Ana Sayfa » Kıbrıs » Güzelyurt'u gözden çıkarmadık, çıkarmayacağız.

Güzelyurt'u gözden çıkarmadık, çıkarmayacağız.

Eroğlu "Halkı Bilgilendirme Toplantılarına" Güzelyurt'tan başladı.Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bazı dönemlerde, "Devletin Güzelyurt'u gözden çıkardığına" ilişkin yorumlar yapıldığını, bunun kesinlikle doğru olmadığını vurgulayarak, bugün Güzelyurt bölgesine sahip çıkan bir halk bulunduğunu, halkın toprağına ve bölgesine sahip çıkacağını, devletin de görevini yerine getireceğini bildirdi.

 
 
Güzelyurt'u gözden çıkarmadık, çıkarmayacağız.
Eroğlu Güzelyurt'ta
"HRİSTOFYAS'IN KİTABINDA HEP ALMAK VAR, HİÇ VERMEK YOK"


"ÇEKİLEN ACILARIN BİR DAHA YAŞANMASINA, KIBRIS'IN GEÇMİŞİNİN, GELECEĞİ OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"


"BUGÜN NE TÜRKİYE 2004'TEKİ TÜRKİYE, NE KIBRIS TÜRKÜ 2004'TEKİ KIBRIS TÜRKÜ"


"ÇOKLU KONFERANS OLMAYACAKSA BİZ DE MÜZAKERELERİN DEVAMI KONUSUNDA ISRARCI OLMAYACAĞIZ"


"TÜRKLER 1571'DEN BERİ BURADALAR, KİMSENİN KALINTISI DEĞİLLER..BU TOPRAKLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bazı dönemlerde, "Devletin Güzelyurt'u gözden çıkardığına" ilişkin yorumlar yapıldığını, bunun kesinlikle doğru olmadığını vurgulayarak, bugün Güzelyurt bölgesine sahip çıkan bir halk bulunduğunu, halkın toprağına ve bölgesine sahip çıkacağını, devletin de görevini yerine getireceğini bildirdi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Devlet 'Güzel Yurdu'nu gözden çıkaramaz" dedi.Eroğlu, masada halkı adına müzakereleri yürüttüğünü söyleyerek, toprak konusuyla ilgili görüşlerinin öteden beri bilindiğini ve halkın bölgesine ve toprağına sahip çıkarak, gereksiz endişelere kapılmayarak, tedirgin olmaması gerektiğini vurguladı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu dün akşam, Güzelyurt Sivil Toplum Platformu'nun daveti üzerine Cumhurbaşkanlığı'nın halkı bilgilendirme toplantısını Güzelyurt'ta gerçekleştirdi.


Cumhurbaşkanı, Güzelyurt Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda bölge halkına müzakerelerde gelinen son durumla ilgili bilgi verdi.


Müzakere masasında olabildiğince az sayıda insanın toprak ayarlamasından etkilenmesi ve insanların ikinci veya üçüncü kez göçmen olmayacakları bir anlaşmayı istediklerini belirten Eroğlu, görevinin Hristofyas'ı memnun etmek değil; halkının huzur ve güven içerisinde yaşayabileceği bir anlaşma sağlamak olduğunu söyledi.


Güzelyurt Sivil Toplum Platformu'nun davetiyle, bilgilendirme toplantısını gerçekleştiren Eroğlu, bölge halkına müzakerelerde gelinen son durumu aktardı. Özel Temsilcisi Kudret Özersay ile birlikte geceye katılan Eroğlu, konuşmasının ardından bölge halkının sorularını da yanıtladı.


Anavatan Türkiye'den getirilecek suya da değinen Cumhurbaşkanı, bu konuda yapılan açıklamaların net olduğunu, 7 Mart 2014'ten itibaren Anavatan Türkiye'den Kıbrıs'a su akmaya başlayacağını söyledi.


Kıbrıs Türk halkının Anavatanı'na canı yürekten bağlı olduğunu da kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Anavatan'dan gelecek suyun akmaya başlamasının ardından Güzelyurt'un yine narenciye üretiminin merkezi haline geleceğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, kendisinin müzakere masasında toprak ayarlaması konusunda ortaya koyduğu ilkelerin çok net olduğunun altını çizen ve müzakere masasında olabildiğince az sayıda insanın toprak ayarlamasından etkilenmesi ve insanların ikinci veya üçüncü kez göçmen olmayacakları bir anlaşmayı istediklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Eroğlu, görevinin Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ı memnun etmek değil; halkının huzur ve güven içerisinde yaşayabileceği bir anlaşma sağlamak olduğunu söyledi.


Cumhurbaşkanı, Kıbrıs'ta kalıcı ve yaşayabilir bir anlaşma isteniyorsa var olan gerçekler temelinde bir anlaşma olması gerektiğini de vurguladı.


ÖZDEŞ


Güzelyurt Sivil Toplum Platformu adına bir açılış konuşması yapan Şinasi Özdeş, Eroğlu'nu "müzakere masasındaki savaşçımız" olarak niteledi ve her zaman yanında olduklarını bildirdi.


Özdeş konuşmasında masadaki muhatap Rumların, Kıbrıslı Türkleri hiçe sayan, verdikçe daha fazlasını isteyen yaklaşımıyla birlikte aynı zamanda Birleşmiş Milletler'le de mücadele edildiğini fakat bu mücadelede Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu kaydetti.


Rum lider Hristofyas'ın halen daha Güzelyurt'a, belediye başkanı seçtiğine, kaymakam atadığına işaret eden Özdeş, Hristofyas'a çağrıda bulunarak yanında getirdiği zeytin dalını uzattı ve "Gel masaya adam gibi otur insan gibi kalk" ifadelerini kullandı.


Özdeş'in konuşmasından sonra Güzelyurt Kaymakamı Menteş Gündüz kürsüye gelerek geceyi düzenleyen Güzelyurt Sivil Toplum Platformu'na ve Cumhurbaşkanlığı'na teşekkür etti.


EROĞLU


Menteş Gündüz'ün ardından Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu kürsüye çıkarak müzakerelerde gelinen son durumu aktardı.


Eroğlu, toplantıyı Güzelyurt'ta yapmanın önemine işaret ederek, zaman içerisinde diğer bölgelerde de bu tür bilgilendirme toplantılarının gerçekleşeceğini, son zamanlarda artarak pompalanan ve halkı umutsuzluğa itmeye yönelik faaliyetlere karşılık verileceğini bildirdi.


Siyasi yaşamında Güzelyurt'a hep önem verdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, amaçlarının halkı müzakere süreci hakkında ilk ağızdan bilgilendirmek olduğunu kaydetti.


"Sonuçta biz bir anlaşmaya ulaşabilsek dahi bu sizlerin onayına sunulacaktır" diyen Eroğlu, son kararın Kıbrıs Türk halkına ait olduğunu vurguladı.


Bazı zamanlar, "devletin Güzelyurt'u gözden çıkardığına" ilişkin yorumlar yapıldığını belirten Eroğlu, bunun kesinlikle doğru olmadığını vurgulayarak, "Devlet 'Güzel Yurdu'nu gözden çıkaramaz" dedi.


Güzelyurt bölgesine yapılan yatırımlar hakkında bilgi de veren Cumhurbaşkanı Eroğlu, tasarlanan şekilde gelişme olmadığını, ancak daha iyi gelişmeler olacağı yönünde ümitli olduklarını söyledi.


"7 MART 2014'TE SU AKMAYA BAŞLAYACAK"


Kendisinin siyasi kariyeri boyunca 10 Türkiye Başbakanı ve 6 Cumhurbaşkanı'yla su sorununu konuştuğunu hatırlatan Eroğlu, yapılan açıklamaların net olduğunu ve 7 Mart 2014'te Türkiye'den suyun KKTC'ye akmaya başlayacağını söyleyerek, bunun bir "Barış Suyu" projesi olduğunu, Türkiye ve liderlerine saldırmanın "yanlış ve ayıp" olduğunu kaydetti.


"HRİSTOFYAS'IN KİTABINDA HEP AL VAR, HİÇ VER YOK"


Rum liderin kafasında hep almak hiç vermemek bulunduğunu söyleyen  Eroğlu, Annan Planı'na Hayır diyenin Hristofyas olduğunu fakat Türk tarafının daha fazla vermesi gerektiğini söyleyenin yine Hristofyas olduğunu ifade ederek "Ben de hayır dedim, sonuçta benim de bir şeyler almam gerekir ki ben de bunu halkıma götürebileyim" şeklinde konuştu.


"AB'YE GEREKEN DERSİ HALK SANDIKLARDA VERMİŞTİR"


Avrupa Birliği'nin Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri tutmamasında sürekli olarak devam eden müzakereleri ve Rum tarafının 2004'te AB'ye sözde tam üye olmasını gösterdiğini dile getiren Eroğlu, bunun arkasına sığınmaya çalışanlara halkın gereken dersi sandıklarda zaten vermiş olduğunu söyledi.


"ÇEKİLEN ACILARIN BİR DAHA YAŞANMASINA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ"


"Kıbrıs'ın geçmişi geleceği haline gelmemelidir" diyen Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının 1963-74 arası çektiği acıların bir daha yaşanmasına izin verilmeyeceğini söyleyerek, bir soykırımın eşiğinden dönüldüğünü hatırlattı.


Eroğlu hayatının görüşme tutanaklarını okumakla geçtiğini ve müzakerelerde ikinci yılına girdiğini söyleyerek, şu an var olan gerçeklerden hareket edecek, aynı zamanda geçmişte yaşananları yaşatmayacak bir anlaşma peşinde olduğunu vurguladı.


"MUTLU BARIŞ HAREKÂTI RUMLARI DA KURTARMIŞTIR"


1974 Mutlu Barış Harekâtı'nın Kıbrıslı Türklere özgürlük getirdiği gibi, Rumları ve Yunanistan'ı da askeri cuntanın elinden kurtardığını ve demokratikleşmenin yolunu açtığını kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bugün Kıbrıs'ta iki halkın da korkmadan yaşama özgürlüğüne sahipse bunu Mutlu Barış Harekâtı'nın sağladığını söyledi.


"BİR ANLAŞMADA GÜZELYURT HALKI BUGÜNLERİ ÇOK ARAR"


Cumhurbaşkanı Eroğlu, bugün Güzelyurt halkının yaşamından tamamıyla, yüzde yüz memnun olmadığını fakat bir anlaşma durumunda bugünleri çok arayacağını da kaydetti.


Müzakerelerde iç güvenlik konusunda "polis"in sonuca bağlandığını, mülkiyet konusunda ise takas, tazminat ve iade şeklinde üç seçenekten Türk tarafının "takas" ve "tazminat" üzerinde yoğunlaştığını kaydeden Eroğlu, önceden Rum toprağı olan orman arazileriyle, şu an askere ait olan yerlerin herhangi bir anlaşmada geri verilecek olması durumunda ilk önce yerinden olan Türklere verileceğini Hristofyas'a da aktardığını söyledi.


Eroğlu, Rum önerilerinde mal sahiplerinin önemli bir bölümünün malları geri almalarını öngördüğünü, fakat bu tip önerilerin yüz binlerce insanın yeniden yerlerinden edilmelerini gerektireceğinden, insanların arasını bozacağını ve olası bir anlaşmayı kalıcı olmaktan çıkaracağını da kaydetti.


"AMACIMIZ UCU AÇIK MÜZAKERE SÜRECİNİ ENGELLEMEKTİ"


New York ve Cenevre'de üç önemli "üçlü zirve" gerçekleştirildiğini ve bunların tamamen Türk tarafının inisiyatifinde gerçekleştirildiğini ifade eden Eroğlu, amaçlarının ucu açık şekilde müzakerelerin devamını engellemek ve tıkanıklıkların aşılamadığı esas konularda ilerleme sağlamak olduğunu açıkladı.


Eroğlu, Türk tarafının ısrarı ve diplomatik girişimleriyle BM'nin ortaya bir takvim  ve program koyduğunu, Genel Sekreter Ban'ın da 2. Green Tree zirvesinden önce her iki lidere mektup yollayarak "son aşamaya" gelindiğini ilan ettiğini ve toplantı sonrası birçok adımı bir takvim temelinde ilan ettiğini söyledi.


"GREENTREE ÖNCESİ HRİSTOFYAS KONSEYİNDEN 'HAYIRLAR MANZUMESİ' ÇIKARDI"


New York'a giderken amaçlarının asli konularda, özlü ilerleme sağlamak olduğunu, fakat Hristofyas'ın zirveden önce "Ulusal Konseyinden" hayırlar manzumesi çıkardığının altını çizen Cumhurbaşkanı, Hristofyas'ın, Greentree'de aynı olumsuz duruşu sergilediğini belirtti.


"NE TÜRKİYE 2004'TEKİ TÜRKİYE; NE DE KIBRIS TÜRKÜ 2004'TEKİ KIBRIS TÜRKÜ"


Kendisine bazı çevrelerin sürekli olarak "daha cesur ol" dendiğini de anımsatan Eroğlu, Türk tarafının kendisine birçok şeyi kaybettirecek Annan Planı'na %65'lik bir oranda "evet" dediğini belirterek, "Şu an ne Türkiye 2004 yılındaki Türkiye, ne de Kıbrıs Türk halkı 2004 yılındaki Kıbrıs Türk Halkıdır" ifadelerini kullandı.


"İKİ KESİMLİLİĞİN SULANDIRILMASINA İZİN VERMEYİZ"


Eroğlu, Rumların Türk kurucu devletinde mülk çoğunluğunun Türklerde olmamasını istediklerini ifade ederek, "Kendi kurucu devletimizde taşınmaz malların (ve nüfusun) sarih çoğunluğuna sahip olmayacaksak, o zaman o kurucu devlete nasıl 'Kıbrıs Türk Kurucu Devleti" diyeceğiz birisi çıkıp bana bunu anlatsın" dedi.


Eroğlu, gerek kendisi gerekse Özel Temsilcisi Kudret Özersay'ın defalarca iki kesimliliğin Türk tarafınca önemini anlattığını hatırlatarak, "Çok net bir BM parametresi olan iki kesimliliğin Mülkiyet başlığı üzerinden sulandırılmasına izin vermeyeceğiz" şeklinde konuşarak, bundan taviz verilmesi halinde anlaşmanın yaşayabilirliğinin riske atılacağını söyledi.


Eroğlu şöyle devam etti:


"Bizim masada temel vazifemiz, Türk tarafının çıkarlarını savunmaktır.


Avrupa Birliği ve Ekonomi konularında genel anlamda ilerleme ve daha pozitif bir durum olduğu ortadadır. Ancak bazı önemli konularda ilerleme elde edilemediğini de vurgulamak isterim. özellikle çözümün AB hukuku içerisinde uzun vadede de korunması ve Kıbrıslı Türklerin mahkemeler önünde perişan edilmemesi için biz Birincil Hukukta ısrar ediyoruz. AB hukukunun bazı maddeleri Kıbrıs'ta uygulanmayacak, biz bundan ayrı tutulacağız, Kıbrıs adası istisna olacak diyoruz. Yani derogasyonlar olması gerektiğini ve bunların geçici olmaması gerektiğini söylüyoruz.


Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığında anlaşılan konular vardır. Ancak bazı kritik hususları uzun bir süredir müzakere etmeye devam ediyoruz. Ben bu konuda son bir hamle yaparak BM Genel Sekreteri'ne bir mektup gönderdim ve garantör devletlerin de katılımıyla bizim istediğimiz gibi bir toplantı Nisan sonu veya Mayıs başı yapılırsa biz bu konuları da tüm diğer anlaşılmamış konularla birlikte müzakere ederek çözmeye hazırız dedik. Bizden kararlı adım atmamızı isteyen BM'ye bu adımla karşılık verdik. Biz de şimdi Birleşmiş Milletlerden kararlı adım beklemekteyiz. Bunun için çaba sarf ediyoruz, ve dikkatinizi çekmiştir, son dönemde özel temsilcim bu maksatla sürekli olarak yurt dışında temaslarda bulunmaktadır."


"6 BAŞLIĞIN HEPSİ BİRBİRİYLE İLİNTİLİ"


Rum tarafının Mülkiyet başlığının görüşülmeye başlanmasından itibaren sürekli olarak, Mülkiyet ile Toprak ve Nüfus konularında bağlantı kurmaya çalıştığını ve bu konuda ısrarcı olduğunu gördüklerini söyleyen Eroğlu, "Oysa altı başlığın hepsi birbiriyle bir şekilde ilintilidir. Bir başlık üzerinde yeterince durulmadan, diğer bir başlıkla birlikte ele alınmasını doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum." ifadelerini kullandı.


Eroğlu şöyle konuştu:


"Kaldı ki 'Toprak' başlığının, Güvenlik ve Garantiler başlığı ile de yakından alakası olduğunu müzakerelere başladığım Mayıs 2010 tarihinden bu yana defalarca dile getirmiştim. Neticede; Toprak başlığının, garantörlerin de bulunacağı bir toplantıda ve temel ilkelerimize ters olmayacak şekilde görüşülmesini önerdik.


Türk tarafı olarak iki kesimliliğin sarih nüfus ve mülkiyet çoğunluğu anlamına geldiğini ortaya koymakta, çözüm sonrasında tarafların eşitliğine dayalı yeni bir ortaklık devleti kurulacağını söylemekteyiz."


"YENİ MASA, YENİ MİSYONLARLA DONATILMIŞ BM... KOŞULLAR BİZDEN "


Eroğlu, kendisinin daha önce Genel Sekreter Ban'a yazdığı bir mektupla 3 garantör ülkenin de hazır bulunacağı çok taraflı bir toplantı yapılması halinde, Türk tarafının masada bazı ilerleme sağlayacak önerilerle olacağını aksi halde böyle bir mektubun yok sayılacağını bildirdiğini söyleyerek, Güney Kıbrıs'ta yapılacak başkanlık seçimlerinin ardından yeni bir masanın hazır olması halinde bu masada yeni misyonlarla donatılmış bir BM görmek istediklerini, koşulları da sadece Rum tarafıyla BM'nin değil; kendilerinin belirleyeceğini ifade etti.


"60 CUMHURİYETİ GİBİ YIKILACAK BİR ANLAŞMAYA RAZI OLMAM"


Rum liderliğinin halkını devamlı olarak "tüm göçmenler yerine dönecek" diyerek kandırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, 60 cumhuriyeti gibi yıkılacak bir anlaşmaya razı olmayacağını, Rumların istediği toprak tavizlerinin verilmesi halinde 40 yıl daha Rum ekonomisine yaklaşılamayacağını söyledi.


"ANLAŞMA OLUNCAYA KADAR KKTC'NİN VERDİĞİ VATANDAŞLIKLAR GEÇERLİDİR"


Müzakere edilen 6 başlık altındaki alt başlıkların bazılarının görüşülerek bağlandığını fakat ana başlıkların durduğunu söyleyen Eroğlu, vatandaşlık konusunda KKTC'nin verdiği vatandaşlıkların geçerli olacağını ve kurulacak yeni bir ortaklıkta bu kişilerin otomatik olarak yeni devletin vatandaşı olacaklarını kaydetti.


"ANLAŞMA AB BİRİNCİL HUKUKU OLACAK... OLMAZSA OLMAZIMIZ"


Anlaşmanın AB Birincil Hukuku olması için çalıştıklarını aksi halde mahkemelerin sürüp gideceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, bunun da ikinci olmazsa olmaz konu olduğunu söyledi.


Eroğlu konuşmasının sonunda, Güzelyurt halkından kendisine güvenmesini istedi ve kendisinin de Güzelyurtlulara güvendiğini dile getirdi.


Eroğlu, daha sonra Özel Temsilcisi Kudret Özersay ile halktan gelen soruları yanıtladı.


SORULAR


Güzelyurt Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği'nin Güzelyurt'ta ekonomik gidişatın iyi olmamasını dile getirerek, Bakanlar Kurulu'nun Güzelyurt'ta toplanması ve buranın "özel bölge" ilan edilmesi isteğine karşılık Eroğlu, daha önce Türkiye Başbakanı Erdoğan ile helikopterle bölge üzerinde incelemede bulunduklarını ve bu talebin gerçekleştirilmesini Bakanlar Kurulu'na götüreceğini söyledi.


Hristofyas'ın görüşme talep etmesi halinde gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusundaki soruyu da Eroğlu, AB Dönem Başkanlığı ve ardından gerçekleşecek seçim sürecinde Rum tarafıyla müzakere yapmanın hiçbir sonuç vermeyeceğini kaydederek, "Eğer niyet olmuş olsaydı çoktan olurdu. Bu artık kronik bir hastalıktır. Kronik hastalıkların geçmesi de çok zordur...Bir taraf rahat rahat otururken diğer taraf ambargo altında ezilerek ekonomisini geliştiremiyor" dedi ve 3 garantör gücün bir arada olacağı bir zirve yapılmasının önemine yeniden işaret etti.


"ÇOKLU KONFERANSA RAZI OLMAZLARSA MÜZAKERELERİN DEVAMINDA ISRARCI OLMAYIZ"


Eroğlu, başka bir soruya karşılık Rum tarafının zaman limitlerine karşı olduğunu ve çoklu konferansa razı olmaması halinde Türk tarafının da müzakerelerin devamında ısrarcı olmayacağını kaydetti.


Eşdeğer puanları karşılığı koçan verilmediği ve Kıbrıs Sorunu çözümlenene dek bu uygulamanın dondurulduğunun hatırlatılması üzerine Eroğlu, anlaşılamaması halinde müzakerelerin devamına gerek olmadığını belirterek, UBP'nin iktidarda olmadığı dönemde bazı bölgelerin inşaata kapatıldığını fakat UBP'nin iktidara yeniden gelmesiyle bu bölgelerin bazılarının yeniden açıldığını ifade etti.


Eroğlu ayrıca şu an "eşdeğercinin beğenmediği" binlerce dönüm arazi bulunduğunu da ekledi.


Daha sonra söz alan bir vatandaşın Eroğlu'na, "Bizler 4. kez göçmen olmak istemiyoruz, Sayın Erdoğan bize Türkiye'de bir yer ayırsın anlaşma olduktan sonra gidelim orada yaşayalım" demesi üzerine Eroğlu buna tepki göstererek, Türklerin bu topraklarda 1571'den beri var olduğunu ve mücadele verdiğini, kimsenin kalıntısı olmadığını, Anadolu'dan göç etmiş insanlardan geldiğini kaydederek, herkesin toprağına vatanına ve devletine sahip çıkması gerektiğini, bu topraklara sahip olmak için ödenen bedelleri unutmaması gerektiğini söyledi.


Soru-cevap bölümünün ardından, Güzelyurt Sivil Toplum Platformu temsilcisi Şinasi Özdeş Cumhurbaşkanı Eroğlu'na Avukatlar Günü olan 5 Nisan'ı ve adaleti temsil etmesi adına, ayrıca Eroğlu'nun "Kıbrıs Türklerinin masadaki avukatı" olması dolayısıyla bir terazi hediye etti.


(RU/HÖ) FOTOĞRAFLI


 
6 Nisan 2012 Cuma 13:09
Okunma: 490
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)