Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu, Londra'da Konferans Verdi

Eroğlu, Londra'da Konferans Verdi

Eroğlu: "anlaşmaya Varılmaması Halinde Kktc'ye Sahip Çıkmaktan Başka Şansımız Yok".

 
 
Eroğlu, Londra'da Konferans Verdi
"MECLİS'TE BAŞLATILAN ANAYASA İLE SEÇİM VE HALK OYLAMASI YASASI DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARI, İNGİLTERE'DE YAŞAYAN TÜRKLERİN SEÇME VE SEÇİLME HAKKIYLA İLGİLİ BEKLENTİLERİNİ DE KARŞILAYACAK"


Lefkoşa, 15 Haziran 12 (T.A.K.-Fezile ÖKSÜZ): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, anlaşmaya varılamaması halinde, Kıbrıs Türkü'nün, KKTC'ye sahip çıkmaktan başka bir şansı olmadığını söyledi. Eroğlu, "KKTC bir gerçektir. Rumların uzlaşmazlığı devam ettiği sürece, bir 40-50 yıl daha Kıbrıs Türk halkını müzakere masasında tutacaklarını hayal ediyorlarsa, bu hayalden vazgeçsinler" dedi.


İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türklere de, birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Eroğlu, Londra'da yaşayan 300 bin KKTC vatandaşının küçümsenemeyecek bir güç olduğunu ve çok önemli sonuçlar alabilecek diyaloglar kurabileceklerini söyledi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, temaslarda bulunduğu İngiltere'de dün akşam, Türk toplumuna konferans verdi. Kuzey Kıbrıs Dayanışma Derneği'nin düzenlediği konferans, Londra'nın Wood Green bölgesindeki Grand Palace Banqueting Suite'te gerçekleşti. 


BRT'den canlı yayınlanan konferansa ilgi büyük oldu. Konferansı, KKTC Londra Temsilcisi Oya Tuncalı, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan Güngör, Özel Kalem Müdürü Göktürk Ötüken, Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Ahmet Demirel, Londra'da faaliyet gösteren sivil toplüm örgütü temsilciler ve vatandaşlar dinledi.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu konferansta yaptığı konuşmada, müzakere süreci başta olmak üzere KKTC'de meydana gelen son gelişmeler hakkında bilgi verdi ve soruları yanıtladı. Eroğlu, Şubat 2010'da başbakan olarak hitap ettiği bu salonda, cumhurbaşkanı olarak bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.


Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının çok büyük zorluklar aşarak ve büyük mücadeleler vererek bugünlere geldiklerine işaret ederek, bunu da birlik-beraberliği ve inançla başardığını belirtti. 1974'den sonra ekonomik hayattan bahsetmeye başlayan Kıbrıs Türkü'nün, Rumlar'dan daha geri olmasının gayet doğal olduğunu kaydeden Eroğlu, Rumların anlaşmaya yanaşmamasından dolayı 1974 sonrasında adada oluşan coğrafi sınırlar üzerinde KKTC'yi kurarak, benimsedikleri serbest piyasa ekonomisini ülkeye hakim kılmaya çalıştıklarını ifade etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, hizmet sektörünün ekonominin itici gücü olacağı kararı verildikten sonra KKTC'de 7 üniversite açıldığını ve bugün 60 kusur ülkeden gelen 50 binin üzerinde öğrencinin bulunduğunu söyledi. Eroğlu, turizmde de epeyi mesafe kat ettiklerini ancak onlardan çok sonra başladıkları için Rumları yakalayamadıklarını belirtti.


KKTC'nin ambargolar altında yaşadığına da işaret eden Eroğlu, nedenine anlam veremediği ambargolardan duyduğu rahatsızlığı, AB merkezlerine yaptığı ziyaretlerde dile getirdiğini söyledi. Ambargoların büyük bir insanlık ayıbı ve insan haklarının ihlali olduğunu kaydeden Eroğlu, "Biz Kıbrıs konusunda kendimizi suçlu olarak değil, mağdur olarak gördük... Bizi ortaklık devletinden dışladılar ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ni işgal ettiler. Esas işgalci onlardır, Türkiye değil" dedi.


"BUGÜNE KADAR ANLAŞMA SAĞLANAMADI"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumlar'ın Kıbrıs Cumhuriyeti statüsünü sahiplendikten sonra anlaşmamak için her şeye başvurduklarını ve hep ucu açık şekilde devam eden müzakerelerde bugüne kadar anlaşma sağlanamadığını söyledi.


AB'nin Güney Kıbrıs'ı tek başına üye yapmasının da Rumlar'ın uzlaşmazlığının bir diğer nedeni olduğunu kaydeden Eroğlu, "Sorunu yaratanlar bugün AB'da ama Türkleri toplu imhadan kurtarmak için harekete geçenler ise Kıbrıs sorununun baş müsebbibi olarak gösterilmekte. Adalet bunun neresinde?" dedi.


Eroğlu, Rumlar'ın Annan Planı'na "hayır" deyişinin iyi kullanılamadığını belirterek, özellikle müzakerelerin tekrar başlamasına olanak sağlanmasının büyük bir hata olduğu yönünde görüşler bulunduğunu hatırlatarak "Bu hayırı Rumların uzlaşmazlığı olarak kullanmamız gerekirdi. Yeniden müzakerelere başlayarak, Rumların uzlaşmazlığının unutulması sağlandı" dedi.


"ADAMIN AKLINDA SADECE ALMA VAR"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum Lider Dimitris Hristofyas'ın başkan seçilmesinin de Rum tarafının duruşunda bir fark yaratmadığını belirterek, şöyle devam etti:


"Kendi çıkarlarını, bizim çıkarlarımızdan üstün tutmaması mümkün değildi. Adamın aklında sadece alma vardır. Verme yoktur. Hristofyas, federasyonu konuşarak, yeterince taviz verdiğine inanıyor. Senin devletin varsa, benim de devletim var. Beni sadece Türkiye tanıyor olsa da bir devlette olması gereken bütün unsurlar bende de var. Ben de federal çözüme evet derken, taviz veriyorum."


Kıbrıs'ta bugün eksik olanın bir anlaşma olduğunu kaydeden Eroğlu, masaya da Kıbrıs Türkü'ne 1974 öncesini yaşatmayacak ve bugünkü gerçeklerin göz ardı edilemeyeceği bir anlaşma için oturduğunu söyledi. Eroğlu, anlaşmanın yaşayabilmesi için bunların şart olduğunu ifade etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, bırakıldığı yerden devam etme sözü vererek başladığı müzakerelerde, kendisinin önerisiyle, Rum tarafıyla BM'nin de hazır bulunduğu 5 zirve gerçekleştirdiklerini ancak anlaşmak isteyen Türk tarafının çözüm kararlılığıyla oturduğu masada, tüm esnekliklere rağmen, "her şeye hayır demek" için gelen Rum tarafından aynı esnekliği görmediklerini söyledi.


BM Genel Sekreteri'nin dahi "sonuna gelindiği" ve 1 Temmuz'dan sonra anlaşma olmasının hayal dahi edilemeyeceğini söylediğine işaret eden Eroğlu, Türk tarafının da, müzakerelerde çözüme ulaşılamaması halinde, garantörlerin de katılacağı çok taraflı konferans önerisinde bulunduğunu ancak BM'nin sıcak baktığı bu önerinin de Rum tarafınca reddedildiğini belirtti.


"UCU AÇIK MÜZAKERE OLMAZ"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı ile başkanlık seçiminin söz konusu olduğu bu noktada müzakereleri devam ettirmenin hiçbir anlamı olmayacağından, bu ölü zamanın Güven Artırıcı Önlemleri görüşerek değerlendirilebileceğini söyledi.


Müzakerelerin ucu açık şekilde devam ettirilmesi halinde, uzlaşma istemeyen Rum tarafının, zamana oynamaya devam edeceğini ve Türk tarafını masada oyalayacağını kaydeden Eroğlu, "Çözümsüzlüğün devam etmesi Rumlarda herhangi bir sıkıntı yaratmıyor... Uzlaşmak istemeyen Rum tarafı, uzlaşmamadan mağdur olan ise Türk tarafıdır.. Rum tarafının tuzu kuru. AB'dan da yardım alıyor. Niye bizi ortak yapsın kendine? Bize karşı yapılan uygulama büyük haksızlıktır..." dedi.


BUNDAN SONRA NE OLACAK?


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen aşamada, güven artırıcı önlemlerle ilgili komitelerin çalışması yönündeki ısrarlarının devam ettiğini ve Rum tarafının da buna sıcak baktığını söyledi.


Eroğlu, Güney Kıbrıs'taki seçimlerin sonucunu beklemeden bir şey söylemenin doğru olamayacağını ancak anlaşma için gereken her şeyi yaptığını belirterek, şöyle devam etti:


"Ben de çözüm isterim. Ama nasıl olursa olsun da çözüm olsun düşüncesinde olamam... Hristofyas, Lefkoşa-Mağusa anayolunun güneyindeki bütün köyleri, Güzelyurt ile köylerini ve Karpaz yarımadasını istiyor... Adam doymuyor. O bunları istiyor da vermiyorum diye bana uzlaşmaz diyeceklerse desinler."


Eroğlu, Güney Kıbrıs'ın başkanı belli olduktan sonra müzakerelerin yeni bir masada, ucu açık olmayan, zaman limitli bir süreçle sürmesinin şart olduğunu söyledi. Müzakerelerde her şeyin tartışıldığını ancak eksik olanın "niyet" olduğunu kaydeden Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının anlaşma arzusu içinde olduğunu ancak anlaşma yapılamayacaksa, KKTC'ye sahip çıkmaktan başka bir şansları olmadığını belirtti. Eroğlu, "KKTC bir gerçektir. Ama biz KKTC'yi ilan ederken, federal bir cumhuriyet kurulması için müzakereye de hazır olduğumuzu da söyledik. Ancak Rumların uzlaşmazlığı devam ettiği sürece, bir 40-50 yıl daha Kıbrıs Türk halkını müzakere masasında tutacaklarını hayal ediyorlarsa, bu hayalden vazgeçsinler" dedi.


AB başta olmak üzere tüm uluslararası güçlerin, Rumları anlaşmaya motive etmesi gerektiğini  kaydeden Eroğlu, öncelikle ambargoların kaldırılması, ardından da BM'nin 541 ve 550 sayılı kararlarını kaldırabileceği yönünde telkinde bulunması halinde, Rumların anlaşmaya motive olacağını söyledi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türk tarafının, kendi ülkesini kalkındırmak için çabalamayı sürdürmesi ve ekonomide hayal edilen noktaya ulaşılması gerektiğini belirtti. Türkiye'den su ve enerji gelme durumu bulunduğuna işaret eden Eroğlu, siyasi hayatındaki en büyük hayali olan Türkiye'den su getirilmesi projesinin tamamlanmasıyla adaya 75 milyon metre küp su getirileceğini söyledi. Eroğlu, ihtiyaçları olması halinde, getirilecek suyun Rumlara da verilebileceğini belirtti.


"BAĞLARIMIZI SÜRDÜRMELİYİZ"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Londra'da yaşayan Kıbrıslı Türklerle bağlarını sürdürüp, daha da güçlendirmek istediklerini belirterek, herkese büyük görev düştüğünü söyledi.


Dernekler arasında sağlanacak birlik ve beraberliğin hem dirlik, hem de kuvvet yaratacağını kaydeden  Eroğlu, Londra'da bugün 300 bin civarında KKTC vatandaşının yaşadığına işaret etti. Eroğlu, "Bu küçümsenecek bir güç değildir. Çok önemli sonuçlar alabileceğimiz diyaloglar kurabilirsiniz... Birlik ve beraberlik içinde çalışarak, İngiliz parlamentosunun desteğini sağlayabilirsiniz" dedi.


Eroğlu, Meclis'te başlatılan Anayasa ile Seçim ve Halk Oylaması Yasası değişikliği çalışmalarının, İngiltere'de yaşayan Türkler'in beklentilerini de karşılayacak şekilde sonuçlandırılacağını söyledi. Londra'da yaşan KKTC vatandaşlarının seçme ve seçilme hakkının, Anayasa ile olduğu kadar Seçme ve Halk Oylaması Yasası ile de ilgili olduğunu kaydeden Eroğlu, dünyadaki uygulamaları da örnek alarak bir takım düzenlemeler yapılmaya çalışılacağını söyledi. SORU VE CEVAPLAR


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Dış Türkler Birimi ile ilgili soruyu yanıtında, sözkonusu birimin hükümetin kararıyla kurulmuş bir birim olduğunu ancak hala hazırda Dışişleri Bakanlığı'nda Dış Türkler Müdürlüğü bulunduğunu ve bu masanın müdürü de bulunduğunu kaydetti.


Eroğlu, güven artırıcı önlemlerle ilgili bir soruyu yanıtında ise, Rumların güven artırıcı önlemler çerçevesinde Maraş'ın açılmasını istediğini, karşılığında da Mağusa Limanı'nın açılması önerisinde bulunduğunu söyledi. Eroğlu, "Mağusa Limanı açık zaten. Önemli olan tüm KKTC'ye uygulanan ambargolar" dedi. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Londra'da yaşayan Kıbrıslı Türklerin parlamentoya temsilci sokarak, lobicilik faaliyetlerine katkı koyabileceğini belirtti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Güney Kıbrıs'taki mallarını satan Kıbrıslı Türklerle ilgili bir soruya "Mallıya da malsıza da mal verdik. Önce ev verdik. Sonra iş yapsın diye tarla ve iş yeri de verdik. Kuzey'de mal alıp, Güney'deki malını satanlara 5 yıla varan cezalar öngören yasalarımız var ancak Rum tarafı satış yapanların listesini bize vermiyor" yanıtını verdi.


KTHY'nin batmasıyla mağdur olan Londra'da yaşayan Kıbrıslı Türklerin mağduriyetinin giderilmesi için Başbakan ile görüşeceğini söyleyen Eroğlu, İngiltere hükümetinin vize konusunda sorun yaratmasından doğan öğretmen açığının farkında olduğunu kaydetti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Kıbrıs müzakerelerinde B Planı'nın zamanı gelmedi mi?" yönündeki soruyu yanıtında, "Anlaşma olmaması halinde bizim alternatifimiz KKTC'dir ancak müzakereler devam ederken B planından söz edemeyiz" dedi.


Eroğlu, "KKTC ilanına canı gönülden, inandığım için oy verdim. Şu an görüşmeci konumundayım. Halk bana bu sorunu çözmem için görev verdi. Müzakereler yıllardır devam ediyor. Bir sürü öneri paketi hazırlandı. Hepsi rafta" şeklinde devam etti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, İngiltere'de yaşayan KKTC vatandaşlarının oy kullanmasıyla ilgili bir başka soruyu yanıtında, mevcut Anayasa'nın seçme ve seçilme hakkını doğuracak bazı hükümler içerdiğinin doğru olduğunu, ancak Seçim ve Halk Oylaması Yasası'na göre oy kullanılabilmesi için KKTC'de 1 yıllık ikametgah gerektiğini belirtti.


Eroğlu, Mersin Limanı'nda KKTC'ye ambargolar uygulandığıyla ilgili bir soruyu yanıtında, Mersin Limanı'nda karşılaşılan birçok engelin kalktığını ve laboratuar testlerine bağlı olarak yaşanan sıkıntılar dışında çok fazla sorun bulunmadığını söyledi.


FİFA'nın Kıbrıs Türk futboluna ambargo koymasıyla ilgili sorunu hukuk ve karşılıklı temas yoluyla çözmeye çalıştıklarını ancak pek bir yol alamadıklarını söyleyen Eroğlu, "KKTC'de yaşayan Kıbrıslı Türk sayısı ne kadar?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:


"KKTC bir devlettir ve Türkiye'den göçmen kabul etti. O insanlara KKTC vatandaşlığı verildi. Bu kişiler KKTC Anayasası koruması altında. Ben Türkiye kökenli ailelerin çocuklarının sayısını belirleyemem. Biz bu ayırımı yapamayız."


(FEZ/ÖK)  FOTOĞRAFLI


 
15 Haziran 2012 Cuma 12:58
Okunma: 580
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)