Ana Sayfa » Kıbrıs » KAMU İŞ,SOSYAL GÜVENLİK YASALARININ “ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK DANIŞMA MECLİSİ”NDE GÖRÜŞÜLMESİNİ İSTEDİ

KAMU İŞ,SOSYAL GÜVENLİK YASALARININ “ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK DANIŞMA MECLİSİ”NDE GÖRÜŞÜLMESİNİ İSTEDİ

Kamu–İş Sendikası Başkanı Sami Dilek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderdiği yazı ile İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nde görüşülmekte olan Sosyal Güvenlikle ilgili üç yasa tasarısı ve Saf Yasa Tasarısı’nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi’ne taşınarak görüşülmesini ve uzlaşı yolu aranmasını istedi.

 
 
KAMU İŞ,SOSYAL GÜVENLİK YASALARININ “ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK DANIŞMA MECLİSİ”NDE GÖRÜŞÜLMESİNİ İSTEDİ
İlgili tüzük, hükümet, üniversite, sendika ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin yer aldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi’nin her üç ayda bir olağan ve Bakan’ın gerekli gördüğü hallerde olağanüstü toplanmasını, çalışma yaşamını ve sosyal güvenlikle ilgili ülke sorunlarını makro düzeyde analiz ederek, etkin çözümler üretmesini ve bakanlığa önerilerde bulunmasını öngörmektedir.  

İlgili tüzüğe göre halen Meclis’te bulunan değişiklik tasarıları bu Mecliste görüşülmeden Bakanlar Kurulu’na ve Meclise götürülmemeliydi. Sendika Başkanı Dilek, bir uzlaşma ortamı yaratılmasına yönelik olan çağrının dikkate alınmamasının, son uzlaşma yolunun da kapanmasına neden olacağını, çalışma barışının bozulması ile yaşanacak gelişmelerin sorumluluğunun tamamen hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait olacağını vurguladı.



Sendika Başkanı Sami Dilek tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderilen yazıda özetle şöyle denildi:



“Halen Cumhuriyet Meclisi İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nde görüşülmekte olan Sosyal Sigorta (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Sosyal Güvenlik (Değişiklik) Yasa tasarısı ve İhtiyat Sandığı (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile ilgili olarak, İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nde sürdürülen görüşmelerde bir uzlaşma zemini bulunamayacağı gerçeği ortaya çıkmış bulunmaktadır.

“Ben yaparım olur anlayışının devamı, ülke ve çalışma hayatını barışa değil, büyük kaos ve karmaşaya sürükleyecektir. Çalışma koşullarının bunca zorlaştığı, ücret ve hayat pahalılığı artışlarının dondurulduğu, yıllık fiyat artışlarının % 30’ları aştığı bir dönemde, sosyal sigorta mazlumu malullerin,  işsizlerin, dul ve yetimlerin, hiçbir geliri olmayan anne ve babaların aldığı ve zaten tamamen yetersiz hale gelmiş olan maaş ve ödeneklerinin üçte birini daha gasp etmeyi öngören dayatmalara boyun eğmek olanağı yoktur. Hükümetin ısrarla sürdürdüğü yaklaşımı, sosyal adalet, sosyal devlet olgusu ve sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaştırmak mümkün değildir. Prim karşılığı kazanılmış hakların ortadan kaldırılması çabaları anayasanın açık hükümlerine ve Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına ters düşmektedir. Bu tasarılarda yer alan bazı hükümler, Birleşmiş Milletler Siyasi Ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’ne, Avrupa Sosyal Şartı’na, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi kararlarına, Uluslararası Çalışma Teşkilâtı (ILO) sözleşme, norm, tavsiye ve kararlarına ciddi aykırılıklar taşımaktadır.



Tamamen hak gaspına dayalı bir zihniyetin ürünü olan bu yasa tasarıları, sadece ekonomiyi değil, ilgili fonları da kısa sürede bugünkünden çok daha ağır sıkıntılara sürükleyecektir. Hükümetin, hiçbir sivil toplum örgütünün desteğini alamamış olmasının temelinde yapan

başlıca etken de budur. Öngörülen hükümlere “evet” demek insanlık vicdanı ile bağdaştırılamaz.

Hükümet bu tasarıların hazırlanışı sırasında konuyu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi’ne” götürmemiş ve uzlaşma zemini aramamıştır. İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nin çalışma şekli bir uzlaşma zemini bulunmasına olanak vermemektedir.

Mayıs 2004’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 10 Mayıs 2004 tarihli TAK Ajansı bülteninin 19 numaralı haberi ile kamuoyuna duyurulan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi’nin Oluşumu, Toplanması ve Çalışma Esasları Tüzüğü”ne göre, Çalışma yaşamını ve sosyal güvenlikle ilgili ülke sorunlarını makro düzeyde analiz ederek, etkin çözümler üretmek ve bakanlığa önerilerde bulunmak amacıyla “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi” oluşturulmuştur. Hükümet, kendi kararlarına uymak ve oluşturduğu meclislere saygınlığı sağlamakla yükümlüdür.



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi; toplantı, çalışma usul ve esaslarını düzenleyen tüzüğe göre kurulan Danışma Meclisi şu kuruluşların temsilcilerinden oluşmaktadır:



“Başbakanlık, Çalışma işleriyle ilgili bakanlık, Çalışma Dairesi, Sosyal Sigortalar Dairesi, DPÖ,  Mali işlerle ilgili bakanlık, Ekonomiyle ilgili bakanlık, Eğitim işleriyle ilgili bakanlık, Sağlık işleriyle ilgili bakanlık, Kadın Çalışmaları Dairesi, Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, en çok üyesi bulunan İşverenler Sendikası, Esnaf ve zanaatkârlara ait birlik, en çok üyeye sahip üç İşçi Sendikası Federasyonu’ndan birer temsilci, en çok üyeye sahip iki Kamu Görevlileri Sendikası’ndan birer temsilci, KKTC’de faaliyet gösteren üniversitelerin ilgili bölümlerinden birer temsilci.”

İlgili tüzük, bu Meclis’in üç ayda bir olağan ve Bakan’ın gerekli gördüğü hallerde olağanüstü toplanmasını öngörmektedir. Buna karşın, sözkonusu Meclis yıllardır toplantıya çağrılmamış, böylesi geniş katılımlı bir Meclis’te ortak çözüm yolları aranmamıştır. Bunu anlamak mümkün değildir.

Derin bir çıkmaza dönüşen sorunlara ortak çözümler üretilmesini sağlamak amacı ile Bakanlığınızı, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi’ni toplantıya çağırmaya,

halen İdari ve Sosyal İşler Komitesi’nde sürdürülen çalışmaya ara vermeye,  Sosyal Sigorta (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Sosyal Güvenlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı, İhtiyat Sandığı (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Af Yasası Tasarısı’nı ilgili komiteden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi gündemine almaya, bu Meclis’te yapılacak çalışmalar sonunda ortaya çıkacak uzlaşı metnini Meclis’e taşımaya” davet ederiz.

Sendika başkanı Sami Dilek konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “hükümetin bu tasarıları çalışma yaşamı ve sosyal güvenlikle ilgili ülke sorunlarını makro düzeyde analiz ederek, etkin çözümler üretmek ve bakanlığa önerilerde bulunmak amacıyla” oluşturulan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Danışma Meclisi Meclisi’ne götürmekten kaçınmasının, son uzlaşma yolunun da kapanmasına neden olacağını, çalışma barışının bozulması ile yaşanacak gelişmelerin sorumluluğunun tamamen hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait olacağını vurguladı.





 
24 Kasım 2011 Perşembe 12:09
Okunma: 489
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)