Ana Sayfa » Kıbrıs » Kktc Ban'dan Net Tavır Bekliyor...

Kktc Ban'dan Net Tavır Bekliyor...

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün:.

 
 
Kktc Ban'dan Net Tavır Bekliyor...

"ANLAŞMA ZEMİNİNİN ORTADAN KALKTIĞI BİR ORTAMDA, KENDİ KİMLİĞİMİZLE AYRI BİR VARLIK OLARAK, BAŞTA İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI OLMAK ÜZERE, HERKESLE HER TÜRLÜ İLİŞKİYE HAZIR OLDUĞUMUZU ORTAYA KOYACAĞIZ"

"B PLANI KIBRIS TÜRK HALKININ VE GARANTÖR ÜLKE TÜRKİYE'NİN, GENEL HATLARIYLA, RUMLARIN İZOLASYON, AMBARGOLARI VE BUNLARA KARŞI MÜCADELESİNİ KAPSAYACAKTIR"

"GENEL SEKRETER ÇOKLU KONFERANS ÇAĞRISI YAPMAYACAKSA 'ANLAŞMA ZEMİNİ ORTADAN KALKMIŞTIR' DEMESİ LAZIM"

"MARAŞ ELİMİZDEKİ ÖNEMLİ KOZLARDAN BİRİ, RUM TARAFININ DA ZAYIF KARNI"

Lefkoşa, 14 Nisan 12 (T.A.K): Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs'ta, Rumların 2004'de Annan Planı'na "hayır" demesiyle aslında görüşme ve anlaşma zeminin o zaman ortadan kalktığını, ancak bir ümitle yeniden başlatılan ve şimdi de süren görüşmelerde anlaşma zemininin ortadan kalktığı bir ortamda, Kıbrıslı Türklerin kendi kimlikleriyle ayrı bir varlık olarak, başta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olmak üzere, herkesle her türlü ilişkiye hazır olduklarını ortaya koyacaklarını açıkladı.

Özgürgün, sürekli konuşulan "B planı" ile ilgili; "B Planı, Kıbrıs Türk halkının ve garantör ülke Türkiye'nin, genel hatlarıyla, Rumların izolasyon, ambargoları ve bunlara karşı mücadelesini kapsayacaktır" dedi.

BM Genel Sekreteri Ban ki Moon'un çoklu konferans çağrısı yapmayacaksa, "Anlaşma zemini ortadan kalkmıştır demesi lazım" diyen Özgürgün, "Çünkü artık iki bölge, iki toplum, federasyon, Birleşmiş Milletler parametreleri kabul edilmiyor demektir. O zaman ne olur, Rum devleti ayrı bir devlet olarak devam eder burada, niyet oysa. Kuzey Kıbrıs'ta bir Türk devleti olduğu artık kabul görmeye başlamalıdır. Yani bunun başka bir çaresi yoktur, başka bir alternatifi de yoktur" görüşünü dile getirdi.

Özgürgün, Maraş'ın ellerindeki önemli kozlardan biri olduğunu, ayrıca Rum tarafının zayıf karınlarından biri, KKTC'nin de güçlü oldukları kozlardan biri olduğuna vurgu yaparak, Maraş'ın KKTC toprağı olduğunu vurguladı ve KKTC'nin elinde kimsenin itiraz edemeyeceği haklı kozlar olduğunu ve mutlaka bunların 1 Temmuz'dan sonra gündeme gelmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs konusunda Anadolu Ajansı'na değerlendirme yapan Özgürgün, KKTC'nin elinde kimsenin itiraz edemeyeceği haklı kozlar olduğunu, mutlaka bunların da 1 Temmuz'dan sonra gündeme gelmesinin sağlanması gerektiğini belirterek, ''İşte bu noktada, belki de Maraş önemli bir adım olabilir. Ama bunun için tabi mutlaka sürecin ve BM Genel Sekreteri'nin ne ortaya koyacağının beklenmesi lazım'' dedi.

Özgürgün, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'dan Kıbrıs konusunda tavrını açıkça ortaya koymamasını, çoklu toplantı daveti yapmayacaksa, ''Bu zeminde artık görüşmeler tamamlanmıştır ve bundan sonra da olamaz'' demesini beklediklerini ifade ederek, ''İşte o zaman da biz, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye olarak mutlaka yeni bir yola gireceğimizi söylüyoruz'' dedi.

BM Genel Sekreteri Ban'ın 19 Nisan'da Kıbrıs müzakereleri konusunda değerlendirme yapacağı hatırlatılarak, Türk tarafının beklentisi olan, ''Kıbrıs konusunda çoklu konferans çağrısı yapmaza ne olacağı'' sorusu üzerine Özgürgün, şöyle konuştu:

''BM Genel Sekreteri çoklu bir konferans çağrısı yapmazsa, şunu söylemesi lazım; bu görüşmeler bu zeminde artık bir yere varamaz. Açık açık bunu ortaya koyması lazım. Demesi lazım ki; bu görüşme zemini, yani en basit tanımıyla 1968'den beri iki bölgeli, iki toplumlu federasyon, 'görüşme zemini artık bitmiştir, bundan sonra bunun ideceği bir yer yoktur, bunu ortaya koyması lazım.''

''GÜVENİRLİĞİNİ YİTİRİR''

Özgürgün, ''Ban'ın, çoklu konferans çağrısını yapamıyorsa, görüşmelerin devam etmesini söylemesinin, hem Genel Sekreter'in bugüne kadar yaptıklarını berhava edeceğini, hem de 'end game' (oyunun sonu), 'son noktaya geldik', 'ilanihaye devam edemez' gibi açıklamalarını sineye çekmesi anlamına geleceğini'' söyledi. Özgürgün, ''Bana göre Genel Sekreter bunu yaparsa güvenirliğini yitirir ve bundan böyle görüşmelerde ciddiye alınan taraf durumundan çıkar. Eğer onu yapamıyorsa (çoklu toplantı çağrısı yapamıyorsa) veya yaptırılmıyorsa, açık açık artık bu zeminde görüşmelerin süremeyeceğini ve bittiğini ilan etmesi lazım. İşte o zaman da biz Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye olarak mutlaka yeni bir yola gireceğimizi söylüyoruz.''

Bu anlamda, Rumların AB dönem başkanlığını üsteleneceği 1 Temmuz'u bile beklemeyebileceklerini dile getiren Özgürgün, Rumların 1964'den beri, ''Kıbrıs cumhuriyeti'' ve adanın sahibi olduğu, ''işgale karşı mücadele verdiği'' iddiasında bulunduğunu, diğer taraftan da görüşme masasında zamana oynadığını belirterek, ''Bunun böyle gidemeyeceğini BM Genel Sekreteri'nin ilan etmesi lazım. Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'nin de artık bu anlamda, bunun neticesinde iyi niyetlerinin, anlaşma için orta koydukları bütün çabaların da bir sonuç  verdiğini en azından görmeleri ve hissetmelerini sağlaması lazım'' ifadesini kullandı.

Kıbrıs sorununun çözümü için bugüne kadar ortaya çıkan tüm planların hemen hepsini Türk tarafının kabul ettiğini, Rum tarafının ise reddettiğini anımsatan Özgürgün, Rumların dönem başkanlığı ve ardından Rumların seçimi nedeniyle 2013 yılı ortasına kadar bir görüşme ortamının olmayacağına işaret ederek, bu ortamda görüşmeleri devam ettirir gibi yapmanın BM'nin ve Genel Sekreteri'nin inanırlığını ve Kıbrıs konusuyla uğraşlarını bitireceğini söyledi.

"YOL HARİTAMIZ VAR, KENDİ YOLUMUZU ÇİZERİZ"

Genel Sekreter'den tavrını açıkça ortaya koymamasını ve çoklu toplantı olamayacaksa, ''Bu zeminde artık görüşmeler tamamlanmıştır ve bundan sonra da olamaz artık'' demesini beklediklerini ifade eden Özgürgün, ''Bundan sonrasına iki taraf kendisi karar versin. Yani Rum tarafı eğer böyle devam edecekse buyursun etsin, ona göre biz de kendi yolumuzu çizeriz'' dedi.

Özgürgün, Genel Sekreter 1 Temmuz'a kadar çoklu konferans çağıramıyorsa, bir yol haritalarının olduğunu, ancak 1 Temmuz'a kadar BM parametrelerinde hala bir çözüme ulaşma umutlarının olduğunu dile getirdi.

Özgürgün, ''Herkesin bir B planı vardır hayatta. Bizim de o B planımız var ama biz bunu hiç bir zaman dillendirmiyoruz, hiç bir zaman söylemedik, zannedildi ki bizim bir B planımız yok veya Türkiye ile bizim alternatifsiz olduğumuz zannediliyor'' diye konuştu.

Kıbrıs sorununu Rumların dümen suyunda götürecek bir noktada olmayacaklarını kaydeden Özgürgün, bu kadar çok uluslararası gücün karıştığı bir adada, durumun bu şekilde gitmeyeceğini onlara da göstermek gerektiğini söyledi.

B PLANI NEYİ KAPSIYOR

Özgürgün, ''B planı, Kıbrıs Türk halkının ve garantör ülke Türkiye'nin, genel hatlarıyla, Rumların izolasyon, ambargoları ve bunlara karşı mücadelesini kapsayacaktır'' dedi.

Özgürgün, anlaşma zemininin ortadan kalktığı bir ortamda, kendi kimlikleri ile ayrı bir varlık olarak, başta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olmak üzere, herkesle her türlü ilişkiye hazır olduklarını da ortaya koyacaklarını açıkladı.

Rumların 2004'de Annan Planı'na ''hayır'' demesiyle aslında görüşme ve anlaşma zeminin o zaman ortadan kalktığını, ancak ''bir yere ulaşılabilir'' umuduyla 2008'de görüşmelerin yeniden başlatıldığını kaydeden Özgürgün, ''Artık herhangi bir yere ulaşılamayacağının görüldüğü bir tarihti 2004. Keşke oradan başlayıp zaman da kaybedilmemiş olsaydı'' dedi.

BM Genel Sekreteri Ban'ın, çoklu konferans çağrısı yapmayacaksa, ''Anlaşma zemini ortadan kalkmıştır demesi lazım'' diyen Özgürgün, şöyle devam etti:

''Çünkü artık iki bölge, iki toplum, federasyon, Birleşmiş Milletler parametreleri kabul edilmiyor demektir. O zaman ne olur, Rum devleti ayrı bir devlet olarak devam eder burada, niyet oysa. Kuzey Kıbrıs'ta bir Türk devleti olduğu artık kabul görmeye başlamalıdır. Yani bunun başka bir çaresi yoktur, başka bir alternatifi de yoktur.''

Özgürgün, müzakere masasında oyalama taktiği yapan Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin çözülmesini beklediğini, buna fırsat vermemek gerektiğini ifade etti.

"MARAŞ ÖNEMLİ KOZ"

''Kapalı bölge Maraş'ın, Türk yönetiminde ne zaman yerleşime açılacağına'' ilişkin bir soru üzerine Özgürgün, ''Maraş'ın ellerindeki önemli kozlardan biri olduğunu'' vurguladı.

Maraş'ın açılacağına dair basında çıkan haberlerin Rum tarafını karıştırdığını, ''açılırsa döneriz'' diye açıklama yapan Rumlar olduğunu belirten Özgürgün, ''Demek ki Maraş Rum tarafının zayıf karınlarından biri, bizim de güçlü olduğumuz kozlardan biri aslında'' dedi.

Maraş'ın KKTC toprağı olduğunun altını çizen Özgürgün, KKTC'nin elinde kimsenin itiraz edemeyeceği haklı kozlar olduğunu, mutlaka bunların da 1 Temmuz'dan sonra gündeme gelmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

''İşte bu noktada, belki de Maraş önemli bir adım olabilir. Ama bunun için tabi mutlaka sürecin ve BM Genel Sekreteri'nin ne ortaya koyacağının beklenmesi lazım'' diyen Özgürgün, KKTC'nin kendi toprağı Maraş'la ilgili her türlü kararı alabileceğini vurguladı.

Özgürgün, bir anlaşmanın sadece Türklere değil, Rumlara da fayda getireceğini, Rumların da en az kendileri kadar bir anlaşmaya ihtiyacı olduğunu ifade ederek, ''Bizim anavatanımız olmasına rağmen aslında Rumlara da sempatiyle bakan, anlaşmaya sempatiyle bakan bir Türkiye var. Bölgenin önemli gücü haline gelmiş ve küresel güç olmaya namzet bir Türkiye var. Bunu göremeyecek kadar sıkıntıda Rum tarafı'' dedi.

PETROL ARAMALARI

Rum tarafının petrol arama çalışmalarının, 11 Temmuz 2011'deki askeri mühimmat patlamasının ardından, Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın çöken siyasetini canlandırması olarak gördüğünü, Hristofyas'ın gündemi değiştirerek bunu başardığını ve iç politikada prestijini kurtardığını kaydeden Özgürgün, KKTC'nin yapacağı sondaj çalışmasının ise, ekonomik boyutu bir tarafa, siyasi anlamda da önem taşıdığını vurguladı.

Petrol aramalarını Rumların başlattığını dile getiren Özgürgün, ''Rum tarafı bunu başlattı ve bir politika olarak ortaya koydu. Dolayısıyla buna karşılık burada da bizim bunu yapmamız ve ada üzerindeki böyle bir kaynakta eşit ortak olduğumuzu ortaya koymamız geriyor'' diye konuştu.

(AA-EMR/HÖ)  FOTOĞRAFLI

 
14 Nisan 2012 Cumartesi 15:08
Okunma: 398
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)