Ana Sayfa » Kıbrıs » Küçük artık devrik bir Başbakandır.

Küçük artık devrik bir Başbakandır.

Sadece parti tüzüğü tartışmaları nedeniyle değil, kurultay süreci boyunca açık ve yoğun bütün vaatler ve çalışmalara, Türkiye’nin desteğine, yüksek harcama, istihdam ve vaatlere rağmen, kendi partisinin, kendi delegesinin yarısının onayını alamadığı için hezimete uğramıştır, İrsen Küçük.

 
 
Küçük artık devrik bir Başbakandır.

İşte Aysu Basri'nin köşe yazısı;

UBP Kurultayı’nın sonucu da aynen süreç gibi gelişti.

Her şeyden önce şunu söylemek lazım;

Bu kurultayın hezimete uğrayan tek bir tarafı vardır.

O da İrsen Küçük’tür.

Sadece parti tüzüğü tartışmaları nedeniyle değil, kurultay süreci boyunca açık ve yoğun bütün vaatler ve çalışmalara, Türkiye’nin desteğine, yüksek harcama, istihdam ve vaatlere rağmen, kendi partisinin, kendi delegesinin yarısının onayını alamadığı için hezimete uğramıştır, İrsen Küçük.

Çünkü İrsen Küçük sadece bir parti genel başkanı ya da genel başkan adayı değildir.

İrsen Küçük Başbakan’dır.

Ve bugün bu ülkenin Başbakanı, kendi partilisinin yarısının bile desteğini almaktan acizdir.

Bundan büyük hezimet olabilir mi?

Sadece bu durum bile, İrsen Küçük’ün istifası için yeterli olmalıydı. Kendi partim beni Başbakan koltuğunda görmek istemiyor, bana bu ülkenin yönetiminde güvenmiyor diyerek, çekilmesini bilmeliydi.

Parti tüzüğü nasıl yorumlanırsa yorumlansın, bu gerçeğin karşısında her madde detay olarak kalır.

Ama tüzük tartışmalarını da küçümsememek lazım…

Zira açık bir şekilde tüzük, “tam üye sayısının yarısı…” ifadesini kullanıyor yani salt çoğunluğun sağlanmadığını ortaya koyuyor.

Kendi içinde de mantıklı…

Bir parti tüzükleriyle yönetilir ve delegeleriyle, üyelerinin iradeleriyle iç demokrasisini sağlar. Çoğunluk da bu üyelerin tamamı üzerinden sağlanır.

Oysa ikinci tur kararı yerine divan, seçimin galibi olarak Küçük’ü ilan etmeyi uygun gördü. Bir ikinci turda Kaşif’in çok yüksek ihtimalle bu seçimi alma olasılığı varken, üstelik.

Ama belli ki, kurultay süresince yaşanan bütün o skandallar ve tartışmalara rağmen, bu süreç hala sona ermedi ve bundan sonra da kurultay üzerinden bu toplum çile çekmeye devam edecek.

Yine de altını bir kez daha çizmekte fayda var;

Divan ikinci tur kararı verse dahi, İrsen Küçük’ün bu seçim sonucunun verdiği mesajı alıp istifa etmesi gerekirdi.

Demokrasiyi sindirmiş bir siyasetçiye yakışan bu olurdu.

Zira Başbakan İrsen Küçük dün akşamdan itibaren devrik bir Başbakan’dır.

Ve kendi partisi tarafından devrilmiştir.

UBP kurultayı süresince seçim, Kaşif ve Küçük arasında gibi görünse de Eroğlu ve Küçük arasındaki bir yarış olduğu da açıktı.

AK Parti hükümeti son ana kadar çalışarak, parti içindeki Eroğlu hakimiyetini ve varlığını sona erdirmek için çaba gösterdi. Eski defterler açıldı, bir genel seçim havasında, su projesinden Ercan ihalesine kadar icraatlar, Küçük’ün hanesi için sıralandı.

Ama bu seçim açıkça gösterdi ki, Eroğlu daha ölmedi!

Parti içindeki ve tabandaki hakimiyeti zayıflasa da tamamen bitmedi.

Belki ilk kez kendinin dahil olduğu bir parti yarışında kaybediyor gibi görünse de bu yarış, Eroğlu’nun diğer yarışları gibi değildi.

Ortaya çıkan sonuca bakınca, Türkiye’deki AK Parti’nin de neden bu kadar canla başla çalıştığı daha iyi anlaşılıyor.

Bu seçimde önce Ahmet Kaşif’ten yana tavır koyan, süreç ilerledikçe gelen telkin ve baskılarla olduğu açıkça ortaya çıkan bir şekilde saf değiştiren siyasetçiler açısından da bu süreç büyük bir hezimettir.

Sanırım bunu en iyi anlayan da sona ana kadar Kaşif’in yanında olan ama aniden bir dönüş yapan Ersan Saner’dir.

Aynı dönüşü yapan Sunat Atun’un belli ki, bu dönüşü, daha derin pazarlıklara dayanıyor ki, kurultay günü Hacca gittiğini açıklayarak, adından söz ettirdi.

Siyasette kendine daha yüksek yerlerde daha kalıcı bir kariyer çizen Atun, bunun yolunun kutsal topraklardan geçtiğine hükmetmiş ki, böyle bir endam eylemek ihtiyacı hissetmiş.

Ama hele bu sonuçtan sonra Saner ve Atun’un seçmenin yüzüne bakacak halleri olmaması gerekir.

Kaşif açıkça ortaya koydu ki, bundan sonra Küçük bu hükümeti yürütemeyecek. Kaşif ve taraftarları buna engel olacak.

Bu da hükümetin düşürülmesi ya da bir erken seçim sürecinin başlaması anlamına geliyor. Zaten Küçük için en faydalı şey, milletvekillerinin de desteğini almak adına bir seçimin önünü açmaktır.

Yani kurultay bitti ama kavga daha yeni başlıyor.

 
22 Ekim 2012 Pazartesi 12:13
Okunma: 2687
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)