Ana Sayfa » Kıbrıs » "KIBRIS TÜRK TARAFI ÇARESİZ VEYA ALTERNATİFSİZ DEĞİL"

"KIBRIS TÜRK TARAFI ÇARESİZ VEYA ALTERNATİFSİZ DEĞİL"

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Biz Kıbrıs'ta barışçı, uzlaşıcı, kapsamlı çözümden yana bir siyaset izliyoruz. Kimsenin hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Ancak kendi hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız? dedi.

 
 

 

 (T.A.K.): 

Cumhurbaşkanı Eroğlu, tekelci ve hakimiyetçi bir zihniyete dayalı tek yanlı hareketlerin geçmişte kimseye bir faydası olmadığına, gelecekte de olmayacağına işaret ederek, "paylaşımcılığa, ortaklığa ve kazan-kazan anlayışına dayalı çağdaş yaklaşımlar, hem Adamız ve bölgemizin, hem de Doğru Akdeniz'de çıkarı bulunan herkesin yararına olacaktır? dedi.

"Ancak, barışçılığımız, uzlaşıcılığımız hiç kimse tarafından bir zaaf olarak algılanmasın? diyen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çaresiz veya alternatifsiz olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugünkü görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmasında, "Kıbrıs'ta varılacak bir antlaşmanın, iki halka ait hidrokarbon yatakları ile bölgedeki diğer hidrokarbon yataklarının Avrupa'ya en uygun pazarlanmasına olanak sağlayacağı, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik sürecine ivme kazandıracağı da açıktır? dedi.

"ORTAK KONU MİLLİ DAVA.. GÖRÜŞLERİN TAMAMEN ÖRTÜŞTÜĞÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖRDÜK?

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu bir kez daha KKTC'de görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, Çavuşoğlu'nun bu ziyaretinde de ortak konunun milli dava olduğunu kaydetti.

Görüşmede, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri derinliğine ele alma fırsatı bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, görüşlerinin tamamen örtüştüğünü bir kez daha gördüklerini, teyit ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Çavuşoğlu'nun parlamenterlik yaşamı boyunca Kıbrıs Türkü'ne ve milli Kıbrıs davasına her zaman yakın ilgi göstererek, değerli katkılarda bulunduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu'nun ziyaretinin Kıbrıs konusunun önemli bir safhasında gerçekleştirildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının görüşme masasından kaçtığını ve dönmemekte ısrar ettiğini anımsattı.

Rum tarafının, bazı kabul edilemeyecek  ön koşullarla ve dayatma gayretleriyle, kendileri için telafisi mümkün olmayacak oldu bittiler yaratmaya çalıştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Rum kesimi halen hidrokarbon yatakları konusundaki tek yanlı faaliyetlerini sürdürüyor ve bizim bunlar karşısında elimiz kolumuz bağlı beklememizi, kendilerinin tüm tasarruflarını sineye çekmemizi bekliyor? dedi.

Bu durum karşında Anavatan Türkiye ile sürekli istişare ve dayanışma içerisinde Kıbrıs Türk halkının hakkını, hukukunu savunmaya devam etiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu konudaki kararlı tutumları ve desteklerinden ötürü Çavuşoğlu'nun şahsında Anavatan Türkiye Hükümeti ve halkına teşekkür etti.

"GÖRÜŞME KAPISINI HEP AÇIK TUTMAYA ÇALIŞTIK??

Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının tüm olumsuz tutumlarına rağmen, hep görüşme kapısını açık tutmaya çalıştığını ve bu yapıcı, uzlaşıdan yana tavrını devam ettirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle devam etti:

"Bildiğiniz üzere, Anavatan Türkiye'nin bizim Hükümetimizin yetkilendirmesi ile Kıbrıs Türk Halkı'nın haklarının korunması için yayınladığı NAVTEX'in süresi 31 Aralık 2014 tarihinde doldu. Bunun hemen öncesinde Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisi de görevine ara vererek Gazimağusa limanına demirledi. Bu sırada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yeni üç alanda hidrokarbon yatakları araştırması yapmak için 6 Ocak'ta bir Navtex yayınlayacağını tüm dünyaya duyurdu. Bu arada, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades'in masadan çekilmesiyle duran görüşmeler sürecini yeniden başlatma çabası içinde olan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, çabalarına bir fırsat tanıma adına bizden, bu tarihin bir gün öncesine denk gelen 5 Ocak tarihine kadar süre istedi; bu tarihe kadar hiçbir adım atmamamızı ve açıklama yapmamamızı önerdi.?

"YENİ BİR ÖN ŞART??

Kıbrıs Türk tarafının Eide'nin önerisini olumlu karşılayarak, çabalarına bir şans tanımak için 5 Ocak akşamına kadar hiçbir adım atmadığını ve herhangi bir açıklama da yapmamaya özen göstererek beklediğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Peki, Kıbrıs Rum tarafının bu iyi niyetli davranışımıza tepkisi ne oldu?  Buna olumlu yanıt vermek yerine, Sayın Eide'nin çabalarını sabote eder şekilde, Rum tarafı, daha önce 6 Ocak'ta başlayacağını duyurduğu çalışmaları öne alarak 2 Ocak 2015 tarihinde yayımladığı duyurularla faaliyetlere başlamış oldu. Sayın Anastasiades, 5 Ocak'ta Rum siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantının ardından yaptığı açıklamada ise, Sayın Eide ve ilgili tüm tarafların çabalarıyla alay edercesine, silah zoruyla 1963'te gasp ettikleri sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti? sıfatıyla sürdürdükleri tek taraflı faaliyetleri ve Rum tarafının egemenliğini kabul etmemizi yeni bir ön şart olarak öne sürmüştür? dedi. 

Rum lider Anastasiades'in bu ön şartı ne kendilerinin, ne de anavatan Türkiye'nin kabul etmeyeceğini bildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Anastasiades'in Kıbrıs konusunun temelinde egemenliğin yattığını gayet iyi bildiğini vurguladı.

"BU SOĞUK HAVALARDA BİLE DOĞU AKDENİZ'İN SULARINI ISITMAYA ÇALIŞMAKTADIRLAR? Anastasiades'in ön şartı ortaya koymasının nedeninin, görüşmeler sürecinin en kritik safhası olan al-ver sürecine geçmek üzere olunduğu bir anda müzakere masasından ve dolayısıyla kapsamlı çözümden kaçmasını kamufle etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Şimdi ise bunun sorumluluğunu Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'ye yüklemeye çalışmakta, yaptıkları peş peşe açıklamalar ve yoğun bir propaganda kampanyasıyla bu soğuk havalarda bile Doğu Akdeniz'in sularını ısıtmaya çalışmaktadırlar? dedi.

Rum tarafının bu tavrı karşısında yaptı açıklamalarda, her zaman öncelikli görevinin Kıbrıs Türk Halkı'nın hak ve çıkarlarını korumak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bunun hem görüşme masası, hem de masa dışı gelişmeler için geçerli olduğunu kaydetti.

"KIBRIS RUM TARAFININ  İNSAFI VE RIZASINA BIRAKILAMAZ?

Kıbrıslı Türklerin egemenlik hakları, ekonomik çıkarları ve eşitlik statüsünün Kıbrıs Rum tarafının inisiyatifine, insafına veya rızasına bırakılamayacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bunları hem masada, hem de masa dışında savunmaya devam edeceklerini belirtti.

Anavatan Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu ve olmaya devam edeceğine inanç belirten Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle devam etti:

"Biz Kıbrıs'ta barışçı, uzlaşıcı, kapsamlı çözümden yana bir siyaset izliyoruz. Kimsenin hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Ancak kendi hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız. Tekelci ve hakimiyetçi bir zihniyete dayalı tek yanlı hareketlerin geçmişte kimseye bir faydası olmadı, gelecekte de olmaz. Paylaşımcılığa, ortaklığa ve kazan-kazan anlayışına dayalı çağdaş yaklaşımlar, hem Adamız ve bölgemizin hem de Doğru Akdeniz'de çıkarı bulunan herkesin yararına olacaktır.?

Bu yaklaşım ve düşüncelerini, hala adada bulunan ve kendisiyle dün görüştüğü, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide'ye de anlattığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, üzerinde çalışması gereken tarafın Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafının esasen masada olduğunu ve görüşmelere bırakıldığı yerden, ön koşulsuz olarak devam etmeye hazır olduklarını bir kez daha izah ettiğini anlattı.

"BARIŞÇILIĞIMIZ, UZLAŞICILIĞIMIZ HİÇ KİMSE TARAFINDAN ZAAF OLARAK ALGILANMASIN?

"Ancak, barışçılığımız, uzlaşıcılığımız hiç kimse tarafından bir zaaf olarak algılanmasın? diyen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çaresiz veya alternatifsiz olmadığını vurguladı.  Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle devam etti:

"Başımızda Devletimiz, yanımızda Anavatanımız vardır. Halkımızın statükoya bir yarım asır daha mahkum edilmesine göz yummamız söz konusu değildir. Bizi 46 yıldır sonuç getirmeyen görüşmelere mahkum edenler, bilmelidirler ki, her şey gibi sabrın da bir sonu vardır.?

Eroğlu, gerek BM Genel Sekreteri'nin, gerekse uluslararası toplumun mevcut döneme bir son şans olarak baktığını, bunu açıkça ifade ettiğini dile getirerek, 50 yılı aşkın  süredir Ada'da bir barışı koruma görevi sürdüren BM Barış Gücü'nün görevinin ay sonunda bir kez daha uzatılacağını söyledi. 

"UMARIM ULUSLARARASI TOPLUM ENERJİSİNİ, PARASINI VE EVLATLARINI DAHA İHTİYAÇLI BÖLGELERE GÖNDERİR?

Bunun son olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, "umarım uluslararası toplum enerjisini, parasını ve evlatlarını dünyanın çok daha ihtiyaçlı bölgelerine gönderir? dedi.

BM Barış Gücü'nün Ada'daki faaliyetleri ve görev süresiyle ilgili raporunun, Genel Sekreter'in "İyi Niyet Görevine? ilişkin paragraflar da içereceğine dair bilgi aldıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle konuştu:

"Bunun Sayın Genel Sekreter'e görüşmeler süreciyle ilgili son gelişmeler hakkındaki gerçekleri Güvenlik Konseyi üyeleri ve dünya kamuoyuyla paylaşmak için bir fırsat teşkil ettiğini düşünüyoruz. Rum tarafı yapay ve geçersiz bahanelerle masadan kaçmıştır. Önkoşulsuz dönmeyeceğini de açıkça söylemektedir. Bu, hem Güvenlik Konseyi'nin görüşmelerin önkoşulsuz olmasıyla ilgili kararlarına, hem de 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama'nın amaç ve ruhuna aykırıdır. Denge adına bu gerçekler feda edilmemelidir. Bu beklentimizi de, 26 Ocak'ta Konsey'e bilgi verecek olan Sayın Eide'ye duyurmuş bulunuyoruz. Kendisine ayrıca Türkiye'nin NAVTEX'i, yani duyuruyu bizim istemimiz üzerine ve bizim adımıza yayınladığını hatırlattık. Bunu da raporda doğru yansıtılması ve dünya kamuoyunun yanıltılmaması gerekir.?

"DOĞU AKDENİZ'DE İŞBİRLİĞİ, BARIŞ VE İSTİKRARIN SAĞLANMASI ÖNEMLİ?

Eroğlu, Doğu Akdeniz'de işbirliği, barış ve istikrarın sağlanmasına büyük önem verdiklerine dikkat çekerek, bunun herkesin yararına olacağına inanç belirtti.

Hidrokarbon yatakları konusunda Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında bir işbirliği ortamının sağlanmasının Kıbrıs'ta bir çözüme katkı sağlayacağına, bunun bölgeye olumlu yansımaları olacağına güvendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı derviş Eroğlu, şöyle devam etti:

"Kıbrıs'ta iki ayrı dile ve dini inanca sahip iki halk arasında varılacak antlaşmanın İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında bozulmak istenen ilişkileri olumlu yönde etkileyeceği de kuşkusuzdur.

Kıbrıs'ta varılacak bir antlaşmanın, iki halka ait hidrokarbon yatakları ile bölgedeki diğer hidrokarbon yataklarının Avrupa'ya en uygun pazarlanmasına olanak sağlayacağı, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik sürecine ivme kazandıracağı da açıktır.

Dolayısı ile gelinen noktada küçük düşünmemeli, büyük düşünmeli ve Doğu Akdeniz'deki resmi, hatta ve hatta Türkiye üzerinden Avrupa'ya kadar uzanabilecek geniş işbirliği olanağını görebilmeliyiz.?

 

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "anavatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk tarafının sorunun çözümü yönündeki kararlı çabalarını destek veriyoruz. KKTC'de birlik ve beraberlik içinde hareket edildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz? dedi.

Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, önceliğin Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini teminat altına alacak, adil bir şekilde çözüme kavuşturulması olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugünkü görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'ndan sonra söz alan TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu basın toplantısında yaptığı konuşmada, KKTC'de bir kez daha bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ziyaretinin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın 3. ölüm yıldönümü ile Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük'ün ölüm yıldönümüne denk geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, iki büyük ismi saygı ve minnetle andığını söyledi.

"GÖRÜŞ BİRLİĞİ DEVAM EDİYOR??

Bugünkü görüşmede Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'yla gelinen aşama ve KKTC ile TC arasındaki yakın işbirliğini ele alma fırsatı bulduklarını belirten Çavuşoğlu, bu konulardaki görüş birliklerinin devam ettiğini vurguladı.

"KIBRIS MESELESİNİN ADİL, KALICI BİR ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASI ÖNCELİKLİ HEDEF?

Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı bir çözüme kavuşturulmasının dış politikalarının öncelikli hedefi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bunun böyle devam edeceğini kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının Türkiye'yle yürüttüğü çabalara birlikte çözüm konusunda tutarlı ve sonuç alamaya yönelik her türlü iyi niyetli yaklaşıma ve BM çabalarına her türlü desteklerinin devam edeceğini söyleyen Çavuşoğlu, "Anavatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk tarafının sorunun çözümü yönündeki kararlı çabalarına destek veriyoruz. KKTC'de birlik ve beraberlik içinde hareket edildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz? dedi.

"SADECE TÜRK TARAFININ ÇABALARIYLA SONUÇ ALINMASI MÜMKÜN DEĞİL?

Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerin en kısa zamanda sonuca ulaştırılabilmesi için gereken siyasi iradeyi gösterdiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, ancak müzakerelerde sadece Türk tarafının çabalarıyla sonuç alınmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Rum tarafının da bu yönde samimi bir çaba göstermesi gerektiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, buna karşın Rum tarafının Akdeniz'de doğal kaynaklar konusunda Kıbrıs Türk tarafının getirdiği önerileri görmezden gelmeye devam ederek, tek taraflı olarak başlattığı faaliyetleri genişleterek, devam ettirdiğini kaydetti.

"TEPKİSİZ KALINMASI MÜMKÜN DEĞİL?

Rum tarafının, Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını dikkate almadan yürüttüğü tek taraflı faaliyetlerine tepkisiz kalınmasının mümkün olmadığına vurgu yapan Çavuşoğlu, Anavatan Türkiye ve KKTC'nin, Rum tarafının masadan kalkmasının ardından yapıcı öneriler ortaya koyduğunu anımsattı.

Önerilerle, doğal kaynaklar konusunun Kıbrıs Türklerinin haklarını gözetecek şekilde ele alınması ve Rumların müzakere masasına dönmesini amaçladıklarını ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide ve Yunanistan'la birlikte bu öneriler üzerinde çalışmaları olduğunu anımsattı.

"RUM TARAFI TEK YANLI FAALİYETLERİ SÜRDÜRÜYOR?

Bu çalışmaların her zaman KKTC ile birlikte yürütüldüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu, sismik faaliyetlere ilişkin duyurunun süresinin 30 Aralık'ta bitişinin ardından Rum tarafının sondaj çalışmalarını sonlandırmasını beklediklerini, ancak tüm iyi niyetli çabalarına rağmen Rum tarafının tek yanlı faaliyetleri sürdürdüğünü kaydetti.

Rum tarafının yayımladığı duyurularla, mevcut sondaj sahasının süresini uzattığını ve sondaj yapılacak sahayı genişlettiğini belirten Mevlüt Çavuşoğlu, Rum tarafının 5 Ocak'ta yaptığı açıklamayla Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades'in tutumunun değişmediğinin görüldüğünü söyledi.

"RUMLAR, MÜZAKERE MASASINA GERİ DÖNMELİ VE SAMİMİ BİR ŞEKİLDE ÇABA SARF ETMELİ?

Bu gelişmeler ışığında, KKTC hükümetinin Barbaraos Hayrettin Paşa gemisinin bölgedeki çalışmalarına devam etmesine karar verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, "şimdi şunu bekliyoruz;  Rum yönetimi bu hatasından en kısa zamanda vazgeçmeli, hatasından dönmeli. Adanın ortak sahibi olan iki halkın, irade ve siyasi eşitliği temelinde oluşturulacak yeni ortaklık konusunda net bir tutum benimsemeli. Müzakere masasına geri dönmeli ve kalıcı çözünme ulaşmak için samimi bir şekilde çaba sarf etmeli? dedi.

Son müzakere sürecinde Kıbrıs Türk tarafının her türlü çabayı gösterdiğine dikkat çeken Mevlüt Çavuşoğlu, bu çabanın uluslararası camia tarafından da görüldüğünü söyledi.

"İYİ NİYETLİ ADIMLAR KARŞILIKSIZ KALMAYACAK?

Rumların atacağı iyi niyetli adımların karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesinin asla mümkün olmadığını kaydetti.

Çavuşoğlu, önceliğin Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğini teminat altına alacak, adil bir şekilde çözüme kavuşturulması olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti'nin, doğal kaynaklar konusu başta olmak üzere, Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasını vazgeçilmez olarak gördüğüne dikkat çeken Çavuşoğlu, "bunu bugüne kadar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Türkiye ve KKTC kendileriyle işbirliği yürütecek taraflarla, barış, refahın hakim olduğu bir coğrafyada ileriye doğru yürümek arzusundadır. Türkiye her koşula Kıbrıs Türklerinin yanında olmaya devam edecektir? dedi.

Türkiye'nin, adada ve bölgede, huzur, istikrar ve refahın gelişmesi için sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğine vurgu yapan Mevlüt Çavuşoğlu, ziyaretin temel amacının da bunu bir kez daha vurgulamak olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, ortak hedeflere ulaşılması için birlikte çalışılmaya devam edileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Rum tarafına atmakta olduğumuz yapıcı adımlara olumlu cevap vermek ve bu güzel adada barış, huzur, refah içinde yaşanacak yeni bir ortaklık devleti kurulması için samimi çaba göstermesi çağrısında bulunuyorum.?

"İDDİALAR ASILSIZ?

Konuşmalar ardından Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Eide'ye 2. bir Navtex yayınlamayacağını söylediğine yönelik ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu söyledi.

Eide'nin kendilerinden 5 Ocak'a kadar süre istediğini, Rum tarafının ise  kazıya 2 Ocak'ta başladığını belirten Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Navtex'in de 6 Ocak'ta yayınlandığını anımsattı.

Çözüm sürecini Rum tarafının müzakere masasını terk etmesinin zora soktuğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum tarafının Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının kabul edemeyeceği ön koşulları bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının hala müzakere masasında olduğunu, 19 Nisan'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar müzakere masasında oturmaya hazır olduğunu vurgulayarak, "müzakere masasından kendisi kalktı, ön koşul koymadan masaya gelmesi uygun olur diye düşünüyoruz? şeklinde konuştu.

Doğal gaz çalışmaları konusunda yaşanan süreci de anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların özellikler Türkiye'nin problemi olan Mısır ve İsrail'le işbirliğine gitmesinin ise tamamen bir taktik, politika olduğunu ifade ederek, bunun yanlış olduğunu düşündüğünü, Doğu Akdeniz'i kızıştırmakla bir yere varılamayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların, petrol veya doğal gazın her zaman uzlaşı getirmediğini, bazen de felaket getirdiğini bilinmesi gerektiğini ifade ederek, böyle bir anlaşmaya gidilmesinin tamamen Türkiye'ye karşı alınan bir tavır olarak nitelendirilebileceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rum tarafının şu anada yaptığı çalışmaların Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz'deki haklarını garanti altına almadığını, dolayısıyla kendilerinin itirazının da buna olduğunu söyledi.

Masayı terek edenin ise Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, Anastasiades'in sismik araştırma gemisi göndermesini bahane ettiğini, ancak Türkiye'nin Kıbrıs'a geçmişte de sismik araştırma gemileri gönderdiğini ve müzakerelerin devam ettiğini anımsattı.

Anastasiades'in böyle bir bahane arkasına sığınarak müzakereden kaçtığını, dolayısıyla müzakere masasına dönmesi gerekenin de Anastasiades olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Türk tarafının her türlü iyi niyeti sergilediğini, Rum tarafına da müzakere masasına dönmesi için şart koşmadığını belirti. Çavuşoğlu, ancak Rum tarafının samimiyet sınavından geçemediğini kaydetti.

Çavuşoğlu, önemli olanın sondaj çalışmasının kimin tarafından yapıldığı olmadığına da işaret ederek, önemli olanın sondaj sonucunda çıkacak gaz ve petrolün gelirinin paylaşımı olduğunu vurguladı.

Çözüm ve anlaşma olmadan sondajın tek taraflı yapılmasına karşı olduklarını ifade eden Çavuşoğlu, gelir paylaşımının garanti altına alınması gerektiğini kaydetti.

 
14 Ocak 2015 Çarşamba 17:23
Okunma: 704
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)