Ana Sayfa » Kıbrıs » Hastaneler elektriksiz kalmasın!

Hastaneler elektriksiz kalmasın!

Tel-Sen ile El-Sen, özelleştirilmeyle ilgili yasa tasarısı geri çekilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladılar. Açıklamada, "hastanelerin elektriksiz kalmasını istemiyoruz" dediler.

 
 
Hastaneler elektriksiz kalmasın!
Hükümetin onaylayarak Meclis’e sevk ettiği özelleştirmeyle ilgili yasa tasarısına karşı süresiz grev başlatan Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El - Sen) ile Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (Tel - Sen), söz konusu tasarı geri çekilene dek mücadelede kararlı olduklarını vurguladılar.

Otobüslerle ve arabalarla gittikleri Teknecik Elektrik Santrali’nde toplanan her iki sendikanın üyeleri, yüzde yüz katılım olduğu açıklanan grev sırasında marşlar ve sloganlarla eylemlerini sürdürüyor. Çadırlar kuran, ateşler yakan yüzlerce eylemci, “birlik, mücadele, dayanışma” sloganları atarak çalıştıkları kurumların özelleştirilmesine karşı mücadele edeceklerini kaydettiler.

Greve, Sendikal Platform ve üye sendikalar yanında diğer bazı sendikalar ve ana muhalefet CTP de destek belirtti.

Sendika yetkilileri, Teknecik’te basın açıklaması yaparak, süresiz grev gerekçelerini yinelediler ve hükümete, grevin kaldırılması için tasarıyı geri çekmeleri çağrısı yaptı.

Teknecik’teki basın toplantısında, iki sendika adına TEL - SEN Başkanı Tamay Soysan yazılı açıklamayı okurken; EL - SEN Başkanı Tuluy Kalyoncu, sendikaların bağlı olduğu Türk - Sen Federasyonu Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, Sendikal Platform adına Dev - İş Genel Başkanı Mehmet Seyis, CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy ve Kamu Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş konuşmalar yaptı.

SOYSAN: “DİRENMEYE KARAR VERDİK”

Tel - Sen Başkanı Tamay Soysan, “var oluşlarına kasteden” hükümetin kararlarına karşı direnişe karar verdiklerini belirterek, “Başlattığımız grev, bize başka çare bırakılmadığı içindir. Başlattığımız grev, tüm uyarılarımıza karşın hükümetin telekomünikasyon ve elektriği özelleştirme yolunda adım atmayı sürdürmesi nedeniyledir. Başlattığımız grev, Kıbrıs Türk halkının elinde kalan son reel varlıklara halkımız adına sahip çıkmak içindir” dedi.

Maaşlarına artış yapılması veya izin haklarının artırılması için değil, hükümetin, sendikalarını yok sayarak “ben yaparım olur” anlayışına karşı direnmek için greve gittiklerini ifade eden Soysan, başka seçenekleri kalmadığını savundu.

Soysan, “Başlattığımız grev, Kıbrıs Türk halkına dayatılan paketlere karşı olanlar; ‘biraz bağırırlar, bir iki miting yaparlar, biz de bildiğimizi yaparız’ anlayışına karşı, güçlü bir direniş ortaya koyma mücadelesidir” diye konuştu.

Mücadelelerinin, sadece telekomünikasyon ve elektrik çalışanlarının değil, tüm halkın mücadelesi olduğunu öne süren Tamay Soysan, hükümetin özelleştirme girişimine karşı meşru her yolla direneceklerini ifade etti.

Tamay Soysan, tüm sivil toplum örgütlerini, sendikaları, siyasi partileri “ekonomik reform” adı altında “halkı yok etme politikalarına” karşı omuz omuza mücadele etmeye davet ederek, “Biz mücadelede kararlıyız. Bedel ödememiz gerekecekse ödenecek, yarınlar kurulurken veya yarınlarımız yok edilirken herkesin yerini nasıl aldığı hep bilinecektir” dedi.

KALYONCU: “KENDİ TÜKETTİĞİNİ ÖDEMEYEN DEVLET, ÖZELLEŞTİRME İSTİYOR”

El - Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu, bugünleri yaşamamak için yoğun bir mücadele verdiklerini kaydederek, Türkiye hükümetlerinin “dayattığı”, ülkedeki toplumsal varlıkların ve Kıbrıs Türkü’nün “yok edilmesiyle” sonuçlanacak pakete karşı direnişlerinin 70 binleri bulan kitlesel eylemlerle devam ettiğini, ama hükümetin o günlerde eylemlere rağmen özelleştirme yasasını gündeme aldığını açıklayabildiğini kaydetti.

El - Sen’in elektrikte özelleştirmenin yaratacağı sonuçları AB’deki benzer kararlarla ortaya çıkan sonuçları da irdeleyen raporları yetkililere sunduğunu ifade eden Kalyoncu, “Kendi tükettiği elektriği ödemeyen devlet, KIB - TEK’in tahsilat biriminin özelleştirilmesi gerektiğini söyleyebildi. Bunun için, dağıtımın da özelleştirilmesi gerektiğini arkasından ekledi” diye konuştu. Kalyoncu, AKSA’yla yeni bir anlaşma da yapılmak istendiğini belirtti.

Kalyoncu, geçen hafta Çarşamba günü Bakanlar Kurulu’nda onaylanan özelleştirmeyle ilgili tasarının Meclis’e sunulduğunu ifade ederek, taleplerinin toplumsal varlıklara sahip çıkmak olduğunu vurguladı.

Toplumun özelleştirme yasalarına ihtiyacı olmadığını, hükümetin de buna yetkisi olmadığını savunan Tuluy Kalyoncu, “hükümetin ya bu konuyu referanduma sunması ya da erken seçime gitmesi gerektiği” görüşünü dile getirdi.

El - Sen Başkanı Kalyoncu, özelleştirme yasası geri çekilmediği sürece, başta KIB - TEK ve Telekomünikasyon Dairesi olmak üzere toplumsal varlıkların yönetimindeki siyasi ağırlık kaldırılıp özerk yapı oluşturulmadığı sürece ve Başbakan yasal zeminde çalışma yapılacağını ve AKSA’yla alım sözleşmesi yapılmayacağını açıklamadığı sürece grevlerinin süreceğini söyledi.

“HASTANELERİN ELEKTRİKSİZ KALMASINI İSTEMİYORUZ”

Taleplerinin karşılık bulması halinde grevi kaldıracaklarını dile getiren Tuluy Kalyoncu, grev süresince özellikle hastanelerin elektriksiz kalmasını istemediklerini, oluşacak arızaları gidermeye hazır olduklarını ancak elektrik şebekesinin kontrolü konusunda El - Sen’le istişare yapılmasının koşulları olduğunu ifade etti.

“Şebekenin kontrolünde bizimle çalışmaya yanaşmazlarsa, olası arızalarda hastanelerimizin de elektriksiz kalmasının sorumluluğu tamamen yönetimde olacaktır” diyen Kalyoncu, grevlerinin yüzde 100 katılımla, “başarıyla” devam ettiğini ve “sonuna kadar” süreceğini kaydetti.

BIÇAKLI: “UBP SEÇİMDEN 24 MİLLETVEKİLİYLE ÇIKTI, TEK BAŞINA YÖNETME HAKKI YOK”

Grevdeki sendikaların bağlı olduğu Türk - Sen’in Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, iki sendikanın üyelerini onurlu duruşlarından dolayı kutladı.

Bıçaklı; halkın, siyasilerin seçim öncesi vaatlerine göre oy verdiğini kaydederek, “Şu anda hükümette bulunan parti ‘bizi seçerseniz bu ülkenin varlıklarını satacağız’ diye yetki aldı mı?” diye sordu. Grevdeki çalışanlar da hep bir ağızdan “hayır” yanıtını verdi.

Arslan Bıçaklı, UBP’nin; seçimden 24 milletvekiliyle çıktığını ama transferlerle 27’ye ulaştığını belirterek, ülkeyi tek başına yönetme yetkisi olmadığını savundu. Bıçaklı, “Burası bir futbol takımı değildir, transfer yaparak ülke yönetemezsiniz, halk size böyle bir yetki vermedi” ifadelerini kullandı.

KTHY, Saray Otel, DAÜ; Kıbrıs Türk Petrolleri’nin ardından ülkenin diğer değerlerinin de bir bir satılmak istendiğini savunan Bıçaklı, “Babanızdan miras mı kaldı, sormaz mı insanlar size?” dedi.

Özelleştirme Yasası Meclis’e sevk edilirse El - Sen ve Tel - Sen’in süresiz eyleme gireceğini defalarca söylediklerini belirten Arslan Bıçaklı, Bakanlar Kurulu’nun tasarıyı onayladığını; Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın vefatı nedeniyle bir hafta yas ilan edildiğini, “yas ilan edilen ülkede bu sürece devam edilmez” diye düşündüklerini, ancak tasarının Resmi Gazete’de yayımlandığını gördüklerini anlattı. Bıçaklı, özelleştirmeyle ilgili tasarının yayımladığı Resmi Gazete’nin dün basıldığını ancak 16 Ocak Pazartesi tarihini taşıdığını da belirterek, bu durumu eleştirdi.

“CEREYAN SİZİ TEPER, ELİNİZİ UZATMAYIN”

“Yas ilan edilen günlerde bile ülkeyi satma işine devam edildiğini” öne süren Bıçaklı, “Elektrik ve telefon başka şeye benzemez. Size çok söyledim, ‘cereyan sizi teper’. Elinizi uzatmayın. Bunu anlamamışlar” diye konuştu.

Telekomünikasyon Dairesi’ne bu sabah gelen müsteşarın “çalışmak isteyenler var, biz buna müdahale etmek zorundayız” diyerek, çalışanlara baskı kurarak grevi kırmaya çalıştığını savunan Türk - Sen Başkanı Bıçaklı, “Ne El - Sen’de, ne Tel - Sen’de onursuz çalışan yoktur” dedi.

Anayasal, yasal ve müktesep haklarına dayanarak çalışmama haklarını kullandıklarını ifade eden Bıçaklı, hükümet sendikalarla oturup çözüm üretirse, grevin yarım saatte kalkabileceğini söyledi. Bıçaklı, “Aksi halde onurlu eylemimiz sonuç alınana dek devam edecektir” diye konuştu.

SEYİS: “EMEK MÜCADELESİNE ALTIN HARFLERLE…”

Sendikal Platform adına konuşan Dev - İş Genel Başkanı Mehmet Seyis, eylemcilere desteklerini vurgulayarak, dünyada artık özelleştirmelerin kalktığını, devletleştirmenin ön plana çıktığını, daha sosyal olmaya başlandığını, ama UBP Hükümeti’nin ters işler yaptığını savundu.

Seyis, özelleştirmenin adının “yağma, talan, açlık, işsizlik” olduğunu ve hükümetin bunu yapacağını söylediğini öne sürerek, El - Sen ve Tel - Sen’in bu direnişiyle, “Kıbrıs Türk emek mücadelesinde altın harflerle” yazılmaya başlanan yeni bir sayfa açtığını” kaydetti.

“Süresiz grev şaka değildir, kazanmak için çıkılır. Kazanacak mıyız arkadaşlar?” diye soran Seyis, “Evet” yanıtı aldığı eylemcilere, kazanacaklarından şüphe duymadığını belirtti ve konuşmasını “Gazanız mübarek olsun” diyerek tamamladı.

AKANSOY: “HALKIN VARLIĞIYLA İLGİLİ BİR MÜCADELE”

CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy da, grevin sadece çalışanların haklarıyla değil, Kıbrıs Türk halkının varlığıyla ilgili bir mücadele olduğunu söyledi.

Akansoy, “tüm siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin kayıtsız kalmaması ve yakılan ateşe bir odun parçası atması gerektiğini” ifade ederek, El - Sen’in sorumlu sendikacılık örneği sergilediğini, diyalog ve önerilere açık olduğunu gözlemlediklerini kaydetti.

Sendikaların grevinin halkın varlığıyla doğrudan ilgili olduğunu savunan Akansoy, halka varlığı, geleceği ve çocuklar için bu mücadeleye destek vermesi çağrısı yaptı. Akansoy, “KIB - TEK’in özelleştirilmesi, Kıbrıs Türk halkının satılması demektir. Buna asla izin vermeyeceğiz. CTP tüm varlığıyla, Meclis’te, sokakta, maddi - manevi bu mücadelenin yanında olacaktır” dedi.

ÖZKARDAŞ

Kamu - Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş da konuşmasında, UBP’nin seçim öncesi hakların geriletilmeyeceği ve özelleştirmelere karşı çıkacağına dair halka yazılı taahhütlerde bulunduğunu, ancak bugün “ülkenin en stratejik yerlerinin ya beleş peşkeş çekildiğini” savundu.

Elektrik Kurumu, Telekomünikasyon Dairesi gibi Kıbrıs Türk halkı için hayati önem taşıyan yerlerin elden çıkarılmasına, peşkeş çekilmesine kesinlikle müsaade etmeyeceklerini ifade eden Özkardaş, hükümetin, kayıt dışı ekonomiyi ve kaçak işçiyi kayıt altına almada, nüfusu kontrol etmekte aciz olduğunu iddia etti, vergi kaçakçılığının hat safhaya ulaştığını belirtti.

Özkardaş, “bunlara seyirci kalan” hükümetin ülkenin kurtuluşunu özelleştirmede ve kamu çalışanlarının haklarını geriletmekte aradığını, kurumların sermayeye “peşkeş çekildiğini”; hükümetin ve Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı’nın söylediğini aksine halkın gelirinin artmadığını, sadece sermaye çevrelerinin büyüdüğünü ifade etti.

“Başlatılan onurlu mücadelenin bir dönüm noktası olacağını” kaydeden Kamu - Sen Genel Başkanı Özkardaş, halka UBP Hükümeti’ne karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.

 
19 Ocak 2012 Perşembe 15:17
Okunma: 493
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)