Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Hristofyas'ın Güvenlik Ve Garantiler'de "inanılmaz Gafları"

Hristofyas'ın Güvenlik Ve Garantiler'de "inanılmaz Gafları"

Lefkoşa, 12 Şubat 12 (T.a.k): Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Greentree'de Bm'ye Verdiği Rum Tarafının Genel Tezler Çerçevesi'nin 21'inci Sayfasında Başlayan Ve Bir Paragraflık Vizyonu Da İçeren 2 Tam Sayfalık "güvenlik Ve Garantiler" Başlığında "büyük" Gaflar Yapıldığı Bildirildi..

 
 
Hristofyas'ın Güvenlik Ve Garantiler'de

Alithia; "Savuma ve Güvenlikte İnanılmaz Gaflar" başlığıyla yansıttığı haberinde; ilgili metnin çok kabataslak ve çelişkili olduğunu belirtti, "orta düzey bir siyasi bilimler fakültesi birinci sınıf öğrencisinin bile kapsamlı bir öneriyi çok daha iyi ortaya koyabileceği" yorumunu yaptı.

Gazete, ilgili metin hazırlanırken AB'deki Savunama ve Güvenlik alanındaki işleyişi bilen birinden; (Savunma Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili birimleri kastediliyor) görüş alınmadığının açık olduğunu belirttiği haberinde ilgili metni özetle şöyle değerlendirdi:

"AB Şemsiyesi: Geriye kalan başlıklarda olduğu gibi bu başlıkta da Başkan Hristofyas, gelecekteki çözüm konusunda bir tezler çerçevesi ortaya koymak istedi, öneriler ortaya koydu. 'Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ve federal birimlerin güvenliği Avrupa Birliği'nin güvenlik şemsiyesi altına garanti edilecek' deniliyor.

Fikir güzel ama önemli bir eksiği var: AB'de, üye ülkelerin güvenliğini günlük bazda ve sürekli garanti edecek bir prosedür veya yöntem yoktur. Lizbon Sözleşmesi'nde, bir üye ülkenin saldırıya uğraması halinde yapılacaklara ilişkin ifadeler var. Ancak gerekli güvenliğin günlük düzeyde sağlanması prosedürü yok. Bu devletin egemenlik hakkı ve aynı zamanda yükümlülüğüdür ancak (çerçevede) aynı zamanda askersizleştirme tezi de ortaya konuluyor. Örneğin birkaç yıla kadar doğalgaz çıkarma tesisleri ve Vasiliko'daki terminalin güvenliğinin sağlanması gerekecek. AB doğal olarak bunu üstlenemez.

Hristofyas, devletimizin Avrupa savunma kurumlarına tam katılımını reddetmeyi ve AB'nin Ortak Dış Savunma Siyaseti ve Güvenlik Politikası alanındaki bütün büyük kararlara itiraz etmeyi sürdürürken AB'den güvenlik şemsiyesi öneriyor.

Garantilere Hayır: Hristofyas'ın metninde 'Birleşik federal Kıbrıs Cumhuriyeti askersizleştirilmiş bir devlet olacak. AB üye devleti statüsü ile garantiler ve müdahale hakları uygun olmaz' deniliyor. Bir önceki paragrafta 'AB'den güvenlik şemsiyesi' isterken Hristofyas ikinci paragrafta 'garanti ve müdahale haklarının AB üyesi devlet statüsüne uymadığını düşünüyor. Dolayısıyla Hristofyas'ın önerilerinin şu genel görüntüsü ortaya çıkıyor: Kıbrıs askersizleştirilmiş olacak, güvenliğini AB üstlenecek ama AB'nin müdahale hakkı olmayacak. AB'den güvenlik şemsiyesi istersek AB'nin garantileri ve müdahale hakkı olmasını istememiz mantıklı ve gereklidir. Aksi halde güvenliği nasıl sağlayacak?

Süratle Askersizleştirme: Süratle ve tam askersizleştirme talebi Hristofyas'ın güvenlik ve garantilerle ilgili metninin tamamına yayılmıştır. Hristofyas'ın tutumu bilindiğinden bu sürpriz değildir ancak Hristofyas'a göre askersizleştirilmiş Kıbrıs'ın 'Ortak Dış Savunma ve Güvenlik Politikası'na eşit katılımı olacağı ve BM Güvenlik Konseyi'nin veya Avrupa Komisyonu'nun ilgili kararlarından sonra insani operasyonlar ve/veya barış operasyonlarını destekleyecek ve topraklarını bu amaçlarla kullandırabilecek' olması şaşırtıcıdır. Tamamen askersizleşmiş bir ülke barış operasyonlarına nasıl katılır?

Ortak Dış Savunma ve Güvenlik Politikası'na eşit katılım; üye devletin kısıtlı da olsa kendi silahlı kuvvetlerine sahip olmasını ve ya NATO'ya veya Barış İçin Ortaklık üyesi olmasını gerektirir. Hristofyas'ın önerisinde bu şartlardan hiçbiri yoktur.

İlgili metnin sonunda Hristofyas; 'Kıbrıs AB'nin tam ve eşit üyesi olarak bu aşamada Yunanistan ve Birleşik Krallık'la; AB'ye tam üye olmasından sonra Türkiye'yle de güvenlik de dahil olmak üzere AB'nin bütün mercilerine eşit katılım içerisinde olacak' diyor. Kıbrıs'ın, AB'nin güvenlik ayağına katılımıyla ilgili bir paragrafta İngiltere, Yunanistan ve Türkiye'ye özellikle atıf yapılmasının ne alakası olduğu sorulmaz mı?"

(ŞA/SEL)

 
12 Şubat 2012 Pazar 12:13
Okunma: 385
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)