Ana Sayfa » Dünya » İhsanoğlu, İit Genel Sekreterlik Dönemini Değerlendirdi

İhsanoğlu, İit Genel Sekreterlik Dönemini Değerlendirdi

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri İhsanoğlu:.

 
 
İhsanoğlu, İit Genel Sekreterlik Dönemini Değerlendirdi

"SEÇİLDİĞİM GÜNDEN İTİBAREN SAYISIZ DEFA KIBRIS'A GİTTİM VE HER GİDİŞİMDE YENİ BİR FAALİYET, YENİ BİR DESTEK SAĞLAMAYA ÇALIŞTIM"

Ankara, 17 Aralık 13 (TAK): İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, dokuz yıllık görev süresi boyunca İİT'de köklü değişikliklere imza attıklarını belirterek, göreve başladığında üye ülkelerin ile yeterince tanımadığı İİT'nin Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) dahil pek çok küresel ve bölgesel kuruluş tarafından tanınır hale geldiğini söyledi.

İhsanoğlu, görevi bırakmasına sayılı günler kala Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, dokuz yıllık genel sekreterlik sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Ankara'da Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve bazı bakanlar ile görüştüğünü belirten İhsanoğlu, bunun İİT Genel Sekreteri olarak Ankara'ya yapacağı "son ziyaret" olacağını ifade etti.

Dokuz yıllık genel sekreterliği boyunca İİT'de köklü değişiklikler yaşandığına işaret eden İhsanoğlu, bu süre zarfında teşkilatın gücünün ve etkisinin arttığını, reformlarının etkilerinin uzun vadede daha iyi görüleceğini dile getirdi.

BM Güvenlik Konseyi'nin geçen ekimde İİT gündemi ile toplandığını hatırlatan İhsanoğlu, şunları kaydetti:

"O toplantıda daimi ve geçici üyeler, 15 ülke temsilcisi söz alarak İİT'yi dünyanın ikinci büyük teşkilatı, bazıları ise BM ile beraber dünyanın en büyük iki teşkilatı şeklinde algıladıklarını söylediler ve gerek siyasi gerek ekonomik işbirliği gerek insani konulardaki hizmetlerimizi, BM ile olan yakın işbirliğimizi övdüler ve bunun artırılmasını istediler. Bu aldığımız noktadan ulaştığımız noktayı göstermesi bakımından çok önemlidir çünkü aldığımız noktada hiç kimse İİT'nin adını dahi bilmiyordu."

İhsanoğlu, Genel Sekreterliği devraldığında İİT'nin üye ülkelerce dahi yeterince tanınmadığına dikkati çekerek, teşkilatın dokuz yıl zarfında Şanghay örgütünden AB'ye bölgesel ve küresel kuruluşlar tarafından tanınır hale geldiğine işaret etti. Demokrasi, insan hakları, iyi yönetişim, kadın ve çocuk hakları gibi evrensel değerler konusunda önemli mesafe katedildiğine dikkati çeken İhsanoğlu, ticaret alanında da önemli adımlar atıldığını, 2005'te 205 milyar dolar olan teşkilatın iç ticaret hacminin 2012 itibari ile 742 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

KIBRIS

Genel Sekreterliği süresince Türkiye açışından çok önemli gelişmeler sağlandığını söyleye İhsanoğlu, Kıbrıs konusundaki çalışmaları hakkında da şöyle konuştu:

"Seçildiğim günden itibaren sayısız defa Kıbrıs'a gittim ve her gidişimde yeni bir faaliyet, yeni bir destek sağlamaya çalıştım. KKTC Cumhurbaşkanını davet ettik, böylece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı ilk defa teşkilatımızı ziyaret etmiştir. Eğitim, turizm, yatırım, ekonomik projelerle ilgili değişik İslam ülkelerinden heyetler davet ederek toplantılar yaptık, onları orada yatırım projeleri yapmaya teşvik ettik. Turizm ve ticareti artırmayı teşvik ettik. Kıbrıs'ın İslam ülkeleriyle ticareti son yıllarda iki kata çıktı. 2005'ten 2012'ye kadar 57 milyon dolardan 121 milyon dolara kadar yükseldi."

İİT ile KKTC arasında 22 Kasım'da imzalanan anlaşmaya da değinen İhsanoğlu, Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği Bosna Hersek, Kosova, Karabağ, Uygur Türkleri gibi konularda da önemli çalışmalar yaptıklarını anlattı. Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan 105 ülkenin üçte birinin İİT üyesi olduğunu hatırlatan İhsanoğlu, Karabağ konusunda da "Karabağ meselesinde, en açık ve sarih şekilde Azerbaycan'ın davasını destekleyen bizim teşkilatımız olmuştur" dedi.

İİT'nin dünyaya açılımı konusunda da ciddi çabalar sergilediklerini söyleyen İhsanoğlu, göreve gelmesi sonrasında Azerbaycan, Tacikistan ve Kazakistan'da dışişleri bakanları toplantıları yaptıklarını, Uganda, Gabon, Cibuti gibi çeşitli Afrika ülkelerinde teşkilat açıldığını ifade etti.İslam dünyası adına İslamfobi ile mücadelede önemli girişimlere imza attıklarına işaret eden İhsanoğlu, "Karikatür hadisesinden sonra Benediktus'un peygamber efendimize ve İslamiyet'e hakaretamiz sözlerinden sonra çok büyük mücadeleler verdik ve sonunda biz kazandık ve dine dayalı ayrımcılığın önlenmesine dair BM İnsan Hakları Konseyi'nden önemli bir karar çıkarttık" diye konuştu.

Göreve geldiği dönemde teşkilatın insani konularla ilgili bir organı olmadığını hatırlatan İhsanoğlu, konuyla ilgili teşkilat içerisinde ihdas edilen özel bir dairenin sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliğine giderek Açe'den Muzaffarabad'a, Somali'den Nijer'e, Gazze'den Güney Lübnan ve Suriye'ye kadar çeşitli ülkelerde insani konularda faaliyet yürüttüğünü belirtti.

İhsanoğlu, Genel Sekreterlik görevinden sonra ne yapacağı sorusuna, İstanbul'da dinleneceği ve kitap yazma çalışmalarına devam edeceği yanıtını verdi.

İhsanoğlu, Ortadoğu'daki Arap Baharı'yla ilgili bir soru üzerine de şunları söyledi:

"Herkesin kafasının karışmasının temelinde baştan beri bu hadiselere bahar denmesidir. Bu yanıltıcı bir benzetmedir. Ben buna ilk günden itibaren karşı çıktım. Yani 'Bahar demeyelim', bahar çok yanıltıcı bir şeydir. Bunlar ne bahardır ne devrimdir. Bunlar patlamalardır. 30, 40, 50 senelik zulüm, istibdat, kötü yönetim, yoksuzlukların neticesindeki patlamalardır. Bu patlamalar da nereden geliyor? Halkların uyanışı, siyasi uyanışlar, artık 21. yüzyılda yaşanıyor. İletişim araçları, sosyal iletişim araçları. Bu patlamalar bir ihtilal değildir. Bu patlamaların bir felsefesi veya ideolojisi yoktur. Bu patlamaların yöneten kadrosu yoktur. Bunlar böyle volkanik hadiseler gibi birtakım şerareler, kıvılcımlar o büyük ateşi tutuşturdu ama bu bizatihi bir hareket, planlı hareket değil."

Baharla ilgili bir benzetme kullanılacaksa bunun sonbahar olması gerektiğini ifade eden İhsanoğlu, şunları söyledi:

"Neyin sonbaharı? Diktatörlerin sonbaharı, diktatörler gitti. O sonbahar uzun sürdükten sonra arkasından çok kötü bir kış geldi. Şimdi gördüğünüz o hadiseler ve saire hepsi bu. Şimdi burada şu neticeyi de çıkarıyoruz; bu halkların, bu ülkelerin demokrasiye ulaşmak için daha birtakım dönüşümleri yaşaması lazım. Bu ülkelerin hiçbirisinde siyasi parti yok. Siyasi ekoller yok. Sağ yok, sol yok, liberaller yok, demokratlar yok, milliyetçi yok. Bir tek İslamcı gruplar var, onlar da siyasi olmaktan çok sosyal, dini hareket olarak başlamışlardır sonra siyasiye dönüştüler ve tecrübeleri de olmadığı için bu ülkelerde istikrarlı bir gelişme olmadı."

Mısır konusunda da alınması gereken uzun bir yol olduğunu belirten İhsanoğlu, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde aldığı yolu hatırlatarak, "Demokrasi yolu çok uzun, bir Türk olarak Tanzimat'tan bu yana kaç sene geçti? 60 seneden beri üç tane askerin idaresinde olan bir ülke" ifadesini kullandı.

İhsanoğlu, ocakta yapılması planlanan Cenevre-2 toplantısıyla ilgili de muhaliflerin aralarındaki ihtilafları terk ederek tutarlı bir heyet halinde toplantıya katılmaları gerektiğini, Cenevre-1 nihai bildirisinde de yer alan geçici hükümeti kurmak, anayasal rejimi tesis etmek, seçimlere gidilmesi gibi temel unsurların hedeflenmesi gerektiğini dile getirdi.

(AA/HÖ)

 
17 Aralık 2013 Salı 17:57
Okunma: 726
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)