Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu: Türkiye İle KKTC Tam Uyum İçinde

Eroğlu: Türkiye İle KKTC Tam Uyum İçinde

"Kıbrıs Konusunda Masada Bir Sonuç Alınmaması Halinde Alternatif Planlar Gündeme Gelecek".

 
 
Eroğlu: Türkiye İle KKTC Tam Uyum İçinde
" 'BİR ANLAŞMA OLUNCAYA KADAR KKTC VATANDAŞI OLAN HERKES, KURULACAK ORTAKLIK DEVLETİNİN VATANDAŞI OLACAKTIR' DİYORUZ. BUNU GENEL SEKRETER'E KABUL ETTİRMİŞ DURUMDAYIM"


Lefkoşa, 14 Eylül 12 (T.A.K.): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer'in Kıbrıs'a gelerek görüşmeler yapacağını, 20 Eylül'de kendisiyle de görüşeceğini belirterek, bu konuda hazırlıkları tamamladıklarını; geçtiğimiz günlerde Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen heyetle görüşme gerçekleştirdik söyledi ve "görüşmelerde, Türkiye ile KKTC'nin tamamen uyum içinde olduğunu gördük" dedi.


Kıbrıs konusunda masada bir sonuç alınmaması halinde alternatif planların gündeme geleceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "O noktaya gelmeden de şunu söyleye bilirsiniz; müzakereler devam ederken ve bir anlaşma olasılığının ortadan kalkmaya başlaması halinde Genel Sekreter'in raporunun Güvenlik Konseyi tarafından benimsenmesini beklemeden de B Planını devreye koyabilirsiniz. Çünkü Rumların en büyük avantajı; Güvenlik Konseyi'nde Rusya, Çin ve Fransa gibi manevi destekçilerinin olmasıdır. Bu devletler Rumların aleyhine olacak her kararı veto etme yetkisine sahiptir" diye konuştu.


Eroğlu, KKTC vatandaşlarının olası bir ortaklık devletindeki durumuyla ilgili olarak " 'Bir anlaşma oluncaya kadar KKTC vatandaşı olan herkes, kurulacak ortaklık devletinin vatandaşı olacaktır' diyoruz. Bunu Genel Sekreter'e kabul ettirmiş durumdayım" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Radyo Güven'de "Gündem Özel" programına katıldı.


Cumhurbaşkanlığı'ndan verilen bilgiye göre, Eroğlu, uzun yıllar başbakan olarak görev yaptığını ve bu görev gereği de halkla iç içe olduğunu anımsatarak "Cumhurbaşkanı bu açıdan biraz daha sessiz ancak benimle görüşmek isteyen vatandaşlarımızla, özel randevu vererek görüşüyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı olarak bir diğer görev olarak müzakere heyeti ve danışma kurulu üyeleriyle bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptığına dikkat çeken Eroğlu, şu an teknik komitelerin görüşme yaptığını ve bu görüşmelerden gelen tutanakları okuduğunu söyledi.


"Şu anda önemli bir diğer konu da Sayın Alexander Downer'in Kıbrıs'a gelerek görüşme yapacak 20 Eylül'de de benimle görüşme yapacak. Bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan da Büyükelçi başkanlığında gelen heyetle görüşme gerçekleştirdik" diye konuşan Eroğlu, görüşmelerde, Türkiye ile KKTC'nin tamamen uyum içinde olduğunu gördüklerini belirtti.


"DİSİ'NİN DİKO VE EDEK İLE PAZARLIKLARI SÜRÜYOR"


Gelen bir soru üzerine Eroğlu, son gerçekleştirilen Green Tree Zirvesi'nde BM Genel Sekreteri'nin '1 Temmuz'dan sonra müzakerelerden bir sonuç elde etmek mümkün değildir' sözünü anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:


"Müzakereler Kıbrıslıca bir çözüm arayışı prensibi içerisinde sürdürülüyor. Müzakereler, Talat döneminde de sürdürülmüş ama çözüm bulunmamıştır. Benim 2 yıldır müzakere masasında bulunduğum süre içerisinde de çözümü bulamadık. Bunun üzerine Kıbrıs'la ilgili 3 garantör ülke daha vardır. Dolayısıyla onların da katılacağı 5'li bir zirvede bu konuları tartışalım. Ben Genel Sekreter'e yazdığım mektupta, bir anlaşma bulma ümidiyle bu öneride bulunduğumu söyledim. Gerekli esnekliği de gösterip bir çözüm bulabileceğimizi de yazdım. Rumun itirazı üzerine bu gerçekleşmemiştir. 1 Temmuz'dan sonra, özellikle Hristofyas'ın tekrar aday olmayacağını açıklaması sırasında söylediği şu cümleden dolayı teknik komitelerin devreye girmesine karar verdim. Güven artırıcı önlemleri teknik komiteler görüşsün; hiç olmazsa bu konular daha sonra masada önümüze gelmesin. Hristofyas'ın açıklaması neydi? Ben tekrar aday olmuyorum; Çünkü ben müzakerelerde herhangi bir anlaşma ışığı görmedim. Tabi anlaşma umudu olmayan bir liderle, aday olmayacağı bir seçim kampanyası içerisinde görüşmenin anlamsız olacağı zaten kendiliğinden ortada.


Şimdi ben bu seçim kampanyası dolayısıyla liderlerin yaptığı konuşmaları izlemeye çalışıyorum. Ekibime de bu yönde görev verdim. Güneyde hiçbir siyasi parti tek başına cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamıyor. Küçük partilerden de destek alması gerekiyor. Kamuoyu yoklamalarında Cumhurbaşkanı olma ihtimali olan DİSİ lideri Anastasiadis'in DİKO ve EDEK ile müzakereleri var. Protokol hazırlama gayretleri var ve bu müzakere masasında beni çok ilgilendirir. Bunların ilerleyen günlerde açıklanacağını düşünüyorum. Bu arada verilen beyanatlar var. Anastasiadis, seçilmesi halinde anlaşma yapacakmış gibi kendisini lanse etmeye çalışırken, diğer taraftan da Hristofyas'ın vermiş olduğu ödünleri geri alacağım şeklinde açıklamaları var. Aslında Hristofyas'ın vermiş olduğu bir ödün yok. Geçtiğimiz zamanda 45-50 bin Türkiye kökenli göçmenin kalmasını kabul ederim demiş ve bunu bir taviz olarak kabul etmiştir. Bunu zaten ben kabul etmiyorum. Bir anlaşma oluncaya kadar KKTC vatandaşı olan herkes, kurulacak ortaklık devletinin vatandaşı olacaktır diyoruz. Bunu Genel Sekreter'e kabul ettirmiş durumdayım."


"ANASTASİADİS'İN SEÇİLMESİ HALİNDE BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN SÖYLEDİKLERİ DEĞİL PROGRAMI ÖNEMLİ"


Güneydeki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Anastasiadis'in daha milliyetçi nutuklar atacağını düşündüğüne dikkat çeken Eroğlu, Anastasiadis'in seçilmesi halinde ortaya koyacağı programın ve görüşlerin kendisi için daha önemli olduğunu belirtti.


Müzakereler bugüne kadar hep ucu açık devam ettiğini bunun nedeninin de Rum tarafı olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, 1968'den beri görüşmelerin devam ettiğini ve sorunun görüşülmeyen tarafının kalmadığını vurgulayarak, "O yüzden gelin bir zaman limiti koyalım ki o süre içerisinde anlaşma olmazsa, Genel Sekreter de BM Güvenlik Konseyi'ne ne yazacağını bilsin. Böyle bir düşüncemiz var" diye konuştu.


Downer'in adaya gelirken çantasında ne getireceğini de merak ettiklerini ifade eden Eroğlu, gelinen aşamada özlü görüşmelerle bir yere varılmayacağını Genel Sekreter'e ifade ettiklerinin altını çizdi.


"ANASTASİADİS'İN ARKASINDA KLERİDİS VE DİKO VAR"


"Şu an Güney Kıbrıs'ta başkan değişikliği önemli bir fark yaratacak mı" şeklindeki soruya karşılık Cumhurbaşkanı Eroğlu şu şekilde yanıt verdi:


"Bence önemli bir fark yaratmayacak. Çünkü Hristofyas seçildiği zaman, kuzeyde de sol partiler bayağı sevinmişti. Biliyorsunuz; Hristofyas AKEL Genel Sekreteri iken, CTP ile sık sık görüşme yapan, her görüşmede anlaşma metni ortaya çıkaran siyasi partilerdi bunlar. Bu yüzden de arkadaşlarımız Hristofyas seçildiği zaman, anlaşma olacağını düşünmüşlerdi ancak bir noktayı unutmuşlardı. Annan Planı'na hayır diyen partilerden biri de Hristofyas'ın partisiydi. O'nun seçilmesine sevinmeleri beni hayret içerisine düşürmüştü. Ben o dönem mecliste yapmış olduğum konuşmada, Papadopulos'tan farklı bir davranış içerisine girmeyeceğini, kendi halkının beklentileri doğrultusunda hareket edeceğini söylemiştim.


Nitekim, Sayın Talat Hristofyas ile görüştü ve anlaşamadılar. Ben de görüştüm ama bizimle de anlaşamadı. Şimdi gelecek Anastasiadis'in arkasında Kleridis'in olduğunu herkes biliyor. Ben Anastasiadis'in evine yemek yemeğe gittiğimde orada Kleridis de vardı. Talat-Hristofyas dostluğu olduğu gibi Denktaş-Kleridis dostluğu da vardı ama onlar da anlaşamadılar. Şimdi muhtemelen karışımıza Anastasiadis çıkacak. Onun arkasında Kliridis var. Bunun dışında Anastasiadis'in arkasında DİKO gibi aşırı milliyetçi parti var. Onun desteğini almadan seçilmesi mümkün olmadığına göre, aralarında varacakları anlaşmaya DİKO'nun da taleplerini yazacak. Anastasiadis'in bir açıklaması daha var. Masaya öneri sunarken, Ulusal Konsey'deki partilerin yüzde 75'inin onayını alarak sunacğını söylemiştir. Bence bu da iyi birşey. Çünkü böyle bir durumda Rum halkının da yüzde 75'inin görüşü sayılıyor. Eğer masada uyuşmazlık gösterirse, Rum halkı da uyuşmazdır anlamına geliyor demektir. Öyle bir durumda da dünyanın bunu görmesi ve anlaması gerekmektedir."


"AKEL ENOSİS KARARINI HALA KALDIRMADI"


Kimi zaman Hristofyas'ın, kilisenin baskısını tanımayan bir tavır içerisine girdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, AKEL'in de önerisiyle 1967'de Rum meclisinde alınan ENOSİS kararı bulunduğunu hatırlattı.


Bu kararı hatırlattığı zaman, Hristofyas'ın "Ben federasyondan yanayım" cevabı verdiğini ifade eden Eroğlu, "Peki neden bu kararı kaldır mıyorunuz dediğimde, federasyon görüşünü ortaya koydukları için o kararın bir anlamının olmadığını söylüyor. Yoksa kiliseden mi korkuyorsun diye sorduğumda da öfkeleniyor" şeklinde konuştu.


Her ne kadar Hristofyas, kilisenin gücünü tanımadığını söylese de, kilisenin güneyde bir gücünün olduğunu vurgulayan Eroğlu, ateist olduğunu söyleyen Hristofyas'ın üzerinde de ciddi bir baskı olduğunu kaydetti.


B PLANI


Müzakerelerde alternatifin olması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, müzakereler devam ederken bunu söylemenin doğru olmayacağını belirtti.


Ancak masada bir sonuç alınmaması halinde alternatif planların gündeme geleceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, "O noktaya gelmeden de şunu söyleye bilirsiniz; müzakereler devam ederken ve bir anlaşma olasılığının ortadan kalkmaya başlaması halinde Genel Sekreter'in raporunun Güvenlik Konseyi tarafından benimsenmesini beklemeden de B Planını devreye koyabilirsiniz. Çünkü Rumların en büyük avantajı; Güvenlik Konseyi'nde Rusya, Çin ve Fransa gibi manevi destekçilerinin olmasıdır. Bu devletler Rumların aleyhine olacak her kararı veto etme yetkisine sahiptir" diye konuştu.


Eroğlu, bir devlet olan KKTC'nin müzakere masasında elini güçlendiren bir koz olduğunu ifade ederek,  "Masada her iki lider de iki şapkalıdır. Masadan kalktığımızda Cumhurbaşkanı şapkasını takıyoruz" dedi.


Gelinen aşamada 20'den fazla ülkede KKTC Temsilciliği'nin bulunduğuna dikkat çeken Eroğlu, eskiden sadece İngiltere'de temsilcilik varken, bugün Suudi Arabasitan'da da temsilcilik açma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.


"Bunlar KKTC'nin kurulduğu 1983 yılından sonra yaşanan gelişmelerdir" diye konuşan Eroğlu, her devlet gibi KKTC'nin de sorunları olduğunu söyledi.


"SADECE UÇUYORUZ DEMEKLE EKONOMİ UÇMUYOR"


Vatandaşların ekonomik anlamda bazı beklentilerinin olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Yoksa istikrar vardır, uçuyoruz diyerek ekonomi uçmuyor" dedi.


Vatandaşın psikolojisini iyi tahlil ederek alınması gereken tedbirler bulunduğunu belirten Eroğlu, bu tedbirlerin alınmaması durumunda da sıkıntıların dışarı yansıdığını ifade etti.


Cumhurbaşkanı olarak seçildiği 2 yıllık sürede bir çok dış temas gerçekleştirdiğinin altını çizen Eroğlu, kapının önünde söylenen sözlerin değil, kapalı kapılar ardında söylenenlerin önemli olduğunu vurguladı.


Özellikle Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile samimi görüşmeler yaptığını söyleyen Eroğlu, her ikisinin de Rum tarafını AB'ye almanın hata olduğunu kabul ettiklerini belirtti.


Füle ve Barroso'nun Annan Planı referandumunda Rumlar tarafından aldatıldıklarını söylediklerini de ifade eden Eroğlu "Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bizim üyemizdir. Üyemizin istemediği birşeyi benimsemeyiz. Tavsiyede bulunuruz ama daha fazla ileriye gidemeyiz şeklinde açıklamaları var" dedi.


KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılması durumunda Rumların çözüme ikna olacağını AB yetkilileri ve büyükelçilere anlattıklarını belirten Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"AMBARGOLARIN KALDIRILMASI RUMLARI ÇÖZÜME MOTİVE EDER"


"Büyükelçilere, adanın gerçeklerini görmelerini ve bunu merkezi hükümetlerine göstermelerini söylüyoruz. Ancak AB ne yaptı? sorunu devam eden, çözülmeyen Rum tarafını AB'ye aldı. Bugün tanınmış bir devlet olarak, BM ve AB üyesi olarak bizimle niye anlaşma imzalasınlar? Rumları anlaşmaya ikna edecek adımların atılması lazım. Rumların hiçbir mağduriyeti yok. Bu durumun mağduru biziz diyoruz. Bunun kaldırılması gerektiğini söylüyoruz."


(HA)


 
14 Eylül 2012 Cuma 17:24
Okunma: 672
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)