının uzlaşmazlığı nedeni ile çözüm bulunamadığını kaydeden Eroğlu,  "Müzakere masasında havanda su dövmekten başka bir şey yapılmamıştır" dedi.

Kıbrıs sorununa federal yapıda bir çözüm bulmak için, karşılıklı adımlar atılması gerektiğini ancak Kıbrıs Rum tarafının sadece alma niyeti olduğunu belirten Eroğlu, emekliye ayrılan Rum liderlerin "biz yıllarca anlaşma ister gibi müzakere masasına oturduk ancak hiçbir antlaşmaya imza atmadık" sözlerine işaret ederek, bunun Kıbrıslı Rumlarla bir anlaşmaya imza atmanın zor olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Eroğlu, devam eden müzakerelerde,  KKTC'ye sahip çıkmak ve müzakerelerde de bir devletin temsil edildiğinin unutulmamasının, Kıbrıs Türkü'nün prensipleri olduğunu dile getirdi.

1963 ile 1974 dönemine ve Barış Harekatlarına değinen ve söz konusu dönemde yaşanan olayları anlatırken duygulu anlar yaşayan Eroğlu, "Bu travmaları yaşarsanız,  bunlardan kurtulamazsınız. Dolayısı ile bundan sonra adım atarken, çok daha iyi bir gelecek sağlayacak şekilde davranmanız gerekir" dedi.

2004'te Kıbrıslı Rumların Annan Planına hayır dediğini hatırlatan Eroğlu, Kıbrıs Türkü'nün, Rumların hayır oyundan faydalanması gerekirken kendini, eski Cumhurbaşkanı'nın müzakerelerle federal çatı altında bir çözüme ulaşılabileceği inancından dolayı, yeni bir müzakere süreci içerisinde bulduğunu kaydetti.

Bugüne kadar tüm çözüm planlarını ret eden Kıbrıs Rum tarafı olmasına rağmen, Kıbrıs Türklerine ambargo uygulamasının devam ettiğini kaydeden Derviş Eroğlu, "Bu medeni dünyanın çifte standartları sadece Kıbrıslı Türklere uygulanmaktadır" dedi.

Türkiye ile koordineli bir şekilde dış dünyada yapılan temaslarda ambargoların kaldırılmasının yollarının arandığını, temaslarında Kıbrıslı Türklere ambargolarla yapılan haksızlıkların devam ettirilmemesi gerektiğinin anlatıldığını ifade eden Eroğlu, ambargoların Kıbrıslı Türklere sadece AB ülkeleri değil,  Türk devletleri ve İİT üye ülkeleri tarafından da uygulandığını kaydetti.

İİT'nin Kıbrıs Türkleri lehine pek çok karar aldığını ancak üye ülkelerin söz konusu kararları hayata geçirmediğini belirten Eroğlu, "Ulaşım ambargosunu tüm dünya uyguluyor. Suçumuz yok" dedi.

4 Mart 1964'te BM'nin Kıbrıs Cumhuriyetini Rum Cumhuriyetine bırakan kararı ve AB'nin Kıbrıs Rum kesimini Ab üyesi yapmasının Kıbrıs sorununa çözümsüzlüğü getiren iki neden olduğunu belirten Eroğlu, "Kıbrıs sorununu çözün diyen AB ve BM bu kararları ile Kıbrıs'ta anlaşmanın engellenmesinde baş müsebbibidirler" dedi.

Kıbrıslı Rumların bu şartlar altında bir anlaşmaya evet demesinin mümkün olmadığını kaydeden Eroğlu, "Her durumda Rusya, Fransa ve Çin'in vetosu ile karşılaşıyoruz" dedi.

BM Genel Sekreterinin ve Avrupa Komisyonunun ambargoların kaldırılması yönünde çağrı yaptığına işaret eden Eroğlu, bu nedenle AB ve BM'nin çözüm bul çağrılarının samimi olmadığını ifade etti.

MÜZAKERELER

"Müzakerelerde bir mesafe kat ettiğimizi söyleyemiyoruz" diyen Eroğlu, çapraz oy, bakanların sayısı, mal mülk davalarının AB İnsan Hakları Mahkemelerinde yeniden yer almasını önleyecek, muhtemel antlaşmanın AB birincil hukukuna dahil edilmesi ve vatandaşlık konusunda Rum tarafının uyuşmazlığının devam ettiğini belirtti.

Eroğlu, antlaşmaya varıldığı zaman KKTC vatandaşlığı alan herkesin yeni oluşumun da vatandaşı olacağını kaydetti.

MÜLKİYET

Mülkiyet ve toprak konusunun müzakerelerde en karmaşık başlık olduğunu ifade eden Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının BM tarafından benimsenen 57 sayfalık önerisine karşılık, Kıbrıs Rum tarafının "ben ne kadar toprak alacağımı bilmeden mülkiyet görüşmem" dediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının 165 bin Rum göçmeni yerleştirmek için Güney Mesarya, Güzelyurt ve Karpaz'ı iade istediğini, geriye kalan 65 bin göçmenin geri evlerine dönmesini istediğini kaydetti.

Eroğlu, garantiler konusunda Rum Tarafının Avrupa Birliğinin garantisinin yeterli olduğunu görüşünde olduğunu ifade etti.

BAN DOWNER GÖRÜŞMESİ

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer ile yarın müzakerelerin geleceği ile görüşme yapacağına işaret eden Eroğlu, BMGS Kıbrıs Özel Temsilcisinin, kendisinden 27 Nisanda randevu talep ettiğini söyledi.

Eroğlu, "(bu toplantıda) bizi belki müzakere masasına çekmeye çalışacak veya benden günah gitti bu şartlarda raporu Güvenlik Konseyine gönderiyoruz gibi cevaplar verecek herhalde" dedi.

Rum tarafının müzakerelerin devamından yana ve hakemliğe karşı tutumuna işaret eden Eroğlu, Ban'a gönderdiği son mektupta, Kıbrıs Türk tarafının bir anlaşma için ancak beşli bir toplantıda gerekli esnekliği gösterebileceğini ilettiğini ancak Rum tarafının buna karşı iç sorunların tümü antlaşmaya bağlanmadan beşli toplantıya katılmayacaklarını ilettiğini anlattı.

"Birleşmiş Milletlerin iyi niyet misyonu çerçevesinde bu sorun çözülür mü çözülmez mi karar vermelidir" diyen Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının,  Kıbrıs Rum tarafının, AB, BM ve Kıbrıs Cumhuriyeti temsilcili olarak kendisinin de katılacağı çok taraflı bir toplantıyı kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin ucu açık bir şekilde devamını kabul etmesinin mümkün olmadığını kaydeden Eroğlu, müzakerelerin bu parametrelerde devam etmenin bir anlamı olmayacağını söyledi.

Eroğlu, 2013'de Güney Kıbrıs'ta yer alacak başkanlık seçimleri arifesinde Hristofyas'ın esneklik göstermesinin beklenmediğini bu nedenle Kıbrıs Türk tarafının, Downer'in görüşmeleri "askıya alması" teklifini de kabul edemeyeceklerini de kaydetti.

Genel Sekreterinin görüşmeleri askıya alma yönünde teklifte bulunduğu takdirde Türk tarafının vereceği cevabın, "Bu ambargolar altında müzakerelerin devamı haksızlıktır. Bu güne kadar BM iyi niyet misyonu ile bu sorun çözülemediyse...demek ki bir yanlışlık var. Masayı gözden geçirmemiz gerekir" olacağını belirten Eroğlu, anlaşma isteyen Türk tarafı zamana oynamak isteyen tarafın Rum tarafı olduğunu tüm dünyanın görmesi gerektiğini vurguladı ve "maruz bırakıldığımız ambargolar meselesi dünyaya daha net bir şekilde duyurmamız gerekmektedir" dedi.

GARANTİLER

Türkiye'nin KKTC'nin bir can simidi olduğunu ifade eden Eroğlu, "Kıbrıs Türkü hiçbir zaman yalnız bırakılmamıştır. Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi olmadan yapılması istenen her tür anlaşmaya da kaşı olduğumuzu belirtmek isterim... Hiç bir yabancı ülkenin askeri Kıbrıs Türkü için bir damla kan bile akıtmaz. Ama anavatan askerleri 1974 barış harekatına katılmak için nasıl bir seferberlik ilan ettiğini biliyoruz" dedi.

Şehit düşen bir Kayserili askerin cebinde bulunan, babası tarafından kaleme alınan mektuptan bir anekdot veren Eroğlu, "böyle bir duayı yapacak kaç milletin insanı var" dedi.

En büyük temennisinin 1974 öncesini bir kez daha yaşatmayacak bir anlaşma olduğunu ifade eden Eroğlu, müzakerelerde iki prensipleri bulunduğunu, birinin 1974 öncesini yaşatmayacak bir antlaşma ikincisi ise, adada farklı iki halk, iki devlet olduğu gerçeklerin dikkate alınması olduğunu belirtti.

Annan Planı öncesi Rum tarafının 1986'da eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez de Cullear'ın planından da kaçtığını anlatan Eroğlu, "Nasıl bir anlaşma ortaya çıkarsa Rum'un ret edeceği kesin...Son şanslarını kullandılar. Bir şans daha ancak yeni bir dönem yeni bir müzakere masasında verilebilir" dedi.

MUTLU

Harran Üniversitesi Rektörü İbrahim Halil Mutlu ise,  Eroğlu'nun ziyareti kendilerine onur verdiğini belirtti.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı rahmetle anan Mutlu, Türkiye'nin her zaman KKTC'nin yanında olduğunu ve yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

GÜVENÇ

Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç ise, Eroğlu'na Şanlıurfa'ya gerçekleştirdiği ziyaretten dolayı müteşekkir olduğunu belirtti.

Güvenç , Kıbrıs davası iyi okunduğu takdirde "batının iki yüzlülüğü"  ve batının "Türkiye'den korktuğunun" net bir şekilde görülebileceğini kaydetti.

Güvenç, "bu düzen değişmeye başladı artık.... Kıbrıs'taki iki yüzlülüklerine dur diyecek güce yavaş yavaş ulaşıyoruz" dedi.

Türkiye'nin ihracatının 500 milyar dolara nüfusunun da 100 milyon seviyesine geldiğini ifade Güvenç, önemli olan birlikte hareket etmek olduğunu vurguladı.

(ID/HA) FOTOĞRAFLI

 
19 Nisan 2012 Perşembe 19:33
Okunma: 624
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)