Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "kayıpların Kimlik Tespiti Programı Dondu" İddiası

"kayıpların Kimlik Tespiti Programı Dondu" İddiası

Lefkoşa, 9 Nisan 12 (T.a.k): Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi İle Genetik Ve Nöroloji Enstitüsü Arasındaki Anlaşmazlıkların Uzlaşılmaz Olarak Göründüğü, Bununla Birlikte Bm'nin, Kimlik Tespiti Programının Başında Bulunan Marios Kariolu'nun, Bu Statüde Kalmasını İstemediği İfade Edildi..

 
 

Alithia gazetesi, "Kayıpların Kimlik Tespiti Programı Dondu" başlıklı haberinde, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile Genetik ve Nöroloji Enstitüsü arasındaki kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılması programı konusundaki işbirliğinin; nihai bir başarısızlığa doğru sürüklenmekte olduğu ifade edildi.

Kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılması programının devralınması için, BM'nin uluslararası bir ihaleye çıkılmasının ilan edilmesi yönünde hareket ettiğini yazan gazete, programın yurt dışında yürütülmesinin ihtimal dâhilinde olduğunu belirtti.

Gazete, Nöroloji ve Genetik Enstitüsü yönetim kurulunun, mektup göndererek, bizzat BM tarafından hazırlanmış olan yeni sözleşmeyi olduğu gibi imzalamayı kabul ettiğinden söz edildiğini, ancak konunun ileriye gitmediğini çünkü birtakım taahhütlerde bulunulmasının istendiğini ifade etti.

Gazete, BM'nin Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'ndeki üyesi Christof Girod'un, dolaylı ama net bir şekilde, sözleşmede yer almayan bazı koşullar ortaya koyduğunu ve BM'nin; Genetik ve Nöroloji Enstitüsü'nin kimlik tespiti programının başında, Enstitü Müdürü Marios Kariolu'nun bulunmasını istemediğini kaydetti.

Kayıp kalıntılarına yapılan kimlik tespiti programının başında kimin olacağı hususunda, BM'nin enstitüden net yanıtlar istediğini yazan gazete, BM'nin bu hareketiyle, hata olasılığının en aza indirilmesi için, Enstitü tarafından kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılmasında uluslararası anlamda kabul görmüş yöntemlerin uygulanmasını garantiye almaya çalışıyor gibi göründüğünü ifade etti.

BM'nin, yeni yöntemlerin uygulanması konusundaki engelin Marios Kariolu olduğunu düşündüğünü belirten gazete, BM'ye dayanarak, Kariolu'nun kimlik tespiti sürecinde, kalıntıların ait oldukları muhtemel şahıslarla ilgili bilgilerin kendi emrinde olmasını istediğini yazdı.

Gazete, bunun tam tersine, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile BM'nin getirdiği uzmanların ise, enstitünün; genetik uzmanının, hangi muhtemel kişiden geldiğini bilmeden, kayıp kalıntılarında DNA yöntemiyle inceleme yapması gerektiğini savunduklarını kaydetti.

ENSTİTÜ: "MÜDAHALEYE HAYIR"

Gazeteye göre, Genetik ve Nöroloji Enstitüsü yönetim kurulu da açıklamasında, yabancı uzmanların tavsiyelerini kabul etmekte olduklarını, ancak enstitünün yapısı ve işleyişi konusunda müdahalede bulunulmasını kabul etmediklerini dile getirdi.

Gazeteye göre, Genetik ve Nöroloji Enstitüsü Genel Müdürü Filippos Patsalis ise açıklamasında, kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılması konusunda, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ile var olan işbirliğinde açığa çıkan başarısızlığın, tam anlamıyla enstitüden kaynaklanmadığını söyledi.

BM'nin son üç yıldır geçerli olandan başka bir sözleşmeye imza koymayı istediğini ve enstitünün de bunu imzaladığını ifade eden Patsalis, daha sonra BM'nin bunu geri çekmeye karar verdiğini ve BM'nin geçtiğimiz Şubat ayında yeni koşullar ekleyerek yeni bir sözleşmeyle ortaya çıktıklarını savundu.

Bunun akabinde, enstitünün sözleşmeyi olduğu gibi kabul etme konusunda bir mektup gönderdiğini ancak BM'nin kendilerine geri dönmediğini ifade eden Patsalis, BM'nin kendine ait bazı sebeplerden dolayı Enstitüyle işbirliği yapmak istemiyor göründüğünü dile getirdi.

Kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılmasında yaşanan her gecikmenin Enstitü'den kaynaklanmadığını sözlerine ekleyen Patsalis, enstitüye gönderilen kayıp kalıntılarına gecikme yaşanmadan kimlik tespiti yapıldığını belirtti.

Gecikmelerin eski Lefkoşa havalimanı bölgesinde faaliyet göstermekte olan Antropoloji Merkezinden kaynaklandığını savunan Patsalis, Arjantinli antropologların ayrılmasından sonra, merkezin tam anlamıyla çalışmadığını söyledi.

Kayıp kalıntılarının enstitüde değil, merkezde biriktiklerini dile getiren Patsalis, yabancı uzmanların yeni kimlik tespiti yöntemleri konusundaki tavsiyelerinin ise Enstitü tarafından benimsendiklerini kaydetti.

BM'nin, Genetik ve Nöroloji Enstitüsüyle yaşadığı anlaşmazlığın ardından, kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılmasıyla ilgili programın devralınması için uluslararası ihaleye çıktığını anımsatan gazete, bunun kimlik tespiti programının Kıbrıs'ta yürütülmeyeceği anlamına geldiğini savundu.

BM'nin bazı koşullarla enstitüyle işbirliğine devam etmek için açık bir pencere bıraktığını da belirten gazete, BM'nin kendi uzmanlarıyla enstitünün çalışmalarında söz sahibi olmayı ve bunlara ulaşabilmeyi; ayrıca Marios Kariolou'nun bir kenara çekilmesini istediğini ekledi.

Gazete, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi ve Kayıp Yakınları Komitesinden yetkililerin, BM ile Enstitü arasındaki işbirliğinde ortaya çıkan başarısızlık konusunda, genetik uzmanı Kariolu'nun "uzlaşmaz tutumuna" sorumluluk yüklemekte olduklarını da belirtti.

ANTROPOLOJİ MERKEZİNDEKİ KADRO VE EKSİKLİKLER

Genetik ve Nöroloji Enstitüsü'nün, izlemekte olduğu kimlik tespiti yönteminin yanlış olduğu anlamına gelmediğini çünkü başka bir uzmanlar grubunun başka bir yöntem izlemekte olduğunu ifade ettiğini aktaran gazete, enstitünün, Arjantinli antropologların ayrılmasının ardından, Antropoloji merkezinin kadro eksikliğinden de dolayı, yükümlülüklerine yanıt veremediğini belirttiğini yazdı.

Bu arada haberde, kayıp kalıntılarının tespit edilmesi amacıyla yürütülmekte olan kazıların olağan seyrinde devam etmekte olduğu da ifade edildi.

BM ile enstitü arasındaki işbirliği konusunda açıklama yapan, Rum tarafının Otonom Kayıp Şahıslar Komitesindeki yeni üyesi Aristos Aristotelus ise, problemin çözülmesi için daha fazla iyi niyete ihtiyaç olduğunu söyledi.

"KAYIP YAKINLARINA YANLIŞ KALINTI VERİLMİYOR"

Gazete, Kayıplar konusuyla ilgili başka bir haberinde ise, Enstitü ile Antropoloji merkezinin bulgularının farklılık gösterdiği bazı durumlar bulunduğunu; bunun sonucunda da yapılan olası yanlışlık konusunda şiddetli bir rekabet ortaya çıktığını ve kayıp kişilerin kimliği konusunda Kariolu tarafından hazırlanan raporların imzalanmadığı durumlar bulunduğunu ifade etti.

Antropoloji merkezi üyelerinin, yanlışlığın Kariolu'dan kaynaklandığını savunduklarını yazan gazete, başka kişilerin ise, kurumların yaklaşımları arasındaki farklılıkların doğal olduğunu söylediğini belirtti.

Kayıp yakınlarına hiçbir şekilde yanlış kalıntıların verilmediğini kaydeden gazete, bunun gerçekleşmesi için Antropoloi merkezinin de kayıp kişinin kimliğiyle ilgili raporu imzalaması gerektiğini; bunun ise ancak yüzde 99,96 oranında bir kesinlik var olması durumunda gerçekleştiğini ekledi.

Gazete, yüzde 99,96 oranında bir kesinlik var olmaması halinde, kayıp yakınlarına kemiklerin verilmediğini vurguladı.

Kayıp kalıntılarına kimlik tespiti yapılması programının, Antropoloji merkezi ile Genetik ve Nöroloji Enstitüsünün işbirliğini kapsadığını anımsatan gazete, Antropoloji merkezinin Otonom Kayıp Şahıslar Komitesine bağlı olduğunu anımsattı.

Antropoloji merkezinin kazı ve kimlik tespitlerini, DNA metodunun dışında, kendi yönetmeleriyle yürütmekte olduğunu yazan gazete, Genetik ve Nöroloji Enstitüsünün ise DNA yöntemiyle kimlik tespiti yaptığını, antropoloji merkezinin de kendi yöntemleriyle paralel bir kimlik tespiti yaptığını anlattı.

Gazete, en nihayetinde ise, herhangi bir kayıp kişinin kimliğiyle ilgili raporda hem enstitü müdürünün hem de antropoloji merkezinin imzası bulunması gerektiğini vurguladı.

"HER BİR KAYIP KALINTISINA KİMLİK TESPİTİ YAPILMASI YAKLAŞIK 16 BİN DOLAR"

Fileleftheros gazetesi ise ilk sayfadan yukarıdaki başlıkla yayımladığı haberinde, her bir kayıp kalıntısına kimlik tespiti yapılmasının yaklaşık "16 bin Doları" bulduğunu yazdı.

Gazete, iç sayfadan yayımlamaya devam ettiği haberinde ise, bazen kayıp kalıntılarının bulundukları yerlerle ilgili yanlış bilgiler verilmesi yüzünden, kayıp kalıntılarının tespit edilmesinde ortaya çıkan zorluklardan dolayı, her bir kayıp kalıntısına kimlik tespiti yapılmasının "15 bin Euro'yu" aşmakta olduğunu kaydetti.

Gazete haberinin bazı yerlerinde Dolar, bazı yerlerinde ise Euro ifadelerini kullandı.

Gazete, Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nden verilen bilgilere dayanarak, 2010 yılına kadar 10 milyon 592 bin dolar para harcandığını ve bütün Kıbrıs'ta 840 kayıp kalıntısı tespit edildiğini yazdı.

Gazete, Otonom Komitenin tahminlerine de dayanarak, Kıbrıs'taki Kayıp Şahısların Kalıntılarıyla ilgili kazı, kimlik tespiti ve bunların ailelere geri verilmesi programının maliyetinin, yılda 3 milyon Amerikan dolarına ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

Gazete 3 milyon dolarlık rakamın içerisinde, iki toplumun yaptığı katkıların bulunmadığını belirtti.

10 milyon 592 bin dolarlık rakama, 2011 yılına ilişkin 3 milyon doların da katılması halinde, 2011 yılının Aralık ayına kadar olan çalışmaların maliyetinin 13 milyon 592 bin dolara ulaştığını kaydeden gazete, bu harcamalara bakıldığında, her bir kayıp kalıntısına kimlik tespiti yapılmasının 16 bin dolar civarlarında bir maliyeti olduğuna dikkati çekti.

Bugüne kadar bütün Kıbrıs'ta tespit edilen 840 kayıp kalıntısından sadece 314'üne kimlik tespiti yapıldığını yazan gazete, bu dikkate alındığında, 500 kişiye daha kimlik tespiti yapılacağını belirtti.

Kıbrıslı Rum kayıp yakınlarından kan örnekleri alınmasının birkaç yıl önce tamamlandığını da yazan gazete, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kayıp yakınlarının genetik verilerinin, Genetik ve Nöroloji Enstitüsündeki Adli Genetik Laboratuarı'nın elektronik veri bankalarında saklanmakta olduğunu belirtti.

Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi'nden elde ettiği bilgilere dayanarak, yaklaşık 55 kişilik iki toplumlu grubun tüm Kıbrıs'ta kayıp kazılarına devam etmekte olduğunu bildiren gazete, kazıları yürütmekte olan iki toplumlu grubun artık özerk/otonom olduğunu; bu grubun Arjantin'den gelen ve adadan ayrılan "Arjantin Adli Tıp Arkeoloji Ekibi (EAAF)" tarafından eğitildiklerini kaydetti.

(İY/HÖ)

 
9 Nisan 2012 Pazartesi 13:30
Okunma: 551
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)