Ana Sayfa » Kıbrıs » KALP KRİZİ GENÇ YAŞTA DAHA ÖLDÜRÜCÜ

KALP KRİZİ GENÇ YAŞTA DAHA ÖLDÜRÜCÜ

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, "yardımcı damar" gelişmediği için kalp krizinin gençlerde daha öldürücü olduğunu, bu yaşlardaki hastalar daha çok mide şikayetiyle geldiği için dikkatli yaklaşılması gerektiğini bildirdi.

 
 
KALP KRİZİ GENÇ YAŞTA DAHA ÖLDÜRÜCÜ

(T.A.K.): 

Prof. Dr. Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "koroner arter hastalığı" denilen kalp krizinin genellikle belli bir yaşın üzerinde beklendiğini söyledi.

Kalp krizinin bilinçsiz beslenme ve spor gibi nedenlerle gençlerde de görülmeye başlandığına hatta çocuk yaşlara indiğine işaret eden Özdemir, "Yaşlılarla karşılaştırdığımızda kalp krizinin gençlerde daha öldürücü olduğunu söyleyebiliriz çünkü gençlerde 'yardımcı damar' dediğimiz kollateral damarlar gelişmemiştir" dedi.

İleri yaşlarda nefes darlığı, çarpıntı, ani bilinç kaybı ile belirti veren kalp krizinin gençlerde klasik bulgular göstermediğini, mide ağrısının da zaman zaman kalp krizinin habercisi olabileceğini vurgulayan Özdemir, şu bilgileri aktardı:

"En çok atlanan şikayet budur. 'Mide ağrısı' deyip geçiliyor veya ilaç verilip hasta geri gönderiliyor. En fazla bizi sıkıntıya sokan budur. Örneğin göğsün ön yüzünde oluşan sıkışma şeklinde ağrı, boyna, sırta, sol kola yayılan ağrı gençlerde daha farklı seyredebiliyor. Özellikle de kalbin alt yüzünü besleyen damardaki tıkanıklığa bağlı mide ağrısı, mide ekşimesi, bulantı şeklinde bir ağrı yansıması olabiliyor. Gittikleri doktorlar da hem genç oldukları için hem de mide şikayeti olduğu için özellikle de kalp krizi veya kalp damar hastalığı olduğunu çok kondurmuyor. Dolayısıyla da bu hastalarda çok daha öldürücü olabiliyor. Bize geldiğinde çok fazla zaman geçmiş ve kalp çok fazla hasar görmüş oluyor. Her mide ağrısının mideden kaynaklanmadığını bilmek lazım çünkü kalp ağrısı kalp krizi, özellikle kalbin alt yüzünü besleyen damardaki tıkanıklık ağrısı midenin olduğu bölgeye yansıyabilir ve sizi yanlış yönlendirebilir."

"GELİŞMEYEN KILCAL DAMARLAR DA ETKEN"

Vücutta gözle görülemeyen kılcal damarlar bulunduğunu aktaran Özdemir, "Genç yaşta bu damarlar gelişmemiş oluyor. Bunlar yaşla birlikte gelişen damarlardır. Damarlar daha açılmamıştır. Bunlar gençlerde gelişmediği için bir damar tıkandığında diğer damar buna yardım edemez. Dolayısıyla hasar çok daha büyük olur ve maalesef bize çok sık gelen bu hasta grubunda genellikle de beyin ölümü gerçekleşmiş oluyor çünkü kalp duruyor. Kalp masajı sırasında beyin oksijensiz kalıyor. Dolayısıyla bize geldiğinde siz damarı açsanız bile beyin oksijensiz kaldığı için beynin geri dönüşümü çok zor olabiliyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, bu gibi belirtiler yaşayan gençlere kardiyoloğa gitmeleri, mide kaynaklı bulguları basit bir ağrı şeklinde algılamamaları uyarısında bulundu.

"SICAKLAR HASTA SAYISINI İKİ KATINA ÇIKARDI"

Son zamanlarda sıcakların da artmasıyla kalp krizi sebebiyle gelen hasta sayısının iki katına çıktığını bildiren Özdemir, "Günde 5 hasta kalp kriziyle gelirken bu sıcak aylarda çok daha fazla arttığını görüyoruz. 10 oluyor, 15 oluyor" ifadesini kullandı.

Sıcak havada stres hormonu ve kan katılığında artış olduğunu belirten Özdemir, bu nedenle kalp krizi riskinin de yükseldiğini kaydetti.

Diyabet hastalarının yüzde 30'unda kalp krizinin herhangi bir ağrı olmadan kendini gösterdiğine işaret eden Özdemir, "(Sessiz kalp krizi), 'Gizli kalp krizi' dediğimiz şekilde kendini gösterebilir. Özellikle bu hastalara dikkat etmek lazım" dedi.

Anne ya da babası erken dönemde, 50 yaş altında kalp krizi geçirenlerin risk altında olduğuna dikkati çeken Özdemir, "Bunlar değiştirilemez risk faktörüdür. Dolayısıyla bu kişilerin diğer riskleri azaltması lazım. Sigara içiyorsa sigarayı bırakacak, tansiyonu, şeker hastalığı, kolestrol yüksekliği varsa kontrol altında olacak. Bu hastalarımız 40'lı yaşlarda mutlaka kontroldan geçsinler" diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine de değinerek kalp-damar hastalarına mümkün olduğunca sebze meyve ağırlıklı beslenmeleri, yağlı yiyeceklerden uzak durmaları ve halis zeytinyağı ya da tereyağı gibi sağlıklı yağlar kullanmaları önerisinde bulundu.

 

 
1 Ağustos 2015 Cumartesi 15:56
Okunma: 1133
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)