Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu: "rum Lider Anastasiadis Taahhüt Vermedi"

Eroğlu: "rum Lider Anastasiadis Taahhüt Vermedi"

Eroğlu Temsilcilerin Ziyaretleri İçin "şimdilik Tıkanmış Vaziyette" Dedi.

 
 
Eroğlu:
Lefkoşa, 10 Aralık 13 (T.A.K): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından BM Genel Sekreteri'ne müzakerelerin kaldığı yerden devam edeceği yönünde mektup  yazdığını ancak Rum lider Anastasiadis'in böyle bir taahhüt vermediğini belirtti.


Kendisinin özel temsilcisi ile Rum liderin temsilcisinin Atina ve Ankara'ya yapacakları ziyaretler konusunda "Şimdilik tıkanmış vaziyette" diyen Cumhurbaşkanı, önce Ekim ayında anlaşıldığını ancak Yunanistan'ın "Ekim ayı müsait değil" dediğini ve reddettiğini belirtti.


En son, müzakerelerin başlamasından sonra bu ziyaretin yapılması yönünde Yunanistan'ın görüş belirttiğine işaret eden Derviş Eroğlu,  bu görüşmenin gerçekleşmesine engel olanın Yunanistan Başbakanı Samaras olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu "Endişeleri var. Eğer Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Osman Ertuğu kabul ederse, başka devletlerden de randevu isterse, Rumlar hayır diyemeyecek. Birinci endişeleri bu. İkincisi; bu dörtlü veya beşli zirvenin de yolunu açabilir. Dolayısıyla bundan vazgeçtiler. Görüşmeler başladıktan sonra ziyaret gerçekleşecek mi ondan da emin değilim" dedi.


Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre bir televizyon programına katılan Cumhurbaşkanı Eroğlu Kıbrıs konusu ve iç konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu


"2013 hem dünya hem de KKTC açısından hayırlı mı geçti?" şeklinde soruyu yanıtlarken Eroğlu, 2013'ün ülke için hayırlı geçtiğini söyleyemeyeceğini, bütün sektörlerin maalesef sancılı bir yıl geçirdiğini kaydetti.


İnsanların şikayetlerinin her geçen gün arttığını ifade eden Eroğlu, umutsuzluk ve gelecek endişesinin her ailenin içinde tartışılan konu olduğunu kaydetti.


İş yerlerinin kapandığına ve siftah yapmadan mesai tamamlayan iş yerleri bulunduğuna dikkat çeken Eroğlu,  ticarette ve sanayide de olumsuzluklar yaşandığını, turizm ve yüksek öğrenim sektöründe ise ilerlemeler yaşandığını vurguladı.


Eroğlu, "Ama maalesef bunlar yeterli değildir. Ekonomik alanda da halkın gelirini artıracak, piyasayı hareketlendirecek konularda gelişim sağlanmadı" diye konuştu.


"KURULTAYI KAZANAN KUCAKLAYICI OLMAYI BİLMELİ"


UBP kurultayı, kurultaya gelinceye kadar geçen zaman ve kurultaydan sonraki konularla birlikte KKTC'nin kendini erken seçim içinde bulmasının sıkıntı yaratan konular olduğunu belirten Eroğlu şöyle konuştu:


"2013 yılını da CTP'nin kurultayıyla kapatıyoruz. Tabi ki her kurultayda ufak tefek kırgınlıklar olabilir. Hiçbir partinin kurultaylarını geride kırgınlık bırakmadan gerçekleşmesi gerekiyor ama bazen istemeden oluyor. Ben 1983'ten 2009'a kadar bir çok kurultaya girdim. Burada yapılması gereken kurultay parti içi yarıştır; öncelikle bunun kabullenilmesi lazım. İkincisi, senden başka adaya oy veren de yine partiye oy vermiş sayılır. Sen bana oy vermedin tartışması içerisinde girerseniz, parti bundan büyük zarar görür. Biliyorsunuz ben kurultayda bana rakip çıkanları da kucakladım. Rakibimi destekleyenleri de hükümete geldiğimizde bakan yaptım. En son kurultayımda rakibimi destekleyen 3 arkadaşın ikisini bakan, birini meclis başkanı yaptığımı herkes bilir. Kurultayda rakibiniz çıkacaktır. Kim size oy verdi kim vermedi arayışı içine girmek doğru değildir. Kurultay bittiği gün kazanan adayın herkesi kucaklaması gerekiyor. Bazen kurultay sonucunu hazmedemeyip, partiden istifa eden arkadaşlar olmuştur. Bu normal değildir. Madem ki kurultaya giriyorsun, kazanmak gibi kaybetmek de vardır. Neticede kurultaylar bitmeyecek. Her partide, her iki yılda bir kurultay olacak. "


"YENİ PARTİLERİN KALICI OLMASI ZOR"


Partiden ayrılanların yeni bir parti kurması ve bu partilerin de toplumdan fazla destek görmemesi yönünde bir yoruma karşılık ise Eroğlu, UBP, CTP, DP ve TDP'nin kökleşmiş partiler olduğunu belirtti. Eroğlu  "Kuracağınız partinin üyeleri, var olan partilerin üyeleri olacaktır. Dolayısıyla kalıcı olması zor. Ben kurulmuş çok parti gördüm ama sonrasında tükendi. Dediğim gibi kendisini halka kabul etmiş partiler vardır ve bu partiler dışında kurulanlar kendilerini halka kabul ettiremedi. DP dışında bugüne kadar gelmiş parti kalmadı" dedi.


Zaman ve şartların partiler içerisinde yenilenmeyi sağladığına dikkat çeken Eroğlu, "Örneğin şu an UBP içerisinde eskilerden kaç kişi kaldı bir bakın. Seçimler, yeni adayların saptanması ve milletvekili olarak sandıktan çıkmasını mümkün hale getirir" şeklinde konuştu.


"Yeni kurulan hükümetin henüz Ankara'ya davet edilmediği"nin iddia edilmesi ve bunun normal bir durum mu yoksa irdelenmesi gereken bir konu mu olduğunun sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Eroğlu , Ankara hükümetinden randevu talep edecek olanın KKTC hükümeti olduğunu, böyle bir talep oldu mu bilmediğini söyledi.


Eroğlu şöyle konuştu: "Ama belli ki şu veya bu nedenle araya girenlerin, ya da değişik yorumlar yapan veya yaptıranların belki bu güne kadar bu görüşmenin gerçekleşmesine engel olmuştur.  Ama şu anda icraatın başında olan bir hükümet vardır. Bu hükümetin elbette bir Ankara ziyareti olması gerekmektedir. Belki de randevu talebinde bulunmuştur büyük ihtimalle. Bir de biliyorsunuz, Ankara'da da siyaset çok hareketli bir dönemde. Suriye ile olan sınır problemleri var. Yerel seçimlerle ilgili hareketlenme var. Belki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının programı çok yoğundur. Bunu bir kriz olarak görmemek lazım. Ortada problem olacak bir neden yok. CTP seçimden birinci parti çıktı ve koalisyonu kurma görevi aldı. İstediği partiyle de koalisyonu kurar. Zaten iki alternatifi vardı. dolayısıyla bu ikisinden birini tercih etti. Dolayısıyla niye bunu tercih etti de diğerini tercih etmedi tartışmasına girmekten ziyade bu hükümet başarılı mı başarısız mı ona bakmak lazım".


"BAZEN ŞARTLAR SİZİ ZAM YAPMAYA İTEBİLİR"


Eroğlu, koalisyon hükümetiyle ilgili olarak ise koalisyon hükümetinin uyumlu çalışmak zorunda olduğunu, ortakların birbirlerine karşı çok samimi davranarak işbirliği içerisinde olmaları gerektiğini kaydetti; şöyle devam etti:


"Art niyet taşımadan halkın sorunlarına çare bulmaları gerekiyor. Tabi yeni bir hükümet var. Birbirlerine alışma süreci var. Geçmişte de CTP ve DP hükümet kurmuşlardır. Dolayısıyla ben kiminle kurulduğuna değil, başarılı olup olmadığına bakmak lazım. Şimdi, başarılı mı değil mi diye bakmak için henüz erkendir. Tabi hiçbir hükümet zam yapmak istemez ama bazen şartlar sizi zam yapmaya itebilir."


Zam yapılınca da baş ağrısı olacağını, alınacak her tedbirin tepkiyle karşılanacağını, hükümet edenlerin de bunu bileceğini dile getiren Eroğlu, "Sizi, vatandaşın benimsemeyeceği tedbirler almaya itecek sorunları halletmek hükümet edenlerin görevidir" dedi.


"YENİ YILDAN ÖNCE BAKANLAR KURULUNA GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORUM"


Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapıp yapmayacağının sorulması üzerine de Eroğlu, yeni yıl öncesi Bakanlar Kurulu'nu ziyaret etmeyi planladığını ve  hem bazı düşüncelerini paylaşmak hem de yeni yıllarını kutlamak istediğini kaydetti.


"EKİM AYINDA ANLAŞMIŞTIK"


Rum Lider Nikos Anastasiadis ile yaptığı son görüşmede neler yaşandığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın ortak açıklama ile ilgili söylediklerine atıfta bulunarak, "Sayın Talat'ın ortak açıklamanın gerek olmadığı yönündeki söyledikleri doğrudur" diye konuştu.


30 Mayıs gecesi Anastasiadis ve BM yetkililerinin de bulunduğu yemekte, Ekim'in ilk yarasında müzakerelere başlanacak kararına vardıklarını hatırlatan Eroğlu, ancak Ekim ayı geldiğinde Anastasiadis'in ortak açıklama konusunu gündeme getirdiğini belirtti.


Eroğlu, "Bunu kendisi mi çıkardı yoksa Downer ile danışıklı dövüş mü yaptı bilmiyorum" diye konuştu.


"BENİM VERDİĞİM TAAHHÜDÜ ANASTASİADİS'TEN ALMADILAR"


Kendisinin Cumhurbaşkanı seçildikten sonra BM Genel Sekreteri'ne, müzakerelerin kaldığı yerden devam edeceği yönünde mektup yazdığını söyleyen Eroğlu, "Kendisinden istenen, tıpkı benim gibi bir mektup yazmasıydı. Bu taahhüdü vermedi. Hatta Downer'in 77 sayfalık belgesine garanti vermedi. Benden böyle bir taahhüt mektubu isterlerken, BM böyle bir taahhüdü Anastasiadis'ten neden alamadı? Önce bunun sorulması lazım. Anastasiadis bunu yapmadığı zaman, neden görüşmelerden kaçıyor ve uzlaşmazdır denmiyor?" ifadelerini kullandı.


Anastasiadis'in 2004'te Annan Planı'na evet dediğini ancak şimdi bunu reddettiğini anlatan Derviş Eroğlu, Rum liderin "%75 Kıbrıs Helenizminin reddettiği planı" kendisinin de kabul etmediğini söylediğini belirtti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu konuşmasına şöyle devam etti:


"Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığından yakınlaşmalar olmuştur. Avrupa Birliği'nde, Ekonomi'de, Mülkiyet Başlığı'nda yakınlaşmalar olmuştur. Bunları kabul etmiyor. Mesela dönüşümlü başkanlığı kabul etmiyor. Ortak açıklamaya, Annan Planı'nda var olan bazı yazılış şekilleri var, onları koyalım diyoruz. Ama onları da kabul etmiyor. Ara bölgedeki lokantada buluşma teklifi kendisinden gelmiştir. Ben, Klerides'in vefatından dolayı kendisini aradım. Yurt dışında olduğu için mesaj bıraktım. Kıbrıs'a döndüğünde beni kendisi aradı. BM temsilcilerinin olmayacağı ikimizin baş başa görüşeceği bir toplantı yapalım ne dersiniz diye bana sordu. Ben de siyasetin içinden geliyorum. Burada bir kurnazlık var diye düşündüm. Ama reddetsem beni suçlayacakları için kabul ettim. Özel temsilcilerin yaptığı görüşmelerin tutanaklarını okuyorum. Anastasiadis o akşam, özel temsilcisinin yaptığı görüşmeleri bir kağıda döktü ve 45 dakika boyunca bize onları okudu."


"TEK EGEMENLİK KONUSUNU İLK GÖRÜŞME MADDESİ OLARAK SUNDUK REDDETTİ"


Anastasiades'in geri adım atma düşüncesi  olmadığını ifade eden Eroğlu, ortak açıklama olmadan masaya oturmayı, hatta birinci madde olarak tek egemenlik konusunu ilk madde olarak görüşmeyi önerdiklerini, ama Anastasiades'in bunu da kabul etmediğini dile getirdi. Eroğlu, bunun üzerine ön koşulsuz masaya oturma önerisini sunduklarını ve Anastasiades'in bunu da kabul etmediğini belirtti.


Ortak açıklama metni isteğinin Anastasiadis'ten geldiğini anımsatan Eroğlu, bunun üzerine Downer'in kısa bir ortak açıklama metni hazırlattığını ve Kıbrıs Türk tarafının bunu kabul ettiği kaydetti.


Anastasiadis'in ise, Downer'in hazırlattığı metni kabul etmediği gibi kendi görüşlerini içeren bir belge ortaya koyduğunu söyleyen Eroğlu, "Bunun üzerine kağıtlar gidip gelmeye başladı" dedi.


Anastasiadis'in hazırlattığı belgede özellikle tek ve bölünmez egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik konularını önce çıkardığını kaydeden Eroğlu, "Biz zaten, kurulacak bu devletin tek uluslararası kimliğinin olacağını söylüyoruz. Egemenliği de olacak. Ama kurucu devletlerin de iç vatandaşlığı olması lazım. Bir de tek ve bölünmez egemenlik noktasında ısrarcı olmalarının nedeni, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin evrimleşerek federal devlete dönüşmesi ısrarlarıdır. Halbuki, Annan Planı'nda olduğu gibi iki kurucu devlet, egemenliklerinin ve yetkilerinin bir kısmını merkezi devlete verecek ve yeni bir devlet kuracak. Bütün federasyonlar böyle kurulur" dedi.


Yeni ortaklı devletinin, uluslararası tek kimliği, egemenliği ve vatandaşlığının olacağı gibi BM'de de bir sandalyesi olacağını anlatan Eroğlu, "Tek ve bölünmez dedikleri zaman akıllarında başka bir şey vardır" diye konuştu.


Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin devamından yana olduğunu belirten Derviş Eroğlu,  Anastasiadis'i seçildiği günden beridir masaya davet ettiklerinin altını çizdi.


İÇ VATANDAŞLIK KONUSU


İç vatandaşlık konusunda da gelen bir soruya  Cumhurbaşkanı, KKTC'nin kurucu devlet olacağını ve vatandaşlık vermenin sadece ortaklık devletinin yetkisinde olduğunu belirtti.


Kurucu devlet vatandaşı olanların ortaklık devletinin vatandaşı olacağını söyleyen Eroğlu, "Rumlarla şu an ayrı düştüğümüz nokta, bir anlaşma durumunda Türkiye'den gelenler geri gidecek. Şimdi, biz de diyoruz ki aradan 40 yıl geçtikten sonra bu insanlara geri git demeye kimsenin hakkı yoktur. Uluslararası hukuk da bunu reddedemez. Bir anlaşma noktasına gelirsek, referandumda kim oy kullanacak? Bu halk yapacak. Her iki kurucu devletin vatandaşları yapacak. Bu insanlar ortaklık devletinin de vatandaşı olacaklar" dedi.


Eroğlu, ortaklık devleti vatandaşlarının aynı zamanda, istedikleri durumda iç vatandaş da olacaklarını söyledi.


"Ancak Rum tarafının düşüncesi, bir anlaşma olması halinde Kıbrıs Türk tarafının bu devletten ayrılmak istediğini söylüyorlar" diyen Derviş Eroğlu, buna karşılık olarak anayasaya, ayrılmayı veya başka bir devlete bağlanmayı yasaklayan bir maddeyi anayaysa koymayı söylediklerini anlattı.


"SEN KİMİ TEHDİT EDİYORSUN? SENİN MUHATABIN BENİM"


Anastasiadis'in "Annan Planına hayır diyen yüzde 75'i ikna etmem için demek ki daha fazla almam gerekir" dediğine dikkat çeken Eroğlu, Downer'in Greentree Zirvesi'nde "Hristofyas'a reddedemeyeceği şeyler verin" dediğini hatırlattı.


Kasulidis'in son dönemde yaptığı açıklamalara da değinen Eroğlu konuşmasına şu şekilde devam etti:


"Ben, Yönetim ve Güç Paylaşımı Başlığı'nı tartıştım, Ekonomi Başlığı'nı tartıştım, Mülkiyet Başlığını da tartıştım. Geriye iki başlık kalıyor. Toprak ve Garantiler. Toprağın kriterlerini tartıştım ve dedim ki, toprağı, diğer başlıklarda anlaştığımız zaman; son safhada görüşeceğiz. Sadece mülkiyetle ilgili 6-7 tartıştık ve bir çok noktada yakınlaşma sağladık.


Kasulidis, bu gelişmeleri bilmeyenlere göre konuşuyor. Biz Hristofyasla 6 başlığın 4'ünü aylarca görüştük.  Şimdi, eğer ortak açıklamada anlaşmazsak Eroğlu ile görüşmeyiz diye tehdit savuruyorlar. Sen kimi tehdit ediyorsun. Ben KKTC halkının seçtiği bir cumhurbaşkanıyım ve müzakereleri yürüten kişiyim. Senin muhatabın benim.  Şimdi kendi içimizdeki huzuru da bozmak için ayak oyunlarına başladılar.  Maalesef biz Rum'un uzlaşmazlığını dünyaya göstermek yerine kendimizi uzlaşmaz olarak göstermeye çalışıyoruz. Bu da kime cesaret verir? Bize değil herhalde..."


Meclis'te temsil edilen siyasi partilerin ortak metin imzalamasını doğru hareket olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, "Anastasiadis bunu ciddiye almazsa, demek ki Kıbrıs Türk tarafını ciddiye almıyor, anlaşma niyeti yok demektir" dedi.


"DOWNER ETKİ ALTINA ALINIYOR"


Ortak metin noktasında yaşanan tıkanıklığın aşılması için ne yapılabilir şeklinde soruya yönelik Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk tarafının her verdiği kâğıtta orta yolu gösteren fikirler sunduğunu ancak Rum tarafının verdiği kağıtlarda Kıbrıs Rum pozisyonunun değişmediğini belirtti.


Downer'in KKTC'de hiçbir alanda eleştirilmediğini ama Rum tarafında gerek gazete gerekse de partilerce eleştirildiğine dikkat çeken Eroğlu, "Hatta görevden alınması için BM Genel Sekreteri'ne kadar mektup yazdılar" dedi.


Downer'in Güney Kıbrıs tarafından büyük baskı altına alındığını vurgulayan Derviş Eroğlu, "Son görüşmemizde, biz de bu şekil davranabilirdik. Ama bunu yapmadık dedim" diye konuştu.


Derviş Eroğlu, müzakere ekibiyle birlikte tıkanıklığın nasıl aşılacağı noktasında sürekli olarak çalışma yaptıklarını da ifade etti.


"MASAYA GELMEZSENİZ BAŞKALARI GELİP ÇÖZER"


Gündemde Ban ki-Moon Planı olup olmadığının sorulması üzerine de Eroğlu şu yanıtı verdi:


"Benim bildiğim öyle bir çalışma yok. Bu açıklamaların amacı şu şekilde olabilir; bildiğiniz gibi Rumlar takvim ve hakemlik konularını kabul etmiyor. Kıbrıs sorunu Kıbrıslıca çözülecek diye bir prensip kararı da vardır. Yani siz çözemezseniz başkaları gelip çözer ve o zaman senin istediğin gibi değil, onların istediği gibi bir çözüm planı ortaya çıkar. Adam gibi masaya oturup bir anlaşmaya varmazsan, Annan Planı'nda olduğu gibi başkalarının planı ortaya çıkar gibi mesaj vermeye çalışılıyor. Ama böyle bir çalışmanın da olmadığını biliyorum."


"AMBARGOLARIN KALDIRILMASINI TALEP ETTİK"


"Türkiye'nin ve dış güçlerin sürece katkı koyması gerekir mi?" yönündeki soruya verdiği cevapta, Brüksel'de Füle, Barroso ve diğer AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde ambargoların kaldırılmasını talep ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Biz, bu ambargolar kalkmazsa Rumlar bizimle anlaşma noktasına asla gelmez. Eğer kaldırılırsa bizimle anlaşmak için uzlaşma yoluna gidecekler dedik" diye konuştu.


Kıbrıs'ta 1974 öncesine dönüşün mümkün olmadığı gibi, Rum liderliğinin her istediğini verme gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Böyle bir lider de bulamazsınız" diye konuştu. Derviş Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:


"GÜNEY MESARYA, KARPAZ VE GÜZELYURT'U İSTİYORLAR"


"Derler ya, anlaşma isterse olur. Bu nedir? Rum'un her istediğini verirseniz anlaşma olur. Örneğin Rum'un toprak konusunda istediği güney Mesarya, Karpaz  ve Güzelyurt'tur. Sadece bununla da kalmaz. Bize kalacak topraklara da Rumların dönmesini istiyor. Peki bu bir anlaşma mı? Bu, Kıbrıslı Türklerin bu topraklarda yaşamasına yol açacak bir anlaşma mıdır? Bunları da dünyaya göstermemiz gerekmektedir. Bizim Dışişleri Bakanımızın, bakanlık yetkililerinin, Özel Temsilcimizin görevi budur. Yani dünya kamuoyu, Kıbrıs sorununu Rumlardan duyduğu kadarıyla biliyor. Bizim de kendi sesimizi duyurmamız lazım. Maalesef her çaldığımız kapıyı açamıyoruz. Ama son senelerde Avrupa ülkelerini ziyaret edip görüşme gerçekleştirme imkanımız bizim de açılmıştır."


"MÜMKÜN OLDUĞUNCA TEMAS YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ"


AB yetkilileriyle yaptığı görüşmeler konusunda gelen bir soruya karşılık Eroğlu, Almanya Dışişleri Bakanlığı ile bir görüşme yaptıklarını ve Alman Bakanın talimatıyla KKTC'nin temsilcilik açtığını anlatarak, İsveç Dışişleri Bakanı ile de İsveç'te görüşme yaptığını belirtti.


Bunun yanında her yıl Eylül'de New York'ta gerçekleştirilen BM Genel Kurul çalışmalarında da bir çok devlet yetkilisiyle görüştüğünü ifade eden Eroğlu "Ama biliyorsunuz, haberleri olması halinde Rumlar temaslarımızı engellemeye çalışıyor" dedi.


Mümkün olduğunda temas yapmaya çalıştıklarını söyleyen Derviş Eroğlu, Özel Temsilci Osman Ertuğ'un  AB yetkilileri ve devlet yetkilileriyle görüşme yaptığına dikkat çekti.


"Bir çok ülkenin büyük elçileri buradadır. Güney'de Çin, Rusya ve İsrail büyükelçileri başta olmak üzere bir çok ülkenin elçileriyle görüşüyoruz" diye konuşan Eroğlu, bir kere de BM Güvenlik Konseyi'nin 5 Daimi Ülke temsilcisine yemek verdiğini de anlattı.


Her devletin kendine has politikası olduğunun altını çizen Eroğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Mesela Rusya Büyükelçisi geldi; görüştük. Onun yardımıyla önce Kudret Özersay, sonra da Osman Ertuğ müsteşarımla birlikte Moskova'ya gidip Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüştüler. Ama dediğim gibi politikaları bellidir. Koskoca Türkiye varken, Rumları desteklemeleri devam ediyor. 28 Nisan 2004'te dönemin BM Genel Sekreteri Annan, Güvenlik Konseyi'ne rapor yazdı ve bu raporda Kıbrıslı Türklerin ambargoları kaldırılması çağrısı yazdı. Ama Rusya bunu veto etti."


"SAMARAS ENGELLİYOR"


Özel temsilcilerin Atina ve Ankara'ya yapacakları ziyaretlerin sorulması üzerine "Şimdilik tıkanmış vaziyette" yorumunda bulunan Cumhurbaşkanı, önce Ekim ayında anlaşıldığını ancak Yunanistan'ın "Ekim ayı müsait değil" dediğini ve reddettiğini belirtti.


En son, müzakerelerin başlamasından sonra bu ziyaretin yapılması yönünde Yunanistan'ın görüş belirttiğine işaret eden Derviş Eroğlu,  bu görüşmenin gerçekleşmesine engel olanın Yunanistan Başbakanı Samaras olduğunu vurguladı.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu açıklamalarına şöyle devam etti:


"ZİYARETLER KONUSUNDA ENDİŞELERİ VAR"


"Endişeleri var. Eğer Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Osman Ertuğ'u kabul ederse, başka devletlerden de randevu isterse, Rumlar hayır diyemeyecek. Birinci endişeleri bu. İkincisi; bu dörtlü veya beşli zirvenin de yolunu açabilir. Dolayısıyla bundan vazgeçtiler. Görüşmeler başladıktan sonra ziyaret gerçekleşecek mi ondan da emin değilim."   EGEMEN BAĞIŞ'IN AÇIKLAMALARI


Türkiye Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın su ve doğalgaz konusundaki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Eroğlu şunları söyledi:


"Aslında iki halkın yan yana barış içerisinde yaşamasında Türkiye'den gelecek suyun ve elektriğin paylaşılmasında mutlaka etkisi olur. Biz doğalgazla ilgili BM Genel Sekreterine öneri sunduk. Çıkacak gazın, bir anlaşma olmasa bile Türkiye üzerinden Avrupa'ya aktarılmasında ne bizim ne de Türkiye için bir sakıncası olmadığını ilettik. Ama Rumlar reddetti. Doğalgazın sıvılaştırılma düşüncesi var. Bana gelen bilgilere göre rezerv, düşündüklerinden daha azdır. İkincisi, sıvılaştırma projesini gerçekleştirmek için en az 5 yıla ihtiyaç vardır. Doğal olarak Türkiye üzerinden göndermek daha makuldür. Yunanistan üzerinden de göndermek zordur. Çünkü Ege Denizi'nin dibi engebelidir. Daha uzun bir yoldur da. Sıvılaştırma tesislerini kurmak en az 5 yıl alır. En az 10 milyar Euro da maliyeti var. Sıvılaştırmaya kalktığı taktirde, o tesisi besleyecek kadar doğalgazı var mı? Son çıkan raporlara göre sanılandan az oranda doğalgaz olduğu tespit edildi. O yüzden de İsrail ile işbirliği yönüne girmeyi hedefliyorlar."


KATIR BENZETMESİ


Bağış'ın "katır benzetmesi" konusunda gelen bir soruya da ise, "Kıbrıslılar inattır demek başkadır, ama araya katır da girince bunu düşünemeden söyledi. Kıbrıs Türk halkı, hakkı olduğu yerde inatçı olacaktır tabi. Her insan haklıysa, hakkını almak için inat edecektir; direnecektir. Ama benzetme yanlış oldu" dedi.


PAPADOPULOS'UN SEÇİLMESİ


Gelen soru üzerine, DİKO Başkanlığına Nikolas Papadopulos'un seçilmesini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum lider Anastasiadis'in, Karoyan'ın seçilmesini istediğini belirtti. Nikolas Papadopulos'un, tıpkı babası Tasos Papadopulos gibi aynı düşüncede olduğunun söylendiğine dikkat çeken Eroğlu, "Yalnız seçildikten sonra Anastasiadis'e, hükümetin devamında engel çıkarmayacağını söylemiştir. Ama Anastasiadis'in DİKO'ya verdiği sözler ve belgeler var. Taahhütleri var. Bunların yerine getirilmesi için Papadopulos ısrarcı olabilir diye düşünüyorum. Eğer ısrarcı olursa, Anastasiadis'in esneme yapması halinde ensesinde olacaktır" diye konuştu.


KTFF-KOP ANLAŞMASI


KTFF ile KOP arasında yapılan anlaşmanın sorulması üzerine Cumhurbaşkanı  Derviş Eroğlu, "Bana gelen bilgiye göre KTFF genel kurulunda görüşülen konu, Hasan Sertoğlu'nun Zürih'te imzaladığı belge değil" dedi.


FİFA Başbakanı'na yazacağı mektupla ilgili görüşler ortaya konulduğu ve KTFF Başkanı Sertoğlu'na müzakereleri sürdürme yetkisi verildiğini ifade eden Eroğlu, "Zürih'teki imza töreninden sonra, bunun değiştirilmesi için çalışacağını söyledi. Ama KOP başkanı daha açıkgöz davranarak belgeyi onayladı" dedi.


Anlaşmadaki maddelere bakıldığında birinci maddenin KOP'a üyelik olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, imzalanan belge konusunda bir karışıklık olduğunu söyledi.


"GENEL KURULDA YAZACAĞI MEKTUBU ONAYLATTI"


"Zürih'ten geldikten sonra geldi, görüştük. Değişiklikler düşündüğünü ve o değişiklikler olması halinde belgeyi genel kurula götüreceğini söyledi" şeklinde konuşmasını sürdüren Derviş Eroğlu,  Sertoğlu'nun genel kurulda, UEFA başkanına göndereceği mektubu okuyup onaylattığını söyledi.


"Hasan Sertoğlu'nun bazı çekinceleri olduğu için KTFF'nin KOP'a üyelik maddesinin değişmesi için herhalde bir uğraş verecektir" diyen Eroğlu, önce beklenilen değişikliklerin sağlanıp sağlanmayacağının görülmesi gerektiğini belirtti.


İÇ KONULAR


Türkiye'yle protokol konusunda şu an yürürlükte olanın, İrsen Küçük hükümeti döneminde imzalanan protokol olduğunu ifade eden Eroğlu, "Benim Türkiye ile protokol imzalarken, 10 müsteşar başbakanlık müsteşarı altında bir ekip oluşturdu ve Türkiye'den gelen ekiple müzakereler yapıldı. Her toplantı sonrası bana bilgiler verildi. Neyin bünyemize uyduğu, neyin uymadığı nokrasında bana bilgi verdiler. Çarşambaları da Bakanlar Kurulu'na getirerek konuyu tartıştırdık.  Ardından ben bu protokolü önce gruptan, sonra parti meclisinden en son da Meclis'ten geçirmiştim" dedi.


Yapılamayacak olanların bu toplantılarda söylemek gerektiğini ifade eden Eroğlu, protokolü uygulanması noktasında taahhüt veren herhangi bir hükümetin bundan kaçamayacağını da belirtti.


"MALİYE BAKANI YANLIŞ KONUŞTU"


"Maliye Bakanının geçen gün açıklaması vardı. Protokolü uygulamazsak maaş veremeyeceğiz diye. Bu laflar çok yanlış. Hiçbir bakanın böyle bir cümle kullanmaması gerekir. Bu hem Türkiye'ye karşı tepki uyandırır; hem de mevcut hükümete karşı halkın değişik düşünceler içerisine girmesine neden olur" diye konuşan Cumhurbaşkanı, bu tarz açıklamaların yanlış olduğunu söyledi.


Türkiye hükümetine öneri götürülmesinin en doğru yöntem olduğunu vurgulayan Eroğlu "Sonuçta karşınızdakiler de insandır. Karşınızdakiler de Kıbrıs Türk halkının mağduriyetini istemeyen insanlardır" dedi.  Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü:


"İLGİLİ BAKANI UYARMAK İSTİYORUM"


"Kıbrıs Türk halkının en sevmediği cümlelerden bir tanesi de, biz bu paketi uygulamazsak ay sonu maaş yoktur cümlesidir. O yüzden ilgili bakanı uyarmak istiyorum. Böyle bir cümle kullanmasın. Boşu boşuna Türkiye'ye ve kendisine karşı tepkiler artar. Bu paketin içeriği belli. Ben Sayın Başbakanla da bunu görüşmüştüm. Hatta Müsteşarımıza da paketi inceleme görevi verdim. Neler yapılabilir neler yapılamaz, en azından bilgimiz olsun ve hükümetle bilgilerimizi paylaşalım diye. Ama sen gidip de böyle konuşursan yanlış olur."


KIB-TEK


Kıb-Tek konusunun sorulması üzerine de Eroğlu "Özelleştirildiğine ne olacak; özerkleştiğinde ne olacak... Hükümet edenlerin bunu tartışması gerekir" dedi.


Elektrik kurumunun, özerkleştirmeden bahsettiğini, pakette ise özelleştirmenin söz edildiğini belirten Cumhurbaşkanı, "Bir ara sendika 2 gün elektrikleri kapatmıştı. Bir ara sıkıntı olmuştu. Hükümet biraz daha sabırlı hareket edebilirdi. İrsen Bey gitti ve özelleştirme yerine özerkleştirme yapılacağını söyledi. Ama daha sonra özelleştirileceğini söyledi. Bu gibi tezatlar da hükümete olan halk güvenini sarsar" diye konuştu.


Kararın, protokol imzalanırken verilmesi gerektiğini söyleyen Derviş Eroğlu, her gün farklı bir görüş söylenemeyeceğini belirtti.


"2015 İÇİN HENÜZ KARARIMI VERMEDİM"


2015'te İrsen Küçük, İkinci Cumhurbaşkanı Talat ve Mustafa Akıncı'nın da Cumhurbaşkanlığı adaylığının konuşulduğunu ve kendisinin de aday olup olmayacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle konuştu:


"Ben o konuda henüz kararımı vermiş değilim. Önümüzde 1 seneyi aşkın süre vardır. günü geldiğinde, günün koşullarına göre değerlendirme yapılır. Ama bugün için birden fazla aday olacağı bellidir. Hepsine de kolay gelsin diyorum. Dolayısıyla kim aday olacaksa, artık onu onaylayacak olan halktır. O yüzden güzel bir kampanya olacağına benziyor."


2014 İÇİN TEMENNİLERİ


Cumhurbaşkanı 2014 yılının 2013'e göre daha iyi olacağını umduğunu ifade ederek, hükümetin yeni sayıldığını ve başarılı olup olmayacağının henüz tartışılamayacağını söyledi.


Yeni yılda hükümetin başarılı olmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Derviş Eroğlu "Bugün hafif olan eylemler önümüzdeki yıl büyüyebilir" dedi.


Kıbrıs'ta yıllardan beridir devam eden müzakerelerde birkaç kez anlaşma ortamı olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı "Bunları reddeden hep Rumlar oldu. Bu yüzden kendimizi suçlamanın bir anlamı yoktur. Masaya Ekim'in ortasında gelecek kişi, bir ortak açıklama metniyle karşımıza çıktı ve KKTC halkının seçtiği Cumhurbaşkanını değil, kendisinin istediği kişiyi masada görmek istediğini söyleyecek kadar ileri gidebiliyorlar. Halkımızdan ricam, birbirimizi suçlamaktan vazgeçmemiz ve bunu da dünyaya anlatmamızdır. Rum'un uzlaşmazlığını unutursak ve masada sadece onların taviz isteme hakkı olduğunu dünyaya hissettirirsek bizimle anlaşma yapmaz" diye sözlerini tamamladı. 


(ÖZ/HA)


 
10 Aralık 2013 Salı 18:30
Okunma: 971
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)