Ana Sayfa » Kıbrıs » Halk Konseyi, Cumhurbaşkanı Eroğlu Başkanlığında Toplandı

Halk Konseyi, Cumhurbaşkanı Eroğlu Başkanlığında Toplandı

Eroğlu: "Kıbrıs Türk Halkını Devletsiz Bırakmayacak Bir Anlaşma Peşindeyiz".

 
 
Halk Konseyi, Cumhurbaşkanı Eroğlu Başkanlığında Toplandı
"HRİSTOFYAS'IN ARKASINDAKİ GÜÇ GİDEREK AZALIYOR. ARKASINDA GÜÇ OLMAYAN BİR LİDERİN BİR ANLAŞMAYA İMZA ATMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR "


"HRİSTOFYAS'IN ZAMANA OYNADIĞINI SÖYLEMEK MÜMKÜN"


"RUM TARAFINI, MÜZAKERELERE ODAKLANARAK, PETROL VE DOĞALGAZ GİBİ KONULARLA MÜZAKERE SÜRECİNİ ZEHİRLEYECEK ADIMLAR ATMAKTAN KAÇINMAYA DAVET EDİYORUM"


"ANCAK BUNA RİAYET ETMEYECEKLERSE, BİZ BU KEZ PROTESTO ETMEKLE KALMAYIP HAKLARIMIZI BİZZAT KENDİMİZ ARAYACAĞIZ"


"KİMSE, KIBRISLI TÜRKLER'İN HAKLARI BAHİS KONUSU OLDUĞUNDA, YAŞANAN GELİŞMELERİ OTURUP İZLEMEMİZİ BEKLEMESİN"


"EĞER BUGÜNDEN KARARLI ADIMLAR ATMAZSAK YAKIN GELECEKTE KIBRISLI TÜRKLER'İN HAKLARI EROZYONA UĞRATILIR"


Lefkoşa, 15 Ekim 11 (T.A.K): Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, görüşmelerde varılacak bir anlaşmanın hem Kıbrıs Türk halkını tatmin etmesi, hem kalıcı hem de geçmişte Kıbrıs Cumhuriyeti'nde olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının devletsiz kalmayacağı bir anlaşma arayışı içinde olduklarını vurguladı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nden dışlandık. 'Buraya geçici olarak Barış Gücü gelecek' dediler ama Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Rumlara teslim ettiler. Dolayısıyla yapılacak bir anlaşmanın başına gelenler, 1960 Anlaşması'nın başına gelenler olursa, Kıbrıs Türk halkının devletsiz kalmayacağı, yani 'Devlet kim olacak, Türkler de mi kalacak, Rumlar da mı kalacak?' tartışmasının yaşanmayacağı bir anlaşma arayışı içerisindeyiz" dedi.


Mari Deniz Üssü'ndeki patlama, ardından oluşturduğu gelişigüzel hükümet ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın arkasındaki gücün giderek azaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Arkasında güç yoksa bir anlaşmaya imza koyması mümkün değildir. Ancak o kişi, zamana oynayabilir. Bugün Hristofyas'ın zamana oynadığını söylemek mümkündür" şeklinde konuştu.


Şu ana kadar devam eden görüşmelerde Türk tarafının suçlanan taraf olmadığını, olmaması için de çaba sarf etmekte olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Ekim ayı sonunda yapılacak toplantıya kendimize güvenerek, bugüne kadar attığımız adımlarla Kıbrıs Türk halkını en iyi şekilde savunur öneriler ortaya koyduğumuzun bilinci içerisinde katılacağız" dedi.


Cumhurbaşkanlığı'nın girişimleriyle oluşturulan Halk Konseyi bugün toplandı. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu başkanlığında, Sayıştaylık Toplantı Salonu'nda saat 10.15'te başlayan toplantıya Halk Konseyi'ne üye örgüt temsilcileri katıldı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, toplantının açılışında Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle ilgili olarak bir konuşma yaptı. Ardından görüşmelerde gelinen son noktanın ayrıntıları ve katılımcıların görüş ve önerilerinin ele alınacağı basına kapalı toplantıya geçildi.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, konuşmasının başında, bundan önceki Halk Konseyi toplantısını Ocak ayında yaptıklarını, gerek devam eden yoğunlaştırılmış müzakereler, gerekse yoğun yurt dışı temasları nedeniyle yeni toplantıyı bugün yapabildiklerini söyledi.


Ocak ayında yapılan Cenevre Zirvesi'ne Halk Konseyi'nden aldığı güçle gittiğini, ve konseyde ortaya konan hususlara dikkat ederek gereğini yerine getirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, 30 - 31 Ekim tarihleri arasında New York'ta BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un katılımıyla gerçekleştirilecek olan son derece önemli zirve öncesi, bugün, yeniden Halk Konseyi'ni toplandıklarını ifade etti.


BM Genel Sekreteri ile üçlü formatta zirve yapmanın Türk tarafının önerisi olduğunu, bu çerçevede bir yıl dolmadan dördüncü zirvenin yapılıyor olmasının son derece önemli ve dikkat çekici olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bu tür toplantıların Kıbrıs konusunu uluslararası camianın önüne taşıyarak süreçte bir kıpırdanmaya neden olduğunu belirtti.


"Bizim hedefimiz; Kıbrıs Türk halkının belirsizlik ortamından kurtarılması, sonu gelmeyen müzakere süreçlerine mahkum edilmemesidir. 1968 yılından bu yana devam eden Kıbrıs müzakerelerinin ucu açık şekilde yürütülmesi ve bu süre zarfında da Kıbrıs Türk halkının sürekli hırpalanarak, statüsüz bırakılması adil değildir ve hiç bir şekilde haklı gösterilemez" diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İKİ KESİMLİLİĞİN SULANDIRILMADIĞI YENİ BİR ORTAKLIK"


"Müzakere süreci sonunda adil ve kalıcı, iki eşit kurucu devlete sahip, iki kesimliliğin sulandırılmadığı yeni bir ortaklık kurabilirsek, biz bunun arkasında dururuz. Ancak bunu sadece Kıbrıs Türk tarafının istemiyle başarmak mümkün değildir. Rum tarafının da artık üzerine düşeni yapması, müzakere masasında eşitliğimize ve iki kesimlilik ilkesine halel getirecek, çözümün Avrupa Birliği içerisinde uluslararası mahkemeler önünde erozyona uğramasına neden olacak pozisyonlarını gözden geçirmelidir."


Gündemdeki yerini koruyan petrol ve doğalgaz uyuşmazlığı konusundaki gelişmeler hakkında da Halk Konseyi'ne bilgi veren Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Bugün bölgemizde, yakın gelecekte Kıbrıslı Türklerin haklarını doğrudan etkileyecek nitelikte birtakım hayati gelişmeler yaşanmaktadır. Bu konuda çok açık bir mesaj vermek istiyorum; Kimse, Kıbrıslı Türkler'in hakları bahis konusu olduğunda, yaşanan gelişmeleri oturup izlememizi beklemesin. Eğer bugünden kararlı adımlar atmazsak, yakın gelecekte Kıbrıslı Türkler'in hakları erozyona uğratılır" dedi.


RUM TARAFINA UYARI


Türk tarafının petrol ve doğalgaz konusunda barışçı bir siyaset izlediğini, Rum tarafına erteleme önerisinde bulunduğunu ve ertelemenin olmaması durumunda bu kaynakların adil şekilde "birlikte"  kullanılması gerektiğini teklif ettiğini, bunda da Türk tarafının samimi olduğunun herkes tarafından bilindiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Önceliğinin Kıbrıs sorununu çözmek olduğunu söyleyen Kıbrıs Rum tarafını, müzakerelere odaklanarak, petrol ve doğalgaz gibi konularla müzakere sürecini zehirleyecek adımlar atmaktan kaçınmaya davet ediyorum. Ancak buna riayet etmeyeceklerse, biz bu kez protesto etmekle kalmayıp, haklarımızı bizzat kendimiz arayacağız" uyarısında bulundu.


"KIBRIS TÜRK HALKININ DEVLETSİZ KALMAYACAĞI BİR ANLAŞMA"


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, görüşmelerde varılacak bir anlaşmanın hem Kıbrıs Türk halkını tatmin etmesi, hem kalıcı hem de geçmişte Kıbrıs Cumhuriyeti'nde olduğu gibi Kıbrıs Türk halkının devletsiz kalmayacağı bir anlaşma arayışı içinde olduklarını vurguladı.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nden dışlandık. 'Buraya geçici olarak Barış Gücü gelecek' dediler ama Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Rumlara teslim ettiler. Dolayısıyla yapılacak bir anlaşmanın başına gelenler, 1960 Anlaşması'nın başına gelenler olursa, Kıbrıs Türk halkının devletsiz kalmayacağı, yani 'Devlet kim olacak, Türkler de mi kalacak, Rumlar da mı kalacak?' tartışmasının yaşanmayacağı bir anlaşma arayışı içerisindeyiz" dedi.


Mari Deniz Üssü'ndeki patlama, ardından oluşturduğu gelişigüzel hükümet ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın arkasındaki gücün giderek azaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Arkasında güç yoksa bir anlaşmaya imza koyması mümkün değildir. Ancak o kişi, zamana oynayabilir. Bugün Hristofyas'ın zamana oynadığını söylemek mümkündür" şeklinde konuştu.Şu ana kadar devam eden görüşmelerde Türk tarafının suçlanan araf olmadığını, olmaması için de çaba sarf etmekte olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Ekim ayı sonunda yapılacak toplantıya kendimize güvenerek, bugüne kadar attığımız adımlarla Kıbrıs Türk halkını en iyi şekilde savunur öneriler ortaya koyduğumuzun bilinci içerisinde katılacağız" dedi.


Cumhurbaşkanı Eroğlu, halkın kendisine "Anlaşma yap" yetkisi verdiğini, ancak "nasıl olursa olsun bir anlaşma yap" yetkisi değil, halkın onaylayacağı bir anlaşma için kendisine oy verdiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı:


"Müzakere masasında sadece bizim çabamızla bir yere gelinmesi mümkün değildir. Rum tarafının geleneksel pozisyonlarını değişen şartlarda gözden geçirmesi ve gerekli esnekliği göstermesi gerekir.


Ben, Cumhurbaşkanlığı görevine Kıbrıs Türk halkı tarafından, haklarını müzakere masasında olması gerektiği gibi savunmam için ve mümkün olduğu takdirde de adil ve kalıcı bir antlaşma yapmak için getirildim.


Halkın desteği ve verdiği mesajlar, benim her platformda 'yol haritası' niteliğindedir ve böyle olmaya devam edecektir."


(KAR/SEL) FOTOĞRAFLI


 
15 Ekim 2011 Cumartesi 17:24
Okunma: 418
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)