Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu; "Türkiye'ye karşı cılız sesler çıkıyor.."

Eroğlu; "Türkiye'ye karşı cılız sesler çıkıyor.."

EROĞLU: ''KIBRIS TÜRK HALKI ANAVATANININ TÜRKİYE OLDUĞUNU BİLİYOR, ANAVATANDA KARDEŞLERİ OLDUĞUNU BİLİYOR. ZAMAN ZAMAN TÜRKİYE'YE KARŞI BAZI SESLER ÇIKIYOR. BU SESLER CILIZ SESLERDİR''

 
 
Eroğlu;
''KIBRIS RUMLARI, KIBRIS CUMHURİYETİ'NİN DEVAMI VE BU CUMHURİYET İÇİNDE BİZİM FEDERAL BİRLİK, NEREDEYSE BİR AZINLIK OLARAK KALMAMIZ DÜŞÜNCESİ İÇİNDEDİR''

''TÜRKİYE'NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİNİN DEVAM ETMESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR, VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ İSTEKLERDEN BİR TANESİDİR''

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ''Kıbrıs Türk halkı anavatanının Türkiye olduğunu biliyor. Anavatanda kardeşleri olduğunu biliyor. Zaman zaman Türkiye'ye karşı bazı sesler çıkıyor. Bu sesler cılız seslerdir'' dedi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Beyaz Derya Düşünce ve Gelişim Topluluğu'nun SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlediği ''Kıbrıs Gazileri ve Kıbrıs Barış Harekatı'' konulu panelin açılışında konuşan Eroğlu, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs üzerindeki iddialarından vazgeçmediğini söyledi.

Yunanistan'ın Türkiye'yi güneyden sarmak düşüncesiyle Türkiye ve Kıbrıs üzerinde bazı emelleri bulunduğunu savunan Eroğlu, ''Yunanistan 'bizim böyle bir emelimiz yok' dese de, unutmayalım ki, 1967'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Meclisi'nde alınan Enosis kararı halen daha geçerlidir.

Komünist AKEL'in programında halen var olan Enosis kararı çıkarılmış değildir. Dolayısıyla elbette bizim, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta kalması, bir anlaşmadan sonra askerin orada kalmasıyla birlikte, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam etmesi kırmızı çizgimizdir, vazgeçemeyeceğimiz isteklerden bir tanesidir'' dedi.

Yunanistan'a 1947'de 12 adanın bağışlandığını ifade eden Eroğlu, şöyle konuştu:

''O gün, bugün gözleri Kıbrıs üzerindedir. Kıbrıs'ı da almak ve Türkiye'yi hem güneyden, hem batıdan sarmak gibi düşüncelerinden kurtulmuş değillerdir. Tabi ki Kıbrıs stratejik ve önemli bir adadır. Son zamanlarda Kıbrıs karasularında gaz zenginliği tespit edildikten sonra, Amerika'daki bazı şirketlerin Mısır, İsrail, Ürdün, Suriye gibi bazı ülkelerle anlaşma yaptığı bir zamanda, elbette Kıbrıs'ın stratejik önemi daha da artmaktadır. Geçen toplantıda söyledim, 'eğer sadece bu denizaltı zenginliklerinden sizin hakkınız var' diye düşünüyorsanız, bu ileride savaş nedeni bile olabilir. Çünkü bu sularda Kıbrıs Türk'ünün de Türkiye'nin de hakları vardır, bunu unutmamamız gerekmektedir. Elbette o denizlerde Türk gemileri eksik olmayacaktır. Kıbrıs'ta şu anda 40 bin civarında askerimiz vardır. Bizim garantimizdir. Çünkü güney habire silahlanıyor. Hem benimle anlaşma müzakereleri sürdürüyor, bir taraftan da silahlanıyor ve Kıbrıs'ta ilk anda kullanılacak bir güce sahip olmakla da övünüyorlar.''

'Türkiye'ye karşı savaşabiliriz' gibi bazı konuşmalar yapıldığını ifade eden Eroğlu, ''Benim verdiğim cevap şu. Bu silahlanma Kıbrıs Türkü içinse fazladır, ha Türkiye içinse çok cılız kalır. Yani 70 milyonluk Türkiye ile savaşabileceğini düşünüyorsa, demek ki geçmişte yaşananlardan ders almış değildir. 100-200 tankına güvenerek bir çılgınlık yapması halinde başına neler gelebileceğini, geçmişte başına gelenlerden hatırlaması gerekir diye sözlerimiz zaman zaman da oluyor'' dedi.

Kıbrıs Rum Yönetimi ile görüşmelerin yıllardan beri devam ettiğini anımsatan Eroğlu, 1963 yılında doktorluk mesleğiyle hayata atıldığı günden beri olayların içinde olduğunu belirtti.

Kıbrıs'ta Türk halkının varlığı için yıllardan beri mücadele ettiklerini kaydeden Eroğlu, ''Demek istediğim şu ki, gençlik yıllarımızı yaşamadık. Bir kişinin üniversite mezunu olduğu zaman ne büyük hayaller içinde olduğunu düşünürseniz, bu hayallerimizin de gerçekleşmediğini... Çok şükür bugünlere kadar ayakta durabildik. Bugüne kadar halkımızla bütünleşerek, hem halkımız, hem anavatanın desteğiyle ayakta durabildik ve bugünleri görebildik. Kıbrıs Türk halkı büyük bir mücadele vermiştir. 1955'te EOKA'nın ilk kurşunu sıktığı günden itibaren Kıbrıs Türk halkı kendisini savunmuştur'' şeklinde konuştu.

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Kıbrıs'ta Türklük mücadelesi verdiklerini anlatan Eroğlu, verdikleri mücadeleyle 1955 yılında Kıbrıs'ı Türkiye'nin milli davası haline getirdiklerini bildirdi.

Kıbrıs'ta günümüzde iki halk bulunduğunu anımsatan Eroğlu, Türk halkının temsilcisi olarak görüşmeleri sürdürdüğünü belirterek, şunları dile getirdi:

''Bu görüşmeleri sürdürürken de 1974 öncesi yaşananları gözardı etmemek, bugün Kıbrıs'ta var olan gerçekleri dikkate alarak bir anlaşma arayışı içinde olduğumu sık sık tekrarlıyorum. Kuracağımız ortaklık yeni bir ortaklık olacaktır. Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı ve bu cumhuriyet içinde bizim federal birlik, neredeyse bir azınlık olarak kalmamız düşüncesi içindedir. Onun için müzakerelerde dişe diş görüşmeler sürdürülmektedir. Neticede halkımın bana verdiği bir görev vardır. 'Bize bir kere daha 1974 öncesinde yaşananların yaşanmayacağı bir anlaşma elde edersen, verdiğimiz oyları helal ederiz' şeklinde bana verdikleri önemli bir sorumluluk vardır.''

Eroğlu, panele katılan Kıbrıs gazilerine seslenerek, ''Birçok madalyalar aldınız, madalyalar kadar önemli, bu şerefli barış harekatına katılmanız ve kendinizden saydığınız insanların canını kurtarmış olmanızdır. Kıbrıs Türk halkı bugün Kıbrıs adası üzerinde huzur ve güven içinde yaşıyorsa, sizlerin canınızı verme pahasına bu harekatı gerçekleştirmenizdendir. Dolayısıyla Barış Harekatı kararını veren Sayın Ecevit başta olmak üzere, o günün meclisine, o günün Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, barış harekatına katılan ve destekleyen Türk halkına yürekten teşekkür ederim'' dedi.

Kıbrıs Türk halkının bugünlere nasıl gelindiğini çok iyi bildiğini ifade eden Eroğlu, şunları söyledi:

''Kıbrıs Türk halkı anavatanının Türkiye olduğunu biliyor, anavatanda kardeşleri olduğunu biliyor. Zaman zaman Türkiye'ye karşı bazı sesler çıkıyor. Bu sesler cılız seslerdir. Kıbrıs Türk halkı anavatanına yürekten bağlıdır ama her toplumda olduğu gibi, değişik seslerin de çıkması mümkündür. Bir kişinin Türkiye'den gelen kişiyi sevmemiş olması doğaldır. Mecbur değil, herkes sevsin ama bunu genele teşbih etmek yanlıştır. Kıbrıs Türk halkı buraya baktığı zaman Türkiye'yi bir bütün olarak görmektedir. Türkiye halkına yürekten bağlılığını tekrarlamaktadır. Birlik ve beraberliğimizi cılız kuruluşlar bozamaz. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile anavatan halkı birlik ve beraberlik içinde daha güzel günlere ulaşmak için mücadelesini halen sürdürmektedir. Biz size inanıyoruz, anavatanımıza güveniyoruz. Daha güzel günler mutlaka olacaktır.

(AA/TUĞ/HA)

 
13 Mayıs 2011 Cuma 17:57
Okunma: 665
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)