Ana Sayfa » Kıbrıs » İLGEN:"NÜFUSA GÖRE SUÇ İŞLEME ORANI YÜKSEK”

İLGEN:"NÜFUSA GÖRE SUÇ İŞLEME ORANI YÜKSEK”

KKTC nüfusuna göre suç işleme oranının yüksek olduğunu söyleyen Aşkan İlgen, suç oranının yüksekliği yanında, işlenen suçların çeşitliliği de artmaktadır. Bu nedenle yasalarımızın süratle gözden geçirilerek, gerek suç nevileri gerekse cezalar bakımından güncellenmesi gerek” ifadesine yer verdi.

 
 
İLGEN:

 

Polis örgütünün gerek personel sayısının azlığı, gerekse teknolojik altyapısının yetersizliğine rağmen özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Başsavcı Aşkan İlgen,  “Elindeki mevcut imkanlar göz önünde bulundurulduğunda Polis Örgütümüzün suçların önlenmesi ve suçluların yakalanması bakımından başarılı olduğu kanaatindeyim” şeklinde konuştu.

“POLİS ÖRGÜTܒYLE İLGİLİ ŞİKAYETLER TARAFIMIZDAN TİTİZLİKLE ARAŞTIRILMAKTA”

Zaman zaman kamuoyunda, polis gözetimindeki kişilerin kötü muameleye maruz kaldığı yönünde iddiaların da gündeme geldiğini söyleyen İlgen, “Burada önemli olan hususun bu kişilere müsamaha gösterilmemesi ve ibret olacak cezalar verilmesi olduğu kanaatindeyim. Belirtmek isterim ki, KKTC Başsavcılığı olarak Polis Örgütü’yle ilgili şikayetler tarafımızdan titizlikle araştırılmakta ve gereği yapılmaktadır” dedi.

POLİS MEMURU HAKKINDA SORUŞTURMA VE CEZA DAVASI

Geçtiğimiz ay içerisinde kamuoyunda da çok tepki çeken, İskele Polis Müdürlüğü’ne bağlı bir polis tarafından darp edildiği şikayetinde bulunan vatandaşın şikayetinin işleme konulduğunu belirten KKTC Başsavcısı Aşkan İlgen, ilgili polis mensubu hakkında hem polis örgütü tarafından disiplin soruşturması, hem de KKTC Başsavcılığı tarafından ceza soruşturması yapıldığını anlattı.

KKTC Başsavcısı Aşkan İlgen şu bilgileri de verdi:

“Yapılan soruşturma sonrasında ilgili polis mensubu ‘zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması’ ve ‘ciddi  darp’ suçlarıyla  itham edilerek, bu polis mensubu hakkında   ceza davası açılmıştır. Polis gözetiminde olan kişilere karşı kötü muamele ve/veya işkence iddialarına karşı Başsavcılığımızın tolerans göstermesinin mümkün olmadığını ve sonuna kadar bu iddiaların araştırılacağını bir kez daha vurgulamak isterim.”

“270 MAHKUM KAPASİTELİ MERKEZİ CEZAEVİ’NDE ŞU AN 380 MAHKUM VAR”

İlgen, konuşmasında Merkezi Cezaevi’ne de değindi.

Mahkum olan suçluların cezalarını çekerken ıslah olup, topluma yeniden kazandırılmalarının da devletin görevleri arasında olduğunu kaydeden Aşkan İlgen, “Merkezi Cezaevi’nin şartları göz önüne alındığı zaman devletin bu görevini yerine getirebildiğinden bahsetmek mümkün değildir” dedi.

270 mahkum kapasiteli Merkezi Cezaevi’nde şu an 380 mahkum bulunduğunu dile getiren Başsavcısı Aşkan İlgen, “Cezaevi ıslah etme amacına hizmet etmemekte, cezaevinde gerek mahkumlar gerekse gardiyanlar arasında büyük huzursuzluklar yaşanmakta. Merkezi Cezaevi’nin fiziki koşulları gözden geçirilmeli ve insan onuruna yakışır bir ortam mahkumlara sağlanmalı, bu kişilerin  cezaevinde  oldukları  sürece  eğitime  tabi  tutulmaları  gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Mahkumların cezaevinde her türlü baskı ve tehditten uzak şekilde yaşamını sürdürebilmesi gerektiğini söyleyen İlgen, “Cezaevinde herhangi bir mahkuma diğer  mahkumlar  üzerinde  otorite  kurma  imkanı  tanınmamalı, hiçbir  mahkuma  da  ayrıcalıklı  davranılmamalıdır. Disiplini bozan mahkumlara gerekli yaptırımlar geciktirilmeksizin eylemleriyle orantılı olarak  uygulanmalıdır. Merkezi Cezaevi’yle ilgili mevzuatın gerek gardiyanlar gerekse mahkumlar için yasa koyucu tarafından gözden geçirilerek günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir” ifadesine yer verdi.

“ŞARTLI TAHLİYEYLE İLGİLİ KURALLAR YENİDEN DÜZENLENMELİ”

Ülkede şartlı tahliyeye ilişkin bir düzenleme bulunduğunu da anımsatan İlgen şöyle devam etti:

“Bu müessesenin amacına tam olarak hizmet ettiği düşüncesinde değilim. Şöyle ki, şartlı tahliye gerek mahkumlar gerekse avukatlar tarafından doğal olarak bir hak olarak görülmekte ve Şartlı Tahliye Tüzüğünde belirtilen süre dolduğu anda Şartlı Tahliye Kuruluna başvuruda bulunulmaktadır. Bu şekil bir uygulamanın mahkemeler tarafından verilen hapis cezalarını anlamsızlaştırdığı gibi, mahkumların ıslah olmasına bir katkısı da bulunmadığı kanaatindeyim. Bu nedenle  şartlı tahliyeyle ilgili kuralların yeniden düzenlenmesi  ve Şartlı tahliye müessesi  yanında, uyuşturucu suçları için getirilen denetimli serbestlik düzenlemesinin belli suçlar için de getirilmesinin, suç işleyen kişilerin topluma kazandırılması için çok daha etkili olacağına inanmaktayım.”

Genç suçlularla ilgili olarak bugüne kadar bir ıslah evi yapılmamış olmasının da ülke açısından büyük  bir  eksik olduğunu belirten Başsavcu,  Anayasanın 57’nci, 60’ıncı, 140’ıncı maddelerine işaret etti.

“ALTERNATİF CEZALAR YASALARIYLA DÜZENLENMELİ...”

İlgen şöyle devam etti:

“Ülkemizde Fasıl 157 Suç İşleyen Çocuklar Yasası’nda yer almasına rağmen maalesef çocuklar ve genç suçlular için ıslahevi bulunmamaktadır. Genç suçlular cezalarını ayrı ve diğer mahkumlarla temas etmeden çekmeli, uluslararası normlara uygun olarak çocuk ve genç suçluların topluma kazandırılmalarını sağlayacak alternatif cezalar yasalarıyla düzenlenmelidir. Bu nedenle gerek ıslah evi gerekse alternatif cezalar için Fasıl 157 Suç İşleyen Çocuklar Yasasının da bir an önce Cumhuriyet Meclisi tarafından ele alınıp tadil edilmesi gereklidir kanaatindeyim.”

“DEVLET ALEYHİNE AÇILAN DAVALARDA ARTIŞ VAR”

Yüksek İdare Mahkemesinde ve kaza mahkemelerinde Devlet aleyhine açılan davaların her yıl artış gösterdiğini de belirten İlgen şöyle kaydetti:

 “Bu artışta, kişilerin hak arama bilinçlerinin her geçen gün gelişmesi yanında, idare adına hareket eden bazı  kamu görevlilerinin  davranışlarının da sebep  olduğu görüşündeyim. Yüksek İdare Mahkemesinde  açılıp, devlet aleyhine sonuçlanan davalara bakıldığı zaman, bu davalara idare adına hareket eden veya karar alan bazı  kişilerin bilgi eksikliğinin sebep olduğu görülmektedir. Bu nedenle kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili mutad bir şekilde hizmet içi eğitime tabi tutulmaları, tayin ve terfiler yapılırken liyakata önem verilmesi önemlidir.Ayni şekilde üst kademe yöneticileri atanırken de ‘kişiye göre mevki’ değil, ‘mevkiye göre kişi’  atanmasına dikkat edilmesi gereklidir.Bunların yapılması halinde Devlet aleyhine açılan dava sayısının asgariye ineceği ve hem Devletin hem de vatandaşın mağduriyetinin azalacağı kanaatindeyim.”

 
20 Eylül 2016 Salı 08:11
Okunma: 219
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)