Ana Sayfa » Kıbrıs » KTÖS basın toplantısı düzenledi

KTÖS basın toplantısı düzenledi

KTÖS,Üyelerinin,28 Ocak'taki Seviye Belirleme Sınavı'nı (Sbs) Boykot Edeceğini Açıkladı.

 
 
KTÖS basın toplantısı düzenledi
KTÖS, üyelerinin, 28 Ocak’taki Seviye Belirleme Sınavı’nı (SBS)  boykot edeceğini açıkladı. Sendika, konuyla ilgili olarak bugün basın toplantısı düzenledi. KTÖS Lokali’nde düzenlenen basın toplantısına Sendika Başkanı Güven Varol, Genel Sekreter Şener Elcil ve Eğitim Sekreteri Mustafa Özhür katıldı.

KTÖS Başkanı Güven Varol, konuyla ilgili açıklamasına başlarken, EL-SEN ve TEL-SEN’in mücadelesine destek verdiklerini açıklayarak iki sendikayı “onurlu duruşlarından” dolayı kutladı.

Varol, 28 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanan SBS sınavının Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından dayatıldığını ileri sürerek, bu sistemin uygulanmasının Türkiye’de bile mahkeme kararıyla kaldırıldığını kaydetti.
Varol, öğrencilerinin yaparak, yaşayarak öğrenmeleri gereken ilkokulların sınav merkezleri haline geldiğini söyledi.

Kolej sınavlarına karşı çıkarken daha fazla sınavla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Varol, kamusal eğitimden yana olduklarını ve çocukların sınavlarla bir yere getirilmesine karşı olduklarını kaydederek, içinde bulunulan sistemden kar eden insanlar olduğunu söyledi.

Okulların spor müsabakası masraflarını karşılamayan bakanlığın, ortaokul binalarında düzenlenecek SBS sınavları için taşımacılığı ödeyeceğini açıkladığını dile getiren Varol, ailelerden çocuklarını SBS baskısına maruz bırakmamalarını istedi.

Varol, “SBS sınavıyla varılacak bir yer yoktur. Bunu durdursunlar” diyerek SBS’nin eğitime zarar verdiğini savundu.

SENDİKA AÇIKLAMASI

Basın toplantısında Sendika adına hazırlanan yazıyı Eğitim Sekreteri Mustafa Özhür okudu.

Açıklamada, “ülkedeki siyaset ve partizanlığın, her alanda faaliyet gösterdiği gibi eğitim sisteminin de hastalığı olduğu” ileri sürülerek, siyasi partilerin toplumdan gelen seslere kulak vermeden sadece oy avcılığı için ortaya koydukları plan, program ve mali destekten yoksun uygulamaların, özellikle devlet okullarındaki eğitimin kalite ve verimliliğine doğrudan etki yaptığı iddia edildi.

“Genel anlamda yürütülen asimilasyon ve entegrasyon politikalarına uygun olan bu “kaotik” sistemin edilgen, her şeye boyun eğen bireyler yetiştirirken, diğer yandan ise üretmeyen, bireysel kurtuluş arayan bir toplumsal yapı yarattığı” iddia edilen açıklamada, Kıbrıs Türk toplumunun aile yapısının ve siyasi olarak geçmişte yaşanan olumsuzlukları çocuklarının da yaşamaması için genç nesillere her türlü mali imkanı sunarak eğitime önem verilmesi sonucu, başarılı bir şekilde yurtdışına eğitime giden gençlerin yoğun bir beyin göçü oluşturduğu kaydedildi.

Açıklamada, tüm bu gerçekler ışığında ismine “kolej” denen okulların işlevi ele alınmadan siyasi partilerin seçim kampanyalarına malzeme yapılan “kolej giriş sınavının” tekrardan “hortlatılarak” toplumun kabusu haline getirildiği ileri sürüldü.

ELEŞTİRİLER

Açıklamada sistem de yer aldığı savunulan çarpıklık ve yanlışlar özetle şöyle sıralandı:

“1- Kolejler üçüncü ülkelerdeki üniversitelere öğrenci hazırlayan ve İngilizce dilinde eğitim veren okullar olmalıdır. Kuruluş amacı açık olan bu okullar Türkiye’deki üniversitelere öğrenci hazırlar duruma geçerken, diğer yandan ise Avrupa ve Amerika’daki üniversitelere hazırlıklar çok yetersiz kalmakta, öğrenciler takviye özel derslerle hazırlıklarını tamamlamaktadırlar.
2- Kolej giriş sınavları araç olmaktan çıkmış, amaç durumuna girdiği için, öğretmenler, öğrenciler ve veliler maddi ve manevi olarak baskı altına alınmışlardır.
3- Kolej sınavının varlığı, yaparak yaşayarak öğrenme etkinliklerini ortadan kaldırdığı gibi, sistemi dinamitleyen bir konu haline gelmiştir.
4- Sakıncaları ortada dururken, bunu gizlemek için sınav konusu sayısının artırılması kaosu ve yaşanan verimsizliği daha da büyütmüştür.
5- İlkokul çağındaki çocuklara yönelik olarak uygulanan bu manevi baskının daha çok sınavla gizlenmesi yöntemi seçildi.
6- Ülkemizdeki üniversitelerde çalışan akademisyenlerle yapılan toplantılarda Kolej sınavlarının hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı ve sakıncaları ortaya çıkmasına rağmen sadece YDÜ adına katılan bir 12 Eylül akademisyeninin verdiği onay ve işbirliğinden, aynı zamanda bazı dershanelerin baskısı ile gerçekleştirilen bu sistem tam bir para tuzağıdır.
7- Eğitimi alınıp, satılan bir meta, öğrenciyi de müşteri olarak gören bir zihniyet, eğitimin manevi yönünü değerlendirmediği gibi tamamen bozan bir anlayıştadır.
8- Çağ nüfusunun 3500 olduğu ülkemizde her yıl kolej sınavlarına giren öğrenci sayısı 1200-1500 kişidir. Bu öğrencilerden sadece 350-400’ü kolejlere alınmaktadır. Görüleceği üzere sadece %10’luk bir öğrenci kitlesini hedefleyen sınav tüm sistemi kaosa sürüklediği gibi okulları, öğretmenleri ve öğrencileri başarılı- başarısız diye çok göreceli bir şekilde gruplamaktadır. Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır.
9- Seviye tespit sınavı arkasına saklanarak ortaya konan düzenleme kanaat notunun geçerli olduğu bir sistemde “eğitimin özünü” katletmektedir.
10- Yapılan SBS sınavları ile eğitimin anlamı, işlevi ve içeriği değişmiştir. Okuldaki öğretmenlerimizin öğrencileri ile ilgili yargıları ve değerlendirmeleri SBS sınavlarının ortaya koyduğu değişik sonuçlar nedeniyle anlamsızlaşmıştır. Unutmamak gerekir ki ilkokullarımızda öğretmenlerimizin çocuklarla ilgili yaptığı değerlendirmeler “Kanaat Notları”dır.
11- SBS’nin öğretmenlerimizde yarattığı baskı ve tedirginlik nedeni ile okullarımızda yapılan pek çok etkinlik “zaman kaybı!” nedeniyle gerçekleşmemektedir. (Spor karşılaşmaları, tiyatro çalışmaları, okul gezileri, okul müsamereleri vb...)
12- Okullarımız çocuklarımızın yaparak yaşayarak öğrenecekleri mekanlar yerine sevimsiz birer sınav merkezi haline dönüşmüştür.
13- SBS sınavlar ayni zamanda çocuk-öğretmen-veli arasındaki ilişkilerde de güven bunalımı yaratmıştır.
14- Bazı velilerimiz SBS sonuçlarını kendilerince yorumlayarak çocuklarını “Başarısız!” okullardan “Başarılı!” okullara nakletmenin yollarını aramaktadırlar.
15- Unutulmamalıdır ki ilköğretimin amaçlarından sadece bir tanesi öğrenciyi bir üst öğrenime hazırlamaktır. Diğer amaçları bilindiği gibi öğrencinin iyi bir yurttaş olarak yetişmeleri için gerekli beceri, bilgi ve davranışları kazandırmak, estetik duygularını geliştirmek, doğruyu, güzeli ve iyiyi görebilme yeteneğini kazandırmak ve onlarla birlikte hareket etme, işbirliği yardımlaşma, arkadaşlık, insan sevgisi gibi duyguları kazandırmaktır.
17- Seviye Belirleme Sınavı değerlendirmesi göreceli bir uygulama olup, sınavı değerlendirenin de, değerlendirilenin de insan olması objektiflik ilkesine tamamen aykırı sonuçlar doğuracaktır.
18- Merkezi sınavlar çocuğun gelişimsel yönünü ve farklılıkların dikkate almada bilgi yüklemesi yaratmaktadır.
19- Ailelerin baskısı ve Eğitim Bakanlığı’nın yargısı arasına sıkışan öğretmenlerimizde ciddi bir motivasyon düşüklüğü yaratıldığı açıktır.
20- Ülkemizde yazılan ders kitapları uygulamadan kaldırılarak yerlerine Türkiye’den getirilen kitapların konmasının yanında Türkiye’de uygulamaya konan sınav sistemleri benzeri sınavların getirilmek istenmesi yapılanların asimilasyon ve entegrasyon politikalarına uygun olduğu kanıtlamaktadır.
21- Yaratılan sınav düzeni özel ders ve dershanelerdeki maddi sömürüyü hedeflediği gibi devlet okullarını da işlevsiz kılmaktadır.
22- Devlet eli ile okullarda öğrencilerden para toplanarak okullar ticarethaneye dönüştürülmüştür. Öte yandan ise özel ders veren öğretmenlere göstermelik soruşturmalarla Eğitim Bakanlığı hatalarını gizlemeye çalışmaktadır.”

ÖNERİLER

KTÖS açıklamasında konuyla ilgili şu önerilerde bulunuldu:
“Kolejler amacına uygun öğrenci yetiştirmelidir, kolejlere giriş için insani olmayan ve hasta nesiller yetiştirmesine neden olan seçmeci giriş sınavları yapılmamalıdır, İhtiyaç analizi yapılarak çocukları eğitim süreci içinde değerlendiren, objektif, çağdaş, insani yöntemlerle öğrenciler kolejlere alınmalıdır, Tüm okullarda İngilizce  eğitimine ağırlık verilmeli, üçüncü ülkelere gidecek öğrencilere yönelik olarak ortaokuldan başlamak üzere hazırlık sınıfları oluşturulmalıdır, Öğrenciler belirlenen kriterlere göre kolejlere ve diğer okullara yatay geçiş yapabilmelidir.”

“KOLEJLERE DEĞİL SINAV YÖNTEMİNE KARŞIYIZ”

Açıklamada, Sendikanın daha önce de açıkladığı gibi, “kolejlere değil kolej giriş sınav yöntemine” karşı olduğu belirtildi.

KTÖS açıklamasında, kolej sınavlarıyla “yara aldığı” ileri sürülen ilkokul eğitiminin, SBS ile tamamen “katledildiği” ve okulların çocuklar için birer kabusa dönüştürüldüğü iddia edildi.

Açıklamada, okulların görevinin, çocukları sınava hazırlamak değil, hayata hazırlamak olduğu kaydedilerek, “Tüm bu nedenlerden dolayı sendikamız kolej giriş sınavlarını kaldırmaya yönelik olarak her türlü eylem ve söylemi yükseltme kararlılığındadır. Bunun için 28 Ocak tarihinde işlenecek olan SBS cinayetine ortak olmayacağımızı ve KTÖS üyelerinin bunu boykot edeceğini tüm kamuoyuna  duyururuz” denildi.
 
20 Ocak 2012 Cuma 13:14
Okunma: 819
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)