Ana Sayfa » Türkiye » Gül: "Kıbrıs'ta Müzakereler Gelecek Ay Başlasın".

Gül: "Kıbrıs'ta Müzakereler Gelecek Ay Başlasın".

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununa da değinerek, müzakerelerin gelecek ay başlamasını istedi.

 
 
Gül:


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununa da değinerek, müzakerelerin gelecek ay başlamasını istedi.
 
Gül, Kıbrıs konusunda barışçı bir çözüme ulaşmaya yönelik müteaddit girişimlerin, Annan Planı'nın 2004'te reddedilmesi de dâhil, başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.


"Türkiye, garantör devlet olarak, adil ve müzakere edilmiş bir çözüm bulunması hedefine tam anlamıyla ve samimiyetle bağlıdır" diye konuşan Gül, bu nedenle uluslararası toplumun, sonuca odaklı ve belirli zaman çerçevesine bağlı müzakerelere iyi niyetle başlanmasını Kıbrıslı Rumlara kabul ettirmesini beklediklerini söyledi.


Abdullah Gül, "Bu sorunu çözmesi gerekenler Kıbrıslı Türkler ve Rumlardır. "Eğer"ler ve "ama"lar olmaksızın, en geç önümüzdeki ay müzakerelere başlamalarını bekliyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü, istikrarlı ve barış içinde bir Doğu Akdeniz için elzemdir" dedi.


Filistin sorununa da değinen Gül, söz konusu sorunun yarım yüzyıldan fazla bir süredir devam etmekte olmasının, adalet kavramını derinden zedelediğini kaydederek, "Çözüm çabalarının başarısı, İsrail Hükümeti'nin toprak bütünlüğüne sahip, yaşayabilir bir Filistin Devleti kurulmasını kabul etmesine bağlıdır" dedi.


Gül, BM Genel Kurulu'na hitabında Ortadoğu, Filistin, Kıbrıs, Karabağ ve Balkanlardaki sorunlara değindi.


Cumhurbaşkanı Gül, Ortadoğu'nun son üç yıldır büyük bir sosyal ve siyasi değişim sürecinden geçmekte olduğunu belirterek, 2010 yılında başlayan dönüşüm sürecinin, bölgedeki yüz yıllık statükonun sonunu getirdiğini söyledi.


Değişime karşı tepki dalgaları oluşmasının normal olduğunu ifade eden Gül, "Bununla birlikte Tunus, Libya ve Mısır dahil bölgedeki gelişmeler geri döndürülemez. Arap halkları da diğer toplumlar gibi çoğulcu toplumlar inşa etmeye eşit derecede muktedirdirler ancak bu yeni siyasi sistemlerin bir gecede olgun demokrasilere dönüşmesini beklememeliyiz" dedi.


Toplumların uzlaşmanın değerini kavrayabilmelerinin, yavaş, fakat kesintisiz demokratik süreçler sonunda mümkün olduğunu vurgulayan Gül, Arap halklarının haklı davalarının, tam ve tereddütsüz desteği hak ettiğini dile getirdi.


Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında Filistin sorununa da değinerek, "Filistin sorununun yarım yüzyıldan fazla bir süredir devam etmekte olması, adalet kavramını derinden zedelemektedir. Filistinlilerin kendi devletlerine sahip olma hakkını inkarın, ne ahlaki ne siyasi ne de hukuki bir zemini vardır" diye konuştu.


Uluslararası toplumun ısrarlı çağrılarına rağmen Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerin genişletilmeye devam edilmesinin, iki devletli çözüme ulaşma şansını azalttığını ifade eden Gül, "Barışa olan ihtiyaç aşikardır. Bu itibarla ABD'nin himayesinde taraflar arasında başlatılan görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor ve güçlü biçimde destekliyoruz. Bu çabaların başarısı, İsrail Hükümeti'nin toprak bütünlüğüne sahip, yaşayabilir bir Filistin Devleti kurulmasını kabul etmesine bağlıdır. Ayrıca, uzlaşmış ve birleşik bir Filistin cephesinin mevcudiyetine de ihtiyaç vardır" diye konuştu.


"KIBRIS'TA MÜZAKERELER GELECEK AY BAŞLASIN"


Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Gül, barışçı bir çözüme ulaşmaya yönelik müteaddit girişimlerin, Annan Planı'nın 2004'te reddedilmesi de dahil, başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.


"Türkiye, garantör devlet olarak, adil ve müzakere edilmiş bir çözüm bulunması hedefine tam anlamıyla ve samimiyetle bağlıdır" diye konuşan Gül, bu nedenle uluslararası toplumun, sonuca odaklı ve belirli zaman çerçevesine bağlı müzakerelere iyi niyetle başlanmasını Kıbrıslı Rumlara kabul ettirmesini beklediklerini söyledi.


Gül, "Bu sorunu çözmesi gerekenler Kıbrıslı Türkler ve Rumlardır. "Eğer"ler ve "ama"lar olmaksızın, en geç önümüzdeki ay müzakerelere başlamalarını bekliyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü, istikrarlı ve barış içinde bir Doğu Akdeniz için elzemdir" dedi.


KARABAĞ SORUNU


Gül, donmuş ihtilafların etkin bölgesel işbirliğine engel olduğunu vurgulayarak, Dağlık Karabağ ihtilafının barışçı çözümü için açık çağrıda bulundu.


Kafkasya'da toprak bütünlüğü temelinde kapsamlı ve sürdürülebilir barışın tesisi çabalarına Türkiye'nin desteğinin devam ettiğini anlatan Gül, "İşgal altındaki topraklardan kademeli olarak çekilmeyle birleştirilecek bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma odaklı kapsamlı bir strateji önerdik. Bunun bölgesel barış için sağlam bir temel oluşturabileceğine inanıyoruz" dedi.


Balkanlardaki sorunlara da değinen Gül, "Bölgesel işbirliğine ihtiyaç duyulan diğer bir coğrafya ise Balkanlar'dır. Son birkaç yıldır Türkiye, tüm Balkan uluslarıyla güçlü ilişkiler kurma çabalarına hız vermiştir. Hedefimiz bir diyalog, güven, karşılıklı anlayış ve uzlaşı atmosferi yaratmaktır" diye konuştu.


AFGANİSTAN'IN GÜVENLİĞİ


Cumhurbaşkanı Gül, güvenli, müreffeh ve barışçı bir Afganistan'ın herkes için yararlı olduğunu belirterek "Burada da, bölgesel işbirliği ve sahiplenme şarttır. Bu sebeple, Afganistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki Üçlü Zirve Süreci'nin kurulmasına yönelik çabaları bizzat başlattım ve önderlik ettim. 2007'den bu yana bu süreçte gerçek anlamda ilerleme sağlandı. Yeni başarılara imza atılacağına da inanıyorum" diye konuştu.


Konuşmasında terörizm sorununa da işaret Gül, terörizmin gerçek bir tehdit, insanlığa karşı suç olduğunu ve ve mutlaka yenilmesi gerektiğini söyledi. "Bunu ancak "benim teröristim/senin teröristin" ayrımlarından kurtulduğumuzda başarabiliriz" diyen Gül, terörizme karşı etkin uluslararası işbirliğinin, Türkiye için ana bir öncelik olmayı sürdürdüğünü belirtti.


Abdullah Gül, "Fakat, dikkat etmemiz gereken bir mesele daha mevcuttur. İslamofobi, maalesef ırkçılığın yeni bir türü haline gelmiştir. Dünya üzerindeki milyonlarca barış sever Müslümandan soyut ve hayali bir düşman yaratmayı hedeflemektedir. İfade özgürlüğünü korumak ile inanca saygıyı muhafaza etmek arasında bir denge tesis edilmesi elzemdir" dedi.


KALKINMA VE AFRİKA


Konuşmasında kalkınma konusuna da değinen Gül, "Türkiye, dünyanın En Az Gelişmiş Ülkeleri'ne yönelik halihazırda kapsamlı bir yardım ve doğrudan yatırım paketi uygulamaktadır. İnsani diplomasi Türk dış politikasının temel bir önceliğidir. Esasen, Türkiye geçtiğimiz yıl en büyük dördüncü resmi donör olmuştur. Türk STK'larının sağlık, eğitim ve kapasite inşası alanlarındaki katkılarıyla birlikte Türkiye'nin toplam insani yardımları yıllık 2 milyar dolara ulaşmaktadır. Somali'deki varlığımız, örnek niteliğindedir. Bu ülkeye bugüne kadar 300 milyon ABD Doları tahsis etmiş bulunmaktayız" diye konuştu.


Afrika'ya yaklaşımın eşit ortaklık anlayışına dayalı olduğunu ifade eden Gül, "Bunu en veciz şekilde bir Afrika atasözü yansıtmaktadır: Hızlı yol almak istiyorsan, yalnız git ama uzun yol katetmek istiyorsan, birlikte gidin. Türkiye için Afrika'yla ilişkiler temel öncelik olmaya devam etmektedir" dedi.


TÜRKİYE'NİN BMGK ADAYLIĞI


Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında Türkiye'nin, 2015-2016 döneminde BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığına da yer verdi. Seçildiği takdirde Türkiye'nin, Güvenlik Konseyi'ne herkesi dinleyen ve diyalog yoluyla kapsamlı ve kalıcı çözümler bulmaya çalışan bağımsız bir ses getireceğini vurgulayan Gül, "Adaylığımız için tüm üyelerin desteğini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"İnanıyorum ki; yeni bin yıl demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, insan haklarına saygının ve küresel refahın yayılmaya devam edeceği bir dönem olacaktır" diyen Gül, özgürlük, adalet, haysiyet, toplumsal ilerleme ve iktisadi refahla şekillenen uluslararası bir barışın erişilebilir olduğuna inandığını kaydetti.


BM Şartı'ndaki ilkeler doğrultusunda, kalıcı bir uluslararası düzen inşa etmek için ülkelerin güçlerini birleştirmesi gereğine işaret eden Gül, "İstikrarlı, güvenli ve müreffeh bir dünya tüm çıkarlarımızı gözetmek ve ilerletmek için en iyi yoldur. Böyle bir dünyayı tesis etmek kendi milletlerimize karşı temel sorumluluğumuz olmaya devam etmektedir" diye konuştu.





 
24 Eylül 2013 Salı 18:38
Okunma: 1004
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)