Ana Sayfa » Kıbrıs » Eroğlu'nun 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

Eroğlu'nun 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

Eroğlu: "kim Ne Derse Desin Güneş Her Gün İki Egemen Devletin Üzerine Doğmaktadır".

 
 
Eroğlu'nun 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı
"30 AĞUSTOS 'YOK OLDU' DENİLEN BİR ULUSUN NELER BAŞARABİLECEĞİNİN EN GÖRKEMLİ KANITIDIR"


Lefkoşa, 29 Ağustos 12 (T.A.K.): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bugün adada, kökü geçmişin acılarına dayalı gerçekler olduğuna, kim ne derse desin güneşin her gün, adada yaşayan iki halkın, iki kültürün, iki dinin ve iki egemen devletin üzerine doğduğuna dikkati çekerek "Kıbrıs'ta 1974 öncesine dönüşü hayal eden ve ENOSİS saplantısı içinde kendini Kıbrıs'ın tek egemeni sanan uzlaşmaz Rum zihniyetinin barış ve çözüm istemediğini AB'yi de arkasına alarak ısrarla sürdürdüğü herkesin malumudur" dedi.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Zafer Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, 30 Ağustos'ta kazanılan büyük zaferin, "yandı, yıkıldı, yok oldu" zannedilen bir Ulus'un; atalarına has yüksek inanç, birlik, dayanışma, vatanı için kendini feda etme ve özgür yaşama bilinci sayesinde neler başarılabileceğinin en açık ve en görkemli kanıtı olduğunu vurguladı.


30 Ağustos'un Çanakkale'den, Sakarya'ya kadar uzanan, Türk Ulusu'na özgü bir kahramanlık destanının sonunda, bin yıllık Türk vatanını istilaya yeltenen düşman güçlere karşı, yüce Atatürk'ün önderliğinde, Anadolu insanının imkansızı başardığı Büyük Taarruz'un; 30 Ağustos 1922'de gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda büyük zaferle sonuçlandığı tarihi bir gün olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, kazanılan büyük zaferin, yandı, yıkıldı, yok oldu zannedilen bir Ulus'un; atalarına has yüksek inanç, birlik, dayanışma, vatanı için kendini feda etme ve özgür yaşama bilinci sayesinde neler başarılabileceğinin en açık ve en görkemli kanıtı olduğunu kaydetti.


Aradan geçen bir asra yakın sürede Türk Ulusu'nun, bir yandan verilen Kurtuluş Savaşı'nın yaralarını sardığını, bir yandan da demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyerek Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup kökleştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Hiç kuşkusuz, 'Ben büyük ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir' diyen Yüce Önder Atatürk'ün bu düşünce temelinde açtığı özgürlük yolunda ilerleyen, büyük ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti; Kıbrıs Türk halkının da bağımsızlık ve egemenliğinin tek güvencesidir" dedi.


"KIBRIS TÜRK HALKI TÜRK ULUSU'NUN KOPMAZ BİR PARÇASIDIR"


Kıbrıs Türk halkının, geçmişi insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanan, tarihinin hiçbir döneminde esaret ve köleliği kabullenmeyen; özgürlük ve bağımsızlığı güçlü bir inanç ve aşk derecesinde benimseyen; büyük tarihsel olaylara, zaferlere ve medeniyetlere damgasını vurmuş; mazlum ve ezilen, itilip kakılan, sömürülen halklara, adalet ve insanlık götürmüş; büyük bir ulusun; ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Eroğlu, mesajını şöyle sürdürdü:


"Bu ayrılmazlık ve kopmazlık bilinciyle, büyük bedeller ödemeyi göze alarak yurt edindiğimiz bu topraklar üzerinde, yüce Türk Ulusu'nun kederleri hep kederimiz, sevinçleri, sevincimiz, başarıları, gurur günleri gururumuz, bayramları bayramımız, zaferleri ise zaferimiz olmuştur.


Bugün eğer bu vatan toprakları üzerinde; kaderin garip bir tecellisi olarak Anavatan'dan ayrı düştüğümüz bir asrı aşkın süre boyunca, yok edilememişsek. Kendi milli ve dini değerlerimizle bir yaşam sürdürmeyi başarmışsak ve bugün özgür ve egemen bir devletin yurttaşları olmanın gururunu yaşıyorsak, kuşkusuzdur ki; bunu, Büyük Türk Ulusu gibi müstesna bir ulusa mensup olmamıza borçluyuz."


"GÜNEŞ HER GÜN İKİ DEVLET ÜZERİNE DOĞMAKTADIR"


Bugün adada, kökü geçmişin acılarına dayalı gerçekler olduğuna, kim ne derse desin güneşin her gün, adada yaşayan iki halkın, iki kültürün, iki dinin ve iki egemen devletin üzerine doğduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs'ta 1974 öncesine dönüşü hayal eden ve ENOSİS saplantısı içinde kendini Kıbrıs'ın tek egemeni sanan uzlaşmaz Rum zihniyetinin barış ve çözüm istemediğini, bu tutumunu AB'yi de arkasına alarak ısrarla sürdürdüğünü vurguladı.


Rumların, adada sürdürülebilir çözümü engelleme amacına yönelik zamana oynama stratejilerine önümüzdeki olası müzakere sürecinde de devam edeceklerini söylemek için kahin olmak gerekmediğini, ancak artık yolun sonuna gelindiğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının aradığı çözümün, 'adadaki gerçekleri göz ardı etmeyen ve iki egemen halkın yeni bir ortaklıkla sürdürebileceği kalıcı ve onurlu bir çözüm' olduğunu anımsattı.


"ÇARESİZ DEĞİLİZ"


"Ancak herkes bilmelidir ki; Türk Ulusu yıllardır süregelen çözümsüzlüğün müsebbibi olmadığı gibi Kıbrıs Türkü de sonsuza kadar çözümsüzlüğün kurbanı ve mağduru olmayı asla kabullenmeyecektir. Çaresiz değiliz. Bağımsızlığımızdan egemenliğimizden ödün vermeden; Anavatan Türkiye'mizin engin desteği ve fiili garantisinin sağladığı  güven ortamında; Devletimizi her yönüyle geliştirerek, birlik, bütünlük ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirerek  daha mutlu, müreffeh ve güzel günlere ulaşmak için yolumuza devam edeceğimize hiç kuşkum yoktur" diyen Eroğlu mesajını şöyle tamamladı:


"Bu inanç ve kararlılıkla Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını minnet, şükran ve saygıyla anarken, halkımızın; yüce ulusumuzun; kahraman ordumuzun; Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı mensuplarımızın, tüm gazilerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en içten dileklerimle kutlarım.


Bu güzel ve anlamlı günde; ulusumuza ve halkımıza, birlik, dirlik, barış ve huzur dileklerimi iletirken;  Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin kararlı tutumu; polis-asker tüm güvenlik güçlerimizin cansiperane uğraşlarıyla terörün kökünün de kazınacağına inanç belirtirim. Gerek Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinde gerekse Anavatan Türkiye'de vatan müdafaasında canını vermekten esirgemeyen şehitlerimize Tanrı'dan rahmet dilerken, Suriye'de akan kardeş kanının dinmesi ve insanlık dışı saldırıların yerini barış ve huzurun alması en halisane dileğimdir."


(KAR/GÜL)


 
29 Ağustos 2012 Çarşamba 11:27
Okunma: 684
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)