Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroglu'ndan çarpıcı açıklamalar

Eroglu'ndan çarpıcı açıklamalar

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, hükümete güvensizlik önergesi verilmesi ve erken seçim konusunda ne çabası, ne de girişimi olduğunu; Cumhurbaşkanlığı'nda bu konuda toplantı yapıldığı iddialarının da doğu olmadığını söyledi.

 
 
Eroglu'ndan çarpıcı açıklamalar
Eroğlu Basın Toplantısı


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu UBP  kurultayı sonrasında kucaklayıcı, bütünleştirici, birleştirici davranılsaydı işlerin bu noktaya gelmeyeceğini, görevin  de Genel Başkan’a düştüğünü kaydetti,  kendisinin birlik ve beraberlik için uyarda bulunduğunu  fakat uyarısının dikkate alınmadığını vurguladı.


Birleştirici olmanın, sevgi saygı çerçevesinde bütünleştirmenin zor,  yıkmanınsa kolay olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Eroğlu,  kolay olanın seçildiğini dile getirdi ve üzerlerine düşenleri yapmayanların,  adeta kopma yaşanmasını istercesine davrananların, şimdi  kendisini suçlamaya kalktığını ifade etti. Eroğlu, bunu kesinlikle reddettiğini söyledi.


UBP’ye zarar verebileceğini ifade edenlerin gerçek UBP’li olmadığını, art niyetli olduğunu da söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendisinin  nankörlük yapmadığını fakat UBP’ye zarar vermek için yapılan nankörlükleri bildiğini belirtti.


Eroğlu, tüm gerçek UBP’lilere, UBP’li görünüp UBP’yi yörüngesinden, yolundan çıkarmaya, başkalaştırmaya çalışanlara dikkat etmeleri çağrısında  bulundu.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, yaşanan son olayların Cumhurbaşkanlığı’nın dışında geliştiğini, UBP aleyhine güvensizlik önergesi verilmesi, erken seçime destek çıkılması konusunda bir çabası, yönlendirmesi ve  desteğinin söz konusu olmadığını da ifade etti.


Eroğlu, saat 10:30’da Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs sorunu ve iç konularla ilgili görüşlerini ortaya koydu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Basının yoğun katılım gösterdiği basın toplantısında, Eroğlu’nun Müsteşarı Hasan Güngör ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Temsilcisi Osman Ertuğ da hazır bulundu..


İç gelişmelerin, yazın her zamankinden sıcak geçeceğini gösterdiğini kaydeden Eroğlu, Cumhuriyet Meclisi’nin 28 Temmuz’da milletvekilliği genel seçimine gidilmesiyle ilgili karar tasarısını yarın ya da Pazartesi günü görüşeceğini hatırlattı ve karar geçtikten sonra onay için kendisine geleceğini ve değerlendirmesini yapıp tavrını ortaya koyacağını ifade etti.


“DEĞERLENDİRME YAPMAK İÇİN HENÜZ ERKEN”


Hükümet hakkındaki güvensizlik önergesinin sonucunu da göreceklerini ve gereken değerlendirmeleri yapacağını dile getiren Eroğlu, bir değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu belirtti.  Yaşanan gelişmeleri olabildiğince yakından ve çeşitli boyutlarıyla izlemeye çalıştığını belirten Eroğlu, iktidar partisinde kurultay sürecinde yaşananların bu noktaya gelinmesinde etkili olduğunu belirtti ve aynı zamanda sivil toplum örgütlerinden çeşitli kesimlerden hükümete  gelen eleştirilerin ve muhalefetin bastırmasının da erken seçim kararının alınmasında önemli etken olduğu kanaatinde olduğunu kaydetti.


“ZARAR VERİCİ ÇOK HATALAR YAPTIĞINDAN DOLAYI KÜÇÜK’E DESTEK OLMADIM”


UBP kurultay süreciyle ilgili düşüncelerinin ortada olduğunu, açık konuştuğunu  söyleyen Eroğlu, geçmişte İrsen Küçük’ün UBP Genel Başkanı Seçilmesine büyük destek verdiğini ama son kurultayda ülke ve parti yönetiminde halkın beklentilerine uymayan zarar verici çok hatalar yaptığından dolayı, birçok bakan, milletvekili ve partiliden gelen sözlere de kulak vererek Küçük’e destek olmadığını dile getirdi.
Ahmet Kaşif’in kazanmasının daha iyi olacağı görüşünü ortaya koyduğunu ancak Başbakan İrsen Küçük’ün iddia ettiği gibi köy köy dolaşıp Ahmet Kaşif lehine propaganda yapmadığını anlatan Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı makamında görüştüğü kişilerin tabi ki olduğunu, bilinenler ve bilinmeyeler, açıklananlar ve açıklanamayanların yaşanarak kurultayın tamamlandığını söyledi.




“BÜTÜNLEŞTİRİCİ DAVRANILSAYDI ,İŞLER BU NOKTAYA GELMEYECEKTİ”


Eroğlu, kurultayla ilgili olarak “Tabii geride neler bırakarak tamamlandığı belli. Bana göre her şeye rağmen kurultayda ortaya çıkan sonuç diğer aday tarafından da kabul edildiğine göre kucaklayıcı, bütünleştirici, birleştirici davranılsaydı işler bu noktaya gelmeyecekti. Bu görev tabii ki Genel Başkan’a düşmekteydi” diye konuştu.


Kurultaydan sonra konuyla ilgili tek açıklamasını Genel Sekreterlik seçiminin hemen öncesinde yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP tüzüğünün kendisini “yaşam boyu parti lideri” olarak nitelemesinden dolayı ve bir “abi” olarak birlik ve beraberlik için uyardığını fakat uyarısının dikkat alınmadığını belirtti.


“ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMAYANLAR BENİ SUÇLAMAYA KALKIYOR”


Birleştirici olmanın, sevgi saygı çerçevesinde bütünleştirmenin zor,  yıkmanınsa kolay olduğunun altını çizen Eroğlu,  “Maalesef kolay olan seçildi.  Şimdi, üzerlerine düşenleri yapmayanlar, basit adımlarla bütünleşmenin sağlanması mümkünken adeta kopma yaşanmasını istercesine davrananlar beni suçlamaya kalkıyor. Bunu kesinlikle reddederim. Ben her zaman olduğu gibi bugün de açık konuşurum . Her gün kapım basına açıktır.  Kim isterse usulü, adabı çerçevesinde bu kapıdan girer ve bana sorusunu yöneltebilir” dedi.


“UBP’Yİ YÖRÜNGESİNDEN ÇIKARMAYA, BAŞKALAŞTIRMAYA  ÇALIŞANLARA DİKKAT…”


Hayatının UBP’de geçtiğini, UBP’nin adeta hayatı olduğunu, UBP’ye zarar verebileceğini ifade edenlerin, bunu yayanların  gerçek UBP’li olmadığını, art niyetli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Beni buralara getiren, Cumhurbaşkanı seçen halkım ve gerçek UBP’lilerdir. Ben, nankörlük yapmam, yapılanların değerini bilirim.Nankörlük yapanlar var mı diye sorarsanız elbette vardır ama ben değilim. UBP’ye zarar vermek için yapılan nankörlükleri de bilmez değilim. 34 yılım aralıksız UBP içinde geçmiştir ve 34 yılın sonunda UBP bütün yetkili organlarının oy birliğiyle aldığı bir kararla Cumhurbaşkanlığı’na aday oldum ve sizlere Cumhurbaşkanı olarak hitap ediyorum.  Tüm gerçek UBP’lilere, UBP’li görünüp UBP’yi yörüngesinden, yolundan çıkarmaya başkalaştırmaya çalışanlara dikkat etmeleri çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.
Yaşanan son olayların Cumhurbaşkanlığı’nın dışında geliştiğini kaydeden Eroğlu, bu konuda bazı yazar  ve siyasi parti  mensuplarının kendisini suçlamaya devam ettiğini belirtti.


“GÜVENSİZLİKJ ÖNERGESİ KONUSUNDA ÇABAM, YÖNLENDİRMEM DESTEĞİM OLMADI”


UBP aleyhine güvensizlik önergesi verilmesi, erken seçime destek çıkılması konusunda bir çabası, yönlendirmesi ve  desteğinin söz konusu olmadığını ifade eden Eroğlu, Demokrat Parti, Toplumcu Demokrasi Partisi ve UBP’li muhalifler denilen  milletvekilleri ile Cumhurbaşkanlığı’nda toplantı yapıldığının tamamen yalan olduğunu vurguladı.


“BENİM YAŞAMIMDA DARBE DARBECİLİK YOKTUR”


“‘Saray darbesi’  diye yazanlar bana göre hayal kuruyorlar. Benim yaşamımda darbe, darbecilik yoktur, halka güven, halka inanç, demokrasi, insana sevgi, saygı, toprağımıza devletimize, halkımıza bağlılık vardır” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu,  uzun yıllar kendisine politikada yol arkadaşlığı yapan kardeşleri ve dostlarıyla ülke konularını konuştuğunu, söz konusu milletvekillerinin de buna dahil olduğunu belirtti.
Başbakan Küçük’ün yasağına, şiddetli baskı ve kızmalarına rağmen çok sınırlı da olsa ara  sıra bazı bakan arkadaşlarının Cumhurbaşkanlığı’na gittiğini, günlük konular,  bakanlıklarının mevzularını değerlendirdiklerini kaydeden Eroğlu,  3’lü kararnameler gündeme geldiği zaman bu tür ziyaretlerin yapıldığını belirtti.
Muhalefet partilerinin başkanları, milletvekilleriyle de ara sıra bire bir ya da ikili, üçlü gruplar olarak benzer konularda görüşmeleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bazı  UBP’li, DP’li , CTP’li belediye başkanlarıyla da çeşitli konularda ve yerel yönetimler hakkında görüş alış verişinde bulundukları da ifade etti.
“Burası Kıbrıs Türk halkının Cumhurbaşkanlığıdır” sözünü seçildiği ilk günden beridir söylediğine dikkat çeken Eroğlu, öncelikli görevinin Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını, güvenliğini, refah ve mutluluğunu gözetmek ve savunmak olduğunu, herkesle görüştüğünü,  konuştuğunu, Cumhurbaşkanlığının herkese açık olduğunu söyledi.


“MAKAMLARDA OTURANLARIN KÜSME, TAVIR TAKINMA LÜKSÜ YOKTUR”


Gelene “hoş geldiniz” dediklerini, dinleyip konuştuklarını; makamlarda oturanların küsme, tavır takınma lüksü olmadığını kaydeden Eroğlu, kendisinin hayatı boyunca bunu benimsediğini, kuyusunu kazanları da rakiplerini destekleyenleri de kucakladığını, bakan yapıp çeşitli  makamlara getirdiğini, Başbakan’ın Cumhurbaşkanlığı’na gidip kendisiyle konuşacağına fırsatını kollayarak Meclis kürsüsünden kendisine gönderme yaptığını dile getirdi ve şöyle konuştu:


“MÜDAHALE VE DEMOKRASİ KONUSUNU EN SON AĞZINA ALABİLECEK KİŞİNİN KİM OLDUĞUNU HALK  BİLİYOR”


“Ne yapıyor Sayın Küçük?  Cumhurbaşkanlığı’nın düzenlediği 500’e yakın gencimizin katıldığı 19 Mayıs  resepsiyonunu yayınlamayı reddeden devlet televizyonunda Cumhurbaşkanı’na sataşıyor, bir partimize teşekkür ederken beni haksızca eleştiriyor. Bir yıldır Cumhurbaşkanı ile yapması gereken görüşmelere gelmeyen Başbakan, bana, yüzüme karşı ülke ve parti meselelerini söylemeyen ya da söyleyemeyen Sayın Küçük, kürsüden, televizyondan bana suçlamalarda bulunuyor. Ekrana çıkıyor ve ‘bana göre bugün parlamento için tarihi bir gündür. Meclis, müdahalelere müsaade edilmeyeceğini ve demokrasiden çıkılmayacağını gösterdi’ diyor.  UBP Kurultay süreci ortadadır.   Müdahaleler ve demokrasi konusunu en son ağzına alabilecek kişinin kim olduğunu eminim halkımız çok iyi biliyor.   Ben bu sataşmalara benzer bir üslupla yanıt verecek değilim. Takdiri sağduyusuna güvendiğim halkımıza, gerçek Ulusal Birlik Partililere, Ulusal Birlik Partisi’ni gerçekten benimseyenlere, sevenlere, düşünenlere bırakıyorum.”


Başbakan Küçük’ün  TDP Başkanı Mehmet Çakıcı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın güvensizlik önergesi ve seçim yasası ile ilgili sözlerini yanıtlarken konuyu gereksiz bir şekilde kendisine getirdiğini  ve “Silihtar’da oturan işbirlikçiniz da bu meseleyi çözemez. Dikilitaş’ta oturarak bu sorunu çözemezsiniz” dediğini, Küçük’ün Cumhurbaşkanlığı için ülke tarihinde Meclis kürsüsünden ilk kez böylesi bir üslupla eleştiri yöneltildiği belirtilince de  “evet bu da ülke tarihinde bir ilk olsun” diyerek söylediklerinde ısrar ettiğini hatırlatan Eroğlu, “Bir kere ben dış temas yapılmasına karşı değilim. Ancak bu temasların içeriği ve seviyesi önemlidir. Ben Sayın Küçük’e kendisininkine benzer bir üslupla yanıt vermeyeceğim ama çabalarımızı çok dikkatli takip edemediği açıklamalarından belli olduğu için bazı anımsatmalar yapmak durumundayım” dedi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu,  "Bir veya iki dış ziyaret yapmakla ve bunu yaparken diplomatik teamülleri bir kenara bırakarak seviyesinin çok altında kişi ve makamlarla görüşmekle 'küçük dağları ben yarattım' havasına girmek ne kadar doğru; takdiri halkımıza bırakıyorum" ifadelerini kullandı.


Eroğlu, dış temas yapılmasına karşı olmadığını, Başbakan İrsen Küçük'ün, Dışişleri Bakanı'nın, siyasi partilerin, ana muhalefet partisinin  de dış temas yapabileceğini ama temasların içeriği ve seviyesinin önemli olduğunu kaydetti.


Eroğlu, bugün düzenlediği basın toplantısında Ulusal Kıbrıs davası konusunda tek ve gür bir sesle konuşmaları gerektiğinin açık olduğunu vurguladı.


Rum tarafının bu ayın sonunda yapılması planlanan buluşmaya koşul koymaya çalıştığını  dile getiren Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının önceki dönemlerde olduğu gibi süre kazanma ve belge sızdırma oyununun devam ettiğini  kaydetti. Eroğlu Kıbrıs Türk tarafının ise Anavatan Türkiye ile birlikte proaktif bir politika izlediğini söyledi.


"ÇABALARIMIZI ÇOK DİKKATLİ TAKİP EDEMEDİĞİ AÇIKLAMALARINDAN BELLİ"


Başbakan Küçük'ün Cumhuriyet Meclisi'nde, "Silihtar'da oturan işbirlikçiniz da bu meseleyi çözemez. Dikilitaş'ta oturarak bu sorunu çözemezsiniz" dediğini ifade eden Eroğlu "Ben Sayın Küçük'e kendisininkine benzer bir üslupla yanıt vermeyeceğim ama çabalarımızı çok dikkatli takip edemediği açıklamalarından belli olduğu için bazı anımsatmalar yapmak durumundayım" şeklinde konuştu.


"PROAKTİF POLİTİKA İZLİYORUZ"


Anavatan Türkiye ile istişare halinde proaktif bir politika izlediklerini ifade eden Eroğlu,  BM Genel Sekreteri'nin  Kıbrıs'ta kapsamlı bir uzlaşıya ulaşılabilmesine yönelik iyi niyet misyonu görevini Kıbrıs'taki iki liderle yürüteceğini söylediğini, bugüne kadar yapılanın da bu olduğunu belirtti.


Eroğlu, Genel Sekreter'in kendisi, Özel Danışmanı ve diğer temsilcileriyle sayısız görüşme yaptığını, Özel Temsilcileri ve Müzakere Heyeti üyelerinin de bu konuda taraflarla yüzlerce görüşme gerçekleştirdiğini, Rum liderle yaptığı çok sayıda görüşmeye ek olarak Kıbrıs Türk tarafı olarak önerileri üzerine BM Genel Sekreteri'nin şahsi katılımıyla zirveler gerçekleştirdiklerini anlattı.


Birisi New York, ikisi Cenevre, ikisi de Greentree'de olmak üzere beş zirve toplantısı yaptıklarını dile getiren Eroğlu,  BM Genel Kurul dönemlerinde New York'a yaptıkları ziyaretlerde en üst düzeyde Anavatan Türkiye yetkilileri yanında BM Genel Sekreteri, Katar Emiri, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı, Azerbaycan Dışişleri Bakanı, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri, Orta Afrika Cumhuriyeti ve birçok başka ülke üst düzey yetkilisiyle ikili temaslar gerçekleştirdiğini de söyledi.


Avrupa başkentlerine yaptıkları ziyaretlerde AB Komisyonu Başkanı Barroso, Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Fule, AP Sosyalistler ve Demokratlar Grup Başkanı Schultz, dönemin AB Dönem Başkanı Belçika Dışişleri Bakanı; Almanya, İsveç, İspanya, Finlandiya dışişleri bakanları ve diğer yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini kaydeden Eroğlu, toplantılara özellikle İsveç ve Almanya dışişleri bakanlarının özel konuğu olarak katıldıklarını belirtti.


Özel Temsilcileri, sırasıyla Kudret Özersay ve Osman Ertuğ'un Washington, Moskova, Londra, New York, Brüksel, Stockholm, Berlin, Oslo, Helsinki, Bratislava, Kopenhag ve Prag gibi merkezlere çeşitli ziyaretler gerçekleştirip üst düzey siyasilere KKTC'nin  görüşlerini aktardıklarını da anlatan Eroğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı Başkanı Ekmelettin İhsanoğlu'nun özel daveti ile Suudi Arabistan'ın Cidde kentine giderek kendileri ve İslam Bankası Başkanı ile görüşmeler yaptığını da belirtti.


Geçtiğimiz Şubat ayında Kahire'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Toplantısı'na onlarca İslam ülkesi Devlet Başkanı ve Başbakanı ile birlikte katıldığını, bazılarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Eroğlu, Kahire'de başta Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere bazı ülkelerin liderleri ile görüştüğünü de belirtti.


ERTUĞ'UN TEMASLARI


Özel Temsilcisi  Osman Ertuğ'un geçtiğimiz hafta Londra'da Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Avrupa Dairesi Direktörü ve diğer yetkililer, Lordlar Kamarası üyeleri ile görüştüğüyle ilgili bilgiler de veren Cumhurbaşkanı Eroğlu,  Ertuğ'un  BBC, Economist ve The Guardian gibi basın yayın kuruluşları ile temaslarda bulunup mülakatlar gerçekleştirdiğini de aktardı.


Dış temaslarının sadece bunlarla sınırlı  olmadığını, adadaki yabancı ülke büyükelçileri, BM yetkilileri ve dıştan gelen Avrupa Parlamentosu bünyesindeki Kıbrıslı Türklerle Yüksek Seviyede Temas Grubu ve buradaki Avrupa Birliği yetkilileri ile sürekli temas içinde olduklarını ifade eden Eroğlu, "Bunlar bizim görevlerimizdir, bunları söylemeye gerek yok ama 'silahtar hiçbir şey yapmıyor oturuyor' dendikten sonra halka bazı mesajlar verme ihtiyacını duydum" diye konuştu.


Ülke makamları ile yabancı kuruluşlar tarafından KKTC'nde gerçekleştirilen konferans, seminer ve çalıştay gibi toplantılara katıldıklarını, bunları görüşlerini aktarmakta bir fırsat olarak değerlendirdiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türkiye'den de bir çok davet alıp çoğu zaman üniversitelerde Kıbrıs konusuyla ilgili görüşlerini aktardıklarını dile  getirdi.


"HERHALDE OKUNMUYOR"


Eroğlu, bütün bunları yaparken, elde ettikleri sonuçlarla ilgili tüm tutanakları hükümet ve diğer  belirli  makamlara gönderdiklerini de söyleyerek, herhalde  okunmadıklarını belirtti.


Eroğlu, yaptıkları toplantıları mecliste temsil edilen siyasi partilerle de bazen mecliste bazen de onları  Cumhurbaşkanlığı'na çağırıp paylaştıklarını;  zaman zaman da halk konseyi toplantısı gerçekleştirilerek bunları ı halkla paylaştıklarını, onların n görüş ve önerilerini de aldıklarını kaydetti.


" 'KÜÇÜK DAĞLARI BEN YARATTIM' HAVASINA GİRMEK NE KADAR DOĞRU"


Bunları Cumhurbaşkanı ve Kıbrıs Türk halkının görüşmecisi olarak sürdürdüğü temaslar ve asli görevleri olduğunu dile getiren Eroğlu, "Bir veya iki dış ziyaret yapmakla ve bunu yaparken diplomatik teamülleri bir kenara bırakarak seviyesinin çok altında kişi ve makamlarla görüşmekle 'küçük dağları ben yarattım' havasına girmek ne kadar doğru; takdiri yine halkımıza bırakıyorum" diye konuştu.


Kıbrıs konusunda hassas olmaları gerektiğinin altını çizen Eroğlu, şöyle konuştu:


"TEK VE GÜR BİR SESLE KONUŞMAMIZ LAZIM"


"Ulusal Kıbrıs davamız konusunda tek ve gür bir sesle konuşmamız gerektiği açıktır. Rum liderliği, ekonomik konuları bahane ederek masadan kaçmakta, ayak sürüme taktiklerini devam ettirmektedir. Bizim önerimiz olan yemek daveti iki kez ertelenmiştir. Son olarak 29 Mayıs'ta yapılacağı açıklanmış, tarihin 30 Mayıs olabileceği üzerinde durulmuştur ancak bu da henüz kesin değildir. Anladığım kadarıyla  Rum komşularımız bu buluşmaya koşul koymaya çalışıyorlar. Kıbrıs Rum tarafının önceki dönemlerde olduğu gibi süre kazanma ve belge sızdırma oyunu devam etmektedir".


Downer'in her iki tarafa da 30 Nisan'da bir belge verdiğini ve bu belgenin gizli kalması kesinlikle basına yansımaması gerektiğini de ortaya koyduğunu anlatan Eroğlu, bu belgenin kesinlikle kendilerinden basına sızmayacağını ama Güney'den sızacağını Downer'e  söylediğini ve neticede öyle olduğunu anlattı.


Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının proaktif olmaya çalıştığını ancak  Rumlar'ın zaman kazanma peşinde olduğunu, kendilerinin verdiği sözlere sadık kalmaya devam ettiğini, Rum tarafının ise  belge sızdırıp suyu bulandırma peşinde olduğunu da kaydetti.


Kararlı olduklarını, Kıbrıs Türk tarafı olarak BM'nin koyduğu gizlilik ilkesine riayet edeceklerini dile getiren Eroğlu, "Umarız yapılanlar dikkatlerden kaçmaz. Bu konuda daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Yinelemekte fayda var; Rum tarafını görüşme masasına bekliyoruz. Kıbrıs konusu daha fazla uzamamalı var olan gerçekler temelinde barışçı bir antlaşma ile sonuca bağlanmalıdır" şeklinde  konuştu.


"GERÇEKLEŞİRSE YEMEKTE  BARIŞ VE DOSTLUK YANLISI NET TUTUMUMUZU YENİDEN İFADE ETMEK İSTİYORUM"


Eğer gerçekleşirse Anastasiades ve eşi ile kendisi ve eşinin katılacağı yemekte samimiyetlerini , kararlılıklarını, barış ve dostluk yanlısı net tutumlarını  yeniden ifade etmek istediğini vurgulayan Eroğlu,  şöyle dedi:


"Anastasiades'in BM Genel Sekreterine yazılı veya telefoniyen söz konusu yemeğin içeriğinin sosyal olmaktan çıkarılmasını istemediğini bildirdiğini ya da bildireceğini biliyoruz. Yani Sayın Anastasiades'e göre, 'görüşmeleri ne zaman, nasıl başlatacağız' gibi bir sohbetimiz dahi olmamalı... Peki ben soruyorum? Bu buluşma için önkoşul koymak değil mi? İnşallah bu tutum kamuoyuna yöneliktir. Kamuoyuna verilen bir mesajdır diye düşünmek istiyorum"


Anastasiades'le görüşme süreci ile ilgili metodolojiyi, bundan sonra nasıl adımlar atıp ilerleyebileceklerini, bir yol haritasını nasıl ortaya çıkarabileceğimizi sosyal konuların yanı sıra konuşmalarında ne sakınca olduğunu soran Eroğlu, "Umarım  Birleşmiş Milletler Genel Sekreter'i gereken değerlendirmeleri yaparlar" dedi.


Anastasiades'in Genel Sekreter'den Downer'in görevden alınmasını talep edeceği yönünde bugün basında çıkan haberle ilgili olarak da konuşan Eroğlu, "Eğer böyle bir olay olursa bunun görüşmelerin 2014-2015'e aktarılması demek olduğunu ve bunun da zaman kaybından başka bire işe yaramayacağını ifade etti.


BEKLENTİLERİ...


Beklentilerini de sıralayan Eroğlu, "Benim beklentim, arzum, istencim devletin iyi yönetilmesi, makamların uyum içinde çalışması, köklü partilerimizin birlik-beraberlik içinde olmalarıdır. Makamlarda bulunanların, siyasi partilerimizin aralarında uygarca ilişkilerin, diyalogun bulunması, halkımız için yararlı görüşmelerin yapılması, projeler üretilmesidir. Karşılıklı sevgi-saygının olması, çevreye saygı gösterilmesi, siyasi partiler arasında kim daha iyi, daha yararlı proje, çözüm üretir yarışı çerçevesinde siyaset yapılmasıdır" dedi.


"PARLAMENTODAKİ BAZI ARKADAŞLAR TAKINTI İÇİNDEDİR"


Eleştirinin başka,  yıpratmak için haksız ithamlarda bulunmanın başka olduğunu ifade eden Eroğlu, "Görüyorum ki parlamentoda bulunan bazı arkadaşlar takıntı içindedir. Bir muhalefet milletvekilinin çıkıp da ' biz Eroğlu'nun soytarısı olmayız' dediğini okuyunca parlamentomuz adına üzülüyorum.  Ben, yaşamım boyunca hep, kişilik sahibi olunmasına, şahsiyetli davranılmasına önem verdim.  Değil bir milletvekilinden, kimseden böyle bir şey asla beklemem" dedi.


"ÜLKEDE YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR"


Ülkede yapılacak çok şey olduğunu dile getiren Eroğlu, anayasal değişiklikler için gereken çabanın  gösterilmesi, Seçim ve Halk Oylaması Yasası, Siyasal Partiler Yasası'nın tüm gelişmeler ve  ülke ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmesi gerektiğini, kamu reformuna gidilmesi, kamuya saygınlık, güven kazandıracak var olan bazı olumsuz kanaatleri olumluya dönüştürecek adımlar atılması gerektiğini vurguladı.


Ekonominin büyümesi, özel sektörün önünün açılması, yatırımların artması, refah seviyesinin, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için ivedi olarak bir koordinasyon kurulu oluşması gerektiğini ifade eden Eroğlu, diğer gereklilikleri ise şöyle sıraladı:


"Kamu açıklarına dikkat edilmelidir.Vergi adaleti sağlanmalı. Verginin tabana yayılması için çağdaş teknolojiden mutlaka yararlanılmalı. Gençlerin işsizlik sorununa çare bulunmalı. Yapanın yanına kar kalmamalı. Başbakanlık Denetleme Kurulu raporları sonuca bağlanmalı. Suiistimal, yasa dışılık varsa üzeri örtülmemeli.Çevreye önem verilmeli. Belediyelerin güçlendirilmesi, görevlerini layığı ile yapması için gerekenler yapılmalı.".


Yeni meclisin, hükümetin önünde çözüm bekleyen pek çok sorun olacağını dile getiren Eroğlu, bu bilinçle herkes seçim döneminde planını projesini net bir şekilde halkımızın önüne koyarsa yararlı olacağını kaydetti.
 
22 Mayıs 2013 Çarşamba 12:47
Okunma: 2376
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)