Ana Sayfa » Kıbrıs » GARANTİLER – GARANTÖRLER

GARANTİLER – GARANTÖRLER

Malûmumuzdur ki, Garantiler ve garantörler 1960 Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti anlaşmalarının en önemli maddelerinden biridir.

 
 
GARANTİLER – GARANTÖRLER



    Türk Toplumu 1958 yılının yazında, Rumlar tarafından katliam ölçüsünde bir saldırıya uğramıştı. Daha Türklerin can korkusu sona ermeden anlaşma görüşmeleri başladı. O nedenledir ki Türk tarafı Garantiler ve Türkiye’nin Garantörlüğü maddesinin anlaşmalarda yer almasında ısrarlı olmuştu.

    Anlaşmalarda 3 garantör ülke vardı ama Türk Halkı’nın güvenliği esas olduğu için Türkiye dışındaki diğer iki garantör iş ola katılmıştı. Olmasalar da olurdu, çünkü Türk tarafının kuşkuları onlarda yoktu.

   Gelelim günümüzdeki muhtemel Kıbrıs anlaşmasına: Türk Halkı haklı olarak, ısrarla garantilerin bu yeni anlaşmalarda da yer almasını istiyor. Bu da “TÜRKİYE’NİN SULANDIRILMAMIŞ GARANTİSİ” diye isimlendiriliyor.

     Türkiye’nin garantörlüğünün anlaşmalarda var olmasının önemini, biz 1963’leri ve ondan sonraki 11 yılı yaşayanlar iyi biliriz.
“SULANDIRILMAMIŞ” ekinin “GARANTİLER” maddesinin çok önemli ayrıntısı durumunda olduğunu, yine biz 1963 Rum saldırılarını yaşayanlar biliriz.
1960 anlaşmalarına göre adamıza konuşlanan Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı, Kıbrıs’ın neresinde olursa olsun, Rumlar tarafından Türklere yapılacak her saldırı yerine ulaşıp
koşulsuz müdahale hakkına sahipti.

   O günlerde, içerisinde tek bir su damlası bile olmayan; yani kurallarla ve kısıtlamalarla bezenmiş olmayan bir garanti anlaşmasının varlığına rağmen KTKA olaylara müdahalede oldukça gecikti ve sonuçta, başta Lefkoşa’nın Küçük Kaymaklı bölgesi olmak üzere başka birçok bölgemizde Rum işgalleri ve katliamları gerçekleşti.

    Tabii haklı nedenler vardı. Bu nedenlerden bir tanesi: Alayın komutanının hastalandığı ve şiddetli çarpışmaların gerçekleştiği 3 gün boyunca, personelinin kampları dışına çıkmasına engel olduğu duyumudur. Albayın, Mücahit’lere silah ve mühimmat vermeyi reddetmesini de gördük, yaşadık.

    Türk müdahalesinin geç yapılmasının başka bir nedeni de, o günlerde Türkiye’de var olan HÜKÜMET BÜNALIMI idi. Belki de, bizim bilmediğimiz başka nedenler de vardı. İstikbalde de böyle sebepler olmayacağını kim söyleyebilir? Tabii bu durumlarda konjonktür etkileşimleri kesin rol oynamaktadır.
   
    Demek istiyorum ki; bir kadre ile bile sulandırılmamış olan o günlerin garantilerinde bile Türkiye’nin müdahalesi zor ve geç olmuştur. O nedenle yeni anlaşmada garantilerinin varlığı ve içinde hiçbir şart ve kısıtlama olmaması en önemli koşulumuz olması gerekir. 

    İngilizler “Garantörlük bizim için şart değil” diyorlarmış… Ama onların Kıbrıs toprakları üzerinde garantörlükten daha güçlü hakları, ayrıca EGEMEN TOPRAKLARI var da ondan. Yunanistan’a gelince; onlar soydaşları ile birlikte zaten Kıbrıs Devleti’nin gaspçısı ve topraklarının %65’inin işgalcisi… Deyim yerinde ise onların tuzları kuru. Hayıf bize…

    Gelelim Rumların “GARANTİLERE GEREK YOK, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VAR YA!” argümanlarına. Oysa biz BM’yi Kıbrıs sathında yıllarca gördük. Onların gözü önünde binlerce kişimizi kaybettik, perişan olduk. Bosnalılar da öldürülürken Srebrenitsa da, yani Avrupa’nın orta yerinde gördüler onları…

    Rumlar birde, “AVRUPA BİRLİĞİ GARANTÖR OLSUN,” diyorlar. Zaman zaman da bizden çalmış oldukları ÇALINMIŞ KIBRIS CUMHURİYETİ’Nİ kastederek “BİZ AVRUPA ÜLKESİYİZ, O NEDENLE GARANTÖRLERE GEREK YOK” diyorlar. Oysa AB’nin parçalanma sürecine girdiğini açıkça görüyoruz ve 3-5 senelik ömrünün kalmış olduğunu söylemek de kehanet olmaz.

    Avrupalılar pek yakında kendi içlerindeki İskoçya’ya, Katalonya’ya, Korsika’ya, Bask’a, Macaristan’a, Flamanlar’a, Slovaklar’a ve daha pek çok yere garantörler ile müdahaleciler arayacaklar.   

    Başka bir deyişle Rumlar, “GARANTİLER HİÇ OLMASIN, AMA OLACAKSA TÜRKİYE OLMASIN DA KİM İSTERSE OLSUN HAVASINDADIRLAR” ama biz de “GARANTİLER OLMAZ İSE, GARANTÖR DE TÜRKİYE OLMAZ İSE BU ANLAŞMA DA OLMAZ” diyoruz.

    Türkiye’nin etkin garantisinin olmadığı bir anlaşma sonucunda Kıbrıs Türk Halkı’nın ömrünün de ancak birkaç ay olacağını deneyimlerimizle biliyoruz. Rumlar, Kıbrıs’ın bütününe hükmetmedikçe, Türklere saldırma arzularının sona ermeyeceğini de iyi biliyoruz. Garantiler aslında muhtemel Kıbrıs olaylarının caydırıcı unsuru da olacaktır.

    RUMLAR BİZE SALDIRMAZ İSELER, O ZAMAN ZATEN PROBLEM YOK, GARANTİLER KÂĞIT ÜZERİNDE VE BİR KENARDA DURAN İŞLEVSİZ BİR TÜMCE OLARAK KALACAKTIR. FAKAT ONLARIN BİZE SALDIRMA NİYETLERİ VAR Kİ GARANTİLERİ İSTEMİYORLAR… Kurnazlıklarının püf noktası da burada gizlenmiştir.

     Özetle, müstakbel ortaklarımızın büyük emelleri olan MEGALİ İDEA ve ENOSİS’i gerçekleştirebilmeleri için KKTC topraklarına da hükmetmeleri gerekiyor. TÜRK ORDUSU ve GARANTİLER buna engeldir. O nedenle yeni anlaşmalarda bu iki şıkkın olmaması için çaba harcıyorlar. 

    AMA YAĞMA YOK…    
 
Ahmet SANVER
Beşparmak Düşünce Grubu Üyesi

 
11 Eylül 2016 Pazar 17:30
Okunma: 770
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)