Ana Sayfa » G. Kıbrıs » İngiltere'yle Yapılan Üs Toprağıyla İlgili Anlaşma Basına Açıklandı

İngiltere'yle Yapılan Üs Toprağıyla İlgili Anlaşma Basına Açıklandı

Tam Metni Basına Verilen 15 Madde Ve Bin 800 Kelimeden Oluşan Anlaşma Metninin Özeti.

 
 
İngiltere'yle Yapılan Üs Toprağıyla İlgili Anlaşma Basına Açıklandı
"KIBRIS TÜRK MALLARININ TOPLU SATIŞI VE TOPLU TEMİZLİK TEHLİKESİ GÜNDEMDE"


"STROVİLYA'DAKİ (AKYAR) 5-10 AİLE BURADA KALMAYA DEVAM ETSİN"


RUM TAPUCULAR EĞİTİM İÇİN İNGİLTERE'YE GİDECEK


ANLAŞMADAKİ 6 EMNİYET SUPABI


Lefkoşa, 23 Ocak 14 (T.A.K.): Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in Londra ziyareti sırasında imzalanan İngiliz üsler bölgesindeki bir miktar toprağın Rum yönetimine verilmesi anlaşmasının tam metni, dün basına açıklandı. Nikos Anastasiadis tarihî diye nitelediği anlaşmayı basına açıklarken Rum yönetiminin elde ettiği kazanımları 7 başlık altında topladı. Konuyu İngiltere ile müzakere eden heyete başkanlık eden Tasos Conis de haritalar ve grafikler sundu.


Fileleftheros'un "Anlaşmadan Kazançlı... Başkan Anastasiadis Üslerle İlgili Menfaatleri Anlattı... 'Bölge Sakinlerinin Taleplerini Yerine Getirdik ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Çıkarlarını Güvence Altına Aldık" başlıklı haberine göre Anastasiadis, bahse konu anlaşma ile hem bölgede sakin Rumların üs sınırları içerisindeki toprağı kullanma taleplerinin karşılandığını, hem de Rum meclisinin eski talebi olan Rum yönetiminin çıkarlarını güvence altına alındığını söyledi.


Anlaşmayla ilgili olarak Rum tarafında dillendirilen 'Cebelitarıklaşma tehlikesi' ve anlaşma için İngilizlere bedel/karşılık verilmiş olabileceği ile ifade edilen endişeleri yatıştırmak gayesiyle "Bu anlaşmanın kazananı veya kaybedeni yok" diyen Anastasiadis, İngilizlerin artık üslerin askeri rolü üzerine odaklanacaklarını, askeri bölge olmayan yerlerin idaresinden de kurtulacaklarını belirtti.


Anastasiadis bu anlaşmanın Rum yönetimine sağladığı menfaatleri özetle şöyle sıraladı:


"1-İngiliz üsleri toprağının büyük bölümü kentsel planlama bölgelerine dahil edilecek, böylece inkişaf ettirilmelerine olanak sağlanacak. İngiliz üsler toprağının, içerisinde özel mülklerin de bulunduğu yüzde 78'i, toplam 255 kilometrekarelik alanın yaklaşık 200 kilometrekarelik bölümü mutabakata varılan düzenleme kapsamına alındı.


2- İngiliz üslerindeki mal sahiplerinin ve sakinlerinin mülklerini inkişaf ettirme açısından Kıbrıs Cumhuriyeti'nin geriye kalan nüfusu ile eşit haklara sahip olması güvence altına alındı.


3- Kıbrıslılar ve Avrupa vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşları üsler bölgesinde taşınmaz mal edinme hakkına kavuştu ve bugünkü kullanıcılarının mallardan engelsiz istifade etmesi anlamına geliyor.


4-Üslerde kentsel ve ekonomik kalkınma güvence altına alınıyor ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde yürürlükte bulunan politika ve uygulamalara uygun olarak kalkınma bölgelerini ve diğer inkişafları belirleme sorumluluğu Kıbrıs Cumhuriyeti'ne aittir. Buna ilaveten anlaşma, üslerdeki ikamet ve mülkiyet bölgelerini normalleştiriyor, bunların inkişafları bundan böyle Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili makamlarında olacak.


5- Kıbrıs Cumhuriyeti'ne güçlendirilmiş yargısal ve idari yetkiler verilmesiyle eşitlik ve denge sağlanıyor. Hukuki ve cezai konularda mahkemelerimiz yetkili olacak ve bu şekilde mahkeme emir ve kararları üsler içerisinde de icra edilebilecek.


6-Bizim tarafın, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin askeri maksatlar dışında kullanılamayacağı şeklindeki ezeli tezi güçleniyor.


7- Kıbrıs Cumhuriyeti'ne güçlenmiş idari yetkiler verilmesiyle genel hayatî millî çıkarlarımız güvence altına alınıyor."


17 KÖY VE 3 BELEDİYE


Nikos Anastasiadis bu anlaşmadan 17 köy ve 3 belediyenin yararlanacağını belirterek bunları şöyle sıraladı:


"Limasol kazasında Derinya, Aşağı Polemidya (Binatlı) ve İpsona belediyeleri, Ağrotur, Asomatos (Gözügüzel), Evdim, Erimi, Episkopi (Yalova), Kolossiu (Yunus/Burçlu), Trahoni (Kayakale), Sotira ve Paramali (Çayönü); Mağusa kazasında Avgoru, Aheritu (Güvercinlik), Ahna (Düzce) ve Frenaro ve Larnaka kazasındaki Ksilotimbu, Ksilofagu, Ormidia ve Pile."


Üsler toprağıyla ilgili anlaşmanın tam metninin, daha sonra birlikte değerlendirilmek maksadıyla Rum siyasi partilere de gönderildiğini belirten gazete, anlaşmanın basına açıklanması sırasında, konuyu İngilizlerle müzakere eden heyete başkanlık eden Tasos Conis'in de harita ve grafikler sunduğuna işaret etti.


Gazeteye göre Conis'in sunduğu haritalarda, üslerin askeri operasyonları açısından zaruri olduğundan kentsel planlama dâhilinde olmayan bölgeler ile artık tamamen kentsel planlama kapsamına giren bölgeler gösteriliyor. Grafiklerde ise kentsel planlama kapsamına giren üs arazisinin analizi yapılıyor.


Ağrotur-Yalova üs bölgesinde toplam 124 kilometrekarelik alanın 33,1 kilometrekarelik bölümü bağlı kalıyor, yaklaşık 93 kilometrekarelik alan kalkınma açısından serbest bırakılıyor. Dikelya üs bölgesinde toplam 129,9 kilometrekarelik alanın 24,3 kilometrekarelik bölümü bağlı kalıyor. Özel şahsa ait mülklerin tamamının serbest bırakıldığı özellikle vurgulanırken, bağlı kalan bölgelerin; ya İngiliz üsleri tarafından istimlak edilmiş veya satın alınmış, ya da sömürge döneminden devlet arazisi niteliğinde olup İngilizler tarafından üs toprağı addedilen yerler olduğu izahında bulunuldu.


15 MADDE VE BİN 800 KELİMEDEN OLUŞAN ANLAŞMA METNİNİN ÖZETİ


Gazete bu izahatın ardından Rum yönetimi ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda hükümetleri arasında akdedilen toplam 15 madde ve bin 800 kelimeden oluşan anlaşmanın tam metninin açıklandığını yazdı, metni şu şekilde özetledi:


"-Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili makamları İngiliz Üsleri yönetimi yetkili makamlarının istişare ve rızası ile askeri mekan olarak belirlenen toprak hariç, bölgede, kentsel bölgeleri ve ilgili kentsel planlama bölgelerini belirler.


-Kentsel planlama prosedürünü İngiliz Üsler İdaresi'yle istişare içerisinde üstlenecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili makamları İngiliz üslerinden tam destek görecek.


-Kentsel planlama bölgeleri ve politikaları, gerekli olan yerlerde, İngiliz üsleri mevzuatı aracılığıyla yapılacak ve yayınlanacak.


-İnşaat izinleri ve parselizasyonları, Kıbrıs Cumhuriyeti yetkili makamları tarafından, İngiliz üslerinin ilgili mevzuatına uygun olarak incelenecek.


-Büyük Britanya hükümeti, askeri ihtiyaçlarla bağlantılı olması dışında, ticari veya sanayi nitelikli işletmeler kuramayacak.


-Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının, İngiliz üslerinde mal tasarruf etme hakkı sürecek.


-İngiliz üsleri idaresi bütün AB vatandaşlarına ve üçüncü ülke vatandaşlarına üsler içerisinde toprak tasarruf etme hakkı verecek.


-Kıbrıs Cumhuriyeti Üsler bölgesi içerisindeki bütün kişilere, üsler içerisindeki Kıbrıslılara verilen bütün kamu hizmetlerini verecek.


-Cumhuriyet mahkemelerinde yer alan siyasi haklar ve yükümlülüklerle ilgili hukuki prosedürlerden taraflardan hiçbirinin muaf olamaması için gerekli düzenlemeler yapılacak.


-Bazı cezai davaların Cumhuriyet mahkemelerinde görülebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacak


-Kıbrıs Cumhuriyeti, mümkün olduğu ölçüde, üsler bölgesindeki bütün kişilere, Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde olsalardı sahip olacakları aynı seçme ve seçilme haklarını verecek.


-Kamusal altyapı ve bunların idamesine ilişkin herhangi yeni bir talep Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından üstlenilecek. Bu altyapıların Birleşik Krallık askeri ihtiyaçları açısından gerekli olduğu yerlerde masraflar hükümetler arasında adilane paylaşılacak.


-Bu anlaşmadan kaynaklı Üsler İdaresi tarafından yapılacak görevlere katılan, Kıbrıs Cumhuriyeti, makam veya organlarının icraatı veya ihmali nedeniyle, Birleşik Krallık hükümeti ve/veya İngiliz Üsler İdaresi, bir mahkeme kararı ile herhangi bir üçüncü tarafa tazminat önemeye çağrılırsa Kıbrıs Cumhuriyeti Büyük Britanya hükümetini ve/veya İngiliz Üsler İdaresi'ni tazmin edecek.


-Bu anlaşmanın etkin uygulanmasını sağlamak hedefiyle sürekli istişarenin mümkün olabilmesi için bir Müşterek İşbirliği Komitesi kurulacak.


-Hükümetler arasında, bu anlaşmanın yorumlanması veya uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkacak herhangi bir anlaşmazlık önce Müşterek İşbirliği Komitesi'nde müzakerelerle veya başarısız olunması halinde hükümetler arası müzakerelerle çözülecek.


-Bu anlaşmada, hükümetlerin karşılıklı müşterek rızası ile herhangi bir değişiklik yapılabilir."


RUM TAPUCULAR EĞİTİM İÇİN İNGİLTERE'YE GİDECEK


Fileleftheros başka bir haberinde Rum Tapu ve Kadastro Dairesi'nin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilanından çok önce İngilizler tarafından tayin edilen standartlar temelinde işliyor olması dikkate alınarak Güney Kıbrıs ile İngiltere arasında bir anlaşma daha yapıldığını haber verdi.


Gazeteye göre bu anlaşma tahtında Rum Tapu Dairesi yetkilileri, kendi sistemini reforme eden İngiltere'nin uygulamakta olduğu yeni pratikleri öğrenmek üzere İngiltere'ye gidecekler.


Politis haberi manşetten "MEB'le İlgili Endişeler Sönüyor... Başkan Anastasiadis Üslerle İlgili Anlaşmanın Detaylarını Verdi... 60 Anlaşmalarının Maddeleri İyileşiyor... Güvenlik Supapları" başlık ve spotlarıyla aktardı.


Gazete İngiliz üsler bölgesinin topraklarının inkişaf amacıyla sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti toprağının geriye kalanına tek parça haline gelmekte olduğunu, bu çerçevede denizdeki maden zenginliğinin ve tek parça addedilerek sözde "tamamen Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ait olduğunun teslim edildiğini" savundu.


Rum Yönetimi Başkanı'nın dün anlaşmayla ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamanın Rum tarafındaki çeşitli taraflarca dile getirilen; İngilizlerin sözde Rum MEB'inde söz sahibi olmaya çalıştığı endişelerini de söndürdüğüne işaret edilen haberde Rum yönetimi açısından anlaşmaya konulan "emniyet supapları" şöyle sıralandı:


RUM YÖNETİMİNİ GÜVENCEYA ALACAK EMNİYET SUPAPLARI


"1-Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yargısal ve idari yetkileri güçlendiriliyor,2-Kıbrıs Cumhuriyeti'nde (ikamet hakkına) sahip değilse, kimse ikamet hakkı edinemez.                                                                                             3-Kentsel planlama ve inkişaf taleplerinin incelenmesi Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına aittir.4-Siyasi, Seçme Seçilme ve diğer halk iradesini ifade hakları Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından düzenlenir.5-İngiltere ticari veya sanayi işletmeleri kuramaz6-Üslerin kolonize edilmeyeceğine dair 1980 taahhüt güçleniyor."


Gazete dünkü basın toplantısında Anastasiadis'in, "Kıbrıs-İngiltere Müşterek İşbirliği Komitesi"nin işbirliğini hayata geçirmek üzere gerçekleştireceği ilk toplantı tarihini 29 Ocak olarak açıkladığını da kaydetti.


Haravgi "On Yıllardır Süren Haksızlık Kaldırıldı Ama Gri Noktalar Varlığını Koruyor" başlıklı haberinde AKEL Milletvekili Y. Lukaidis'in, on yıllardır bölge sakinlerinin yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırdığı için üs toprakları konusunda İngiltere ile yapılan anlaşmayı kutladığını ancak bazı çekincelere dikkat çektiğini bildirdi.


Gazeteye göre Lukaidis bölge içerisindeki malların üçüncü taraflara satılabilecek olması dolayısıyla demografinin değişmesi tehlikesine dikkat çekti. Mal satışlarının Rum'dan Rum'a yapılabilmesinin güvence altına alınmasını istedi.


"KIBRIS TÜRK MALLARININ TOPLU SATIŞI VE TOPLU TEMİZLİK TEHLİKESİ GÜNDEMDE"


Bölgedeki Kıbrıs Türk mallarının idaresi konusunda bir belirsizlik olduğunu da vurgulayan Lukaidis anlaşmada Kıbrıs Türk mallarıyla ilgili herhangi özel bir madde bulunmadığını, İngilizlerin Kıbrıs Türk Malları Vasiliği'nin yetkisini kabul etmediğinin altını çizdi. Lukaidis "Kıbrıs Türk mallarının toplu satışı ve toplu temizlik tehlikesini gündeme geliyor" uyarısında bulundu.


AKEL'in, İngiliz üslerinin NATO'nun bölge halkları aleyhine projelerinin sıçrama tahtası olarak kullanıldığı inancıyla sömürge artığı olarak nitelediği üslerin tasfiyesi tezinde ısrarlı olduğuna dikkat çeken Lukaidis, Anastasiadis'in dünkü izahatına karşın endişeleri ortadan kaldırmadığını söyledi.


"STROVİLYA'DAKİ (AKYAR) 5-10 AİLE BURADA KALMAYA DEVAM ETSİN"


Derinya Belediye Başkanı ve Ağrotur muhtarının, dünkü basın toplantısı sırasında Anastasiadis'in huzurunda, İngiltere ile yapılan anlaşmanın kendi bölgelerinin çıkarına olmayacağı görüşünü dile getirdiğini yazan gazeteye göre, Derinya bölgesinde bulunan "Strovilya"nın (Akyar) özel statüsüne dikkat çekilerek Anastasiadis'ten, 5-10 Rum ailenin Akyar'da kalmasının (ikamet) güvence altına alınması talep edildi.


Derinya Belediye Başkan Karayannis, Akyar'daki fiili durumun 2000 yılından beridir "ihlal edildiğini" savunarak Türk mevzisinin Derinyalıların toprağına çok yakın olmasından dolayı, burada yaşayanların güvenlik sorunu bulunduğunu savundu.


(ŞA/GÜL)


 
23 Ocak 2014 Perşembe 11:50
Okunma: 961
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)