Ana Sayfa » Röportaj » Kıbrıs Türkü elinde kalan değerlere sahip çıkmak için mücadelesini sürdürüyor…

Kıbrıs Türkü elinde kalan değerlere sahip çıkmak için mücadelesini sürdürüyor…

Mücadeleyi bırakmayacağım · Mehmet Ali Falman, Bir zamanların “Fal Kahveleri”ni yapan, Şekerci MehmetAli Bey’in torunu.6 yıl önce meydana gelen yangınla kül olan iş yerini toparlamaya çalışıyor. · Eski Lefkoşa’nın tanınmış simalarını tek tek kaybeden Kıbrıs Türkü, son kalan değerlerini de yitirmemek için elinden gelen çabayı ortaya koyuyor. · FALMAN: Yangından bana geriye bir tek dükkanın tabelası ve enkaz kaldı. Babam ve dedemin terinin kokusu durdukça yok olanı yerine koymak için mücadelemi sürdüreceğim. · BULUTOĞLULARI: “Fal” ismi kültürümüze mal olmuş bir isimdir. Bunu yaşatmak lazım.Yerli sanayicimize destek ç

 
 
Kıbrıs Türkü elinde kalan değerlere sahip çıkmak için mücadelesini sürdürüyor…


Selda İÇER



Eski Lefkoşa’da yolculuk yapmak her zaman ruhuma iyi gelmiştir. İki gün üst üste arasta bölgesinde gezinti yapınca anımlarım canlandı birden. Yazılarımda kedimle ilgili birşey aktarmaktan her zaman için kaçınırım ancak bu sefer kendime engel olamadım. Annem Lefkoşa’da büyüdü, orada evlendi, Büyükhan’da gençlik yılları geçti ve teyzemlerle çok güzel anılara sahipler orayla ilgili. Lefke Hanı da benim çocukluk anılarımda özel bir yere sahip. Lefke’den büyük şehilerlere açılan bir kapı idi benim için orası. Otobüsten indiğim zaman başka bir dünyaya gelmiş gibi hissederdim kendimi. İçinde kaybolacağım hissi duyardım. Bahsettiğim bu bölgeler restore edildikçe insanın kaybolan bir parçası yerine konuyormuş gibi oluyor. Hayatınızdaki eksiklikler tamamlanıyor tek tek. Büyükhan, Lefke Hanı, Büyük Hamam gibi umarım bunun arkası gelir de pekçok yer eski anılardaki yerini alır. Böylesi bir duygu yoğunluğu içerisinde kahve içmek için Lefke Hanı’nın oraya yürürken, kibarca merhaba deyip yanımıza birisi yanaştı ve derdini anlatmaya başladı.

Eminim birçok gazetede onunla ilgili pekçok yazı okudunuz. Ama olsun Lefkoşa çarşısı içerisinde parmakla sayılacak kadar az kalan essnafımıza ne kadar destek çıksak azdır diyorum. Eski değerlerimiz, ustalarımız, anılarımızdaki figürler her gün tek tek yok olup gidiyor. Tırnaklarıyla kazıyarak, ayakta durmaya çalışan bir esnafa neden sahip çıkılıp destek olunmasın. Bir kez de biz yazalım, haberi olmayan varsa, onlara da biz duyurmuş olalım.

Mehmet Ali Falman, Bir zamanlar “Fal Kahveleri”nin yapan, Şekerci MehmetAli Bey’in torunu. Bundan tam 6 yıl önce dükkanı yanarak kül oldu. Yangından ona geriye bir tek dükkanın tabelası kalmış. Yangın sonrası enkaz halindeki dükkanını toparlamak için 6 yıl Güney Kıbrıs’ta çalıştıktan sonra Aralık ayında yeniden kuzeyde çalışmaya başlayan Falman, adım adım kaybettiklerini kazanmaya çalışıyor. Bu aşamada da biz de sizlere harcanan bu emeğin ulaşmasında yardımcı oluyoruz. Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları da bu esnafımıza destek çıkarak yanan binasını 15 güne kadar çatısını yapacağını açıkladı.

Üçüncü nesil olarak dükkanı ayakta tutacağım

SELDA İÇER: Bizlere biraz kendinizden bahseder misiniz?

FALMAN: Dedemin 1930’lu yıllardan bu yana Lefkoşa’da Asmaaltı’nda Kurtbaba Sokakta kurduğu dükkanda halka hızmet vermeye çalışıyoruz. Ben dedem ve babamdan sonra üçüncü kuşağım. Dedeme Şekerci Mehmet Ali derlerdi.Orada şekercilik yapardı ailem, daha sonra Fal kahvesini yapmaya başladık.

SELDA İÇER: Sanırım dükkanınızın yanmasından sonra onu yeniden hayata geçirmek için mücadele veriyorsunuz?

FALMAN: Evet, 6 yıl önce 24 Ekim 2005 tarihinde dükkanım içindeki makinelerle birlikte yandı.

“Işıklar öyle bir yanacak ki hiç sönmeyecek”

SELDA İÇER: Nasıl yanmıştı dükkan. Anımsatmak adına bize anlatabilir misiniz?

FALMAN: Kutlay Bey’in Belediye Başkanı olduğu dönemdi. Bizim dükkanın yanında elverişsiz şartlarda yaşayan Hatay’dan gelmiş aileler vardı. Hatta hükümet bunlara aylık da bağlamıştı. Yangını da onlar çıkarmıştı.

SELDA İÇER: Neden böyle bir yorum yaptınız?

FALMAN: Çünkü bu ailenin elektrik kurumuna yüklü bir borcu vardı. Elektrik kurumu da kendilerine borçlarını ödemedikleri için elektriklerini kesti. Kendileri kaçak bağlatmıştı elektriği de zaten. Karanlıkta kalınca “lüks” lambası yaktılar ve o da yangına neden oldu.

SELDA İÇER: Sözkonusu aile sorunlu muydu?

FALMAN: Evet, olaydan 3 gün önce yaklaşık 12 zabıta gelmişti bunları evden çıkarmak için. Ancak bu kişiler gidecek yerleri olmadığını söyleyerek tahliye süresini 48 saat uzattılar.Ve karanlıkta kaldıkları zaman da “ Bu yerde ışıklar öyle bir yanacak ki hiç söndüremeyecekler” diyerek tehditler savurmuşlardı.

“Besleme” kelimesini asla kabul edemem

SELDA İÇER: Peki bu kişiler ceza aldı mı?

FALMAN: Hayır,ceza almadılar çünkü olayın kaza olduğunu söylediler.Ben şunu söylemek istiyorum. Türkiye Başbakanı bizlere “besleme” demişti. Ben bunu asla kabul edemem. Ben 6 sene Rumda çalışıp ekmeğimi evime götüren bir Kıbrıslı Türküm. Yani kendi iş yerine hayat vermeye çalışan bir Kıbrıs Türküyüm. Sayın Başbakana saygılarımı sunuyorum. Birgün Kıbrıs’a gelip bu yeri ziyaret eder, burayı Türkiye’den gelen ailelerin zorla işgal edip gasp ettiğini, sonra da atalarımdan kalan bu yeri acımasızca yaktıklarını, makineler ve binayla herşeyiyle beni cayır cayır yok ettiklerini bizzat kendisine anlatmak isterim.

SELDA İÇER: Yangından sonra sana kim yardım etti?

FALMAN: Kimse, Kaymakamlık bana cüzzi bir para yardımında bulundu. Ancak yanan makinelerimin yerine hiçbirşey alınmadı.

SELDA İÇER: Ne kadar makineniz yandı?

FALMAN: 11 makinem yandı. Kavurma, öğütme ve paketlemede kullandığımız makineler.

SELDA İÇER: Esnaf ve Zanaatkarlar Odası size yardımcı olmadı mı?

FALMAN: Hayır, ama onların da yapacağı bir şey yoktu.

SELDA İÇER: Neden yangından sonra çalışmak için Güney Kıbrıs’ı seçtin?

FALMAN: Daha fazla para kazanıp dükkanımı tamir etmek için. Şu an bina yarım da olsa ben buraya döndüğüm için mutluyum.

Gece pamuk şekeri, gündüz kahve

SELDA İÇER: Ne yapıyorsunuz şimdi burada?

FALMAN: Geceleri festivallerde dede mesleği olarak pamuk şekeri satıyorum. Gündüz ise kahve üretiyorum “fal” kahvesini, ne kadar satabilirsem. Hem bu arada Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları’na buradan teşekkür etmek isterim.

SELDA İÇER: Neden?

FALMAN: Kendisi bana dükkanın çatısını yaptıracağına söz verdi. Ben de başkanın verdiği söze güveniyorum.

SELDA İÇER: Dükkanda şu anda su ve elektrik var mı?

FALMAN: Hayır yok, hiçbir şey yok. Yangında hepsi gitti. Ben şimdi hakkım olan 3 faz elektrik hakkımı devletten geri istiyorum. Bunun benim hakkım olduğunu ve vereceklerini söylüyorlar.

SELDA İÇER: Peki neden vermiyorlar?

FALMAN: Bunun için binayı tamamlamam gerekiyormuş.

SELDA İÇER: Peki su konusunda durum ne?

FALMAN: Su bağlanması konusunda da sıkıntılar var ama zamanı geldiğinde onu da Cemal Başkanın halledeceğine inanıyorum.

Hatıralarımı kaybettim

SELDA İÇER: Yangında maddi olarak ne kadar zararın oldu?

FALMAN: Yangından bana bir dükkanın tabelası ve bir de yangın sonucu oluşan enkaz kaldı. Maddi olarak ne kaybettim tam olarak bilemiyorum ama manevi olarak herşeyimi kaybettim. Hatıralarımı, çocukluğumu kaybettim. O nedenle dedemin, babamın teri bana vurduğu sürece burada var olmaya çalışacağım. Kuracağım yeni işlerde de “fal” sözcüğü mutlaka geçecektir.

SELDA İÇER: Gördüğümüz kadarıyla hala fal kahvesi üretiyorsunuz?

FALMAN: Evet küçük bir makine ile az miktarda. Benim öyle gücüm yok ki şu an piyasadaki kahvelerle yarışmaya.

SELDA İÇER: Peki dükkanı satmayı hiç düşünmedin mi?

FALMAN: Ben burayı satmak değil, yaşatmak istiyorum. Dedemin, babamın ve amcamın terine saygı duyuyorum. Önüme bavullar para koydular ama ben yine de burayı satmadım.

SELDA İÇER: Esnaf kredisi talep ettiniz mi peki tamir için?

FALMAN: Hayır etmedim. Burada kredilerde elini verirsin kolunu alırlar. Daaha iyisi kredi alacağıma gider Güney’de çalışırım. Ömrüm yettiği sürece burayı adam etmeye çalışacağım.

Ne kazandımsa binaya yatırdım

SELDA İÇER: Güney’de çalışırken buraya ne kadar para harcadın?

FALMAN: Kazandığımın nerede ise tümünü. 6 yıl boyunca hafta sonları Cumartesi Pazar da ek mesai yaparak çalıştım ekstra para kazanmak için. Güney’de Rumlar beni kazandığım parayı kuzeyde harcıyorum diye işten attı. Benim eşim de çalışmaz kazandığım bu para ile evimi de geçindiriyorum, 2 de çocuk okuturum.

SELDA İÇER: Bu binaya ne gibi yatırım yaptın şu ana kadar?

FALMAN: 4 bin kusur blok harcadım duvar ördüm. 3 bin 200 metre sıva yaptım. Fırını restore ettim. 2 adet tuvalet yaptım. Kahve yapmak için de borçlanıp küçük bir makine satın aldım. Haftada 10-15 kilo kadar kahve yapabiliyorum. Ancak bazen 10 adet satarım, bazen de siftah bile olmaz.

SELDA İÇER: Son olarak mesajınızı alabilir miyiz?

FALMAN: Cemal Başkana bize destek çıktığı için çok teşekkür ediyorum. Yerli üretim devam etmelidir. Buna inanıyorum. Yetkililerin yerli esnafa destek çıkmasını bekliyoruz. Güney’de bir usta bana “ Babanın heykeliyle, hatıralarıyla oynan ama, bir gün buraya gelip ağlayacaksın, iş isteyeceksin” dedi. Ancak benim arkamda çok büyük güçler var, beni oraya çok bekleyecek. Yetkililere güveniyorum.

Cemal Bulutoğluları

Sohbetimiz devam ettiği sırada Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın ismi birçok kez anıldığı için kendisini arayıp çatının ne olduğunu soruyoruz. Kendisi de konuya hassasiyetini göstererek çıkıp yanımıza geliyor.

Bulutoğluları, “Yerl i üreticiye, sanayiciye destek çıkmak şart. Bu esnafımızın başına büyük bir felaket gelmiştir. Hiç kimse kendisine elini uzatmamıştır. Belediye olarak yanan binanın restorasyonu için kendisine destek çıkıyoruz. “Fal” ismi kültürümüze mal olmuş bir isimdir. Bunu yaşatmak lazım. Ve Rum tarafında ekmek aramalarını önlemek ve kendi işine sahip çıkmasını sağlamalıyız.











 
2 Haziran 2011 Perşembe 01:28
Okunma: 16542
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)