Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Kasulidis: "Türkiye İle Müzakere Edebilmemizin Yolları Bulunmalıdır"

Kasulidis: "Türkiye İle Müzakere Edebilmemizin Yolları Bulunmalıdır"

"annan Planı Kırbıs Halkının 2004'teki Kararı İle Öldü".

 
 
Kasulidis:
"ON YIL ÖNCE ZAMAN ALEYHİMİZE İŞLİYORDU AMA ŞİMDİ DEĞİL... ARTIK KIBRISLI TÜRKLER DÜŞÜNSÜN..."


Lefkoşa, 28 Nisan 13 (T.A.K.): Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Rum yönetiminin Türkiye ile müzakere edebilmesi için gerekli yöntemlerin bulunması gerektiğini söyledi.


Doğal gazla ilgili stratejik işbirliği çerçevesinde İsrail'le müzakerelerinin son aşamada bulunduğunu ancak "teknik nedenlerden" dolayı yakın gelecekte bir anlaşmaya imza atılmasının söz konusu olmadığını da kaydeden Kasulidis, Rusya'nın Güney Kıbrıs'ın dostu ve müttefiki olmaya devam ettiğini vurguladı.


Simerini Kasulidis'le yaptığı söyleşiyi okurlarına "Ekonomi Başka, Kıbrıs Sorunu ve Doğal Gaz Başka... Bu Tür Bağlamlar Yoktur, Kabul Etmeyiz... Yannakis Kasulidis: Türkiye'yle Müzakere Edebilmemizin Yolları Bulunmalı" başlık ve spotlarıyla manşetten aktardı.


"HİÇ KUŞKUSUZ O GECE KIBRIS'IN MÜTTEFİKİ YOKTU"


Euro Grubu'nda müzakerelerin yapıldığı kritik günlerde Güney Kıbrıs'ın yalnız, güç merkezlerinden uzak ve müttefiksiz kaldığı hissi oluştuğuna dikkat çekilerek, bunun yansımasının nasıl olduğu sorulduğunda, "Hiç şüphesiz o gece Kıbrıs'ın müttefiki yoktu" dedi ve şunları dile getirdi:


"Sempatilerini ifade ettiler ancak her biri kendi sorunlarından dolayı Kıbrıs'la ilgili tartışmaya müdahale etme fırsatı bulamadı. Konuşanlar Almanlar ve ona katılanlardı. IMF özellikle katalizör rol oynadı. Kararın dayatılmasını isteyen üye ülkeler, anlaşmaya ancak IMF onay verir ve katılırsa kendilerinin de olumlu oy vereceklerini söylediler. AB dışından bir örgütün AB'nin belirlemesi gereken çizgiyi belirleyip dayatması AB'yi kaygılandırmalıdır."


Kasulidis'e uluslararası camia ve AB'den çeşitli çevrelerin artık alenen, ekonomik kriz ile Kıbrıs sorunu ve doğalgazdan istifadeyi birbirine bağladığı da hatırlatıldı ve Rum yönetiminin buna nasıl tepki gösterdiği soruldu. "Bunlar tamamen Türkiye'nin marifetleri" diyen Yoannis Kasulidis, sözlerini şöyle sürdürdü:


"ÇÜNKÜ O ZAMAN KIBRIS HALKI KENDİ MİLLİ MENFAATLERİ AÇISINDAN KABUL EDİLMEZ BİR ÇÖZÜM SÖZ KONUSU OLDUĞUNDAN KUŞKULANACAK"


"Birlik merkezine ve Londra'ya son ziyaretimde yaptığım görüşmelerden şahsen, böyle bir bağlantı kurma arzusu veya niyeti olduğunu saptamadım. İlk başta birileri Türkiye'nin, Kıbrıs sorununun çözümünün bu konjonktürde Kıbrıs açısından olumlu işleyeceği argümanı, böyle bir durumda kaçınılmaz olarak Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili bu katı kararın alınma nedenleriyle bağlantılı çağrışımlar yapacak olan Kıbrıslılar için ne denli hassas bir argüman olduğunu görmezden gelerek uygun buldu. Çünkü o zaman Kıbrıs halkı, haklı olarak, kendi milli menfaatleri açısından kabul edilemez bir çözüm söz konusu olduğundan kuşkulanacak. Zannederim bu herkes tarafından anlaşıldı, Başkan Nikos Anastasiadis'in de Kıbrıs halkının gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için işini elinde tutma, borçlu evini kurtarma v.b. gibi korkunç kaygıları üzerinde odaklanmaktan başka çaresi olmadığı kabul edildi. Sonuç olarak, Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerinin önümüzdeki sonbahardan önce başlayamayacağı herkes tarafından anlaşıldı. İkinci olarak da ekonomi ile herhangi bir bağlantının yanlış olduğu anlaşıldı. Ayrıca, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün orta ve uzun vadede ekonomik avantaj sağlayabileceğine işaret ettik. Ancak kısa vadede, tazminat talep edecek göçmenlerin tazmin edilmesi, toprak düzenlemeleri nedeniyle taşınması gerekecek olanların ihtiyaç duyacağı ekonomik destek ve son olarak idarelerin işleyişi, 3-4 meclis oluşturulması v.b maliyeti de dâhil bir çözümün maliyetinin unutulmaması gerekir. Anlayacağınız gibi bu argüman, en azından mevcut ekonomik konjonktürde yeldir. Üçüncü olarak da zannederim artık, Türkiye'nin doğal gazdan istifade konusunda gürültü kopartmasının yanlışlığı da anlaşıldı. Şu anda, bu konuda yükselttiği tonları düşürmesi konusunda motive edildiğini de biliyorum. On yıllar sonra doğalgazdan ticari istifadeden söz ediyoruz. Şimdi bu kadar gürültü ne için?"


"DOWNER ANASTASİADİS'LE SON GÖRÜŞMESİNDEN SONRA KENDİ YETKİ SINIRLARI İÇİNDE ODAKLANDI"


Gazete, Rum tarafının, şartların şu anda müzakerelerin yeniden başlamasına uygun olmadığını söylemesine karşın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'ın Kıbrıs sorununda yeni girişimlerde bulunduğunu belirterek Kasulidis'e Rum tarafının bu inisiyatiflere nasıl tepki gösterdiğini sordu.


Downer'ın, Başkan Nikos Anastasiadis'le son görüşmesinden sonra bu yönde hareket etmediği, kendi yetki sınırları içerisinde odaklandığı izlenimi edindiğini söyleyen Kasulidis, Downer'ın yetkisinin, çözüm çabalarını kolaylaştırmak yerine baltalayacak başka bağlantılar olmadan, Kıbrıs sorununun görüşülmesine ilişkin iyi niyet misyonuna hizmet etmek olduğunu söyledi.


"ANNAN PLANI KIRBIS HALKININ 2004'TEKİ KARARI İLE ÖLDÜ"


Bir soruya karşılık Rum halkı tarafından reddedildiği andan itibaren Annan planının var olmadığını çünkü yalnız o planın değil Annan planına benzeyen herhangi bir çözüm şeklinin de reddedildiğini söyleyen Kasulidis "Annan planı yoktur" ifadesini kullandı, şunları söyledi:


"Annan planı Kıbrıs halkının 2004'teki kararı ile öldü. Aynı zamanda, bir plan reddedildiği anda yok sayılacağı BM Genel Sekreteri'nin önerisiydi. Başkan Anastasiadis ve sadece o da değil, şahsen ben de 2004'te belirli bir görüşe sahiptik diye, şimdi halkın demokratik kararını aşacak veya onu küçümseyecek bir çözüm şeklini kabul etmemizin kolay olduğu yanılgısı yaratılmaması için mesajların baştan net verilmesi ve bizim tarafın tutumunun net olması gerekir. Bir referandumda sandıklar kurulduğu andan itibaren herkes, demokrasi duygusu yüksek insanlar iseler, sonucun ya evet veya hayır olacağını bilmek zorundadır. Böyle bir kararla ilgili her iki ihtimale de saygı gösterilmesi ve uygulanması gerekir."


"ON YIL ÖNCE ZAMAN ALEYHİMİZE İŞLİYORDU AMA ŞİMDİ DEĞİL... ARTIK KIBRISLI TÜRKLER DÜŞÜNSÜN..."


Kasulidis'e, bir söyleşisinde "zamanın Rum tarafının lehine işlediğini" söylediği hatırlatılarak bunu hangi mantıkla söylediği, pratikte ne anlama geldiği de soruldu.


Kasulidis, şunları söyledi:


"Bundan 10 yıl önce zaman aleyhimize işliyordu. Çünkü istila ve işgalin oldubittilerini kalıcı kılıyordu. Maalesef çoğu kalıcılaştı. Kıbrıs Rum toprağı üzerinde ne denli oldubitti yapıldığını görmek için işgal bölgelerini ziyaret etmek yeterlidir. Kıbrıs bugün AB üyesidir ve Tanrı'nın Güney sularında doğal gaza sahip olma lutfuna nail olmuştur. Deniz hukukunun verdiği bütün yasal dayanaklara sahiptir. Dolayısıyla herkes, Kıbrıs halkının hak ettiği bütün haklara sahip olduğunu, çözümün de bu hakları yansıtması gerektiğini anlamalıdır. Bu itibarla Kıbrıslı Türkler düşünmelidir, çünkü Sayın Eroğlu'nun müzakere masasına koyduğu iki devlet çözümü tezi değişmezse- çünkü iki bölgeli iki toplumlu federasyondan söz etmelerine karşın aslında bunu Türkiye öneriyor- kendilerini AB üyesi devlet sıfatından da doğal gazın getireceklerinden de mahrum kalacak olanlar yalnızca onlardır. Elbette birey olarak değil. Çünkü bireysel olarak Kıbrıslı Türkler doğal gazdan faydalanma hakkına sahiptirler ama işgal bölgelerindeki ayrılıkçı yasadışı varlık değil."


"TÜRKİYE İLE MÜZAKERE EDEBİLMEMİZİN YOLLARI BULUNMALIDIR"


Gazete, "Kıbrıs aidiyetli çözüm formülünün başarısız olduğu" iddiasıyla Kıbrıs sorununda usul değişikliğinin gerekli olduğunu defalarca söylediğini hatırlattı ve bu tezinin yabancı muhataplarınca ne kadar benimsendiğini sordu. Yoannis Kasulidis şu yanıtı verdi:


"Hiçbir şart koşmadık. Ancak öte yandan, en azından son beş yıldır yürütülen prosedürün başarısızlığa uğradığı su götürmez gerçektir, olgular ve sonuçlar bunu kendiliğinden ortaya koyuyor. Türkiye'nin çözüm çabalarında önemli unsur değilmiş gibi davranmaya devam edemeyiz. Bir prosedürü desteklediğini söylemesi (Türkiye'nin) yeterli değildir. Kendisine konuşma ve öze ilişkin görüşlerini ortaya koyma fırsatı verilmelidir. Dolayısıyla, Türkiye ile müzakere edebilmemizin yolları bulunmalıdır. Bu kurumsal açıdan, Türkiye bizi tanımıyor gerekçesiyle Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurumsal yetkilileri tarafından olamazsa, Başkan Anastasaiadis'in müzakereci atanması önerisi, münhasıran ve sadece müzakereci sıfatı ile Kıbrıs Rum tarafının temsilcisi olması bu yöndeki stratejik bir harekettir."


İSRAİL'LE DOĞAL GAZDAN MÜŞTEREK İSTİFADE ANLAŞMASI İMZALANACAK AMA ANLAŞMA ANASTASİADİS'İN ZİYARETİNE YETİŞMEYECEK


Kasulidis'e Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis'in İsrail ziyaretinden beklentilerinin neler olduğu ve ziyaret sırasında herhangi bir anlaşma imzalanıp imzalanmayacağı da soruldu. Yoannis Kasulidis "Müzakereler son aşamasındadır, maalesef Büyükelçi Tasos Conis'in son Kudüs ziyareti sırasında tamamlanmadı. Dolayısıyla anlaşmalar imzaya hazır değil. Ancak engel siyasi değil tekniktir ve hazır olduğunda imzalanacak. Daha iki-üç görüşme yapılması gerek" cevabını verdi.


"Anlaşma derken, doğal gazdan müşterek istifadeyi mi kastettiği" konusunda da Kasulidis şunları söyledi:


"Evet, müşterek istifade anlaşması... Doğal gazın işlenmesinin de tabi olduğu doğal felaketlerin yönetilmesi memorandumu da. Bu iki anlaşmaya Yunanistan da, belki diğer ülkelerden biri daha dahil olacak. Anlayacağınız gibi ilgili bütün ülkelerle uzlaşıya varılana kadar biraz zamana ihtiyaç olabilir. Ancak tekrar ediyorum, tezgahta bulunuyor. Enerji güvenliğiyle ilgili stratejik diyalog şimdi başlıyor, yakın zamanda sonuca varılmasından söz edilemez, birkaç ay alabilir."


Yoannis Kasulidis'e, Vasiliko'da inşa edilmesi planlanan doğal gaz sıvılaştırma terminaline İsrail'in de katılması konusunun görüşülüp görüşülmeyeceği soruldu, şu cevabı verdi:


"Kıbrıs Cumhuriyeti nihayetinde anlaşmaya varırsa terminal, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bugün müzakere ettiği özel şirketler konsorsiyumu tarafından üstlenilecek. Bunlar Delek'in de katılımıyla Nobble Energy'dir, diğer İsrail şirketlerinin de katılması muhtemeldir.


RUS YETKİLİLERİN SON AÇIKLAMALARI OLUMSUZ DEĞİLDİ, DIŞİŞLERİ BAKANI'NIN NE DEMEK İSTEDİĞİNİ BİLİYORUZ


Kasulidis'e Rus yetkililerin son zamanlarda doğal gaz konusunda "Türk dostu" söylemlerde bulunduğu hatırlatılarak, bu ülkenin Rusya'nın Güney Kıbrıs'a yönelik genel tavrını nasıl değerlendirdiği de soruldu. "Rusya geleneksel olarak Kıbrıs'ın yakın dostu bir ülkedir" diyen Kasulidis, özetle şunları söyledi:


"Rusya Kıbrıs'ı AB içerisinde güçlü ve güvenilir bir ortağı olmasını istiyor. Çünkü AB ile stratejik ilişkilerini ileri götürmede Kıbrıs'ı ve AB üyesi bazı ülkeleri hesaba katıyor. Rus yetkililerin son açıklamaları olumsuz değildi, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yanlış anlaşıldı denmesi de iyi değildi. Biz, Kıbrıs'la ilgili ne dediğini bilen bir dost olarak gördüğümüz Rusya Dışişleri Bakanı'nın ne demek istediğini biliyoruz. Bize söylenenlerden son derece memnunuz ve söylenene gereğinden fazla önem vermememiz gerekir. Dahası, kullanılan üslubu dikkatli okuduğumuzda kaçınılmaz olarak bu sonuca varırız."


Bu sözü üzerine "o zaman Rus tavrında değişiklik olmadığını mı düşünüyorsunuz" sorusu yöneltilen Kasulidis, şöyle devam etti:


"Hayır, ekonomik kriz sırasında, 16-23 Mart arası dönemde Rusya tarafında dost olmayan bir niyet olduğu da söylenmemelidir. Kıbrıs'a verilmesi söz konusu olan yardıma Rusya'nın da katılmasını uygun bulan Berlin ve Brüksel'di, Sayın Sarris'in Moskova ziyaretinin hedefi de bu çabalara Moskova'nın yardımının ne olabileceğini araştırmaktı. Görüldüğü kadarıyla Rusya'nın yapacağı katkı borç vadesini bazı elverişli şartlarla uzatmaktır. Bu itibarla gerek Rusya'nın gerek İngiltere gibi Kıbrıs'ın ekonomik durumuyla samimiyetle ilgilenen diğer ülkelerin Euro Grubu'nda olmayan ülkeler olduğunu biliyorsunuz. Dolayısıyla da bunun Euro Bölgesi'nin sorunu olduğunu ve Euro Bölgesi içerisinde çözülmesi gerektiğini söylemeleri çok mantıklıdır."


(ŞA/GUR)


*********


 
28 Nisan 2013 Pazar 13:25
Okunma: 661
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)