Ana Sayfa » Dünya » Filistin'in Bm'ye Devlet Olarak Üyeliği Konusu

Filistin'in Bm'ye Devlet Olarak Üyeliği Konusu

Filistin'in Bm Temsilcisi Riyad Mansur: ''biz Bm'nin Tam Üyesi Olmak İstiyoruz''.

 
 
Filistin'in Bm'ye Devlet Olarak Üyeliği Konusu

''FİLİSTİN'İN BM'YE ÜYELİĞİ KONUSUNDA HANGİ YOLU İZLEYECEĞİ PAZARTESİ GÜNÜ KAHİRE'DE AÇIKLANACAK''

''BUGÜN İTİBARİYLE BİZE GENEL KURUL'DA 126 ÜLKE DESTEK VERİYOR, BU SAYININ HER AN ARTMASINI BEKLİYORUZ''

BM: ''BİZE HENÜZ RESMİ BAŞVURUDA BULUNULMADI''

Birleşmiş Milletler, 10 Eylül 11 (T.A.K): Filistin'in BM Temsilcisi Riyad Mansur, Filistin'in devlet olarak tanınarak BM'ye ''tam üye'' olmak istediğini, üyelik konusunda hangi yolu izleyeceklerinin pazartesi günü Kahire'de yapılacak toplantının ardından açıklanacağını bildirdi.

Riyad Mansur, New York'ta BM Genel Merkezinde Filistin'in bugünlerde BM kulislerinde çok tartışılan üyelik konusu hakkında açıklama yaparak soruları yanıtladı.

New York'ta 19 Eylül'de 66. BM Genel Kurulu üst düzey toplantılarının başlayacağını anımsatan Mansur, ''BM'de son derece önemli, tarihi bir olay yaşanacak, siz de bu tarihi olaya tanık olacaksınız. Bugün itibariyle BM Genel Kurulu'nun 126 ülkesi bize destek veriyor, bu sayının her an artmasını bekliyoruz'' dedi.

Mansur, 193 üyeli BM Genel Kurulu'nun bugün itibariyle 126 üye ülkesinin Filistin'i ''devlet'' olarak tanıdıklarını vurgulayarak bu desteğin, BM'de halihazırda gözlemci (oy hakkı yok) olarak temsil edilen Filistin'in, BM'de yasal haklarına sahip tam üye ülke olması yolunu açacağını, önlerinde bir takım seçenekleri olduğunu belirtti. Mansur, bu kapsamda pazartesi günü Kahire'de, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve başkanlığındaki komite tarafından BM üyeliği konusunda hangi yolun izleneceğine karar verilip Arap ülkelerinin desteğini de alarak bunun orada açıklanacağını bildirdi.

Önlerinde bazı seçenekler olduğunu söyleyen ama hangi yol izlenirse izlensin amacın ''BM'ye tam üye ülke (devlet olarak tanınan üye)'' olmak olduğunu yineleyen Mansur, şöyle konuştu:

''Aslında temel olarak önümüzde bir kısa, bir de uzun yol var. Kısa yol BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a, BM'ye tam üye ülke olarak kabul edilmek istediğimizi bildiren resmi mektubumuzu sunmak. Genel Sekreter bu mektubu değerlendirilmek üzere BM Güvenlik Konseyi'nin gündemine sunduğunda ise Konsey'in oybirliğiyle bir karar alıp bunu kabul etmesi, ardından BM Genel Kurulu'na bizi üye ülke olarak kabul etmesini tavsiye etmesi gerek. Genel Kurul da oylama yaparak bunu salt çoğunlukla (oyların üçte ikisi, 129 oy yapıyor) onaylaması gerekiyor.

Ancak ABD, BM Güvenlik Konseyi'nde Filistin'in üyelik yolunu engelleyeceğini söyledi, şu an nasıl bir tutum izleyeceğini bilmiyoruz. Bizim BM'ye üyelik talebimiz, İsrail ile müzakereler yolunu kapattığımız anlamına kesinlikle gelmiyor, bu iki süreç arasında bir çelişki yok, bu iki paralel süreç, biz BM'de Filistin olarak haklarımızı güçlendirmek istiyoruz. İsrail Yahudi yerleşimlerine son verir ve isterse biz iki-devlet çözümü kapsamında müzakereye devam ederiz, bizim BM'ye üyeliğimiz kimseye tehdit oluşturmuyor.''

Mansur bu kapsamda bu yıl 19 Mayıs'ta ABD Başkanı Barack Obama'nın yaptığı konuşmada Filistin'in devlet olmasına destek verdiğini, Mahmud Abbas'ın bu konuşmayı takdir ettiğini söyledi.

Riyad Mansur, ABD'nin olumsuz tutumundan dolayı BM Güvenlik Konseyi'ne başvurmama yolunu da seçebileceklerini ima ederek, ''Uzun yol ise BM Genel Kurulu'na başvurup oradan salt çoğunluk olan üçte ikilik oy alıp BM'ye üye olmayan ülke (devlet olarak tanınan) olarak statümüzü yükseltmek. Kısa ya da uzun biz bu yolda ilerleyeceğiz, amacımız bağımsız devlet olarak tam üyelik'' dedi.

Mansur şu anda daha kolay yol olan BM Genel Kurulu'na başvurup oradan salt çoğunlukla BM'ye üye olmayan devlet olarak kabul edilseler bile BM'ye tam üye ülke olarak kabul edilmenin şartının hem BM Güvenlik Konseyi, hem de BM Genel Kurulu'nun onayını almak olduğunu vurguladı.

Mansur, Vatikan gibi ''BM'ye üye olmayan ülke'' olurlarsa bundan ne kazanacakları yönündeki soru üzerine ise, ''O zaman statümüz yükselecek. BM'nin Dünya Sağlık Örgütü, UNESCO gibi kurumlarına üye olabileceğiz ya da Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taraf ülke olabileceğiz, yani bu kurumlara devlet olarak tam üye olabileceğiz. Ya da bazı uluslararası anlaşmaları, (iklim değişikliği gibi) imzalayabileceğiz. Bunlar bize pek çok avantaj sağlayacak'' dedi.

BM'ye üye olmalarının bölgede zaten hassas olan durumu daha da istikrarsız hale getirip getirmeyeceğine yönelik bir zoru üzerine ise Mansur, ''Biz istikrarsızlık istemiyoruz, böyle bir amacımız yok, biz haklarımızı barışçıl şekilde elde etmek istiyoruz. Filistin'in BM'ye üye olmasına kızıp özellikle Yahudi yerleşimcilerinden şiddete başvuranlar olursa bunları İsrailli yetkililerin durdurması gerekir. Filistinlilerin de kışkırtılmaya direnip şiddete şiddetle karşılık verme tuzağına düşmemesi gerekir, Filistin halkı tecrübelidir, bu tuzağa düşeceklerine inanmıyorum. İsrail de bizim düşmanımız değildir'' diye konuştu.

Mansur, Filistin'in BM'ye üye olmayan devlet konumuna gelmesi durumunda bunun Hamas'ın konumunun da güçlenmesine yol açıp açmayacağının sorulması üzerine, bunun Filistinlilerin hepsinin haklı davası ve devlet olarak statülerinin yükseltilmesi meselesi olduğunu, diğer konuların ise Filistinlilerin kendi iç meseleleri olduğunu ve BM'ye üyelikle bir ilgisinin bulunmadığını belirtti.

Filistin davasının haklı bir dava olduğunu vurgulayan Mansur, ''Bu yüzden de BM'de bize olan destek giderek artıyor, bize destek veren tüm ülkelere teşekkür ederiz'' dedi. Mansur, Abbas'ın BM Genel Kurul toplantılarına katılmak için New York'a 19 Eylül'de geleceğini de sözlerine ekledi.

ABD'NİN TUTUMU

Filistin'in BM'ye tam üye ülke olabilmesi için yapılacak bir oylamada BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden de destek alması gerekiyor.

BM kulislerinde, Konsey'in 5 daimi üyesinden biri olan ABD'nin dün ilk kez resmen açıklama yaparak Filistin'in BM'ye tam üye olabilmesi için BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak bir oylamada veto hakkını kullanacağını söylemesinin, Filistin tarafının üyelik konusunda Güvenlik Konseyi yerine Genel Kuruluna yönelmesi olasılığını artırdığı konuşuluyor.

Filistin 193 üyesi olan Genel Kurulu'nun salt çoğunluk olan üçte ikisinin oylarını (129 ülkenin oyu gerekli) alması durumunda, Vatikan gibi BM'ye üye olmayan ülke (devlet) olarak tanınacak. Genel Kurulda başta İsrail ve ABD, Filistin'in BM'de devlet olarak tanınmasına açıkça karşı çıkarken AB ülkelerinin de çoğunluğunun oylamada çekimser kalabilecekleri konuşuluyor. Genel Kurul oylamalarında Güvenlik Konseyi'nin aksine hiçbir ülkenin veto hakkı bulunmuyor, tüm üye ülkelerin oyu eşit ağırlığa sahip bulunuyor.

Filistin Genel Kurulda ''BM'ye üye olmayan devlet'' olarak tanınırsa bu durumda BM'de oy hakkı bulunmasa da uluslararası toplumun gözünde devlet olarak görülmesi anlamında önemli bir başarı sağlamış olacak. BM kulislerinde bu durumda Filistin tarafının Roma Statüsü'nü imzalayarak UCM'ye taraf ülke olma olasılığının ABD ve İsrail'i son derece tedirgin ettiği ve Filistin'in üyelik meselesinin 66. BM Genel Kurulu'nun üst düzey toplantılarına damgasını vuracağı konuşuluyor.

BM:''BİZE HENÜZ RESMİ BAŞVURUDA BULUNULMADI''

Bu arada halen New York dışında olan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da gelecek hafta New York'ta aylık basın toplantısı düzenleyecek. Basın toplantısında kendisine Filistin'in üyeliği konusunda pek çok soru gelmesi beklenirken BM sözcü yardımcısı Eduardo Del Buey, konuyla ilgili ısrarlı sorular üzerine, üyelik konusunda kendilerine henüz herhangi bir resmi başvuruda bulunulmadığını bildirdi.

BM'nin bu konuda neler olacağı konusunda önceden hüküm vermek ya da taraf tutmak istemediğini vurgulayan Del Buey, BM'ye üyelik konusunda karar verecek olan tarafın kendileri değil BM'ye üye ülkeler olduğunu ifade etti.

Genel Sekreterin bu konudaki tutumunun sorulması üzerine ise Del Buey, Genel Sekreterin iki devletli çözümü desteklediğini ve Filistinlilerin, İsrail devleti ile yan yana, barış ve güvenlik içinde bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir devlet kurma yönünde meşru hakkı bulunduğuna tam olarak inandığını vurguladı.

Bu kapsamda Genel Sekreterin, iki devletli çözüme ulaşılmasının her zamankinden daha acil olduğuna inandığını söyleyen sözcü yardımcısı, Genel Sekreterin bu nedenle tarafların mümkün olan en kısa zamanda müzakere masasına dönmelerini istediğini de sözlerine ekledi.

(AA/AK/GÜR)

 
10 Eylül 2011 Cumartesi 15:12
Okunma: 509
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)