Ana Sayfa » Kıbrıs » Hakan: Başbakan Erdoğan seçim öncesi Kıbrıs'ı aşağıladı

Hakan: Başbakan Erdoğan seçim öncesi Kıbrıs'ı aşağıladı

Gazeteci Ahmet Hakan, tatil için gittiği Kıbrıs'ta Havadis Gazetesi'ne konuştu.

 
 
Hakan: Başbakan Erdoğan seçim öncesi Kıbrıs'ı aşağıladı
Tatil için gittiği Kıbrıs'ta Havadis Gazetesi'ne konuşan Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ahmet Hakan, Türkiye'nin Kıbrıs'a bakış açısını ve Başbakan Erdoğan'ın KKTC ziyaretine dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan'a KKTC'de gösterilen tepkiyi az bulan Hakan daha sert bir tepki beklediğini kaydetti. Hakan'a göre Türkiye Kıbrıs halkını kesinlikle düşünmüyor ve sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Ahmet Hakan'ın Havadis Gazetesi'ne verdiği demeç şöyle: KIBRIS'I ÇOK İYİ TANIMIYORUM Havadis: Türkiye’nin sıra dışı köşe yazarlarından biri olarak Kuzey Kıbrıs’a baktığınızda zihninizde nasıl bir tablo çiziyorsunuz? Ahmet Hakan: Kıbrıs’ı çok iyi tanımıyorum aslında. Kıbrıs sorununu da zaman zaman gündeme geldikçe takip ediyorum. Kıbrıs sorunu konusunda uzman sayılmam. Ama değişik vesilelerle adaya gelip gittim. Kıbrıs deyince benim aklıma 1950’lerden bu yana yaşanan çatışmalar, sorunlar girift hale gelmiş, anlaşılması zor çekişmeler; iki toplumun birbiriyle yaşayıp yaşamayacağına dair adadan gelen birbiri ile çelişkili bilgiler geliyor. Bunun dışında aklıma gelenler, özellikle son dönemde Avrupa Birliği macerası ile ilgili Kıbrıs sorununun işgal ettiği yerdir. Annan Planı tartışmaları sırasında ortaya atılan değişik tezler ve yine son dönemde adadan gelen değişik fikir rüzgarlarıdır diyebilirim. İnsani açıdan ise Kıbrıs’a çok fazla gelip gitmediğim için Türkiye’deki söylentiler dışında Kıbrıslılar hakkında çok fazla bir bilgim yok. Havadis: “Adadan gelen değişik fikir rüzgarları” derken neyi kastediyorsunuz? Toplumsal Varoluş Mitingleri’ndeki söylemleri mi? Ahmet Hakan: Evet. Adada değişik şeyler söylenmeye başlandı. Son dönemde Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki egemenliğinin tartışılır hale gelmesi dikkat çekici. MİTİNGLERİ NANKÖRLÜK OLARAK GÖRÜYORLAR Havadis: Türkiye’de bu mitingler ve oluşan tepki nasıl algılandı? Ahmet Hakan: Türkiye’de değişik çevreler bu tepkiyi değişik şekillerde algılıyor. Yekpare, homojen bir algı yok. Daha milliyetçi kesimler bunu bir “nankörlük” olarak görüyorlar ve Kıbrıslıların milliyetçilik duygularının eksik olduğunu ifade ediyorlar. Yine milliyetçi kesimlerde bu tepkilerin Kıbrıs halkının bütününü kapsamadığı, çok az bir kesimi kapsadığı söyleniyor. Daha liberal çevreler ise Kıbrıslıların mitinglerde ortaya koyduğu söylemlere hak veriyor. Havadis: Sizin şahsi görüşünüz nedir? Ahmet Hakan: Ben hak verenlerdenim. Çünkü Türkiye bu zamana kadar Kıbrıs’a bağımsızlığını, kendi ayakları üzerinde durabilme yetkisini, gücünü vermedi, vermiyor. Kıbrıslılarda sanki bundan memnunmuş gibi bir hava vardı. Bizim bildiğimiz yıllardır buydu en azından. “Yavruvatan”, “Anavatan’a bağlılık”, Denktaş’a sürekli yapılan vurgulara ve bu statükoya alışılmıştı. Halbuki bunun değişmesi gerekiyordu. Çünkü burada bir devlet kurulmuş. Kendi kurduğunuz, kendi desteklediğiniz devlete hiç saygı göstermiyorsunuz. Para vererek, onları emrinizdeki bürokrat gibi görüyorsunuz. Para verdiğiniz için her türlü emri de verebileceğinizi düşünüyorsunuz. Bu çarpık bir anlayış. Bundan kurtulunması gerekiyordu. Buna isyan edilmesi gerekiyordu. Kişilikli bir tavır sergilenmesi gerekiyordu. Son dönemde ortaya çıkan itirazları ben biraz kişilikli tavır olarak görüyorum. Bu tavrı iyi buluyorum. Havadis: Sizce bu tavır yeterli mi? Ahmet Hakan: Sorunun detaylarına vakıf olamadığım için bilemiyorum. Daha farklı şeyler de yapılmalı. Bir plan, bir proje sunulmalı. Ne istendiği, ayakları yere basan bir şekilde talep olarak ortaya konmalı tabii ki ama bilemiyorum. Eksiklikler neden kaynaklanmaktadır, ayaklar niçin yere basmamaktadır onu tam bilmiyorum. Ben kişilikli tavırdan ve şahsiyetten hoşlanırım. Kıbrıslıların en azından bir bölümü, birtakım temsilcileri Türkiye’ye karşı bu şahsiyetli tavrı gösterdiler. KIBRIS TÜRK SORUNU VAR Havadis: Türkiye’nin artık bir Kıbrıs Türk sorunu vardır diyebilir miyiz? Yoksa bunu söylemek için erken mi? Ahmet Hakan: Kıbrıs Türk sorunu vardı. Ancak Türkiye Başbakanı’nın Kıbrıs’a gelmesiyle estirilen hava ve O’na yönelik hiçbir tepkinin ortaya çıkmaması böyle bir sorunun da aslında temelli bir sorun, önemli bir sorun olmadığını gösteriyor. BAŞBAKAN ERDOĞAN'A KARŞI DHAA BÜYÜK TEPKİLER BEKLİYORDUM Havadis: Bazı tepkiler gösterildi ama engellendi. Ama yine de büyük bir tepki gösterildiği söylenemez... Ahmet Hakan: Evet, büyük bir tepki olmadı açıkçası. Ben daha tepkisel bir tutum bekliyordum. Çünkü Başbakan seçimden önce burayı çok aşağılayan laflar etti. Onlara yönelik küçük bir itirazın ve bir kıpırdanmanın olması gerekiyordu. Detaylarını bilmiyorum, belki de hakikaten gösterilecek tepkinin önüne polisiye tedbirlerle geçilmiştir. Havadis: Ana muhalefet partisi başta olmak üzere, muhalefet Sayın Erdoğan’a saygısızlık yapmamak gerektiği konusunda hemfikir oldular... Ahmet Hakan: Zor tabii. Türkiye gibi bir ülkenin Başbakanı’na Kıbrıs’ta doğrudan tepki göstermenin zor olduğunu düşünüyorum aslında. BAŞBAKAN'IN STİLİ BU Havadis: Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Kıbrıslı Türklere yönelik söylemlerinin esasen Türkiye’deki iç siyaset dinamiklerine yönelik olduğu ve Sayın Erdoğan’ın MHP oylarını kendi hanesine yazdırmak için bu tür çıkışlarda bulunduğunu düşünenler var. Buna katılıyor musunuz? Ahmet Hakan: Katılmıyorum. Başbakan çok fazla oy almasından dolayı aşırı bir öz güven içinde ve hem Türkiye’nin iç siyasetinde hem de Kıbrıs gibi konularda ağzına ne geliyorsa söylüyor. Dış siyasette de söylüyor biliyorsunuz. Kıbrıs’ta mitinglerde gördüğü pankartlara kızmıştır. Öyle bir laf etmiştir. Öyledir Başbakan. Tarzı o. Stili bu. Bunu öyle çok hesaplayarak falan yaptığını sanmıyorum. Kafası bozulmuştur. “Şunlara bak, para veriyoruz adamlara, bir de tutmuşlar ‘Türkiye bizi sömürüyor’ diye pankart asıyorlar” falan diye kızmıştır. Havadis: Sayın Erdoğan’ın çıkışları ile Türkiye’nin Kıbrıs’a yönelik politikaları birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorsunuz sanırım... Ahmet Hakan: Tabii ki. Başbakan’dan ayrı, Başbakan’a rağmen bir Kıbrıs politikası çizilemez. Başbakan’dan ayrı dış siyaset ve ekonomi politikası izleniyor demek yerine şu söylenebilir: Başbakan bazen ekonomi politikasını, dış politikayı bir tarafa bırakıp uç laflar eder, azarlar. Ama bu Kıbrıs’a yönelik ekonomik katkı politikasının sona ereceği ya da dış politikada Kıbrıs’ın ifade ettiği anlamı sarsacağı manasına gelmez. Başbakan’ın sözleri herhangi bir yaptırım içermiyordu zaten. “Size para veriyoruz, siz böyle laflar ediyorsunuz. Ayıp değil mi” tarzı bir laftı. “Size parayı kesiyoruz” falan demedi. TÜRKİYE ÇIKARLARINI GÖZETİYOR Havadis: Kıbrıs Türk toplumu buradaki Kıbrıslı Türklerin sayısının daha da azalacağını ve Kuzey Kıbrıs’ın tam anlamıyla bir Türkiye kolonisi haline dönüşeceğini düşünüyor... Ahmet Hakan: Türkiye Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkleri baz alarak, Kıbrıslı Türklerin hayat tarzlarını ve varlıklarını baz alarak politikalar üretmiyor. Türkiye kendi çıkarlarına bakıyor ve dış politikada Kıbrıs’ı kaybetmeden, gözden çıkarmadan kendi durumunu pekiştirmeye çalışıyor. Bunun için de yıllardır adada göç politikası izliyor. Adaya ekonomik yardım politikası izliyor. Bunları izlemeye devam edecek. Türkiye’nin Kıbrıslı öz Türklerin sayısı azalmış mı, çoğalmış mı bunlara baktığını sanmıyorum. Bunları umursadığını da sanmıyorum. Havadis: Türkiye kamuoyunda sizin gibi tespitleri olan yazarların Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarına ilişkin olarak yeteri kadar kanaat oluşturduklarını düşünüyor musunuz? Ahmet Hakan: Böyle bir duyarlılığın aşırı bir şekilde oluştuğunu sanmıyorum. Bu duyarlılığa sahip olanların da şevklerini kıracak gelişmeler yaşandı. Kıbrıslı Türkler Annan Planı’na evet dediler, barış içinde yaşamak için gerekli tavizleri verdiler ve o iradeyi gösterdiler. Talat’ı başa getirdiler. Yılların Denktaş olgusunu geri plana ittiler. Her şeyi yaptılar aslında. Buna mukabil ne Rumlar da ne Avrupa Birliği’nde en küçük bir esneme görüldü. Bunun verdiği bir bıkkınlık da var aslında. Yani “bu kadar iş yapıldı. Bu kadar esneme gösterildi. Ama Rum kesimi şimdi AB Dönem Başkanı olacak” gibi düşünülüyor. Liberal kesimlere bile Kıbrıs konusunda bıkkınlık geldi. 7-8 yıl öncesindeki heyecan fırtınasında “o büyük sorunumuz hallediliyor yaşasın”, “Tayyip Erdoğan çok değişik adımlar atıyor”, “Denktaş’tan kurtuluyoruz” dendi ve bir sürü şey yapıldı. Sonuç sıfıra sıfır, elde var sıfır! Bu da insanların artık Kıbrıs’tan bıkmasına yol açtı. Havadis: Türkiye’deki köşe yazarlarının Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile ilişkilerindeki sıkıntıları dile getirmemesini bu bıkkınlığa ve konunun ilgi çekmemesine mi bağlıyorsunuz? Ahmet Hakan: Konunun ilgi çekmemesinden ziyade bıkkınlıktan ve ne yapılırsa yapılsın, hangi adımlar atılırsa atılsın sorunun çözülemeyişi ve bunun getirdiği şevksizliğe bağlayabiliriz bence.
 
1 Ağustos 2011 Pazartesi 12:39
Okunma: 679
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)