Ana Sayfa » Kıbrıs » Görmezden Gelinemez

Görmezden Gelinemez

Din İşleri Başkanı Talip Atalay Haspolat Meslek Lisesi’nde İlahiyat Bölümü açılmasından dolayı çok mutlu olduğunu, KKTC’nin iyi yetişmiş din görevlilerine ihtiyacı olduğunu vurguladı.

 
 
Görmezden Gelinemez


*Bazı yerlerde cami olmadığını bazı yerlerde ise kilise, okul ya da ev gibi yerlerin cami olarak kullanıldığını söyleyen Atalay, “Ülke genelinde cami yapılması konusunda çok fazla talep var. Yaşadığı yerde cami olmayan halk dilekçelerle gelip bize başvuruyor”dedi.

*Atalay,insanların manevi ihtiyaçlarını karşılayan dinsel eylemlerin devlet eliyle yapılmasın daha doğru olacağını belirtti. Atalay “İnanç çok önemli bir olgudur. Eğer doğru bilgi öğrenme zemini yaratmazsanız insanlar farklı arayışlara girerler” şeklinde konuştu.

Suna ERDEN

Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Star Kıbrıs’a yaptığı açıklamalarda gündemin tartışmalı konularına değindi.Atalay, Haspolat Meslek Lisesi’nde İlahiyat Bölümü açılmasından dolayı çok mutlu olduğunu ifade ederek,KKTC’nin iyi yetişmiş din görevlilerine ihtiyacı olduğunu vurguladı.İnsanların manevi ihtiyaçlarını karşılayan dinsel eylemlerin devlet eliyle yapılmasın daha doğru olacağını belirten Atalay, din eğitiminin bilinmeyen bir yerde verilmesinden se devlet bünyesinde verilmesinin daha güvenli olacağını söyledi. Tartışmalara neden olan yaz kurslarında 2 bin kişinin temel dini bilgiler eğitimi aldığını açıklayan Atalay, önümüzdeki yaz kursu için binlere kişinin talepte bulunduğunu ifade etti. Ülkenin birçok yerinde cami olmadığını belirten Atalay, halkın cami yapılması konusunda çok fazla talepte bulunduğunu belirtti. Atalay, “Camisi olmayan o kadar çok yer var ki. Yaşadığı yerde cami olmayan halk dilekçelerle gelip bize başvuruyor”dedi.

‘İLAHİYAT OKULU GEREKLİYDİ’: Haspolat Meslek Lisesi’nde İlahiyat Bölümü açılmasından dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Atalay, KKTC’nin iyi yetişmiş din görevlilerine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Atalay, “Din İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışan görevlilerin yüzde 46’sı ilkokul mezunu. Aralarında Ortaokul, Lise ya da Üniversite mezunları da var ancak onlarında çoğunluğu din konusunda eğitimsiz”dedi.1993 yılında düzenlenen yasanın, Din İşleri Başkanlığı’nda kadroya alınacak kişilerin İmam Hatip Lisesi ya da İlahiyat Fakültesi mezunu olmasını şart koştuğunu belirten Atalay, “yasaya göre çalışanları kadroya almam mümkün değil. Çalışanların içerisinde imam hatip okulu mezunları var ancak onlarda KKTC’de vatandaşı değil. Yasaya koyuyorsun ama bunun okulunu açmıyorsun. Böyle çelişkili bir durumdayız” şeklinde konuştu.

‘İKİSİ DE ŞART’: Bazı kesimlerin, “İlahiyat fakültesi açıldı, meslek lisesinde ilahiyat bölümüne ne gerek var” eleştirilerine değinen Atalay, “imamlık, müezzinlik çok zor mesleklerdir. İlahiyat Fakülteleri’nde din bilgileri teorik olarak öğretilir. Ama meslek liselerinde uygulamalı olarak ders veriliyor. Cami içi ve dışı hizmetleri yapacak ara elamanlarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle temelden mesleki eğitim çok önemlidir. Kiliselerde hem dini uygulamaları çok iyi bilen hem de doktora yapmış din görevlileri var. Neden bizim camilerimiz de olmasın” şeklinde konuştu.

‘HALKIN İÇİNDEN DİN ADAMI ÇIKMALI’: Din İşleri kurumunun, düzeyli, toplumun güvenebileceği, aydın, toplumun duyarlılığını fark edecek ve Kıbrıs Türk toplumun genel kültürünü bilecek çalışanlara ihtiyacı olduğunu kaydeden Atalay, “Bu ülkenin vatandaşı olan insanların oluşturduğu eğitimli bir kadronun kurumumuzda görev alması gerektiğine inanıyorum” dedi. Eski adıyla Müftülük makamının Kıbrıs Türk Toplumun en önemli tarihi kurumlarından biri olduğunu vurgulayan Atalay, din işleri kurumunun çok önemli bir pozisyona sahip olduğunu, toplumun en önemli kurumunun zayıflatılmasının yanlış olduğunu söyledi. Atalay, “Kurumumuzun bu kadar zayıflatılması yanlıştır. Aslında bunun nedeni kurumun doğru bir şekilde kendini anlatmamasıdır. Son günlerde yaşanan bazı tartışmamaların sebebi de budur. Eğer eğitimli kadrosu ile bu kurum ayağa kaldırılırsa tüm korkular giderilir” şeklinde açıklama yaptı.

‘DİN EĞİTİMİ DEVLET ELİYLE VERİLMELİ’: “Kaynağı belli olmayan her eylem korkutur” ifadesini kullanan Atalay, insanların manevi ihtiyaçlarını karşılayan dinsel eylemlerin devlet eliyle yapılmasın daha doğru olacağını belirtti. “Din her zaman varlığını koruyan bir olgudur ve insanların büyük bir çoğunluğu mutlaka bir dine inanmaktadır” şeklinde konuşan Atalay, Müslüman bir kimliğe sahip olan Kıbrıs Türk Halkının sanıldığından daha fazla dindar olduğunu ve sanıldığı gibi camilerin boş olmadığını söyledi. Toplumun büyük bir çoğunluğunun din bilgilerini öğrenmeye gereksinim duyduğunu belirten Atalay şunları ifade etti: “İnanç çok önemli bir olgudur. İnsanlar hayatın içinde kendilerini anlamlandırmak için inanırlar. Eğer doğru bilgi öğrenme zemini yaratmazsanız insanlar farklı arayışlara girerler. İnsanların bu ihtiyaçlarını devlet olarak karşılamak zorundasınız. Bizim Yasamıza göre de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine görede insanların kendi inançları ile ilgili bilgileri öğrenmeye hakkı vardır. İmamların görevlerinden bir tanesi de gerektiğinde isteyene dini öğretmektir. Bizim yasamızda bu açıkça geçmektedir. Burada görev devletin ilgili kurumlarına düşmektedir. Din İşleri Başkanlığı da bir cemaatin değil, devletin resmi kurumudur. Bilinmeyen bir yapı yerine din eğitiminin devlet eliyle verilmesinden yanayım.

‘ÇOK FAZLA TALEP VAR’: Geçen yaz, Temel Din Eğitiminin verildiği yaz kurslarını bu nedenle okullarda açmayı tercih ettiklerini söyleyen Atalay,“okullarda din dersleri alan uzmanları tarafından verilmiyor. Bu nedenle alanında uzman eğitimcilerle yaz kurslarında temel dini bilgilerin öğretildiği yaz kursları düzenledik. Bu kursları okullarda açmayı tercih ettik. Eğitimlerde Arapça herhangi bir şey öğretmedik.Geçen yaz düzenlenen kursa katılım oldukça yüksekti.2 bin kişi bu kurslara katılarak temel dini bilgileri öğrendi. Bu yaz için de çok fazla talep var. Şimdiden kursların açılması için 5 kişiden dilekçe aldık. Halk ya kendisi için ya da çocukları için bu kursların yeniden açılmasını istiyor” dedi.

‘İLK ADIMI ATATÜRK ATTI’: Dinsel faaliyetlere karşı oluşan tepkileri anlayışla karşıladıklarını söyleyen Atalay, tepkilerin sebeplerini şöyle açıkladı: “ 19 yüzyıl sonrasındaki süreçte Türkiye’de din -devlet ilişkilerinde dinin konumlandırıldığı yer ve onun KKTC’ye etkisi. Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bir denge oluşturmuştu. İmam Hatip Okullarını açan Atatürk’tür ve bunu yasayla pekiştirende kendisidir. Atatürk döneminde, Liselerde Üniversite düzeyinde okul açılması yasayla düzenlenmiştir. Bu yasa halen geçerliliğini korumaktadır ve KKTC de bu yasaya tabidir. Ancak Atatürk dönemi sonrası:1940’lı yıllarda yaşanan süreçte oluşan farklılıklar dinsel faaliyetlere tepkilere neden olmaktadır.

‘BEN DE KORKUYORDUM’: İkincisi ise, toplumun saygı duyacağı din adamı profili yerine eğitim almamış kişililerin toplumu farklı yönlendirmesidir. Sadece bunlar değil, dinsel faaliyetlere endişe ile yaklaşanların çeşitli nedenleri de olabilir. Bize düşen şey insanların endişelerini anlamaktır. En negatif olan düşüncelerinde bile haklılık payı olabileceğini düşünmektir. Ben de bir zamanlar inanmıyordum ama İslam’ı tanıyınca her şey değişti… Zamanında ben de korktum. Bu nedenler insanların iyi niyetli olduğunu ama endişeleri olduğunu biliyorum. Tekrar söylüyorum dinimizi doğru anlatacak kişilere ihtiyacımız vardır. Eğer topluma doğru bilgileri aktarırsak korkular ve endişeler giderilir.”

‘YÜZLERCE KİŞİ CAMİ İSTİYOR’: Ülkenin birçok yerinde cami olmadığını belirten Atalay, halkın cami yapılması konusunda çok fazla talepte bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “ülke genelinde cami yapılması konusunda çok fazla talep var. Camisi olmayan o kadar çok yer var ki. Yaşadığı yerde cami olmayan halk dilekçelerle gelip bize başvuruyor. Kısa bir süre önce de Alsancak bölgesinde yaşayan 182 kişi, imzaladıkları dilekçelerle cami yapılması konusunda talepte bulundu. Sadece bu bölge de değil, özellikle Haspolat ve sanayi bölgesi sakinlerinden cami yapılması konusunda büyük bir talep var” dedi.

‘30 CAMİ YAPILMASI İÇİN TALEP VAR’: Bazı yerlerde cami olmadığını bazı yerlerde ise kilise, okul ya da ev gibi yerlerin cami olarak kullanıldığını söyleyen Atalay, vatandaşımız kilisede ibadet etmek istemediğini söylüyor. Şuana kadar 30 cami yapılması için talep aldık. Eğer halkın böyle bir ihtiyacı varsa devlet karşılamakla yükümlüdür” şeklinde konuştu. Atalay, ülke genelinde mevcut olan 185 caminin 48’nin kiliseden çevrilme camiler olduğunu ve tüm camilerde görevli olan personel sayısının 320 kişi olduğunu belirtti.

‘SÜREKLİ EĞİTİM’: Din İşleri Başkanlığı’nın ileriye dönük bazı çalışmaları hakkında da bilgiler veren Atalay, din görevlilerine yönelik hitabet kurları düzenleyeceklerini, hizmet kalitesinin arttırılması için sürekli eğitim merkezleri açacaklarını söyledi. İlk merkezi Lefkoşa’da açmayı planladıklarını belirten Atalay, “akademik bilgilere sahip, iletişim kurmasını bilen ve toplumun saygı duyacağı din adamları yetiştirmek için gerekli tüm çalışmaları yapacağız” dedi. “Sabıkalı, kurumu karalayan kişileri istemediklerini vurgulayan Atalay, geçmişte bazı din görevlilerinin yanlışlar yaptığını ve bu kişileri kurumdan ayıkladıklarını açıkladı.
 
17 Şubat 2012 Cuma 11:22
Okunma: 446
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)