Ana Sayfa » Kıbrıs » Hüdaoğlu'ndan sağlıkla ilgili uyarı geldi

Hüdaoğlu'ndan sağlıkla ilgili uyarı geldi

Hekim Örgütleri sağlık sisteminde yaşanan gelişmelerle ilgili endişelerini dile getirerek “Sağlıkta ziller değil çanlar çalmaya başladığı” görüşünü belirttiler.

 
 
Hüdaoğlu'ndan sağlıkla ilgili uyarı geldi
Hekim Örgütleri sağlık sisteminde yaşanan gelişmelerle ilgili endişelerini dile getirerek “Sağlıkta ziller değil çanlar çalmaya başladığı” görüşünü belirttiler. Sağlık alanında örgütlenlenmiş olan sivil toplum örgütleri düzenledikleri ortak basın toplantısında, sorunlar yanında  öneriler de yaptı.  Örgütler, “Eğitim ve çevre bakanlığı dışındaki tüm bakanlıkların bütçeden aldığı %1’lik payların sağlığa ayrılmasını” talep ettiler.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nde düzenlenen basın toplantısında Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdoğlu, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Erol Uçaner, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dt. Hüseyin Bıçak, Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı  Dr. Erol Şeherlioğlu, Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Dr. Kandemir Berova ve bazı Tabipler Birliği yöneticileri hazır bulundu.

Yapılan ortak açıklamanın ardından örgüt başkanları söz alarak görüşlerini ortaya koydular.

Toplantıya katılan örgüt başkanlarının imzası bulunan ortak açıklama Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu tarafından okundu.

KÖKLÜ DEĞİŞİMLERE İHTİYAÇ VAR

Ortak açıklamada, dünyada ve  Kuzey Kıbrıs’ta önemli değişimlerin sorunların, çatışmaların yaşandığı bu dönemde, mevcut yapının artık sürdürülemeyeceğinin nerede ise tüm kesimler tarafından paylaşılmış olduğu belirtildi. Bu durum, önemli bir aşama olarak değerlendirilerek “Sorunların çözülmesi için köklü değişimlere ihtiyacımız vardır” denildi.

SOSYAL YAPIYI BOZAN YERLER KISITLANMALI

Şu anda ülkenin kaynaklarının doğru yerlere harcanmadığı, kumarhaneler, gece kulübü adı altındaki yerler, bahishaneler, gibi yatırım olarak tanımlanan yerlerin, toplumun  sosyal yapısını bozan, yapıcı değil yıkıcı değişimlere sebep olduğuna vurgu yapılarak, bu gibi yerlerin teşvik edilmesi değil kısıtlanması ve bir program dahilinde ülkeden uzaklaştırılması gerektiği kaydedildi.

Serbest liman adı altında kurulan ve denetimden uzak bir bölge olarak yaratılan Mağusa’daki bölgenin Akdeniz’in çöplüklerinin ve atıklarının giriş noktası olarak kullanılmakta olduğu görüşü dile getirilen ortak açıklamada, “Ülkemiz Akdeniz’in çöplüğü haline gelmiştir. Bu atıkların ülkemizden uzaklaştırılması için görevlendirilen yetkililer tersine daha tehlikeli atıkları davet etmektedirler” denildi.

Elektrik ihtiyacını  karşıladığı için savunulan ama ayni zamanda filtresiz çalıştırıldığı için ülke insanını zehirleyen, kanseri artıran ve özel sektör tarafından çalıştırılan Kalecik santralinin filtresiz işletilmesine on yıllardır göz yuman hükümetlerin  de en az özel şirket kadar sorumlu olduğu  belirtilen açıklamada, Kıb-Tek tarafından çalıştırılan Teknecik santralının da iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Yıllardır yaşanan, son günlerde giderek artan sağlık ocaklarında hekim bulamama, ambulansların zamanında olay yerine ulaşamama nedenleriyle olan ölümler ve sakat kalmalar savunulamaz. Yani  esas suçlular Sağlık Bakanı dediği gibi rahmetliler değil, sistemi kuramayıp giderek bozan ve aslında sorunları çözmesi gereken üst düzey yönetici ve politikacılardır” görüşüne yer verilen ortak açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan herkesin sağlık alanında adil ve hızlı hizmet alamadığının ortada olduğu belirtildi.

Bunun sağlanması için Sağlık Bakanlığı’nın hızla yeniden yapılanmasına ihtiyaç duyulduğu, nüfusa göre yeterli olan hekim sayısı ve  birçok alanda yetişmiş uzman hekimlerin mevcut olduğu anlatılan açıklamada, iyi bir yapılanma ve sistem ile sağlık hizmeti alamayan bireylerin sorunlarının çözümünde Sağlık  Bakanlığı’na önemli görevler düşmekte olduğu ifade edildi.

Yapılacak işbölmü, birimler arasında koordinasyon tüm sağlık çalışanlarının ve ilgili birey ve kurumların katılımıyla ortak aklın hızla uygulanması gerektiği de ifade edildi.

Bütçeden sağlığa az pay ayrıldığının tüm makamlar tarafından belirtilmesine rağmen bu konuda önlem alınmamasını “kabuledilemez” olarak nitelenirilerek  “Bunun için önerimiz eğitim ve çevre bakanlığı dışındaki tüm bakanlıkların bütçeden aldığı %1’lik payların sağlığa ayrılmasını talep ediyoruz” denildi..

Açıklamada, KKTC’de yaşayan bireylerin sağlık hizmeti alamadığı zaman hekimlerin hedef olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğu kaydedilerek, tam tersine özveri ile hizmet vermeye çalışan doktorların uyarılarına, önerilerine, eleştirilerine kulak asmayan “ben bilirim, bildiğimi, yaparım, yaptığım olur” zihniyetindeki üst düzey görevli ve politikacıların suçlu olduğu savunuldu.

Devlette çalışan hemşire, memur ve işçilerin geçici kadrolardan veya sözleşmeli durumdan kalıcı kadrolara alınması, ek mesailerinin adil şekilde verilmesi, eksik olan kadroların tamamlanması için verdikleri mücadeleyi hekim örgütlerinin desteklediğine de işaret edilen açıklamanın sonunda şöyle denildi:

“Hekimlerimiz arasından devlette hizmet veren 61 sözleşmeli hekim ve diş hekimimiz vardır. Bunlar arasında sözleşmeli olarak  8.5 yıldır çalışan meslektaşlarımız vardır.

Kadrolu hekim devletin hekimidir, sözleşmeli hekim ise hükümetin hekimidir. Biz hükümetlerin değil devletin hekimleri olmak istiyoruz. Her gün işsiz kalma korkusu , baskı altına alınma tehdidi olmasın istiyoruz. Verimliliğin artırılması için hekim örgütleri olarak hükümet irade ortaya koyduğu takdirde üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu belirtiriz.”

ÇANLAR ÇALIYOR

Ortak açıklamayı okumasının ardından  “Sağlıkta ziller değil çanlar çalmaktadır” diyen Tabipler Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu, tüm hekimlerin ve hekim örgütlerinin sağlık sisteminin iyileşmesi için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu, ancak hekimlerin “günah keçisi” olarak gösterilmesine karşı çıktıklarını, ileride de karşı çıkmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Hüdaoğlu’nun ardından toplantıda hazır bulunan örgüt başkanları özet olarak görüş ve önerilerini ortaya koydular.

EROL UÇANER

Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Erol Uçaner, örgüt olarak  ortaya koydukları çözüm önerilerine rağmen, sistemde bir değişikliğe gidilemediğini belirterek “Malesef 30 yıllık eski bir sistemin devamını 21. Yüzyılda yaşamaktayız” dedi.

“Üzücüdür ki dünyanın sayılı güzel adalarından birinde yaşamamıza rağmen yoğun nüfus, bilinçsizce yapılan sektörel gelişmeler için alınan sigortasız, güvencesiz ve vatandaş olmayan hastalara tamamen komik rakamlarla hizmet  vermekteyiz. Dünyanın hiç bir yerinde bu yoktur ve olmayacaktır” görüşlerini dile getiren Uçaner,  kaçak işçilerin sağlığa ciddi bir yük getirmekte olduğunu, devlet hastanelerinde alınan 3’ken verilenin 5 olduğunu savundu.

“Bunları düşünürken hiç kimse bizleri KKTC nüfusunu ve/veya Doktor veya sağlık çalışanlarını daha refah günler bekliyor diye ne kimse kendini ne de bizleri kandırabilir” diyen Uçaner, bu sabah hastaneden ayrılmadan inşaattan düşen her türlü sosyal güvenceden yoksun bir işçinin ağır yaralı olarak hastaneye getirildiğini söyledi.

Söz konusu hastaya hiç bir sosyal güvencesi olmamasına rağmen gerekli müdahalenin derhal başlatılmasına rağmen, hastaneye gelen 20 kişilik bir grubun zorla servise girmeye çalışarak ciddi bir kavga ve kargaşa çıkarttığını açıklayan Dr. Erol Uçaner, bundan duyduğu endişeyi dile getirdi.

Söz konusu işçinin sosyal güvencesiz çalıştırıldığını öğrendiklerini anımsatan Uçaner, “İş kazası geçiren bu kişi ölürse cevabını kim verecek. Sağlık Bakanlığı mı, Çalışma Bakanlığı mı, yoksa sosyal güvencesiz çalıştıran işvereni mi? “ diye sordu.

Tabipler Odası Başkanı Dr. Erol Uçaner, bu konuları ciddi şekilde ele almak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’ndan randevu talep ettiklerini de söyledi.

Uçaner açıklamasının sonunda,  “her çalışma izni için fiili sağlık sigortası; kişiye özel sağlık sigortası; sigortası olmayanlara ciddi ücretlendirme; sigortasız işçi çalıştıranlara ciddi maddi ceza ve yasal uygulama” getirilmesini önerdi.

Devlet Hastanesi kurul kararları konusunda yaşananlar konusundaki endişelerini de dile getiren Uçaner, yurt dışına sevkler, devletten sakatlık, hastalık, yetersizlik nedeni ile maaş alanlar konusunda verilen Sağlık Kurulu  kararlarının  hiç bir şekilde değiştirilmemesini isteyerek sözlerini tamamladı.

EROL ŞEHERLİOĞLU

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı  Dr. Erol Şeherlioğlu da yaptığı konuşmada gerek hekim örgütlerinin, gerek diğer sağlık örgütlerinin yaşanan sorunların çözümü konusunda hiç bir kısırlığı bulunmadığını, bugüne kadar kitaplar dolusu öneriler ortaya koyduklarını söyledi.

“Sağlık sorunlarının çözümlenmemesindeki en temel sorun, sorunları çözecek olan siyasi iradenin olmamasıdır” diyen Şeherlioğlu, dayatma paketlerle ve “Ben yaptım olur mantığı” ile sorunların çözülemeyeceği görüşünü dile getirdi.

Ülke nüfusunun bilinmemesi, ve sosyal güvencesiz çalışanların getirdiği yük nedeniyle sağlığın şu anda her alanda en kötü dönemini yaşamakta olduğunu ifade eden Şeherlioğlu, bu nedenlerde tüm servislerde hizmetlerin gerekli verimlilikte yapılamadığını belirtti.

Eksikliklerin tamamlanmaması nedeniyle vatandaşların mağdur olduğunu, tasarruf yapılacak diye Hızır servislerde kısıntıya gidildiğini, bazı sağlık ocaklarında hekim bulunamadığını ileri süren Şeherlioğlu “Sağlıkta ve demokraside tasarruf olamaz. Sağlıkta tasarruf mağduriyettir, sakat kalmadır, ölümdür. Biz yıllardır bunu ısrarla vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

Şeherlioğlu konuşmasının sonunda, tüm sorunların çözümünün Kıbrıs sorununun çözümü ve Birleşik Federal Kıbrıs’la mümkün olabileceği görüşünü ortaya koydu.

HÜSEYİN  BIÇAK

Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dt. Hüseyin Bıçak ise yaptığı konuşmada, her seçim döneminde partilerin vaatleri arasında sağlıkta reform bulunmasına karşın bütçede ayrılan payın 5’i geçmediği gibi, orantısız nüfusun büyümesine de çare bulunamadığını söyledi.

Hekimlerin yaşamında her zaman 24 saat hastalarına hizmet etmek zorunda olduğunun göz ardı edilmemesini isteyen Hüseyin Bıçak, “Sağlık sisteminin yeniden şekillenebilmesi için ”Döner Sermaye Yasası”nın, “Genel Sağlık Sigortası Yasası”nın, ve “Hasta Hakları Yasası”nın biran önce çıkarılması, “Özel Hastaneler Yasası”nın ise güncelleştirilip uygulanması gerekmektedir” dedi.

Hekimlerin maaşlarında bir değişiklik yapılmadan ikinci iş yasağı uygulamaya konulduğu takdirde gerek devlet hastaneleri ve sağlık ocaklarında gerekse özel hastanelerde büyük bir kaos yaşanacağı uyarısında bulunan Bıçak, böyle zorlayıcı bir tedbirin daha önce uygulamaya çalışıldığını ancak başarı sağlanamadığını anımsattı.

İkinci iş yasağı uygulamaya konmadan önce hekimlerin özel kliniklerinde bulundurdukları alet ve malzemelerin envanterlerinin çıkarılması gerektiğine de değinen Bıçak, bu cihaz ve aletlerin bu gibi durumlarda devletin mali kaybı olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Halen mevcut sistemde kamuda çalışan diş hekimlerinin gerek maddi, gerek hizmet verme açısından gerilediğini anlatan  Bıçak şöyle konuştu:

“Diş hekimlerinin tüm hastane ve sağlık ocaklarında müteaharrik protezler yapması ve bunlardan prim alması gerekmektedir. Bunun yanında özel diş hekimlerinden hastanelerde yapılmayan işlemlerden hizmet satın alınmalıdır.

İdeal şartlar oluşturulmadığı sürece ikinci iş yasağı uygulanmasına gidilmesi, gerek hekimlerin gerekse hastaların büyük bir huzursuzluk yaşayacağını düşünmekteyiz.

Tüm sorunların katılımcı demokrasi anlayışı ve sivil toplumlarda diyalog içerisinde çözülebileceğine inanmaktayız.”

KANDEMİR BEROVA

Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Dr. Kandemir Berova da yaptığı konuşmada, hekim örgütleri olarak ortak hedeflerinin  bireysel ve toplumsal düzeyde sağlıklı bir hizmetin verilmesi olduğunu söyledi.

Bunun koşullarını yaratacak olanın hükümet ve sağlık bakanlığı olduğuna işaret eden  Berova, örgütler olarak önerilerini sağlık bakanlığı ile paylaşmakta olduklarını, umutlarının ortak görüş üzerinde uzlaşmaya varılarak bir an önce uygulamaya geçilmesi olduğunu vurguladı.

Sağlık Bakanlığı bünyesinde sağlıkla ilgili örgütlerin yer alacağı bir Sağlık Üst Kurulu oluşturulmasını isteyen Berova, böylece sağlıklı ve etkin kararların üretilebileceğini ifade etti.

Birinci basmak hekimlik konusundaki görüşlerini de ortaya koyan Berova, ülke şartlarına uygun ve adaletli  sağlık sistemi  kurulmadığı müddetçe sorunların çözülemeyeceğini sözlerine ekledi.

 
3 Mayıs 2011 Salı 19:06
Okunma: 829
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)