Ana Sayfa » Kıbrıs » Hür-iş'in 5. Olağan Genel Kurulu Yapılıyor

Hür-iş'in 5. Olağan Genel Kurulu Yapılıyor

Eroğlu: "güney'deki Seçimlerde Kıbrıs Müzakerelerini Müspet Yönde Götürmemize Katkı Koyacak Bir Cumhurbaşkanı Adayı Açıklaması Gördüğümü Söyleyemem".

 
 
Hür-iş'in 5. Olağan Genel Kurulu Yapılıyor

"EKONOMİK PROGRAMI İMZALANMASININ ARDINDAN GÖRDÜM. DEĞERLENDİRİYORUM"

KÜÇÜK: "EKONOMİK PROGRAMIN TOPLUMA HAYIRLI OLACAĞINA İNANIYORUM"

ÜNVERDİ: "YENİ SENDİKALAR YASASI HAZIRLANMASI İÇİN BAKANLIK YOĞUN BİR ÇALIŞMA İÇERİSİNDE"

YORGANCIOĞLU: "YAPILMASI GEREKEN ZARARDAN GERİ DÖNMEK"

LATİFOĞLU: "PAKET ÇALIŞANI DAHA FAKİR YAPMAYI AMAÇLIYOR VE BU BEDELİ ÖDEMEYİ KABUL ETMİYORUZ"

Lefkoşa, 13 Aralık 12 (T.A.K.): Hür İşçi Sendikaları Federasyonu'nun (Hür-iş) 5'inci Olağan Genel Kurulu yapılıyor.

Golden Tulip Otel'de gerçekleşen Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Hür-İş Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Türk-İş Mali Sekreteri ve Demiryol İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu Dışilişkiler Sorumlusu Ahmet Demirci, bazı sendikacılar ve sendika üyeleri katıldı.

Genel Kurul'da Hür-İş Genel Başkanı Yakup Latifoğlu'nun açılış konuşmasının ardından, divan oluşturuldu. Atatürk, Dr. Küçük, Rauf Denktaş, şehitler ve merhum  sendikacılar için yapılan saygı duruşundan sonra ise İstiklal Marşı okunarak konukların konuşmalarına geçildi.

Halen genel başkanlığı yürüten Yakup Latifoğlu'nun Genel Başkanlık için tek aday olduğu Genel Kurul'da yetkili organların seçimi yapılacak.

EROĞLU

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu yaptığı konuşmada, her ülkede olduğu gibi KKTC'de de bazı sorunlar bulunduğunu bunların görmemezlikten gelinemeyeceğini kaydederek, önemli olanın var olan sorunları çözme gayreti içine girmek olduğunu söyledi.

Programların uygulanmaması halinde bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Eroğlu, Cumhurbaşkanı olarak programı imzalanmasının ardından gördüğünü ve değerlendirme yapmakta ve görüş almakta olduğunu ifade etti.

Ülkede ekonomik hayatta bazı sıkıntılar olduğunu belirten Eroğlu, vatandaşların şikayetlerinin artmakta olduğunu, hükümetin de bunları takip edip gereken önlemleri alması gerektiğini söyledi.

Bütçe görüşmelerinde siyasi partilerin görüşlerini ortaya koymakta olduklarına dikkat çeken Eroğlu, 32-33 bütçe çalışmasında bulunduğunu ve her bütçe safhasında değişik görüşler ortaya konduğunu, bunların olumlularını alıp hayata geçirmek gerektiğine işaret etti.

Güney Kıbrıs'taki cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle görüşmelerin askıya alındığını hatırlatan Eroğlu, 7 teknik komitenin ise güven artırıcı önlemler üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Güney'deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanacak olan adayın kim olduğunu bilemediklerini ve yorum yapmak da istemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, buna karşın mevcut cumhurbaşkanı adaylarının yaptıkları yorumları ve verdikleri mesajları değerlendirmeye çalıştıklarını  kaydetti.

Eroğlu, "Kıbrıs müzakerelerini müsbet yönde götürmemize katkı koyacak bir cumhurbaşkanı adayı açıklamasını gördüğümü söyleyemem. Seçim kampanyasında kendi halklarına yönelik mesajlar veriyorlar. Önemli olan dayanışma içinde oldukları partilerle yaptıkları protokoller ve seçildikten sonra ortaya koyacakları politikadır" dedi.

Görüşme masasında 44 yıldır  müzakerelerin sürdüğünü, Güney'de 6 cumhurbaşkanı değiştiğini kendisinin de kuzeyde üçüncü cumhurbaşkanı olduğuna işaret eden Eroğlu, masada imza koyma noktasına hiç gelinemediğini ancak anlaşma metinleri ortaya çıktığını kaydetti.

1986 Perez De Cuellar anlaşma metni ve Annan Planı anlaşma metni olmak üzere iki BM Genel Sekreteri'nin adını taşıyan anlaşma metnine Türk tarafı evet derken, Rum tarafının hayır dediğini hatırlatan Eroğlu, buna rağmen yine de Türk tarafının uzlaşmaz olarak lanse eden yetkililer bulunduğunu, kendi kendimizi suçlamakta olduğumuzu söyledi.

Bunların bir tarafın gayretleri ile anlaşmaya varılamayacağının göstergesi olduğunu belirten Eroğlu, Downer'in "Rumların sizlerle güç paylaşıma niyeti yok" demesine rağmen, kendi kendimizi suçlamaya yönelik söylemler olduğunu bunun anlamsız olduğunu ifade etti.

Seçilecek cumhurbaşkanı ile iyi niyetle müzakere masasına oturma kararlılığında olduklarını açıkladıklarını belirten Eroğlu, "Ama hiç birşey olmamış gibi de müzakere masası kurulup devam ettirilemez. 44 yılda bir sonuca varılamamışsa buna bir zaman dilimi koymak lazım. Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşülmeyen konu kalmadı" dedi.

BM Genel Sekreteri'nin dahi "Benim iyi niyet misyonumla bir anlaşma olamıyor" diye  rapor yazmaktan çekindiğini kaydeden Eroğlu, BM Güvenlik Konseyi'nde bu raporu veto etmeye hazır Rusya'nın ve Çin'in bulunduğunu, Rumların hem AB'a hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki iki hamisine güvendiğini söyledi.

Kendisinden önceki cumhurbaşkanı gibi kendisinin de sürekli müzakere masasına öneriler götüren taraf olduğuna dikkat çeken Eroğlu, buna karşın Rumların istediği tavizleri vererek Kıbrıs Türk insanının Kıbrıs'ta yaşama şansını yitirmesine neden olamayacaklarını kaydetti.

KKTC halkının demokratik bir halk olduğunu kaydeden Eroğlu, 1974 öncesinde de sonrasında da sendikaların bulunduğunu, çok partili sisteme, demokrasiye geçildiğini şimdi önemli olanın buna sahip çıkmak olduğunu vurguladı.

Hür-İş'in kuruluşunda da bulunduğuna işaret eden Eroğlu, bugün de yanlarında olduğunu ve başarılar dilediğini kaydetti.

KÜÇÜK

Başbakan İrsen Küçük de, ülkedeki ekonomik yaşamda sendikaların önemli yeri bulunduğunu belirterek, Hür-İş'in her zaman sağduyulu davranan ve milli davanın geleceği ile müzakerelerde izlenecek yol bakımından aynı görüşte oldukları bir sendika olduğunu söyledi.

Asgari Ücret ve HP konusundaki eleştiriler ve  ilgili bakanların açıklamalarına değinen Küçük, Asgari Ücret ve HP'nin nasıl belirlendiğinin herkes tarafından bilinmekte olduğunu ve bunların belirlenmesinde hükümetin etkisi olmadığını vurguladı.

Kooperatif'in özelleştirilmesinin gündemde olmadığını, Koop-Süt'ün ise kooperatif bünyesindeki üyelere devrinin söz konusu olduğunu ifade eden Küçük, bunu kendilerinin de desteklediğini kaydetti.

Küçük, Koop-Süt'ün sıkıntıları bulunduğunu ve kendi aralarında alınması gereken tedbirlerin alınmasının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomik Program'ın paket olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, paketlerden her zaman şüphe duyulduğunu belirten Başbakan Küçük, hükümet olarak bir program yaptıklarını ve bunu yaparken de 180'in üzerinde kuruluş ve kişi ile istişare etiklerini anlatarak, "Bu program KKTC bürokratları ile hazırlandı, TC bürokratlarıyla istişare edildi" dedi.

Programda olumsuz sonuçlar yaratacak bir şey olduğunu kabul etmediğini ifade eden Küçük, değerlendirmeler sırasında da genelde revizyondan bahsedildiğini, programın rafa kaldırılması gerektiğini söyleyenlerin çok az olduğuna dikkat çekti.

Programda Reel Sektörün güçlenip yatırımların artması, cari harcamaların azaltılmasının hedeflendiğine dikkati çeken Başbakan Küçük, 2015 yılında cari harcamaların 285 milyona kadar çekilmesinin hedeflendiğini söyledi.Küçük, ekonomik programın topluma hayırlı olacağına inandığını ifade etti.

ÜNVERDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi de, kendisine ve bakanlığına yöneltilen eleştirileri başka bir ortamda tartışmaya hazır olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı.

Hür-iş'in kuruluşundan beri çalışanların haklarını katılımcı ve özgürlükçü bir yaklaşımla savunmaya devam ettiğini ifade eden Ünverdi, bakanlığının üstlendiği misyon itibarı ile çalışma hayatını disipline etmekte olduğuna dikkat çekti.

Sendikalarla diyalog kurarak işbirliği içinde çalışanların haklarını güvence altına almanın bakanlığın temel görevleri arasında olduğunu kaydeden Ünverdi, çalışma hayatıyla ilgili sorunların sadece devletin değil herkesin sorunu olduğunu belirtti.

Ünverdi, yeni sendikalar yasası hazırlanması için bakanlığın yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu ifade ederek, işveren, işçi ve sendikanın birbirini tamamlayan öğeler olduğuna işaret etti.

Ünverdi, bütçe görüşmeleri sırasında asgari ücretin tespiti ile ilgili bir açıklamasının yanlış anlaşıldığını, asgari ücretin tespitinin komisyonun  yetkisinde olduğunu belirtti.

YORGANCIOĞLU

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, ülkenin çok zor günler yaşamakta olduğunu ve bundan kurtulabilmek için birlikte hareket etmek gerektiğini söyledi.

Türkiye ile imzalanan Ekonomik Protokol ile paket ile çalışanların haklarının askıya alınmak istendiğini  savunan Yorgancıoğlu, özelleştirmenin de dayatılmak istendiğini ifade etti.

Dünyada kriz yönetimine bakıldığında, KKTC'ye özelleştirme dayatmasında bulunan ülkelerin devletleştirmeye gittiğinin görülmekte olduğunu belirten Yorgancıoğlu, eskiden bütçeler daraltılarak kontrol altına alınan krizlerin, şimdi devlet harcamaları artırılarak kontrol altına alındığını vurguladı.

Yorgancıoğlu, yapılması gereken zarardan geri dönmek olduğunu, bunların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Merkez Bankası'nın rakamları ile ekonomik programın rakamlarının birbirini tutmadığı görüşünü ortaya koyan Yorgancıoğlu, Kıbrıs Türk insanının çıkarları düşünülerek yanlış varsa bundan dönülmesi gerektiğini vurguladı.

KKTC'deki küçük bir kesimin hızla zenginleştiğini, büyük kesimin ise fakirleştiğini ve orta sınıfın ortadan kalktığını anlatan Yorgancıoğlu, "Birileriyle dalaşmamak uğruna Kıbrıs Türk halkının geleceği ile oynanamaz dedi.

ÖZYİĞİT

TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit, Kıbrıs'ta biran önce barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.

"Kıbrıs sorunu çözümsüzdür" diyerek Kuzey'de sağlıklı bir demokrasi ve iyi bir sosyo ekonomik yaşam kurmaya engel olunamayacağını belirten Özyiğit, bunların yapılamamasının nedeninin birilerinden sürekli reçete istenmesi olduğunu savundu.

Bu reçetelerin uygulanmaya çalışılması ile bugünlere gelindiğini belirten Özyiğit, KKTC'de yanlış sosyo politik ve siyasi uygulamalar nedeniyle göç olduğuna işaret etti.

İmzalanan programın Mondoros Mütakeresi'nden farklı olmadığını savunan Özyiğit, Kıbrıs Türk halkının bunu hak etmediğini, bu paketlere boyun eğmeyeceklerini söyledi.

Kıbrıs Türkü'ne Kuvay-i Milliye ruhu gerektiğini de belirtti.

ŞONYA

DP Genel Sekreteri Bengü Şonya ise, ülkedeki sorunların herkes tarafından bilindiğini ancak tartışma yerinin sendikanın  genel kurul olmadığını belirtti.

Çalışma hayatında çalışma barışı olması gerektiğini belirten Şonya, emek ve sermayenin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu söyledi.Şonya, "Ülkede hoşgörü ve empatiye ihtiyaç var" dedi.

Şonya, Hür-İş Genel Başkanı Latifoğlu'nun Kıbrıs konusundaki görüşlerine katıldıklarını da belirtti.

LATİFOĞLU

Hür-İş Genel Başkanı Yakup Latifoğlu yaptığı konuşmasında  "Az şeyle yetinip mutlu olan bizler, bizi yönetenlerin yanlış kararları ve var olan kaynakları hovardaca, oy uğruna harcamaları nedeni ile bugün mutluluğu arayan insanlar haline geldik" dedi.

Dünyanın bugün yeni bir dönemden geçmekte olduğunu, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü ve dünyadan izole edilmiş olması nedeniyle KKTC'nin bu yeni gelişmelerden soyutlamadığını belirten Latifoğlu, "Hepimiz yaşayarak gördük ki ülkenin kurtuluşu diye bize dayatılan her ekonomik paket ekmeğimizden bir parçayı daha alıp götürmüştür. Ancak her paketten sonra onun çare olmadığı söylenip bir yenisi dayatılmıştır" şeklinde konuştu.

Latifoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonuç olarak geldiğimiz noktada Asgari Ücret sefalet ücretine dönüşmüş, kayıt dışılık ve vergi adaletsizliği alıp başını gitmiştir. Bir ülke düşünün ki en yetkili ağızlar ekonominin yüzde 50'sinin kayıt dışı olduğunu söylüyor... Ama çözüm üretemiyor... Kayıtlı bir ekonomi, az kazananın az, çok kazananın çok vergi ödediği, hukukun üstünlüğünün esas olduğu bir yapı istiyoruz. Yani adil sistem istiyoruz."

Bugün Hükümet edenlerin bundan önce olduğu gibi sivil toplum örgütleri ve sendikaların sesine kulak vermek yerine, kendi bildiklerini yapmakta olduklarını ileri süren Latifoğlu, "2010-2012 Ekonomik Yıkım Paketinin  de böyle bir yaklaşımın sonucu" olduğunu savundu.

Dayatılan uygulamalara karşı Hür-İş Federasyonu olarak diğer örgütlerle birlikte mücadelede yerlerini alıp, uygulamalara tepkili elli binlerle birlikte meydanlara çıktıklarını, ancak meydanları dolduran halk kitlelerinin ne için meydanlarda olduğunu unutan bazı örgütlerin KKTC ve TC'yi AB'a şikayet etmek üzere Brüksel'in yolunu tutmaları nedeniyle Hür-İş Federasyonu'nun mücadelede bağımsız hareket etmeye başladığını anlatan Latifoğlu şöyle devam etti:

"Sorunların sonunda, masada çözüleceğine inanan federasyonumuz mücadeleyi sürdürürken, uygulamaların geri çekilmesi için görüşmelerini devam ettirmiş bu sayede bazı uygulamaların yumuşatılmasını ve var olan toplu iş sözleşmelerinin kayıpsız devamını sağlamıştır."

"Halkın refah ve mutluluğunu artırmayı amaçladığı söylenen hazırlık döneminde sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerden gizlenen yeni ekonomik paket AK Parti Hükümeti yetkilileri ile hazırlanmıştır. Bizden de bedelini ödememiz istenmektedir" diyen Yakup Latifoğlu, paketin çalışanı daha fakir yapmayı amaçladığını ve bu bedeli ödemeyi kabul etmeyeceklerini söyledi.

2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı'nda güzel ifadeler görmenin de mümkün olduğunu, ancak bu güzel ifadelerin zaten hükümetin yapması gereken şeyler olduğunu kaydeden Latifoğlu, "Benzer hususların hayata geçirilmesi için 2009 yılından bu yana ısrarlı taleplerimize rağmen bunu dikkate almayan Hükümetin şimdi bunlara ekonomik pakette yer vermesi bize ödetilmek istenen; Kıdem tazminatının kaldırılması; İhtiyat sandığı prim oranlarının geriye götürülmesi; Toplu sözleşmeleri yok etmeleri; Sosyal Sigorta menfaatlerinin azaltılması ve yapılacak olan özelleştirmelere karşı "Sus" payı olarak mı bu programa konmuştur? Bizim artık bedel ödemeye tahammülümüz kalmamıştır" dedi.Latifoğlu şöyle devam etti:

"Zaman zaman ekonomik paket hakkında yetkililerin açıklamalar yaptıklarını ve 186 örgütün görüşleri alınarak bu paketin hazırlandığını hepimiz duymaktayız. Sendikalar, Ekonomik örgütler ve sivil toplum örgütleri toplantıya çağrıldı. Toplantının konusu üç yıllık plan ve on yıllık ekonomik vizyonun görüşülmesi idi. Toplantıda özel sektörde örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve teşvik edilmesi görüşünü ortaya koyduk.

Örgütlenmeye ve toplu iş sözleşmesi düzenine müdahale anlamı taşıyan her türlü düzenleme kabul edilemezdir ve karşısında bizi bulacaktır.

Yapılması gereken Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum yasasında değişiklik yapılarak referanduma gitme şartlarının netleşmesidir.

Sendikaların hiçbir üyesi olmadan yetki talebinde bulunduğu bugünkü  durum süratle terk edilmeli ve bir sendikanın yetki talep edebilmesi için ilgili işyerinde  çalışanların en az yüzde 30'unun üyeliğine sahip olması düzenlemesi hayata geçirilmelidir. "

Özelleştirmelerden süratle vazgeçilmesini isteyen Latifoğlu, bu kuruluşların özerk bir yapıya kavuşturulmasının, varlıklarının devamı için terk şart olduğunu söyledi.

"Son zamanlarda bakanların kendilerini yasaların yerine koymaları moda halini almış durumda" diyen Latifoğlu, Maliye Bakanı'nın hayat pahalılığının ne olacağına kendisi karar vererek 1 Ocak 2013'te yüzde 4 hayat pahalılığı verileceğini açıklarken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Şerife Ünverdi'nin Ocak 2013'te asgari ücrette 60 TL artış önereceklerini açıkladığını savundu.

Vatanın, özgür bir halk, refah içinde mutlu bir toplumla mümkün olabileceğine dikkat çeken Latifoğlu, "Bunun için Hükümetler ekonomik  zenginlik yaratmak için politikalar geliştirip kararlar üretmeli, açlıkla, yoksullukla savaşmalıdırlar.  Ancak bunun ülkemizde görmek mümkün değildir..Ülkede bu kadar sorun varken siyasilerin sorunlarından uzak sen ben kavgası içinde olması, birinin söylediğini ötekinin reddetmesine bakınca siyaset kurumunun çözüm üretmekten uzak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yeni bir sistemin tartışılması gerektiğine inanıyoruz" dedi.Latifoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

"Kıbrıs Türkleri olarak Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlükten dolayı yaşadığımız siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif ambargoların son bulmasını talep etmekteyiz.

Bunun için bir takvime bağlı, Birleşmiş Milletler parametrelerinde Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam ettiği siyasi eşit iki kurucu devletten oluşan birleşik bir Kıbrıs temelinde görüşmelerin devam ettirilmesinden yana olduğumuzu belirtirim. Ancak görüşmeler devam ederken  belirlenecek takvim sonuna kadar ortak bir çözüme ulaşılmaması halinde sonucun ne olacağı önceden açıklamalıdır."

ATALAY

Türk-İş Mali Sekreteri Demiryol İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay da konuşmasında, dünyadaki çalışanların ve kitle örgütlerinin sorunlarının aynı olduğunu, çalışanların ülke nüfuslarının yüzde 65-70'ini oluşturmalarına rağmen, mecliste 1-2 temsilcileri bulunduğuna dikkat çekti.

KKTC'de güzel şeyler de olduğunu ancak fonlar ve paketlerin hiçbir zaman hayır getirmediğini belirten Atalay, işçilerin en önemli dayanaklarının Kıdem Tazminatları olduğunu bunun masada tartışma konusu yapılmasının kimseye faydası olmadığını vurguladı.

Atalay, TC'de özelleştirmelere direnişte sendikaların sınıfta kaldığını belirtti.

DEMİRCİ

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu Dışilişkiler Sorumlusu Ahmet Demirci de, sorunların fotokopi ile çekilmiş gibi aynı olduğunu belirterek, "KKTC'de ne oluyorsa menşei TC'de " dedi.

Türkiye'de bugünlerde memurların haklarının gündemde olduğunu ve bunların budanmasına karşı mücadele içine girmeye hazırlandıklarını anlattı.

(ŞEB/KAR)    FOTOĞRAFLI

 
13 Aralık 2012 Perşembe 15:15
Okunma: 917
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)