Ana Sayfa » Dünya » Filistin İçin Bm'de Kritik Oylama Yarın

Filistin İçin Bm'de Kritik Oylama Yarın

Filistin, Bm Genel Kurulu'nda Yarınki Oylamada Kabul Edilmesi Beklenen ''üye Olmayan Gözlemci Devlet'' Statüsüyle Uluslararası Arenada Hareket Kabiliyetini Artırmayı Hedefliyor.

 
 
Filistin İçin Bm'de Kritik Oylama Yarın

130'DAN FAZLA ÜYENİN DESTEK VERMESİNİN BEKLENDİĞİ OYLAMADA FİLİSTİN'E 97 OY YETİYOR

TALEBİN KABUL EDİLMESİYLE FİLİSTİN'İN BM KURULUŞLARINABAŞVURMASININ ÖNÜ AÇILACAK

TAM ÜYE OLMASA BİLE ''GÖZLEMCİ DEVLET'' STATÜSÜ, FİLİSTİN'İN ARTIK BM'DE BİR DEVLET OLARAK KABUL EDİLMESİ ANLAMINA GELECEK

Ankara/New York, 28 Kasım 12 (T.A.K): Birleşmiş Milletler'de "gözlemci kuruluş" sıfatıyla temsil edilen Filistin, yarın BM Genel Kurulu'nda yapılacak oylamada "üye olmayan gözlemci devlet" sıfatına kavuşarak uluslararası arenada hareket kabiliyetini artırmayı amaçlıyor.

Filistin, yarın BM Genel Kurulu'nda Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın da konuşma yapacağı "Filistin Sorunu" başlıklı oturumda halen "gözlemci kuruluş" olan statüsünü "üye olmayan gözlemci devlet" statüsüne çıkarmaya hazırlanıyor.

BM teşkilatlanmasında, üye olmayan gözlemci devletlerin "egemenliği" tanındığından, Filistin için bu sıfat büyük önem taşıyor.

Filistin, halihazırda BM teşkilatlanması içerisinde "daimi gözlemci" olarak yer alıyor. BM Antlaşması'nda "daimi gözlemci" statüsüne ilişkin kesin hükümler bulunmamakla beraber, statü genellikle uygulamaya dayanıyor.

İsviçre'nin 1946'da BM Genel Sekreteri tarafından "daimi gözlemci" statüsüne kabul edilmesiyle başlayan uygulama çerçevesinde, yıllar içerisinde Avusturya, Finlandiya, İtalya ve Japonya gibi pek çok "gözlemci", BM'nin "üyesi" haline geldi. Örneğin İsviçre, yaklaşık 50 yıl "gözlemci devlet" olarak anıldıktan sonra 2002'de BM'nin üyesi oldu.

VATİKAN, TEK "ÜYE OLMAYAN GÖZLEMCİ DEVLET"

"Daimi gözlemciler" kategorisinde, "üye olmayan devlet ve kuruluşlar" ile "hükümetler arası kuruluşlar" yer alıyor.

Bu kategoride Vatikan, BM toplantılarına ve Genel Kurul çalışmalarına "gözlemci" olarak katılma hakkına sahip ve BM Genel Merkezi'nde daimi gözlemci misyonu bulunan "üye olmayan gözlemci devlet" olarak anılıyor. Vatikan, BM'de şu anda bu statüye sahip tek devlet.

Filistin ise, BM çalışmalarına "gözlemci" olarak katılma hakkına sahip. BM Genel Merkezi'nde daimi bürosu bulunan bir "kuruluş" olarak BM teşkilatlanmasında yerini alıyor.

Filistin'in statüsünün yükseltilmesi durumunda Filistin, Vatikan'ın BM'deki statüsü ile benzer bir konuma ulaşacak.

"Daimi gözlemciler" kategorisinde, çok sayıda hükümetler arası ve uluslararası kuruluş da bulunuyor. Bunlar arasında Avrupa Birliği, Arap Birliği, Afrika Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Körfez İşbirliği Konseyi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi kuruluşlar da var.

OYLAMANIN OLUMLU SONUÇLANMASI BEKLENİYOR

Geçen yıl BM'ye yaptığı "tam üyelik" başvurusu başarısızlıkla sonuçlanan Filistin, Ekim ayında UNESCO üyeliğine kabul edilmişti. Filistin, aynı zamanda BM Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, Arap Birliği, İslami İşbirliği Teşkilatı ve Bağlantısızlar Hareketi'ne de üye.

BM Güvenlik Konseyi'nin onayının arandığı üyelik başvurusundan farklı olarak, "gözlemci devlet" statüsü için Genel Kurul'da yapılacak oylamada salt çoğunluğu (yarıdan bir fazla oy) elde etmek yetiyor. Bu da 193 üyenin 97'sinin Filistin lehine oy kullanması anlamına geliyor.

Şimdiye kadar 132 ülkenin Filistin Devleti'ni tanıdığı göz önüne alındığında, "üye olmayan gözlemci devlet" statüsü için yapılacak oylamanın, tasarı için red oyu kullanacağını açıklayan üyelere rağmen olumlu sonuçlanması bekleniyor.

BM tarafından "Filistin Halkıyla Dayanışma Günü" olarak kabul edilen 29 Kasım'da Filistin'in yeni bir statü elde etmesiyle, Filistinlilerin BM kuruluşlarına katılımının da önünün açılacağı belirtiliyor. Söz konusu statünün, Filistin'e, İsrail tarafından Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yürütülen yerleşim faaliyetleri başta olmak üzere çeşitli konularda Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurma yolunu açacağı yorumları yapılıyor.

ABD'DEN VETO, TÜRKİYE'DEN DESTEK

Filistin yönetiminin 2011'in Eylül ayında BM'ye yaptığı üyelik başvurusu, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi ABD'nin vetosuna takılmıştı. ABD, Filistin-İsrail ihtilafı tamamen çözülmeden bu talebi desteklemeyeceğini açıklamıştı.

Filistin, UNESCO başvurusu sürecinde de ABD'nin tepkisiyle karşılaşmış; ABD, başvurunun kabul edilmesi üzerine UNESCO'ya aktardığı fonda kesintiye gitmişti.

ABD Başkanı Barack Obama, Filistin'in BM'deki statüsünün yükseltilmesi talebini de desteklemediğini açık bir şekilde ifade ederken, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, "Attığımız her adımın bir sonucu olacağını düşünelim. Hiçbirimiz barış umutlarının zarar görmesini görmek istemeyiz'' açıklamasıyla, bu talebe sıcak bakmadığı mesajını vermişti.

Öte yandan, Türkiye'nin Filistin'e uluslararası platformlarda verdiği destek sürüyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Filistin halkıyla dayanışmasını göstermek için 29 Kasım'da BM'de yapılacak oturuma katılmaya hazırlanıyor.

Bazı Avrupa ülkeleri ne yönde oy kullanacağını belirtmezken Fransa, Filistin lehine oy kullanacağını ilan etti. Filistin Gözlemci Misyonu bu desteği "tarihin ve insanlığın yanında yer almak" olarak nitelendirdi.

YENİ STATÜ NE GETİRECEK

Filistin'in BM'de "üye olmayan gözlemci devlet" statüsü alması geçen yıl Güvenlik Konseyi'nde reddedilen tam üyelik statüsünün yerini tutmasa da önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Tam üye olmasa bile "gözlemci devlet" statüsü, Filistin'in artık BM'de bir devlet olarak kabul edilmesi anlamına gelecek.

Filistin bu yeni statü ile BM ile ilişkili birçok kuruluşa başvuru hakkı kazanacak. Bunlardan biri de Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM). İsrail, Filistin'in yeni statüyü almasının ardından UCM'ye gitmesinden endişe ediyor.

Filistin'in BM Daimi Gözlemcisi Riyad Mansur açıklamalarında, yeni statüyle BM nezdinde zımni olarak tanınmış olacaklarına vurgu yaptı.

Yeni statünün kabulünün ardından İsrail'le başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarına sahip Filistin Devleti olarak barış görüşmelerine hazır olacaklarını belirten Mansur, UCM'ye hemen başvurmayı düşünmediklerini söyledi.

Mansur, İsrail'in saldırılarının devam etmesi durumunda bu adımı atmak zorunda kalabileceklerini de sözlerine ekledi.

Ancak Filistin'in yeni statüsünün, ABD'nin koşulsuz desteğini arkasına alan İsrail'i çözüm masasına oturtması çok da olası görünmüyor.

FİLİSTİN'İN BM SERÜVENİ

"Üye olmayan gözlemci devlet" statüsü alması beklenen Filistin'in BM ile teması 1947'ye kadar uzanıyor. İngilizlerin bölgeden çekileceğini belirterek BM'ye başvurmasının ardından 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu Filistin'i biri Yahudi biri de Arap devleti olmak üzere iki kısıma ayırma kararı aldı.

Teklif edilen toprak paylaşımını İsrail kabul ederken Arap devletleri ve Filistin'in Arap unsurları reddetti. Ardından İsrail 1948'de kendi devletini ilan edince Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalar da başladı.

İlerleyen yıllarda İsrail işgallerle topraklarını sürekli genişletirken Filistin BM tarafından kendisine ayrılan toprakların bile büyük bölümünü kaybetti.

1948'deki Arap-İsrail savaşıyla başlayan çatışmalar günümüze kadar devam etti. İsrail bu savaşın ardından İngilizlerin çekildiği Filistin topraklarının yüzde 77'sini işgal etmiş oldu. Bu nedenle "Filistin sorunu" BM gündeminden hiç düşmedi.

GÖZLEMCİ KURULUŞ STATÜSÜ

Filistin'in BM'de temsili Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile başladı. BM Genel Kurulu, 14 Kasım 1974'te FKÖ'yü Filistin halkının temsilcisi olarak Genel Kurul'daki "Filistin sorunu" başlıklı oturumlara davet etti.

Bu adımın ardından 22 Kasım 1974'te FKÖ BM'de gözlemci kuruluş statüsü kazandı. Böylece "Filistin sorunu" başlıklı görüşmelerde Filistin halkının temsilcisi olarak FKÖ yer almaya başladı.

1977'de ise BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi, FKÖ'nün Batı Asya için Ekonomik Komisyonu'nun çalışmalarına katılmasına karar verdi.

BM Genel Kurulu, 16 Aralık 1988'deki oturumunda Filistin halkının temsilcisi olarak FKÖ yerine "Filistin" isminin kullanılmasını kararlaştırdı. Bu kararın oylamasında İsrail'le birlikte ABD olumsuz oy kullandı.

1990'lı ve 2000'li yıllar, BM ve uluslararası toplumun İsrail ve Filistin arasında barışı sağlama çabalarıyla geçti ancak bu çabaların hiçbiri kalıcı sonuç vermedi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 23 Eylül 2011'de tam üyelik başvurusunu BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a verdi. Ancak Güvenlik Konseyi'nin onayını gerektiren bu başvuru da önceki başvurular gibi reddedildi.

31 Ekim 2011'de ise Filistin, BM Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'ne (UNESCO) kabul edildi.

(AA/ÖZ/GUR)

 
28 Kasım 2012 Çarşamba 12:55
Okunma: 855
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)