Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Hristofyas Ve Omiru'dan Türkiye'ye Eleştiri

Hristofyas Ve Omiru'dan Türkiye'ye Eleştiri

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas İle Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru, Dün Lefkoşa'nın Rum Kesiminde Gerçekleştirilen Economist Toplantısında Yaptıkları Konuşmalarda, Güney Kıbrıs'ın; Ab Dönem Başkanlığını Kesin Bir Şekilde Ertelenmeden Yürüteceği Konusunda, Ankara'ya Net Mesajlar Yolladılar.

 
 
Hristofyas Ve Omiru'dan Türkiye'ye Eleştiri
Simerini'nin haberine göre, Hristofyas ile Omiru, sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin" tüm Avrupa'yı ve AB menfaatlerinin tümünü temsil edecek bir başkanlık yürüteceğini de belirttiler.

Gazeteye göre, AB Dönem Başkanlığının Güney Kıbrıs tarafından devralınmasıyla; Türkiye'yle ilgili siyasi ve diplomatik çıkmazların aşılması beklentilerine ilişkin bir soruya karşılık Hristofyas, Güney Kıbrıs'ın her an; Türkiye'yle birlikte, önlerinde duran problemleri çözmeye tam anlamıyla hazır olduğunu dile getirdi.

Sorunların çözülmemesinin veya bunların daha karmaşık hale gelmesinin sebebinin, Türkiye'nin politikası olduğunu savunan Hristofyas, ne yazık ki Türkiye yükselmekte ve bölgedeki rolü de kritikleşmekteyken; barışçı bir rol oynamak yerine, yayılmacı bir rol oynamakta olduğunu ileri sürdü.

AB Dönem Başkanlığının; Güney Kıbrıs tarafından, Türkiye'ye karşı kullanılması için sunulmadığını da dile getiren Hristofyas, AB dönem başkanlığının tüm birliği temsil etmekte olduğunu hatırlatmak istediğini belirtti.

Dönem başkanlığından; Türkiye'ye baskı yapmak için istifade edecekleri mesajını vermek istemediklerini ve bu mesajı vermeyeceklerini dile getiren Hristofyas, Türkiye'nin AB dönem başkanlığıyla ilgili olarak kendi kendisine baskı yapmakta olduğunu, çünkü Türkiye'nin, Güney Kıbrıs dönem başkanlığını devralırsa veya devraldığı zaman; AB'yle ilişkilerini bozacağını açık açık ifade etmekte olduğunu dile getirdi.

Bu yüzden, Türkiye'nin, Güney Kıbrıs'ın; AB dönem başkanlığını ertelenemez bir şekilde yürüteceğini anlaması gerektiğini kaydeden Hristofyas, bunun hem AB Konseyi hem de normal olarak sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti" açısından net olduğunu sözlerine ekledi.

Hristofyas, bu çerçevede Rum tarafının çabasının; Kıbrıs ve Kıbrıs sorununun çözümü, Ankara'nın AB'ye yönelik katılım süreci ve genel olarak Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini ilgilendiren gerçeklerle ilgili akılcı bir yaklaşımın koşullarını biçimlendirmek olduğunu belirtti.

Rum tarafı ile Türkiye ve AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için, o zamana kadar Türkiye'nin aklını başına toplamasını istediklerini ve bunun için çaba harcadıklarını dile getiren Hristofyas, Türkiye'nin AB sürecini Rum tarafının durdurmadığını; bunun Türkiye'nin kendi politikasının sonucu olduğunu ileri sürdü.

Kendilerinin, AB dönem başkanlığını "Kıbrıs'ın mührü ile yürüteceğini" ve bunun sadece Rum çıkarlarına hizmet edecek bir dönem başkanlığı olmayacağını kaydeden Hristofyas, herhangi bir ülkenin yürütmekte olduğu dönem başkanlığının ise, Rum çıkarlarına da hizmet etmesi gerektiğini belirtti.

Kendilerinin, "Türkiye'yle ilgili olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti mührünü çok daha kuvvetli bir şekilde ortaya koymalarının ise riskli olduğunu" dile getiren Hristofyas, bu yüzden dikkatli olacaklarını dile getirdi.

Türkiye'nin "Arap Baharıyla" ilgili olarak da, benzer; bir diğer ifadeyle düzen bozucu ve yayılmacı bir rol oynamaya çalıştığını iddia eden Hristofyas, Ankara'nın çabasının, olması gerektiği şekilde olmadığını dile getirdi.

Türkiye'nin, komşu ülkelerdeki demokratik değişiklilere olumlu bir şekilde etki etmeye değil, bunlara öncülük etmeye çalıştığını savunan Hristofyas, kısaca şöyle devam etti;

"Kesin ve sağlam sonuçlar çıkarmak için tabi ki erkendir. Bununla birlikte, Ankara'nın istekleri devletler üzerinde değil, bahse konu ülkelerdeki siyasi güçler ve bölgenin kontrolüyle ilgili olarak yayılmacı şekildedir. Bu çabalar da barizdir."

Haravgi ise "AB Dönem Başkanlığını Objektif Bir Şekilde Yürüteceğiz" başlıklı haberinde, Hristofyas'ın, Güney Kıbrıs'ın dönem başkanlığının başlıca amacının; krizle baş edilmesi olacağı güvencesi verdiğini yazdı.

Habere göre Hristofyas, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığının başlıca hedefleri arasında, ekonomik krizle baş edilmesi, ekonomik ve sosyal istikranın iyileştirilmesi aynı zamanda Avrupa ekonomisinin gelişme ve ilerleme yoluna geri konulmasının bulunduğunu dile getirdi.

Hristofyas, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı esnasında, AB'nin problemleriyle baş edilmesi için; gizli bir gündemi olmadan, ortaklarıyla sıkı ve yapıcı bir şekilde çalışacağını da sözlerine ekledi.

OMİRU: "TÜRKİYE'NİN TAVRI KIŞKIRTICI..."

Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru da, Economist toplantısında yaptığı konuşmada, Güney Kıbrıs'ın yaklaşan AB dönem başkanlığına değindi ve "Türkiye'nin AB karşısındaki meydan okuyan tavrına" atıfta bulundu.

Habere göre Omiru, Türkiye'nin katılıma aday ülke olması ve Avrupa kurumlarının kararlarını uygulaması ve bunlara saygı duyması gerekmesine karşın, Türkiye'nin 2006 yılından bu yana, Avrupa Konseyinin; AB ve "Kıbrıs Cumhuriyeti'yle" ilgili kararlarını uygulamaya ısrarlı bir şekilde itiraz etmekte olduğunu savundu.

(Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devralması halinde), Türkiye'nin; AB'yle ilişkilerine ara vereceğini söylediğini kaydeden Omiru, "bunun sadece Kıbrıs Cumhuriyeti'ne değil, özellikle AB'ye yönelik de bir meydan okuma olduğunu" ileri sürdü.

Habere göre Omiru, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını; Birliğin kıstasları ve AB'nin tayin ettiği önceliklere göre, aynı zamanda dönem başkanlığından başka sebepler için istifade etme niyeti olmadan yürüteceğini de söyledi.

Bununla birlikte Omiru, "Kıbrıs Cumhuriyeti AB dönem başkanlığını devraldığı zaman, herkesin bu dönem başkanlığını, topraklarının büyük bir bölümü aday bir ülke (Türkiye) tarafından elinde bulundurulan bir ülkenin yürüteceğini anlayacak olmasının; mantıklı, doğal ve beklenen bir şey olduğunu" da ifade etti.

Habere göre Omiru, "burada, Kıbrıs'ta neler olduğunu daha iyi anlamaları için, bunun üye ülkelere yönelik güçlü bir mesaj teşkil edeceğine" de işaret etti.

BM Güvenlik Konseyi kararları ile Avrupa kurumlarının kararlarının, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığının gündemi içerisinde bulunmamalarının mümkün olmadığına da dikkati çeken Omiru, bu çerçevede, Rum tarafının AB dönem başkanlığının AB ve AB organlarının belirlediği çerçevelerin tamamen içerisinde olacağını, diğer yandan Kıbrıs sorununun özünün; dönem başkanlığı aracılığıyla belirgin bir şekilde ortaya çıkarılacak olmasının ise tamamen normal olduğunu sözlerine ekledi.

 
15 Kasım 2011 Salı 11:29
Okunma: 450
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)